Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2022/11775 K.2025/2301
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/11775
Karar No : 2025/2301
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekilleri : Av. ..., Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ...
Vekili : I. Hukuk Müşaviri Yardımcı Vekili ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, OHAL Komisyonunca insan hakları ihlallerinin giderilmediği, aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, kamu görevlilerinin zorunlu emeklilik yaşına kadar kendileri istemedikçe mesleklerinden çıkarılamayacakları, savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği, kimsenin işlendiği zaman suç sayılmayan bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanmadan karar verildiği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, ByLock programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu, tarafına isnat edilen ByLock suçlamasının ciddi hatalar içerdiği ve gerçeği yansıtmadığı, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT tarafından düzenlenen ByLock tutanaklarının çelişkili olduğu, hakkında 2010 yılı KPSS sınavına ilişkin beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, konusu işlem ile non bis in idem ilkesi, kamu görevine girme hakkı, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, hukukun üstünlüğü ilkesi, mahkemeye erişim hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri, gerekçeli karar hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, özel hayata saygı hakkı, şeref ve itibara saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın... nolu GSM hattı üzerinden Bylock sistemini kullandığı ve son online tarihi olarak 19.02.2016 tarihinin tespit edildiği,
ID numarasının ..., kullanıcı adının ..., şifresinin...., adı ibaresinin rizeli olduğu; buna göre şifre ibaresinde yer alan ... rakamı ile sanığın doğum yılının uyuşma gösterdiği görülmüştür.
Sanığın, ID Numaraları ve TC Kimlik Numaraları tespit edilmiş olan başka şahıslarla irtibat halinde olup yine bu iletişim programı üzerinden birbirlerini ekleme işlemi gerçekleştirdikleri...
Sanığın ... nolu GSM hattı üzerinden Bylock sistemini kullandığı ve son online tarihi olarak 01.03.2015 tarihinin tespit edildiği,
ID numarasının ..., kullanıcı adının ..., şifresinin ....., adı ibaresinin mercan olduğu; buna göre kullanıcı adı ve şifre ibaresinde yer alan ...rakamı ile sanığın doğum yılının uyuşma gösterdiği görülmüştür.
Sanığın, ID Numaraları ve TC Kimlik Numaraları tespit edilmiş olan başka şahıslarla irtibat halinde olup yine bu iletişim programı üzerinden birbirlerini ekleme işlemi gerçekleştirdikleri anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında sanığın ... ve ... numaralı GSM hatlarının kendisine ait olduğu ve kendisi tarafından kullanıldığına ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığı...
...sanığın kullandığı ... numaralı GSM hattı üzerinden, 19.08.2014 ile 07.02.2015 tarihleri arasında farklı gün ve saatlarde Bylock sistemi hedef IP'lerinden olan ...ve ... IP numaralarına toplam 22271 bağlantı yaptığı; ... numaralı GSM hattı üzerinden, 29.10.2014 ile 14.01.2015 tarihleri arasında farklı gün ve saatlarde Bylock sistemi hedef IP'lerinden olan ... IP numarasına toplam 10237 bağlantı yaptığı..." tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/11775
Karar No : 2025/2301
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekilleri : Av. ..., Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ...
Vekili : I. Hukuk Müşaviri Yardımcı Vekili ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, OHAL Komisyonunca insan hakları ihlallerinin giderilmediği, aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, kamu görevlilerinin zorunlu emeklilik yaşına kadar kendileri istemedikçe mesleklerinden çıkarılamayacakları, savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği, kimsenin işlendiği zaman suç sayılmayan bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanmadan karar verildiği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, ByLock programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu, tarafına isnat edilen ByLock suçlamasının ciddi hatalar içerdiği ve gerçeği yansıtmadığı, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT tarafından düzenlenen ByLock tutanaklarının çelişkili olduğu, hakkında 2010 yılı KPSS sınavına ilişkin beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, konusu işlem ile non bis in idem ilkesi, kamu görevine girme hakkı, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, hukukun üstünlüğü ilkesi, mahkemeye erişim hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri, gerekçeli karar hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, özel hayata saygı hakkı, şeref ve itibara saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın... nolu GSM hattı üzerinden Bylock sistemini kullandığı ve son online tarihi olarak 19.02.2016 tarihinin tespit edildiği,
ID numarasının ..., kullanıcı adının ..., şifresinin...., adı ibaresinin rizeli olduğu; buna göre şifre ibaresinde yer alan ... rakamı ile sanığın doğum yılının uyuşma gösterdiği görülmüştür.
Sanığın, ID Numaraları ve TC Kimlik Numaraları tespit edilmiş olan başka şahıslarla irtibat halinde olup yine bu iletişim programı üzerinden birbirlerini ekleme işlemi gerçekleştirdikleri...
Sanığın ... nolu GSM hattı üzerinden Bylock sistemini kullandığı ve son online tarihi olarak 01.03.2015 tarihinin tespit edildiği,
ID numarasının ..., kullanıcı adının ..., şifresinin ....., adı ibaresinin mercan olduğu; buna göre kullanıcı adı ve şifre ibaresinde yer alan ...rakamı ile sanığın doğum yılının uyuşma gösterdiği görülmüştür.
Sanığın, ID Numaraları ve TC Kimlik Numaraları tespit edilmiş olan başka şahıslarla irtibat halinde olup yine bu iletişim programı üzerinden birbirlerini ekleme işlemi gerçekleştirdikleri anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında sanığın ... ve ... numaralı GSM hatlarının kendisine ait olduğu ve kendisi tarafından kullanıldığına ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığı...
...sanığın kullandığı ... numaralı GSM hattı üzerinden, 19.08.2014 ile 07.02.2015 tarihleri arasında farklı gün ve saatlarde Bylock sistemi hedef IP'lerinden olan ...ve ... IP numaralarına toplam 22271 bağlantı yaptığı; ... numaralı GSM hattı üzerinden, 29.10.2014 ile 14.01.2015 tarihleri arasında farklı gün ve saatlarde Bylock sistemi hedef IP'lerinden olan ... IP numarasına toplam 10237 bağlantı yaptığı..." tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.