‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2021/5922 K.2024/16347

Esas No: 2021/5922 · Karar No: 2024/16347 · Karar Tarihi: 25.10.2024
Özet: (1) uyuşmazlık, İzmir Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli hava pilot üsteğmenin 375 sayılı Kanun'a göre çıkarılması sonucu ortaya çıkan işsizlik ve haklarının iadesine ilişkin dava; (2) mahkeme, İdare Dava Dairesi kararını bozalıkla kısmen yenileyerek kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve sonrasında yoksun kaldığı hakların faizli iadesini davacının lehine karar verdi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/5922
Karar No: 2024/16347

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: Davacı tarafından, İzmir Kara Kuvvetleri Komutanlığı Merkez Komutanlığında hava pilot üsteğmen olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında herhangi bir delil değerlendirmesi yapılmadığı, ceza yargılamasının sonucunun irtibat ve iltisak durumunu net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtilmekle yetinildiği, davacının neden kamu görevinden çıkarıldığı konusunda adil yargılanma hakkının bir görünümü olan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, aleyhe delil olarak ortaya konulan sabit hatlı telefonların HTS kayıtlarının elde ediliş şeklinin hukuka aykırı olduğu, gerçekleştiği iddia edilen 10 aramadan 3 arama kaydında bir konuşmanın üzerinden 19 saniyelik makul süre geçmeden diğer konuşmanın başladığının iddia edildiği, bu aramaların fiilen ve fiziken gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, HTS kayıtlarına göre ortaya konulan toplamda 10 aramanın 5 tanesinin karşı baz kayıtlarında görünmediği, sabit hatlı telefonun karşı baz kayıtlarında görünen 5 aramanın da kendi baz kayıtlarındaki kayıtlarla uyum göstermediği, kovuşturma aşamasında tanzim edilen bilirkişi raporunda bu aramaların ardışık arama kriterine uygun olmadığı kanaatine varıldığı, ceza davasında yer verilen delillerin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu ortaya koyabilecek nitelikte olmadığı, hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ve bu mahkumiyet hükmünün dayandığı delillere dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, Anayasa'da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer alan güvencelere riayet edilmediği, keyfi şekilde işlem tesis edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin yasal dayanaktan yoksun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?