Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/9055 K.2024/12921
Özet: Uyuşmazlık, davacının 675 sayılı Kanun’un ekinde adı verilen kamu görevinden çıkarılmasına karşı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun reddedici kararının iptali ve göreve iade talebinin incelenmesine yöneliktir. Danıştay Beşinci Daire, bu istinaf başvurusunu reddederek, davacının talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek kararını iptal etmiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/9055
Karar No: 2024/12921
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekilleri: Av. ..., Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, davacının bylock adlı uygulamayı kullandığını ceza yargılaması sırasında samimi olarak beyan ettiğini, ancak söz konusu programını örgüt adına haberleşmek adına gizlilik amacıyla kullanmadığını, davacının silahlı terör örgütü ile irtibat ya da iltisakına ilişkin objektif bir delil veya belgenin bulunmadığını, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesi ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, "... Sanığın soruşturma aşamasında sorguda müdafi huzurunda alınan beyanlarında; sanık, FETÖ yapılanmasıyla ilk temasını üniversiteye başladığı dönemde olduğunu, üniversitenin ilk yılında bu yapının yurtlarında, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıfta ise bu yapının evlerinde kalmaya başladığını, sanığın 2012 yılında Mahkememizin başka bir dosyasında sanık sıfatıyla yargılanan Ü.T vasıtasıyla, yine Mahkememizin bir başka dosyasında sanık sıfatıyla yargılanan R.Ç ile tanıştığını, ...’ın kendisine yaptığı işlerden, belli gruplara sohbet verdiğinden bahsettiğini, Bylock adlı programın da R.Ç tarafından kendi telefonuna yüklendiğini, bu programı 2-3 ay kullandığını ifade ettiği, Mahkeme aşamasında da müdafi huzurunda alınan beyanında bylock programını R.Ç'nin yüklediğini beyan etmiş; her ne kadar sanık örgütle bir ilgisi olmadığını iddia etmiş ise de, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ikrarları dikkate alındığında sanığın örgüt üyelerine hasredilen ve örgütün amaçları doğrultusunda kullanılan özel bir yazılım programını telefonuna indirmek ve kullanmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olduğu kanaati hasıl olmuş..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/9055
Karar No: 2024/12921
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekilleri: Av. ..., Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, davacının bylock adlı uygulamayı kullandığını ceza yargılaması sırasında samimi olarak beyan ettiğini, ancak söz konusu programını örgüt adına haberleşmek adına gizlilik amacıyla kullanmadığını, davacının silahlı terör örgütü ile irtibat ya da iltisakına ilişkin objektif bir delil veya belgenin bulunmadığını, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesi ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, "... Sanığın soruşturma aşamasında sorguda müdafi huzurunda alınan beyanlarında; sanık, FETÖ yapılanmasıyla ilk temasını üniversiteye başladığı dönemde olduğunu, üniversitenin ilk yılında bu yapının yurtlarında, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıfta ise bu yapının evlerinde kalmaya başladığını, sanığın 2012 yılında Mahkememizin başka bir dosyasında sanık sıfatıyla yargılanan Ü.T vasıtasıyla, yine Mahkememizin bir başka dosyasında sanık sıfatıyla yargılanan R.Ç ile tanıştığını, ...’ın kendisine yaptığı işlerden, belli gruplara sohbet verdiğinden bahsettiğini, Bylock adlı programın da R.Ç tarafından kendi telefonuna yüklendiğini, bu programı 2-3 ay kullandığını ifade ettiği, Mahkeme aşamasında da müdafi huzurunda alınan beyanında bylock programını R.Ç'nin yüklediğini beyan etmiş; her ne kadar sanık örgütle bir ilgisi olmadığını iddia etmiş ise de, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ikrarları dikkate alındığında sanığın örgüt üyelerine hasredilen ve örgütün amaçları doğrultusunda kullanılan özel bir yazılım programını telefonuna indirmek ve kullanmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olduğu kanaati hasıl olmuş..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.