Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/9473 K.2023/19230
Özet: 1) Davacı, İçişleri Bakanlığı’nın 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrasının 6. bendine göre kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve bu nedenle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesiyle parasal haklarının faiziyle birlikte ödenmesini talep etti. 2) Danıştay, temyiz istemini reddederek, idare mahkemesinin kararını onaylayarak davacının talebini karara bağlamadı.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/9473
Karar No: 2023/19230
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 6. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütüyle hiçbir bağlantısının olmadığı, adli yargıda hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın kesinleşmediği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin ceza yargılaması neticesinde sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve kesinleşmediği görülmüştür.
Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, re'sen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi de masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Öte yandan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ve etkin pişmanlıktan yararlandığı ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararında, "... Sanık ...'nin soruşturma aşamasında Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığında 14/04/2019 tarihinde etkin pişmanlık kapsamında ifade vermek isteyerek, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilk olarak 2007-2008 yıllarında S.S. isimli arkadaşının yönlendirmesi ile sınavlara hazırlanmak amacıyla İstanbul'da bulunan örgüte ait evlerde kalarak üniversite sınavlarına hazırlandığını, o yıl Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi İşletme bölümünü kazandığını, bölüme kayıt yaptırmak için gittiğinde Ali isimli şahsın telefon ile iletişime geçtiğini onunla buluştuğunu ve kalacağı eve götürdüğünü, bir süre burada kaldığını, burada okurken 2008 yılında jandarma personeli olmak amacıyla sınavlara girdiğini ve yedeklerden kazandığını 2009 yılında mezun olduğunu bu süreçte örgüt tarafından aranmadığını, Tunceli iline tayinin çıktığını uzman jandarma olarak görev yaptığını bu kapsamda dağlık bir yerde olduğundan bahisle örgüt mensuplarınca aranmadığını, 2011-2015 yılları arası Kütahya iline sonrasında ise Sivas İline atandığı, ancak 2011 yılında Kütahya iline atandığı zaman FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından sabit hatlardan aranmaya başlandığını, bu aramaları ... kod isimli şahsın yaptığını, bu aramalarda ... kod A.O. isimli şahsın buluşmak istediğini namaz kılıp, Kuran-ı Kerim okuyabileceklerini, kendisinin manevi yönden destek olacağını belirttiğini, bu şekilde sanığın da irtibata geçtiğini, ... kod isimli şahıs ile bir kaç kez Kütahya/Altıntaş merkez de buluştuğunu birkaç kez ise şahsın evinde buluştuğunu bu şekilde sanığın sabit hatlardan ve ankesörlü telefonlardan aranarak ... kod A.O. isimli şahısla haberleştikleri bu durumun sanığın da ikrarı ile sabit olduğu, buna göre sanık ile beraber ardışık aranan isimlerin de askeri şahıs olması ve sabit hatlardan aranma tarihlerinin beyanla uyumlu olması da dikkatte alınarak etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesine itibar edildiği,
... sanık ... ile aynı zaman diliminde aynı sabit ankesörlü hattan aranan diğer şahısların da askeri personel oldukları, ilgili arama kayıtları ve sanığın ikrarları göz önüne alındığında sanığın ankesör sabit hattan örgütsel nitelikte arandığı hususunun tespit edildiği,..." yer almaktadır.
Bu bağlamda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de, ceza yargılamasında etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisi kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğundan ve buna bağlı olarak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan maddi olgulara ilişkin çekişmeli durum ortadan kalktığından, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş ve davacının ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/9473
Karar No: 2023/19230
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 6. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütüyle hiçbir bağlantısının olmadığı, adli yargıda hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın kesinleşmediği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin ceza yargılaması neticesinde sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve kesinleşmediği görülmüştür.
Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, re'sen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi de masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Öte yandan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ve etkin pişmanlıktan yararlandığı ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararında, "... Sanık ...'nin soruşturma aşamasında Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığında 14/04/2019 tarihinde etkin pişmanlık kapsamında ifade vermek isteyerek, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilk olarak 2007-2008 yıllarında S.S. isimli arkadaşının yönlendirmesi ile sınavlara hazırlanmak amacıyla İstanbul'da bulunan örgüte ait evlerde kalarak üniversite sınavlarına hazırlandığını, o yıl Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi İşletme bölümünü kazandığını, bölüme kayıt yaptırmak için gittiğinde Ali isimli şahsın telefon ile iletişime geçtiğini onunla buluştuğunu ve kalacağı eve götürdüğünü, bir süre burada kaldığını, burada okurken 2008 yılında jandarma personeli olmak amacıyla sınavlara girdiğini ve yedeklerden kazandığını 2009 yılında mezun olduğunu bu süreçte örgüt tarafından aranmadığını, Tunceli iline tayinin çıktığını uzman jandarma olarak görev yaptığını bu kapsamda dağlık bir yerde olduğundan bahisle örgüt mensuplarınca aranmadığını, 2011-2015 yılları arası Kütahya iline sonrasında ise Sivas İline atandığı, ancak 2011 yılında Kütahya iline atandığı zaman FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından sabit hatlardan aranmaya başlandığını, bu aramaları ... kod isimli şahsın yaptığını, bu aramalarda ... kod A.O. isimli şahsın buluşmak istediğini namaz kılıp, Kuran-ı Kerim okuyabileceklerini, kendisinin manevi yönden destek olacağını belirttiğini, bu şekilde sanığın da irtibata geçtiğini, ... kod isimli şahıs ile bir kaç kez Kütahya/Altıntaş merkez de buluştuğunu birkaç kez ise şahsın evinde buluştuğunu bu şekilde sanığın sabit hatlardan ve ankesörlü telefonlardan aranarak ... kod A.O. isimli şahısla haberleştikleri bu durumun sanığın da ikrarı ile sabit olduğu, buna göre sanık ile beraber ardışık aranan isimlerin de askeri şahıs olması ve sabit hatlardan aranma tarihlerinin beyanla uyumlu olması da dikkatte alınarak etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesine itibar edildiği,
... sanık ... ile aynı zaman diliminde aynı sabit ankesörlü hattan aranan diğer şahısların da askeri personel oldukları, ilgili arama kayıtları ve sanığın ikrarları göz önüne alındığında sanığın ankesör sabit hattan örgütsel nitelikte arandığı hususunun tespit edildiği,..." yer almaktadır.
Bu bağlamda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de, ceza yargılamasında etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisi kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğundan ve buna bağlı olarak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan maddi olgulara ilişkin çekişmeli durum ortadan kalktığından, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş ve davacının ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.