Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/6500 K.2024/14000
Özet: Uyuşmazlık, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçerliliği ve OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının hukukun kurallarına uygunluğuna dair iddialarıdır; Mahkeme, bütün bu taleplerin reddini belirtiyerek, davacının çıkarılma kararı ve ilgili işlemlerin iptalini onaylamış, temyiz sonucunda ilk derece kararının ONANMASINA ve kararın ulaşmasını sağlamak için gerekli işlemleri emir etmiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/6500
Karar No: 2024/14000
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Üniversitesi Rektörlüğü / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir ilgisi, irtibatı ve iltisakının bulunmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, kamu görevinden çıkarıldığı kurumda görev yapan yedi akademisyenden oluşan komisyon üyelerinin imzası ile belgelenen kurum kanaatinin örgüt ile iltisak ve irtibat olarak değerlendirilememesi gerektiği, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının yetki, şekil, sebep, maksat ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, OHAL ilanından önce işlendiği iddia edilen eylemler için OHAL KHK’larının uygulanamayacağı, OHAL öncesi hukuk kuralları ile kamu görevinden çıkarılma işlemi tesis edilemeyeceği, 672 sayılı kanun hükmünde kararnamenin açıkça Anayas'aya aykırı olduğu, 672 sayılı KHK ile getirilen düzenlemelerin olağanüstü halin gereklerini aşan nitelikte olduğu, süre yönünden herhangi bir belirleme içermediği, etkilerini olağanüstü halden sonra da devam ettirdiği ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, Bakanlar Kurulu'nun kendisine Anayasa ile verilmeyen konularda yetki kullandığı, ancak kanun ile yapılabilecek düzenlemelerin KHK ile yapıldığı, 672 sayılı KHK'nın Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptali için dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak, gereği görüşüldü: gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Bank Asya'da 09/07/2004 tarihli açılmış hesabının bulunduğu, anılan hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 780,00 TL iken, 03/01/2014 tarihinde 1000,00 TL, 15/01/2014 tarihinde 1.700,000 TL, 18/02/2014 tarihinde 546,30 TL, 10/03/2014 tarihinde 576,70 TL, 14/03/2014 tarihinde 700,00 TL, 17/03/2014 tarihinde 250,00 TL, 19/03/2014 tarihinde 240,00 TL, 20/03/2014 tarihinde 120,00 TL 28/03/2014 tarihinde 1101,35 TL, 08/04/2014 tarihinde 3201,36 TL, 17/06/2014 tarihinde 539,85 TL, 25/07/2014 tarihinde 250,00 TL, 12/08/2014 tarihinde 2000,00 TL para yatırıldığı, dolayısıyla davacının örgüt liderinin talimat tarihi sonrasında, önceki dönemlere göre para yatırma işlemlerinde yoğun bir artış olduğu anlaşıldığından, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/6500
Karar No: 2024/14000
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Üniversitesi Rektörlüğü / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir ilgisi, irtibatı ve iltisakının bulunmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, kamu görevinden çıkarıldığı kurumda görev yapan yedi akademisyenden oluşan komisyon üyelerinin imzası ile belgelenen kurum kanaatinin örgüt ile iltisak ve irtibat olarak değerlendirilememesi gerektiği, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının yetki, şekil, sebep, maksat ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, OHAL ilanından önce işlendiği iddia edilen eylemler için OHAL KHK’larının uygulanamayacağı, OHAL öncesi hukuk kuralları ile kamu görevinden çıkarılma işlemi tesis edilemeyeceği, 672 sayılı kanun hükmünde kararnamenin açıkça Anayas'aya aykırı olduğu, 672 sayılı KHK ile getirilen düzenlemelerin olağanüstü halin gereklerini aşan nitelikte olduğu, süre yönünden herhangi bir belirleme içermediği, etkilerini olağanüstü halden sonra da devam ettirdiği ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, Bakanlar Kurulu'nun kendisine Anayasa ile verilmeyen konularda yetki kullandığı, ancak kanun ile yapılabilecek düzenlemelerin KHK ile yapıldığı, 672 sayılı KHK'nın Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptali için dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak, gereği görüşüldü: gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Bank Asya'da 09/07/2004 tarihli açılmış hesabının bulunduğu, anılan hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 780,00 TL iken, 03/01/2014 tarihinde 1000,00 TL, 15/01/2014 tarihinde 1.700,000 TL, 18/02/2014 tarihinde 546,30 TL, 10/03/2014 tarihinde 576,70 TL, 14/03/2014 tarihinde 700,00 TL, 17/03/2014 tarihinde 250,00 TL, 19/03/2014 tarihinde 240,00 TL, 20/03/2014 tarihinde 120,00 TL 28/03/2014 tarihinde 1101,35 TL, 08/04/2014 tarihinde 3201,36 TL, 17/06/2014 tarihinde 539,85 TL, 25/07/2014 tarihinde 250,00 TL, 12/08/2014 tarihinde 2000,00 TL para yatırıldığı, dolayısıyla davacının örgüt liderinin talimat tarihi sonrasında, önceki dönemlere göre para yatırma işlemlerinde yoğun bir artış olduğu anlaşıldığından, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.