‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2021/7286 K.2025/6533

Esas No: 2021/7286 · Karar No: 2025/6533 · Karar Tarihi: 29.05.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7286
Karar No : 2025/6533


Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakına dair somut tespit bulunmadığı, 2011-2012 yıllarında ikamet ettiği köyde ulaşım aracı bulunmadığı için maddi imkansızlıklar sebebiyle cemaat evinde kaldığı, ancak söz konusu evin cemaat evi olduğunu bilmediği, 17-25 Aralık 2013 tarihlerinde meydana gelen olaylardan çok önce örgütle bağlantısının kalmadığı, askeri okula girişte kimseden hiçbir yardım almadığı, dershane ve üniversite yıllarında zaman zaman telefonla aranarak örgütle ilişkisine devam etmesi konusunda ısrar edilmiş ise de, hiçbir zaman kabul etmediği, askeri okulda ve mesleğine devam ederken aranmadığı, bu yapıyla hiçbir ilişki kurmadığı, geçmişte dershanelerine gitmiş olmasının ve zaman zaman evlerinde kalmış olmasının tek başına işleme gerekçe olamayacağı, hakkında savcılık soruşturması ve/ veya kovuşturma bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sunulan hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.den birinin bulunması halinde mümkündür.
Diğer yandan, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerinin eki listelerinde ismine yer verilmek suretiyle olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak kamu görevinden doğrudan çıkarılmalarına karar verilen kamu görevlileri hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibariyle aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca ''Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma'' ya da ''Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme'' suçlarından ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.
Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" ya da "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı beraat kararında yer alan;
"...Tanık ...'nın talimat yoluyla alınan beyanı : " Sanık...'ı tanımıyorum. Ben bir dönem örgüte ait evlerde kalmıştım. Bu dönem üniversite okuduğum yıllara tekabül ediyordu. Evde yaklaşık 6 kişi kalıyordu. Ancak çok sık sirkülasyon oluyordu. Evde kalanlardan bir tanesinin adı ...di. Ancak o hatırladığım kadarıyla Niğdeli değil Erzurumluydu. Sanığı tanımadığım için FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü bünyesinde herhangi bir faaliyeti olup olmadığını bilmiyorum. Yine bu evde kaldığım dönemde detaylarımı 29/09/2022 tarihinde Tuzla Güvenlik Büro Amirliğinde vermiş olduğum ifademde belirttiğim ...numaralı GSM hattını ben çıkarttım. Ancak bu hattı ben hiç kullanmadım. İfademde belirttiğim üzere ... kod olarak bildiğim gerçekten ... olarak bildiğim şahsa kullanması için verdim. Kolluk birimlerince bu hattın operasyonel hat olduğu tespit edilmiş. Ben bundan bilgi sahibi değilim. Yine bu hatla kimin irtibat kurduğunu bilemiyorum" biçimindedir. Tanık ...'nın Beyanı: "Ben sanığı tanırım. Kendisi ...olur. Kendisinin Fetö kapsamında herhangi bir eylem ya da söylemine şahit olmadım. ... ile ben aynı kasabada büyüdük. Aynı liseye gittik. Lise son sınıfta dershaneye yazıldı. Dershane süresi boyunca dershanenin kasabaya uzaklığı nedeniyle cemaatin evinde haftada bir gün köye ulaşım olmadığından cumartesi akşamları birlikte kaldık. Ben askeri okulu kazandım. ... kazanamadı. Kendisiyle daha sonra irtibatım olmadı, 2010-2011 öğretim yılında birlikte kaldığımızı hatırlıyorum. Bu evde..., ben ve ... isminde bir arkadaş vardı. Bu evde Fethullah Gülen in kitaplarının okunması, cdlerinin izlenmesi faaliyetleri olmuyordu. Biz sadece Cumartesi akşamı kalıyorduk. Dersimize çalışıyorduk. Askeri okula hazırlamak için herhangi bir öğretmen görevlendirilmedi. Zaten askeri okulu da biz kendimiz tercih ettik. Evde kaldığımız sürede bize askeri okul sınav sorusu verilmedi. Çünkü biz zaten YGS ile giriş yapıyorduk. Kaldığımız evde bulunan üniversiteli öğrenciler vardı. Onların abilik yapıp yapmadığını bilmiyorum. ... isimli kişi bizimle ihtiyacımızın olup olmadığını konuşuyordu. Kod adı ...'dı gerçek ismi yanlış hatırlamıyorsam... idi. ... ...'ın bir üstü konumundaydı. Kod adının ... olduğunu hatırlıyorum. Benim ve ...in kod ismi yoktu. Biz kendi isimlerimizi kullanıyorduk. Bu kişilerin kod isimlerini mahkemeye çıkınca öğrendim. Bu evden ayrıldıktan sonra bu kişilerin ... ile irtibat kurmaya çalışıp çalışmadıklarını bilmiyorum, Bize kaldığımız evde üniversite öğrencileri tarafından da ders verilmedi. Biz eve sadece kalmak için gidiyorduk kasabaya gidiş olmadığından. Yazılı sınavı kazandıktan sonra mülakata ilişkin herhangi bir yönlendirme olmamıştır" biçimindedir. Kollukça tanzim edilen 22/04/2022 tarihli Bilirkişi Raporunda; sanık...'ın kullanımında bulunan babası ... adına kayıtlı olduğu tarihteki "..." GSM numarasının tüm irtibat detayları HTS analiz sonucu çıkan "B_TUM_IRTIBAT" ve "B TUM IRTIBAT KARSI" isimli excel dosyaları içerisinde araştırıldığında Emniyet Bilgi Sistemlerine Operasyonel hatlardan olarak kaydı yapılan "..." GSM numarası ve "..." GSM numaralarının tespit edildiği, Söz konusu GSM hatları hakkında yapılan araştırmalar neticesinde ... üzerine kayıtlı "..." GSM numarasının ... tarafından operasyonel hat olarak kullanıldığı, ... hakkında yapılan araştırmalarda BBTM olduğu, Öğrenci ve Askeri mahrem yapılanmada faaliyet yürüttüğüne dair ifade ve teşhislerin yer aldığ kod adinin ... olduğu, ... uzerine kayıtlı ... GSM numarasinin ... tarafindan operasyonel hat olarak kullanıldığı yönünde bilgilerin olduğu, sanığın kullanımında bulunan "..." nolu hattın 20/09/2012 - 14/11/2012 tarihleri arasında operasyonel hat olan ...GSM numaralı hat ile 39, 04/01/2012 - 04/11/2012 tarihleri arasında operasyonel hat olan... GSM numaralı hat ile 15 kez görüşmesinin olduğu..." tespitleri, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?