Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/9646 K.2023/20705
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9646
Karar No : 2023/20705
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan, geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, adil yargılanma, gerekçeli karar, mülkiyet ve mahkemeye erişim haklarının, hukuki belirlilik ile suç ve cezaların kanuniliği ve geçmişe yürümezliği ilkeleri ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, SD kart içerisinde yer alan ve ne şekilde nasıl hazırlandığı belli olmayan kodlama listelerinin dikkate alınarak karar verilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu verilerin içeriğinin hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirildiği ve içerisinde tutarsızlıklar barındırdığı, tanık beyanlarının mesleki geçmişi ile uyumlu olmadığı, HTS kayıtlarının içeriği belirlenmeden delil olarak kullanılamayacağı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı, kanun hükmünde kararnameler ile yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda düzenleme yapılabileceği ve bu düzenlemelerin yalnızca o dönem için geçerli olabileceği, karar içeriğine bahsedilen soruşturmanın usulsüz olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sürecinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: ''... Tanık B.Y. 09/09/2020 tarihli celsede mahkememizde alınan beyanında: "Ben sanığı 2009 yılında benim de çalıştığım Çankırı İl Emniyet Müdürlüğünde sohbet grubunda olması nedeniyle tanırım. 2009 yılında komiser yardımcılığı sınavı için biz bir evde sınav kampına girdik. ... da bu evde bulunuyordu. Bizimle N. isimli daha önce teşhis ettiğim bir edebiyat öğretmeni ilgileniyordu. Evim sorumlusu da daha sonradan polis olan ve yine emniyette teşhis ettiğim önce ismini Orhan olarak bildiğim sonrasında Şevket olarak bildiğim kişiydi. Bu evde bize doğrudan soru verilmedi ancak sınav konuları ile ilgili biz kendimiz çalışma yaptık. Sınava bir hafta kala bize kendi evlerimize gitmemiz söylendi. Ben evdeyken N. ve Ş. eve gelerek bana sınavda çıkacak yüz soruluk bir kağıt verdiler. Ben bu kağıttaki soruları inceledim. Cevaplarını internetten de araştırdım. Bazı cevapların yanlış işaretlendiğini fark ettim. Bu dönemde beni ... da aradı ve sorularla ilgili telefonda görüştük. Ben bu görüşmemizde ...'a da soruların verildiğini anladım. Daha sonra evime soruları almak için H.V.K. adlı emniyette polis memuru olarak teşhis ettiğim kişi geldi. Sorular on iki on üç soru haricinde sınavda aynısı çıktı. Ben ...'a soruların doğrudan verildiğini ifademde belirttiğim gibi görmedim ancak beni telefonla arayarak bana da verilen yüz soruluk kağıtlarda yazılı soruların cevaplarında yanlışlık olduğunu söylemesi üzerine ...'ın da bu soruları aldığını anladım. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık M.B. 09/09/2020 tarihli celsede mahkememiz huzurunda alınan beyanında: "Ben ... ile 2008 yılından itibaren Çankırı'da birlikte çalıştım. Kendisi ile komiser yardımcılığı sınavı içinde oluşturulmuş çalışma grubunda bulunuyorduk. Daha önceki ifademde belirttiğim gibi Çankırı'da kucaklama taş mevkindeki bir eve çağrılıyorduk. İfademde açıkladığım gibi İ. isimli bir öğretmen bizimle ilgileniyordu. Ancak bizlere sınavda çıkacak sorular verilmedi. Biz kendimiz sınavda çıkacak konulara çalışıyorduk. Benim bu konudaki ifadem ve teşhisim doğrudur. Ben sanıkla samimiydim. Çalıştığımız dönemde bize sorular verilmedi. Deneme sınavları veriliyordu. Bunlar geçmiş yılların benzer sorularıydı. Ben B.'i yakınen tanımıyorum kendisini bir kaç kez görmüştüm. Sanık ... ile bir samimiyeti yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık İ.K. 26/08/2020 tarihinde İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesince talimatla alınan beyanında: "Bana okumuş olduğunuz Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesini göndermiş olduğu talimat evrakını anladım. Ben 2009 yılında Samsun İlinde polis memuru olarak görev yaparken komiser yardımcılığı sınavını kazanarak İstanbul İline kursa geldim. Kursa geldiğim zaman İstanbul İlinde Ümraniye İlçesinde bize bu örgüte mensup kişiler tarafından bir ev ayarlanmıştı. Bu evde komiser yardımcılığı kursu süresi boyunca bu kursta beraber olduğumuz bir kaç arkadaş ile beraber kalmıştık. Bu evde kalanlardan biriside Sanık ... isimli şahıstı. Bu evde dini konular konuşulur, namaz kılınır, Fetullah Gülen'e ait CD'ler izlenir, kitaplar okunurdu. Sanık ... isimli şahsın 2009 yılında düzenlenen komiser yardımcılığı sınavında soruları örgüte mensup kişilerden alıp almadığı hakkında bir bilgim yoktur. Benimle bu sınava ait soruları vermek için irtibata geçen hiçbir örgüt mensubu olmamıştır. Sanık ...'ı sınavı kazanıp komiser yardımcılığı kursuna gittiğim süreçte tanıdım. Sınavdan önceki süreçte kendisini hiçbir şekilde tanımıyordum. Meslek dilinde de tabir ettiğimiz üzere ... farklı bir kadro biriminde olduğu için kendisinin ismini dahi bu kurstan önce hiçbir şekilde duymamıştım. Sanık ...'ın FETÖ/PDY terör örgütü ile olan bağı hakkında bilgim bu örgüte ait evde kalmasından ibarettir, bu evden ayrıldıktan sonra kendisi ile 17-25 Aralık 2013 yılına kadar bir kaç kez telefon görüşmem olmuştur, bu görüşmelerin içeriği hal hatır sormaktır. Ben 17-25 Aralık sonrası bu örgüt ile olan tüm bağlantımı kestim. Ancak sanık ... ile bir irtibatım kalmadığı için bu şahsın örgüt ile bağını devam ettirip ettirmediği hakkında bir bilgim yoktur, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücret talebim yoktur. Ben daha önce kendi dosyamda etkin pişmanlık kapsamında ifade vermiştim, bu ifademde de Sanık ... isimli şahıstan bahsetmiştim, teşhisde de bulunmuştum, bu ifade ve teşhislerimi aynen tekrar ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık H.S. 08/09/2020 tarihinde Düziçi Asliye Ceza Mahkemesince talimatla alınan beyanında:"Soruşturma aşamasında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı ve Osmaniye Kom Şube Müdürlüğünde bu konu ile ilgili tanık olarak beyanda bulunmuştum , bu beyanlarım doğrudur aynen tekrar ederim, ...'ı Erzurum İlinde Aile Hekimi olarak görev yaptığım dönemde sohbet sorumlusu olarak örgütün yapılanmasında bulundum dönemde tanırım bu sohbet içerisinde ...'ın da yer alıyordu. ... benim sohbet yaptığım dönemde komiser yardımcısı olduğu için kendi meslektaşları yani emniyet mensupları ile ağırlıklı irtibat halinde idi. Sohbete katılanlar kendi dönem arkadaşları yani emniyet mensupları idi. Ben ...'ın da katıldığı gruptan isteğe bağlı olarak verenlerden himmet toplardım. ...'ın bunun dışında resmi belge sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna ilişkin sınavdan önce soruların nasıl verildiği vs hiç bir olayını görmedim benim görmüş olduğum olaylar sohbetten ibarettir bununla ilgili bir kaç kaç kez ifade vermiştim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık A.B. 01/09/2020 tarihinde ... Ağır Ceza Mahkemesince talimatla alınan beyanında: " Ben hazırlık aşamasında verdiğim ifadeyi tekrar ederim, ben bana sormuş olduğunuz ...'ı tanıyorum, kendisiyle Çankırı ilinde İl Emniyet Müdürlüğünde beraber çalıştık, hatırladığım kadarıyla kendisi kantin bölümündeydi, kendisinin fetö sohbetlerine gittiğini biliyordum, sohbetlere beraber gitmedim, ben gittiğini duydum, zaten aynı yerde sınava çalıştığımız için sohbetlere gittiğini kendisinden de duymuştum, kendisinin fetö ile ilgili başka hangi faaliyetlerde bulunduğunu bilmiyorum, kendisiyle 2009 yılında yapılan Ankara da yapılan komiser yardığımcılığı sınavına beraber gitmiştim, ancak sınav soru cevaplarını bilip bilmediğini bilemiyorum, kendisinin sınavı kazanarak komiser olduğunu biliyorum, ben bu sınavı kazanamamıştım bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur..." şeklindeki tanık beyanları, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında verilen hapis cezasının Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9646
Karar No : 2023/20705
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan, geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, adil yargılanma, gerekçeli karar, mülkiyet ve mahkemeye erişim haklarının, hukuki belirlilik ile suç ve cezaların kanuniliği ve geçmişe yürümezliği ilkeleri ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, SD kart içerisinde yer alan ve ne şekilde nasıl hazırlandığı belli olmayan kodlama listelerinin dikkate alınarak karar verilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu verilerin içeriğinin hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirildiği ve içerisinde tutarsızlıklar barındırdığı, tanık beyanlarının mesleki geçmişi ile uyumlu olmadığı, HTS kayıtlarının içeriği belirlenmeden delil olarak kullanılamayacağı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı, kanun hükmünde kararnameler ile yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda düzenleme yapılabileceği ve bu düzenlemelerin yalnızca o dönem için geçerli olabileceği, karar içeriğine bahsedilen soruşturmanın usulsüz olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sürecinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: ''... Tanık B.Y. 09/09/2020 tarihli celsede mahkememizde alınan beyanında: "Ben sanığı 2009 yılında benim de çalıştığım Çankırı İl Emniyet Müdürlüğünde sohbet grubunda olması nedeniyle tanırım. 2009 yılında komiser yardımcılığı sınavı için biz bir evde sınav kampına girdik. ... da bu evde bulunuyordu. Bizimle N. isimli daha önce teşhis ettiğim bir edebiyat öğretmeni ilgileniyordu. Evim sorumlusu da daha sonradan polis olan ve yine emniyette teşhis ettiğim önce ismini Orhan olarak bildiğim sonrasında Şevket olarak bildiğim kişiydi. Bu evde bize doğrudan soru verilmedi ancak sınav konuları ile ilgili biz kendimiz çalışma yaptık. Sınava bir hafta kala bize kendi evlerimize gitmemiz söylendi. Ben evdeyken N. ve Ş. eve gelerek bana sınavda çıkacak yüz soruluk bir kağıt verdiler. Ben bu kağıttaki soruları inceledim. Cevaplarını internetten de araştırdım. Bazı cevapların yanlış işaretlendiğini fark ettim. Bu dönemde beni ... da aradı ve sorularla ilgili telefonda görüştük. Ben bu görüşmemizde ...'a da soruların verildiğini anladım. Daha sonra evime soruları almak için H.V.K. adlı emniyette polis memuru olarak teşhis ettiğim kişi geldi. Sorular on iki on üç soru haricinde sınavda aynısı çıktı. Ben ...'a soruların doğrudan verildiğini ifademde belirttiğim gibi görmedim ancak beni telefonla arayarak bana da verilen yüz soruluk kağıtlarda yazılı soruların cevaplarında yanlışlık olduğunu söylemesi üzerine ...'ın da bu soruları aldığını anladım. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık M.B. 09/09/2020 tarihli celsede mahkememiz huzurunda alınan beyanında: "Ben ... ile 2008 yılından itibaren Çankırı'da birlikte çalıştım. Kendisi ile komiser yardımcılığı sınavı içinde oluşturulmuş çalışma grubunda bulunuyorduk. Daha önceki ifademde belirttiğim gibi Çankırı'da kucaklama taş mevkindeki bir eve çağrılıyorduk. İfademde açıkladığım gibi İ. isimli bir öğretmen bizimle ilgileniyordu. Ancak bizlere sınavda çıkacak sorular verilmedi. Biz kendimiz sınavda çıkacak konulara çalışıyorduk. Benim bu konudaki ifadem ve teşhisim doğrudur. Ben sanıkla samimiydim. Çalıştığımız dönemde bize sorular verilmedi. Deneme sınavları veriliyordu. Bunlar geçmiş yılların benzer sorularıydı. Ben B.'i yakınen tanımıyorum kendisini bir kaç kez görmüştüm. Sanık ... ile bir samimiyeti yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık İ.K. 26/08/2020 tarihinde İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesince talimatla alınan beyanında: "Bana okumuş olduğunuz Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesini göndermiş olduğu talimat evrakını anladım. Ben 2009 yılında Samsun İlinde polis memuru olarak görev yaparken komiser yardımcılığı sınavını kazanarak İstanbul İline kursa geldim. Kursa geldiğim zaman İstanbul İlinde Ümraniye İlçesinde bize bu örgüte mensup kişiler tarafından bir ev ayarlanmıştı. Bu evde komiser yardımcılığı kursu süresi boyunca bu kursta beraber olduğumuz bir kaç arkadaş ile beraber kalmıştık. Bu evde kalanlardan biriside Sanık ... isimli şahıstı. Bu evde dini konular konuşulur, namaz kılınır, Fetullah Gülen'e ait CD'ler izlenir, kitaplar okunurdu. Sanık ... isimli şahsın 2009 yılında düzenlenen komiser yardımcılığı sınavında soruları örgüte mensup kişilerden alıp almadığı hakkında bir bilgim yoktur. Benimle bu sınava ait soruları vermek için irtibata geçen hiçbir örgüt mensubu olmamıştır. Sanık ...'ı sınavı kazanıp komiser yardımcılığı kursuna gittiğim süreçte tanıdım. Sınavdan önceki süreçte kendisini hiçbir şekilde tanımıyordum. Meslek dilinde de tabir ettiğimiz üzere ... farklı bir kadro biriminde olduğu için kendisinin ismini dahi bu kurstan önce hiçbir şekilde duymamıştım. Sanık ...'ın FETÖ/PDY terör örgütü ile olan bağı hakkında bilgim bu örgüte ait evde kalmasından ibarettir, bu evden ayrıldıktan sonra kendisi ile 17-25 Aralık 2013 yılına kadar bir kaç kez telefon görüşmem olmuştur, bu görüşmelerin içeriği hal hatır sormaktır. Ben 17-25 Aralık sonrası bu örgüt ile olan tüm bağlantımı kestim. Ancak sanık ... ile bir irtibatım kalmadığı için bu şahsın örgüt ile bağını devam ettirip ettirmediği hakkında bir bilgim yoktur, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücret talebim yoktur. Ben daha önce kendi dosyamda etkin pişmanlık kapsamında ifade vermiştim, bu ifademde de Sanık ... isimli şahıstan bahsetmiştim, teşhisde de bulunmuştum, bu ifade ve teşhislerimi aynen tekrar ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık H.S. 08/09/2020 tarihinde Düziçi Asliye Ceza Mahkemesince talimatla alınan beyanında:"Soruşturma aşamasında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı ve Osmaniye Kom Şube Müdürlüğünde bu konu ile ilgili tanık olarak beyanda bulunmuştum , bu beyanlarım doğrudur aynen tekrar ederim, ...'ı Erzurum İlinde Aile Hekimi olarak görev yaptığım dönemde sohbet sorumlusu olarak örgütün yapılanmasında bulundum dönemde tanırım bu sohbet içerisinde ...'ın da yer alıyordu. ... benim sohbet yaptığım dönemde komiser yardımcısı olduğu için kendi meslektaşları yani emniyet mensupları ile ağırlıklı irtibat halinde idi. Sohbete katılanlar kendi dönem arkadaşları yani emniyet mensupları idi. Ben ...'ın da katıldığı gruptan isteğe bağlı olarak verenlerden himmet toplardım. ...'ın bunun dışında resmi belge sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna ilişkin sınavdan önce soruların nasıl verildiği vs hiç bir olayını görmedim benim görmüş olduğum olaylar sohbetten ibarettir bununla ilgili bir kaç kaç kez ifade vermiştim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık A.B. 01/09/2020 tarihinde ... Ağır Ceza Mahkemesince talimatla alınan beyanında: " Ben hazırlık aşamasında verdiğim ifadeyi tekrar ederim, ben bana sormuş olduğunuz ...'ı tanıyorum, kendisiyle Çankırı ilinde İl Emniyet Müdürlüğünde beraber çalıştık, hatırladığım kadarıyla kendisi kantin bölümündeydi, kendisinin fetö sohbetlerine gittiğini biliyordum, sohbetlere beraber gitmedim, ben gittiğini duydum, zaten aynı yerde sınava çalıştığımız için sohbetlere gittiğini kendisinden de duymuştum, kendisinin fetö ile ilgili başka hangi faaliyetlerde bulunduğunu bilmiyorum, kendisiyle 2009 yılında yapılan Ankara da yapılan komiser yardığımcılığı sınavına beraber gitmiştim, ancak sınav soru cevaplarını bilip bilmediğini bilemiyorum, kendisinin sınavı kazanarak komiser olduğunu biliyorum, ben bu sınavı kazanamamıştım bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur..." şeklindeki tanık beyanları, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında verilen hapis cezasının Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.