‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2022/14420 K.2025/7260

Esas No: 2022/14420 · Karar No: 2025/7260 · Karar Tarihi: 17.06.2025
Özet: (1) Davacı, 375 sayılı KHK’nın 35. maddesinin (B) fıkrası kapsamında kendisinin kamu görevinden çıkarılmasına yol açan Sağlık Bakanlığı kararının iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının iadesini talep ederken, ceza yargılamasında kendisine ceza verilmediği ve FETÖ/PDY ile ilişkisinin yalnızca dinleyici olarak sınırlı olduğu gerekçesiyle bu talebin reddine itiraz etmiştir; (2) Danıştay Beşinci Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğunu, temyiz gerekçelerinin yetersiz olduğunu belirterek temyiz istemini reddetmiş ve kararın onanmasına
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/14420
Karar No: 2025/7260

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri: Hukuk Müşaviri ...

Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki ceza yargılaması neticesinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, örgütün Karaman yapılanması hakkında bildiklerini anlattığı, hakkındaki tanık beyanlarında suçlayıcı hiçbir ifadenin bulunmadığı, FETÖ ile irtibat ve iltisaka dair kriterlerin şahsında mevcut olmadığı, sadece örgütün sohbet toplantılarına dinleyici olarak birkaç kez katıldığı, FETÖ yapılanmasının terör örgütü ilan edilmesinden önce tüm irtibatını kestiği, örgüt faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenmesine iştirak etmeksizin gönüllü olarak örgütten ayrıldığının ve konumundan beklenen seviyede örgütle ilgili bildiklerini samimi olarak anlattığının ceza mahkemesince ortaya konulduğu ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan etkin pişmanlık kapsamında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının etkin pişmanlıktan yararlandığından bahisle davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?