Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/6541 K.2024/10703
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/6541
Karar No: 2024/10703
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında idari soruşturma yapılmadan kamu görevine son verildiği, yargı kararı olmadan terör örgütüne üyeliğin saptanamayacağı, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, 15 Temmuz 2016 öncesi eylemlerin cezalandırılmasının kanunların öngörülebilir olması gerekliliğine aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramları suç teşkil ediyorsa Kanun ile açıklanması gerektiği, somut ve net kavramlar olmadığı, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki eylemlerin suç oluşturmayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Bank Asya hesabının 10/12/2010 tarihinde açıldığı, açılış tarihinden itibaren hesabın rutin bankacılık işlemleri ile aktif olarak kullanıldığı, davacının 2014 yılı öncesinde de banka ile çalıştığı ve 20/01/2014 tarihinde 31 günlük katılım hesabı açılarak 11.500,00-TL yatırıldığı, 28/01/2014 tarihinde araba almak için 10.000,00-TL çekildiği, 27/01/2014 tarihinde 31 günlük katılım hesabı açılarak 28.800,00-TL yatırıldığı ve bu hesabın vadesinden önce kapatılarak 29/01/2014 tarihinde katılım hesabı açmak suretiyle 29.000,00-TL bakiyesinin olduğu, 2014 yılının Ağustos ayında 24.200,00-TL satın alınan araba için para çıkışı olduğu görüldüğü, hesaptaki paranın çekilmesinin bankanın TMSF 'ye devrinden önce gerçekleştiği, davacı tarafından bu işlemin araç alım satımı nedeniyle yapıldığının beyan edildiği ve 2015 yılından sonra da banka hesabının aktif olduğunun belirtilmesine karşın, davacının örgüt liderinin talimatıyla hareket ettiğinin söylenebilmesi için 2014 yılı öncesi banka hesap hareketleri ile 2014 yılı hesap hareketlerinin kıyaslanması ve anılan Bankanın TMSF'ye devrinden sonraki davacının hesap hareketlerinin de değerlendirilmeye esas alınması gerektiği halde Bölge İdare Mahkemesince, 2014 yılı öncesi hesap hareketleri istenmeksizin sadece 2014 yılı ve 2015 yılı başındaki hesap hareketleri nazara alınarak eksik inceleme ile irtibat ve iltisak değerlendirmesi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, söz konusu Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde ise, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/6541
Karar No: 2024/10703
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında idari soruşturma yapılmadan kamu görevine son verildiği, yargı kararı olmadan terör örgütüne üyeliğin saptanamayacağı, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, 15 Temmuz 2016 öncesi eylemlerin cezalandırılmasının kanunların öngörülebilir olması gerekliliğine aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramları suç teşkil ediyorsa Kanun ile açıklanması gerektiği, somut ve net kavramlar olmadığı, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki eylemlerin suç oluşturmayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Bank Asya hesabının 10/12/2010 tarihinde açıldığı, açılış tarihinden itibaren hesabın rutin bankacılık işlemleri ile aktif olarak kullanıldığı, davacının 2014 yılı öncesinde de banka ile çalıştığı ve 20/01/2014 tarihinde 31 günlük katılım hesabı açılarak 11.500,00-TL yatırıldığı, 28/01/2014 tarihinde araba almak için 10.000,00-TL çekildiği, 27/01/2014 tarihinde 31 günlük katılım hesabı açılarak 28.800,00-TL yatırıldığı ve bu hesabın vadesinden önce kapatılarak 29/01/2014 tarihinde katılım hesabı açmak suretiyle 29.000,00-TL bakiyesinin olduğu, 2014 yılının Ağustos ayında 24.200,00-TL satın alınan araba için para çıkışı olduğu görüldüğü, hesaptaki paranın çekilmesinin bankanın TMSF 'ye devrinden önce gerçekleştiği, davacı tarafından bu işlemin araç alım satımı nedeniyle yapıldığının beyan edildiği ve 2015 yılından sonra da banka hesabının aktif olduğunun belirtilmesine karşın, davacının örgüt liderinin talimatıyla hareket ettiğinin söylenebilmesi için 2014 yılı öncesi banka hesap hareketleri ile 2014 yılı hesap hareketlerinin kıyaslanması ve anılan Bankanın TMSF'ye devrinden sonraki davacının hesap hareketlerinin de değerlendirilmeye esas alınması gerektiği halde Bölge İdare Mahkemesince, 2014 yılı öncesi hesap hareketleri istenmeksizin sadece 2014 yılı ve 2015 yılı başındaki hesap hareketleri nazara alınarak eksik inceleme ile irtibat ve iltisak değerlendirmesi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, söz konusu Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde ise, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.