Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/5909 K.2024/17541
Özet: Uyuşmazlık, davacının Milli Savunma Bakanlığı tarafından 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu görevinden çıkarılmasının iptali ve ilgili özlük haklarının iadesi talebiyle açılan davada yasal mercilerden gelen reddelere karşı temyiz başvurusundan oluşmaktadır. Mahkeme, verilen kararın anayasaya veya kanuna aykırı olmadığını, davacının iddialarını gerekçeli olarak reddederek, temyiz giderlerini davacının üzerine bırakmış ve kararı kesinleştirmiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/5909
Karar No: 2024/17541
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekilleri: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı/ ...
Vekilleri: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline ve idari işlem nedeniyle mahrum kaldığı iddia edilen özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL uygulamasına son verilmiş olduğundan, OHAL süresiyle sınırlı olarak alınabilecek bir tedbir olan kamu görevinden çıkarma işleminin dayanağı olan Kanun Hükmünde Kararname'ye göre tesis edilen iptali gerekirken davanın reddi yönünde verilen kararın Anayasa'nın 15. ve 121. maddelerine aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılan bir kamu görevlisinin ömrü boyunca kamu görevinde çalışamamasının Anayasa 70. maddesinin özüne dokunduğu, ölçülü olmadığı, yürütme organı kararı ile suçlu ilan edildiği, fonksiyon gaspı yaparak davacıyı suçlayıp cezalandırdığı, hakkında usulüne uygun bir soruşturma yürütülmeden, savunması alınmadan, verilen disiplin cezasına itiraz hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının mevzuata aykırı olduğu ve adil yargılanma hakkına aykırılık oluşturduğu, terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğuna yönelik idarece yapılan değerlendirmenin gerçeklikten uzak ve sübjektif yorumlara dayandığı, her somut olay için gerekli olan özenli bir incelenme yapılmaksızın kararlar verildiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin, örgüte ne şekilde katıldığı, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar hakkında verdiği bilgiler ve tanıştığı örgüt üyeleri hakkında tanıklık yapması ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: "... Kara Kuvvetleri Komutanlığında piyade üsteğmen olarak görev yapan Sanık ...'ın da 09/03/2013-02/05/2015 tarihleri arasında 12 defa sabit/kontörlü hatlardan arandığı, 09/03/2013, 29/03/2013, 22/02/2014, 29/03/2014, 02/11/2013, 08/11/2014, 02/05/2015 günlerinde sabit/kontörlü hatlardan arandığında, başkaca ve çok sayıda subay ve astsubayın da aynı hatlardan arandığı" tespitleri dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/5909
Karar No: 2024/17541
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekilleri: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı/ ...
Vekilleri: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline ve idari işlem nedeniyle mahrum kaldığı iddia edilen özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL uygulamasına son verilmiş olduğundan, OHAL süresiyle sınırlı olarak alınabilecek bir tedbir olan kamu görevinden çıkarma işleminin dayanağı olan Kanun Hükmünde Kararname'ye göre tesis edilen iptali gerekirken davanın reddi yönünde verilen kararın Anayasa'nın 15. ve 121. maddelerine aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılan bir kamu görevlisinin ömrü boyunca kamu görevinde çalışamamasının Anayasa 70. maddesinin özüne dokunduğu, ölçülü olmadığı, yürütme organı kararı ile suçlu ilan edildiği, fonksiyon gaspı yaparak davacıyı suçlayıp cezalandırdığı, hakkında usulüne uygun bir soruşturma yürütülmeden, savunması alınmadan, verilen disiplin cezasına itiraz hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının mevzuata aykırı olduğu ve adil yargılanma hakkına aykırılık oluşturduğu, terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğuna yönelik idarece yapılan değerlendirmenin gerçeklikten uzak ve sübjektif yorumlara dayandığı, her somut olay için gerekli olan özenli bir incelenme yapılmaksızın kararlar verildiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin, örgüte ne şekilde katıldığı, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar hakkında verdiği bilgiler ve tanıştığı örgüt üyeleri hakkında tanıklık yapması ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: "... Kara Kuvvetleri Komutanlığında piyade üsteğmen olarak görev yapan Sanık ...'ın da 09/03/2013-02/05/2015 tarihleri arasında 12 defa sabit/kontörlü hatlardan arandığı, 09/03/2013, 29/03/2013, 22/02/2014, 29/03/2014, 02/11/2013, 08/11/2014, 02/05/2015 günlerinde sabit/kontörlü hatlardan arandığında, başkaca ve çok sayıda subay ve astsubayın da aynı hatlardan arandığı" tespitleri dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.