Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/636 K.2024/17178
Özet: Uyuşmazlık, davacının 375 sayılı Kanun uyarınca yürürlükteki idare kararının iptali ve kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin talebidir. Danıştay Beşinci Daire, temyizin reddi kararıyla davacının adli yardım talebinin ve idare kararının değişmemesine karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/636
Karar No: 2024/17178
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı /......
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı davalı idare işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 17/25 Aralık sürecinden sonra FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağının kalmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, bildiklerini samimi bir şekilde anlattığı, terör örgütüne üye olma suçunun manevi unsuru olan bilme ve isteme kriterlerinin olayda gerçekleşmediği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın itiraz edilmeden kesinleştiği görülmüştür.
Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca itirafı ile birlikte değerlendirildiğinde; hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... HTS kaydı alınan, ..., ..., ... numaralı sabit telefon hattının HTS kayıtları incelendiğinde; sanığın kullandığı ... numaralı GSM hattının 2014, 2015 ve 2016 yıllarında 12 kez arama kaydının olduğu, 1 aramanın kendisi gibi askeri personel olan S.Y. ile ardışık olduğu, ilk olarak sanığın bu yapı içerisine ortaokul yıllarında ders çalışma amaçlı katıldığı, daha sonra sanığın lise yıllarında yapı ile bağını dini duygularla devam ettirdiği, subaylık mesleğine başladıktan sonra da örgüt mensupları ile görüşmeye devam ettiği, uzun süre sohbetlere gitmediğinde örgüt mensuplarının kendisini sabit hatlardan aradığı, 2016 yılı darbe girişimi öncesi yapı ile bağını kopardığı, görüştüğü yapı mensuplarının namazı ima yoluyla kılmamı, tedbir yapın şeklinde telkinlerde bulunulduğu, kendisine '...' kod isminin verildiği, hakkında soruşturma başladıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vererek etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğu ve teşhisler yaptığı..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/636
Karar No: 2024/17178
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı /......
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı davalı idare işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 17/25 Aralık sürecinden sonra FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağının kalmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, bildiklerini samimi bir şekilde anlattığı, terör örgütüne üye olma suçunun manevi unsuru olan bilme ve isteme kriterlerinin olayda gerçekleşmediği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın itiraz edilmeden kesinleştiği görülmüştür.
Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca itirafı ile birlikte değerlendirildiğinde; hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... HTS kaydı alınan, ..., ..., ... numaralı sabit telefon hattının HTS kayıtları incelendiğinde; sanığın kullandığı ... numaralı GSM hattının 2014, 2015 ve 2016 yıllarında 12 kez arama kaydının olduğu, 1 aramanın kendisi gibi askeri personel olan S.Y. ile ardışık olduğu, ilk olarak sanığın bu yapı içerisine ortaokul yıllarında ders çalışma amaçlı katıldığı, daha sonra sanığın lise yıllarında yapı ile bağını dini duygularla devam ettirdiği, subaylık mesleğine başladıktan sonra da örgüt mensupları ile görüşmeye devam ettiği, uzun süre sohbetlere gitmediğinde örgüt mensuplarının kendisini sabit hatlardan aradığı, 2016 yılı darbe girişimi öncesi yapı ile bağını kopardığı, görüştüğü yapı mensuplarının namazı ima yoluyla kılmamı, tedbir yapın şeklinde telkinlerde bulunulduğu, kendisine '...' kod isminin verildiği, hakkında soruşturma başladıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vererek etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğu ve teşhisler yaptığı..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.