‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2021/5253 K.2025/2580

Esas No: 2021/5253 · Karar No: 2025/2580 · Karar Tarihi: 28.02.2025
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5253
Karar No : 2025/2580

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı - ANKARA
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanağının bulunmadığı ve Anayasaya aykırı olduğu, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki haklarının ihlal edildiği, temyize konu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...

Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme" suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.

Bununla birlikte, davacı hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Darbe teşebbüsünü gerçekleştirenler tarafından sözde sıkıyönetim komutanı olarak atanan diğer sanık B.K'nın sözde sıkıyönetim komutanı vasfıyla kendisine verilen emirleri kışlalarda görevli birlik komutanlarına ulaştırmak için diğer sanık M.E'ye birlik komutanlarını çağırması emrini verdiği, sanık B.K'nın talimatıyla koktod kılıfı kapsamında sanık M.E'nin de B.K'nın odasında yapılan toplantıyı organize ettiği, bu toplantıda ...'in koktod kılıfı altında, koktod kapsamında olmamasına rağmen zırhlı araç ve tank hazırlanması emrini verdiği, sanık ...'ın bu toplantıya katılmasa da tugaya çağrıldığı, sanık ...'ın 17/07/2016 tarihinde adli işlemlerine müteakip serbest bırakıldıktan sonra diğer sanık E.H ile yaptığı telefon görüşmesinde 'Ben kurtuldum, ama korkma senin ismini vermedim' dediği, buna karşılık E.H'nin 'Ağabey maiyetimi teçhizatlandırdım, eyleme geçmeye hazırız, seni desteklerim." dediğini sanık ... soruşturma ve kovuşturma aşamasında söylemiş olmakla her ne kadar sanık ... bunu şaka amaçla söylediğini ifade etmiş, diğer sanık E.H de böyle bir konuşmanın olmadığını, kulaklarının ağır işittiğini söylese de, bu tür bir konuşmanın darbe teşebbüsünün yaşandığı, şehitlerin ve gazilerin bulunduğu olayın hemen akabinde gerçekleşmesinin şaka ile izah edilemeyeceği, ...'in 'ben kurtuldum, senin ismini vermedim' beyanından da darbeye teşebbüsü destekleyici eylemler içinde olduğu konusunda mahkememizde kanaat oluşturmuştur.

Yürütülen soruşturma kapsamında harita ve yol güzergahına ait evrakın ele geçtiği sanığın savunmasında ve eşi tanık H.T'nin beyanlarında bu çizimin İstanbul ilinde tüp bebek tedavisine gittiklerini, bu evrakın hastaneye giden yol güzergahı olduğu beyan etmiş iseler de; yapılan araştırma sonucu iki ana arter olan E80 transit karayolunun ve E80 transit yolu ile E5 karayolunun Fatih ilçesini birbirine bağlayan 03 karayolunun ve Fatih ilçesinden itibaren E5 karayolunun İstanbul ilinde kalan bölümlerinin çizili olduğu, bu yollar üzerindeki önemli ayrımların ve kavşakların işaretlendiği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporuna göre de; çizimlerin kapsadığı alan ve detaylar dikkate alındığında sadece belli bir adrese ulaşmak maksadı ile üretilen tematik bir çalışma olamayacağı, maksadı aşan ana aks ve bağlantı yolları ile stratejik öneme haiz kritik tesis ve sanat yapılarını da ihtiva etmesinden dolayı stratejik seviyede planlama ve diğer tasarruflar doğrultusunda kullanılabilmesinin mümkün olduğu belirtilmekle, sanığın tüp bebek tedavisi gördüğü Memorial Hastanesinin İstanbul ilinin Avrupa yakasında olduğu, Kırklareli ilinden Avrupa yakasındaki bir hastaneye giderken Anadolu yakasında bulunan Üsküdar, Ataşehir, Sultanbeyli semtlerine uğramasının mümkün olmadığı, ancak ele geçen çizimde bu semtlerin de gösterildiği dikkate alındığında sanığın beyanına itibar edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Tüm bu bilgiler ışığında bahse konu çizimin önemli ayrımları ve kavşakları da gösterdiği dikkate alındığında, darbeciler tarafından oluşturulan Yurtta Sulh isimli whatsapp grubunda İstanbul'da ki birliklere takviye amaçlı Trakya'dan destek gideceğinin bahsedildiği de görülmekle bu husus değerlendirildiğinde, bu çizimin İstanbul'a darbecilere yardım amacıyla kullanılmak için hazırlandığı kanaatine varılmakla, sanığın eylemlerinin TCK'nın 39/2-c. maddesi kapsamında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs suçuna yardım etme suçunu oluşturduğu..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/02/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?