Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/8384 K.2024/12548
Özet: (1) Çıkarılan uyuşmazlık, 7145 sayılı Kanun kapsamında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddesi B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı’nın bir işleminin iptaline ilişkin davadır. (2) Danıştay Beşinci Daire, idare mahkemesinin kararının reddi yolunda verilen kararınızı bozalak, iptal kararını reddederek önceki idare kararının gerekçe eklenerek onandığını onayladı.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/8384
Karar No: 2024/12548
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Merkezi Başkanlığı / ...
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hal dönemlerinde çıkarılan KHK'lar ile yalnızca OHAL süresince ve OHAL'in gerekli kıldığı konularda geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarılmasının ölçülü bir tedbir olmadığı, kimsenin işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarının istihbari nitelikte terimler olduğu, ceza yargılaması neticesinde hakkında verilen hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararının kesin hüküm niteliğinde olmadığı, adil yargılanma, savunma, mahkemeye erişim, gerekçeli karar, özel hayata saygı ve mülkiyet hakkının, tabii hakim ve kanunsuz ceza olmaz ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hakkındaki isnatların soyut ve gerçek dışı olduğu, delil olarak değerlendirilemeyeceği ileri sürülmüştür.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;"Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından ÖSYM 'ye yerleştirildiği, sanığın örgüt içerisinde bağlı bulunduğu sorumlular tarafından tedbir amaçlı ve gizliliği sağlamak adına ankesörlü ve/veya kontörlü sabit hatlardan aranmak sureti ile iletişime geçerek örgütsel toplantılara katıldığı, bu aramalardan birinin sanık ile aynı kurumda çalışan M.G. ile ardışık olduğu ve sanığın örgütün tepe yöneticilerinden C.K. ile iletişim içerisinde olduğu, sanığın Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinde 2012 yılında uzaman yardımcısı görevi ile çalışmaya başladığı ve uzman olarak çalışmakta iken 2019 yılında FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında açığa alındığı, sanık adına kayıtlı olan sanık tarafından kullanılan ve çalıştığı kurum olan ÖSYM 'ye iletişim numarası olarak bildirdiği ... numaralı GSM numarasının Ankara ilinde bulunan ... numaralı hattan 24.11.2012 tarihinde saat 12:23 de arandığı, sanık arandıktan sonra aynı tarihte aynı sabit hattan sanık ile aynı iş yerinde çalışan M.G. isimli kişinin saat 12:24 de ardışık olarak arandığı görüldüğü, sanığın FETÖ terör örgütü ile ilk irtibatının İstanbul ilinde lise eğitimine başladığı 2002-2003 yıllarında örgütün insan kaynaklarından biri olan FEM dershanesine gitmesi ile başladığı, dershanede düzenlenen hafta sonu kamplarına katıldığı burada örgüt liderinin sohbetlerini dinlediği, 2004 yılında Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü kazandığı, üniversite hazırlık sınıfını kolay geçmesi için örgüt mensubu olan ve dershanede öğretmen olan M.K. tarafından Ankara ilinde dil kursuna yönlendirildiği, 2008 yılında üniversiteden mezun olduğu üniversite bitene kadar düzenli olarak örgüt evlerinde kendisi ile birlikte öğrenci olan M.E.A ve G.P. ile toplantılara katıldığı, 2009 yılında M.E.A'nın yönlendirmesi ile İ.U. isimli kişiyle ile tanıştığı ve bu kişinin kendisinden CV istediği ve... tarafın mülakata çağrılacağını söylediği ve mülakata çağrıldığı, ... firmasında S.A. ve ismini şu an hatırlamadığı bir şahıs ile mülakat safahatında görüştüğü ancak bu iki kişinin örgüt ile bağlantıları olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığı, 2012 yılına kadar ... te çalıştığı burada çalışır iken B.F.P, H.D. ve İ.T. isimli şahıslarla ile birlikte örgüt toplantılarına katıldığı, sonrasında ÖSYM de çalışmaya başladığı ... kod adlı B.Ş.'nin (ÖSYM mahrem sorumlusu olduğu iddia edilen kişidir) kendisini telefon ile arayarak ... isimli kişi ile tanıştıracağını söyleyerek bu kişi ile tanıştırdığı ve artık toplantıları ... ile yapacakları yönünde talimat verdiği ve sanığın kendisi gibi ÖSYM personeli olan ve de sanık ile ardışık arama kaydı bulunan M.G. ile ... kod M.D'nin sorumluluğunda örgütsel toplantılara M.D.'nin Demetevler'de bulunan evinde katıldığı, ... kod M.D'nin sanığı ve M.G'yi görüşme zamanını bildirmek için 24.11.2012 tarihinde ardışık olarak aradığı, ancak görüşme yer ve zamanının çoğunlukla bir önceki görüşmede belirlendiği dosyada bulunan HTS kayıtları ve sanığın beyanları ile sabit kabul edildiği, sanığın 2002 yılından itibaren örgüt içinde yer alması, eğitim hayatı boyunca toplantılara katılması, örgüt vasıtası ve yardımı ile Anadolu jette işe başlaması, ÖSYM deki görevine başladıktan sonra da örgütsel faaliyetlerini devam ettirdiği dikkate alındığında, sanık her ne kadar bu eylemlerinin örgütün toplum ve devlet tarafından cemaat olarak kabul edildiği döneme denk geldiğini ve bu nedenle örgüt üyesi olmadığı şeklinde savunma yapmış ise de dini cemaat olduğunu iddia eden bir yapının Devlet'in özellikle de stratejik kurumlarına mensuplarını yerleştirmeye çalışmasının, bu mensupları ile gizli görüşmeler yapmasının, görüşmelere sadece aynı kurumda çalışanların katılmasının, görüşmelere katılan kişilerin grup haline getirilmelerinin, örgüt mensubunun kurum içindeki görevi/rütbesi yükseldikçe bu kişi ile örgütün belirlediği kişinin birebir görüşmeler yapmasının, aynı kurumda oluşturulan grupların dahi birbirinden haberinin olmamasının, bu görüşmelerde kurum personelinden oluşturulan gruba veya kurumun yüksek mevkideki personeline kurum personeli olmayan ve dini eğitimi de bulunmayan bir kişinin sözde dini sohbet düzenlemesinin, bu gruplarla veya kişiyle yapılacak görüşmelerin yer ve zamanının, gizliliğin temini için (olağan iletişim araç ve uygulamaları yerine) ankesörlü/kontörlü tabir edilen sabit telefon hatları kullanılmak suretiyle bildirilmesinin olağan olmadığı, uzun süredir örgüt içinde olan sanığın, eğitimi, yaşı ve sosyal komunu da dikkate alındığında, bu uygulamaların olağan olmadığını ve örgütün nihai amacını kavrayabilecek kişilikte olduğu halde bu duruma karşı çıkmayarak örgütün gizliliğine riayet ederek talimat almaya hazır olduğu yönündeki iradesini ortaya koyduğu, böylece sanığın amacı, stratejisi, yapılanması ve faaliyetleri itibariyle Ülke genelinde devletin güvenliğine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzene ve bu düzenin işleyişine yönelik cebir, şiddet ve ağır suç teşkil edecek şekilde vahamet arz eden olayları gerçekleştiren FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın sübut bulan terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, sanık ... etkin pişmanlıktan yaralanmak istediğini beyan ettiği, örgütün yapısı, örgüt içerisinde bulunduğu dönemde bu örgütün faaliyetlerinin neler olduğu, ne gibi programlar yaptıkları, iletişim yöntemlerinin nelerden ibaret olduğu, örgüt yapılanmasında kendisi ile irtibat sağlayan şahısların kimler olduğu hususunda bilgiler verdiği, bu doğrultuda Fetö terör örgütüne mensup olduğunu belirttiği 8 şahsı teşhis ettiği ve bu kişiler hakkında FETÖ/PDY Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma ve kovuşturma bulunduğu görülmüş dolayısı ile sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği bilgilerin doğrulandığı sanığın önceki beyanlarından dönmeyerek tutarlı ifadelerine yargılamanın sonuna kadar devam ettiği görülmekle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/8384
Karar No: 2024/12548
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Merkezi Başkanlığı / ...
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hal dönemlerinde çıkarılan KHK'lar ile yalnızca OHAL süresince ve OHAL'in gerekli kıldığı konularda geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarılmasının ölçülü bir tedbir olmadığı, kimsenin işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarının istihbari nitelikte terimler olduğu, ceza yargılaması neticesinde hakkında verilen hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararının kesin hüküm niteliğinde olmadığı, adil yargılanma, savunma, mahkemeye erişim, gerekçeli karar, özel hayata saygı ve mülkiyet hakkının, tabii hakim ve kanunsuz ceza olmaz ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hakkındaki isnatların soyut ve gerçek dışı olduğu, delil olarak değerlendirilemeyeceği ileri sürülmüştür.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;"Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından ÖSYM 'ye yerleştirildiği, sanığın örgüt içerisinde bağlı bulunduğu sorumlular tarafından tedbir amaçlı ve gizliliği sağlamak adına ankesörlü ve/veya kontörlü sabit hatlardan aranmak sureti ile iletişime geçerek örgütsel toplantılara katıldığı, bu aramalardan birinin sanık ile aynı kurumda çalışan M.G. ile ardışık olduğu ve sanığın örgütün tepe yöneticilerinden C.K. ile iletişim içerisinde olduğu, sanığın Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinde 2012 yılında uzaman yardımcısı görevi ile çalışmaya başladığı ve uzman olarak çalışmakta iken 2019 yılında FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında açığa alındığı, sanık adına kayıtlı olan sanık tarafından kullanılan ve çalıştığı kurum olan ÖSYM 'ye iletişim numarası olarak bildirdiği ... numaralı GSM numarasının Ankara ilinde bulunan ... numaralı hattan 24.11.2012 tarihinde saat 12:23 de arandığı, sanık arandıktan sonra aynı tarihte aynı sabit hattan sanık ile aynı iş yerinde çalışan M.G. isimli kişinin saat 12:24 de ardışık olarak arandığı görüldüğü, sanığın FETÖ terör örgütü ile ilk irtibatının İstanbul ilinde lise eğitimine başladığı 2002-2003 yıllarında örgütün insan kaynaklarından biri olan FEM dershanesine gitmesi ile başladığı, dershanede düzenlenen hafta sonu kamplarına katıldığı burada örgüt liderinin sohbetlerini dinlediği, 2004 yılında Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü kazandığı, üniversite hazırlık sınıfını kolay geçmesi için örgüt mensubu olan ve dershanede öğretmen olan M.K. tarafından Ankara ilinde dil kursuna yönlendirildiği, 2008 yılında üniversiteden mezun olduğu üniversite bitene kadar düzenli olarak örgüt evlerinde kendisi ile birlikte öğrenci olan M.E.A ve G.P. ile toplantılara katıldığı, 2009 yılında M.E.A'nın yönlendirmesi ile İ.U. isimli kişiyle ile tanıştığı ve bu kişinin kendisinden CV istediği ve... tarafın mülakata çağrılacağını söylediği ve mülakata çağrıldığı, ... firmasında S.A. ve ismini şu an hatırlamadığı bir şahıs ile mülakat safahatında görüştüğü ancak bu iki kişinin örgüt ile bağlantıları olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığı, 2012 yılına kadar ... te çalıştığı burada çalışır iken B.F.P, H.D. ve İ.T. isimli şahıslarla ile birlikte örgüt toplantılarına katıldığı, sonrasında ÖSYM de çalışmaya başladığı ... kod adlı B.Ş.'nin (ÖSYM mahrem sorumlusu olduğu iddia edilen kişidir) kendisini telefon ile arayarak ... isimli kişi ile tanıştıracağını söyleyerek bu kişi ile tanıştırdığı ve artık toplantıları ... ile yapacakları yönünde talimat verdiği ve sanığın kendisi gibi ÖSYM personeli olan ve de sanık ile ardışık arama kaydı bulunan M.G. ile ... kod M.D'nin sorumluluğunda örgütsel toplantılara M.D.'nin Demetevler'de bulunan evinde katıldığı, ... kod M.D'nin sanığı ve M.G'yi görüşme zamanını bildirmek için 24.11.2012 tarihinde ardışık olarak aradığı, ancak görüşme yer ve zamanının çoğunlukla bir önceki görüşmede belirlendiği dosyada bulunan HTS kayıtları ve sanığın beyanları ile sabit kabul edildiği, sanığın 2002 yılından itibaren örgüt içinde yer alması, eğitim hayatı boyunca toplantılara katılması, örgüt vasıtası ve yardımı ile Anadolu jette işe başlaması, ÖSYM deki görevine başladıktan sonra da örgütsel faaliyetlerini devam ettirdiği dikkate alındığında, sanık her ne kadar bu eylemlerinin örgütün toplum ve devlet tarafından cemaat olarak kabul edildiği döneme denk geldiğini ve bu nedenle örgüt üyesi olmadığı şeklinde savunma yapmış ise de dini cemaat olduğunu iddia eden bir yapının Devlet'in özellikle de stratejik kurumlarına mensuplarını yerleştirmeye çalışmasının, bu mensupları ile gizli görüşmeler yapmasının, görüşmelere sadece aynı kurumda çalışanların katılmasının, görüşmelere katılan kişilerin grup haline getirilmelerinin, örgüt mensubunun kurum içindeki görevi/rütbesi yükseldikçe bu kişi ile örgütün belirlediği kişinin birebir görüşmeler yapmasının, aynı kurumda oluşturulan grupların dahi birbirinden haberinin olmamasının, bu görüşmelerde kurum personelinden oluşturulan gruba veya kurumun yüksek mevkideki personeline kurum personeli olmayan ve dini eğitimi de bulunmayan bir kişinin sözde dini sohbet düzenlemesinin, bu gruplarla veya kişiyle yapılacak görüşmelerin yer ve zamanının, gizliliğin temini için (olağan iletişim araç ve uygulamaları yerine) ankesörlü/kontörlü tabir edilen sabit telefon hatları kullanılmak suretiyle bildirilmesinin olağan olmadığı, uzun süredir örgüt içinde olan sanığın, eğitimi, yaşı ve sosyal komunu da dikkate alındığında, bu uygulamaların olağan olmadığını ve örgütün nihai amacını kavrayabilecek kişilikte olduğu halde bu duruma karşı çıkmayarak örgütün gizliliğine riayet ederek talimat almaya hazır olduğu yönündeki iradesini ortaya koyduğu, böylece sanığın amacı, stratejisi, yapılanması ve faaliyetleri itibariyle Ülke genelinde devletin güvenliğine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzene ve bu düzenin işleyişine yönelik cebir, şiddet ve ağır suç teşkil edecek şekilde vahamet arz eden olayları gerçekleştiren FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyararşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın sübut bulan terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, sanık ... etkin pişmanlıktan yaralanmak istediğini beyan ettiği, örgütün yapısı, örgüt içerisinde bulunduğu dönemde bu örgütün faaliyetlerinin neler olduğu, ne gibi programlar yaptıkları, iletişim yöntemlerinin nelerden ibaret olduğu, örgüt yapılanmasında kendisi ile irtibat sağlayan şahısların kimler olduğu hususunda bilgiler verdiği, bu doğrultuda Fetö terör örgütüne mensup olduğunu belirttiği 8 şahsı teşhis ettiği ve bu kişiler hakkında FETÖ/PDY Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma ve kovuşturma bulunduğu görülmüş dolayısı ile sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği bilgilerin doğrulandığı sanığın önceki beyanlarından dönmeyerek tutarlı ifadelerine yargılamanın sonuna kadar devam ettiği görülmekle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.