Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/5972 K.2024/17644
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5972
Karar No : 2024/17644
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucunda düzenlenen iddianame ve soruşturma aşamasında verdiği ifade gerekçe gösterilerek verilen kararın hukuka aykırı olduğu, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, 17/25 Aralık süreci öncesinde yapının örgüt olduğunun bilinmemesi karşısında hem adli hem de idari yönden suçlanamayacağı, OHAL KHK'ları ile idarelere tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, kamu görevinden çıkarılmayı gerektirir somut nedenlerin açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiği, örgütle iltisakını veya irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; '...aranma tarihlerinde astsubay olan sanığın fetö/pdy silahlı terör örgütünün askeri mahrem abilerince/imamlarınca Kocaeli ilinde örgütsel iletişim aracı olarak kullanıldığı anlaşılan ..., ... ve ... numaralı sabit hatlardan 2013, 2014 ve 2015 yıllarında sanığın kullandığı ... numaralı GSM hattının 22 kez arandığı; kendisi gibi askeri personel olan E.K. ile 12 Ekim 2013 ve 22 Kasım 2013 tarihlerinde; S.T. ile 12 Ekim 2013 ve 22 Kasım 2013 tarihlerinde; M.N.B. ile12 Ekim 2013, 13 Ekim 2013, 22 Kasım 2013, 18 Ağustos 2014, 20 Ağustos 2014, 21 Kasım 2014, 13 Ağustos 2015 ve 10 Ekim 2015 tarihlerinde yapılan aramaların ardışık nitelikte olduğu; Sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında soruşturma aşamasında beyan ve teşhislerde bulunduğu, bu beyan ve teşhislerini mahkememiz huzurunda doğruladığı, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde gerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilk irtibat dönemini, gerekse askeri okul öncesi, askeri okul dönemi ve sonrasına ilişkin örgütün faaliyetleri hakkında ayrıntısı dosyadaki kolluk ifadesinde yer alan detaylı bilgi verdiği, sanığın örgüt içerisinde kendisi ile ilgilenen örgüt mahrem abileri hakkında bilgi verdiği, verdiği bilgilerde örgüt içerisindeki kendi konumunu da ortaya koyduğu, yine sanığın "... kod adının olduğunu, sabit hatlardan kendisini arayanın kendisiyle örgüt içerisinde ilgilenen abi tabir edilen şahıs olduğunu" beyan ettiği, söz konusu savunma ve ifadelerinden aşamalardan itibaren dönmediği, hakkında fetö/pdy silahlı terör örgütünden soruşturma yapılan B.K., M.T., E.A.B. ve M.N.B.'in etkin pişmanlık kapsamında müdafileri huzurunda verdikleri soruşturma ifadelerinde "sanığın örgütle bağı ve örgüt içindeki faaliyetlerini" belirttikleri ve örgüt içerisindeki konumu hakkında bilgi verdikleri, tanık beyanlarına göre sanığın örgüt içerisinde yer aldığı, sanık ve tanık beyanlarının birbiri ile büyük ölçüde örtüştüğü anlaşılmakla tüm bu hususlar yukarıdaki açıklama ile birlikte değerlendirildiğinde sanığın (örgüt içerisindeki tabir ile) örgütte "öğrenci" konumunda bulunduğu,...' şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5972
Karar No : 2024/17644
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucunda düzenlenen iddianame ve soruşturma aşamasında verdiği ifade gerekçe gösterilerek verilen kararın hukuka aykırı olduğu, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, 17/25 Aralık süreci öncesinde yapının örgüt olduğunun bilinmemesi karşısında hem adli hem de idari yönden suçlanamayacağı, OHAL KHK'ları ile idarelere tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, kamu görevinden çıkarılmayı gerektirir somut nedenlerin açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiği, örgütle iltisakını veya irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; '...aranma tarihlerinde astsubay olan sanığın fetö/pdy silahlı terör örgütünün askeri mahrem abilerince/imamlarınca Kocaeli ilinde örgütsel iletişim aracı olarak kullanıldığı anlaşılan ..., ... ve ... numaralı sabit hatlardan 2013, 2014 ve 2015 yıllarında sanığın kullandığı ... numaralı GSM hattının 22 kez arandığı; kendisi gibi askeri personel olan E.K. ile 12 Ekim 2013 ve 22 Kasım 2013 tarihlerinde; S.T. ile 12 Ekim 2013 ve 22 Kasım 2013 tarihlerinde; M.N.B. ile12 Ekim 2013, 13 Ekim 2013, 22 Kasım 2013, 18 Ağustos 2014, 20 Ağustos 2014, 21 Kasım 2014, 13 Ağustos 2015 ve 10 Ekim 2015 tarihlerinde yapılan aramaların ardışık nitelikte olduğu; Sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında soruşturma aşamasında beyan ve teşhislerde bulunduğu, bu beyan ve teşhislerini mahkememiz huzurunda doğruladığı, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde gerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilk irtibat dönemini, gerekse askeri okul öncesi, askeri okul dönemi ve sonrasına ilişkin örgütün faaliyetleri hakkında ayrıntısı dosyadaki kolluk ifadesinde yer alan detaylı bilgi verdiği, sanığın örgüt içerisinde kendisi ile ilgilenen örgüt mahrem abileri hakkında bilgi verdiği, verdiği bilgilerde örgüt içerisindeki kendi konumunu da ortaya koyduğu, yine sanığın "... kod adının olduğunu, sabit hatlardan kendisini arayanın kendisiyle örgüt içerisinde ilgilenen abi tabir edilen şahıs olduğunu" beyan ettiği, söz konusu savunma ve ifadelerinden aşamalardan itibaren dönmediği, hakkında fetö/pdy silahlı terör örgütünden soruşturma yapılan B.K., M.T., E.A.B. ve M.N.B.'in etkin pişmanlık kapsamında müdafileri huzurunda verdikleri soruşturma ifadelerinde "sanığın örgütle bağı ve örgüt içindeki faaliyetlerini" belirttikleri ve örgüt içerisindeki konumu hakkında bilgi verdikleri, tanık beyanlarına göre sanığın örgüt içerisinde yer aldığı, sanık ve tanık beyanlarının birbiri ile büyük ölçüde örtüştüğü anlaşılmakla tüm bu hususlar yukarıdaki açıklama ile birlikte değerlendirildiğinde sanığın (örgüt içerisindeki tabir ile) örgütte "öğrenci" konumunda bulunduğu,...' şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.