Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/5066 K.2023/16991
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacının 677 sayılı kanuna göre kamu görevinden çıkarılmasına dair işleme karşı, görevine iade talebiyle yapılan başvurunun reddi ve bu reddin iptali için açılan idare davasıdır; mahkeme, davacının savunmalarına rağmen, işlemin hukuka aykırı olmadığı ve usul gözetilmediği gerekçesiyle kararına hükmederek, önceki idare mahkemesinin kararını onaylayıp temyiz yeri olmadığını söyledi. Mahkemenin sonucu, davacının itirazının reddi ve ilgili idare mahkemesinin kararının onaylanması, böylece işlemin geçerliliğinin korunmasıydır.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/5066
Karar No: 2023/16991
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av....
İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında usulüne uygun olarak disiplin soruşturması yapılmadan ve savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, FETÖ ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, ByLock adlı programı kullanmadığı, hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillere dayanıldığı, adil yargılanma hakkı kapsamındaki usuli güvencelerin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararındaki; "... Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatına dair dinlenen Teşhis tanığı S. Ş. Mahkememizce Alınan Beyanında: "... Ben ... adlı şahsı tanırım. Erzurumda bulunduğum zamanlardan tanıdığım, benim sohbet gurubumda bulunan ve sohbetlere gelen biri idi. 2014-2016 yılları arasında yaklaşık bir buçuk sene birlikteydik. Bu toplantıları ben yapmaktaydım. Bu toplantılarımız sohbet şeklinde başlardı, Kuran-ı Kerim okur namaz kılardık, daha sonra dini sohbet yapar, risalei nur okur, fetullah gülenin kitaplarını okur videolarını izlerdik, çay içerdik. Çay içerken benim üstlerimin sorduğu soruları toplantıya katılan şahıslar sorardım, bu şekilde toplantı düzenlerdik. Bu şekilde sonlandırırdık. Genellikle her ayın 15 inden sonra yapılan sohbetlerde himmetleri hatırlatır, bu himmetleri alıp üstümüz olan kişilere veridik. Kurban bayramı zamanı kurban bağışı isterdik. Cemaatin arkasından konuşan şahıslar olup olmadığı hususunda benden üstlerim isim isterdi bende bu soruları sohbet gurubumdaki kişilere sorardım ancak hatırladığım kadarı ile hiç isim alamadım. Bunun dışında Cumhur Başkanı veya Başbakan hakkında bir konuşma varsa buna ilişkin ses yada görüntü kayıtlarının alınması istenirdi fakat buna ilişkin herhangi bir bilgi bana gelmedi. ... ta himmet verirdi. ... hakkında ben daha önce ifade vermiştim, bu ifadelerim doğrudur, teyit ederim. Ekleyeceğim başkaca bir husus yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık bozma sonrası yeniden alınan beyanında: "... Ben bu hususta daha önce beyanlarda bulunmuştum. Doğrudur, aynen tekrar ederim. Hakkımda FETÖ/PDY'den işlem yapıldı, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdim, bu ifadelerim doğrudur, yargılamamda HAGB kararı verildi. Ben Erzurum ... Hastanesi'nde personel sorumlusuydum. O dönem cemaat olarak bilinen yapı içerisinde sözde polis asayiş sorumlusuydum, öğretmen statüsündeydim, bir kısım polislerle ilgilenir, onlara sohbet verirdim. ... kod adını kullanırdım. Bu görevi Erzurum'da 2014-2016 yılları arasında yürüttüm. Sanık ...'u tanırım. Kendisi benim 2014-2016 yıllarında arasında ilgilendiğim polis memurlarından biriydi. Kendisi sohbetlere katılırdı. Hakkında başkaca bilgim yoktur. Ben ilgilendiğim polislerden bazılarına bylock yüklemiştim, sanığa da muhtemelen bylock yüklemiştim ancak bunu net olarak hatırlamıyorum. Sanık ile bylock üzerinden görüşmüşlüğüm vardır. Polislerden himmet adı altında para yardımı topluyordum, genelde imkanlar dahilinde veriliyordu ancak düzenli bir rakam da oluyordu. Benim üstümde ... kod isimli gerçek ismini şuan hatırlayamadığım ancak teşhis ettiğim şahıs vardı. Bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum Sanığın kod adı ...'ydi diye hatırlıyorum. Bu kod adlarını kendileri veriyordu, biz vermiyorduk, bunu da az kişi yapardı. Şuanda sohbet gruplarını hatırlamıyorum ancak önceki ifademde bunları belirtmiştim. ... Yozgatlı, evli, 1 kızı ve 1 oğlu olması gerekiyor. Erzurum'da Asayiş Şube'de görev yapıyordu..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Teşhis tanığı C. A. soruşturma aşamasında alınan beyanında: "... birimim değiştiği için Asayiş grubuna geçtim, bu grupta sohbetçi yani İmam ... Kod isimli şahıstı, muhasebeci olduğunu bize söyledi, bu grupta asayiş şube müdürlüğünden polis memurları H. T., H. Y. ve ben olmak üzere üç kişiydik. Arada toplantılara V. A., B. Y., ..., S. O. isimli polis memurları da katılırdı..." şeklinde beyanda bulunmuştur..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/5066
Karar No: 2023/16991
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av....
İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında usulüne uygun olarak disiplin soruşturması yapılmadan ve savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, FETÖ ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, ByLock adlı programı kullanmadığı, hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillere dayanıldığı, adil yargılanma hakkı kapsamındaki usuli güvencelerin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararındaki; "... Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatına dair dinlenen Teşhis tanığı S. Ş. Mahkememizce Alınan Beyanında: "... Ben ... adlı şahsı tanırım. Erzurumda bulunduğum zamanlardan tanıdığım, benim sohbet gurubumda bulunan ve sohbetlere gelen biri idi. 2014-2016 yılları arasında yaklaşık bir buçuk sene birlikteydik. Bu toplantıları ben yapmaktaydım. Bu toplantılarımız sohbet şeklinde başlardı, Kuran-ı Kerim okur namaz kılardık, daha sonra dini sohbet yapar, risalei nur okur, fetullah gülenin kitaplarını okur videolarını izlerdik, çay içerdik. Çay içerken benim üstlerimin sorduğu soruları toplantıya katılan şahıslar sorardım, bu şekilde toplantı düzenlerdik. Bu şekilde sonlandırırdık. Genellikle her ayın 15 inden sonra yapılan sohbetlerde himmetleri hatırlatır, bu himmetleri alıp üstümüz olan kişilere veridik. Kurban bayramı zamanı kurban bağışı isterdik. Cemaatin arkasından konuşan şahıslar olup olmadığı hususunda benden üstlerim isim isterdi bende bu soruları sohbet gurubumdaki kişilere sorardım ancak hatırladığım kadarı ile hiç isim alamadım. Bunun dışında Cumhur Başkanı veya Başbakan hakkında bir konuşma varsa buna ilişkin ses yada görüntü kayıtlarının alınması istenirdi fakat buna ilişkin herhangi bir bilgi bana gelmedi. ... ta himmet verirdi. ... hakkında ben daha önce ifade vermiştim, bu ifadelerim doğrudur, teyit ederim. Ekleyeceğim başkaca bir husus yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık bozma sonrası yeniden alınan beyanında: "... Ben bu hususta daha önce beyanlarda bulunmuştum. Doğrudur, aynen tekrar ederim. Hakkımda FETÖ/PDY'den işlem yapıldı, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdim, bu ifadelerim doğrudur, yargılamamda HAGB kararı verildi. Ben Erzurum ... Hastanesi'nde personel sorumlusuydum. O dönem cemaat olarak bilinen yapı içerisinde sözde polis asayiş sorumlusuydum, öğretmen statüsündeydim, bir kısım polislerle ilgilenir, onlara sohbet verirdim. ... kod adını kullanırdım. Bu görevi Erzurum'da 2014-2016 yılları arasında yürüttüm. Sanık ...'u tanırım. Kendisi benim 2014-2016 yıllarında arasında ilgilendiğim polis memurlarından biriydi. Kendisi sohbetlere katılırdı. Hakkında başkaca bilgim yoktur. Ben ilgilendiğim polislerden bazılarına bylock yüklemiştim, sanığa da muhtemelen bylock yüklemiştim ancak bunu net olarak hatırlamıyorum. Sanık ile bylock üzerinden görüşmüşlüğüm vardır. Polislerden himmet adı altında para yardımı topluyordum, genelde imkanlar dahilinde veriliyordu ancak düzenli bir rakam da oluyordu. Benim üstümde ... kod isimli gerçek ismini şuan hatırlayamadığım ancak teşhis ettiğim şahıs vardı. Bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum Sanığın kod adı ...'ydi diye hatırlıyorum. Bu kod adlarını kendileri veriyordu, biz vermiyorduk, bunu da az kişi yapardı. Şuanda sohbet gruplarını hatırlamıyorum ancak önceki ifademde bunları belirtmiştim. ... Yozgatlı, evli, 1 kızı ve 1 oğlu olması gerekiyor. Erzurum'da Asayiş Şube'de görev yapıyordu..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Teşhis tanığı C. A. soruşturma aşamasında alınan beyanında: "... birimim değiştiği için Asayiş grubuna geçtim, bu grupta sohbetçi yani İmam ... Kod isimli şahıstı, muhasebeci olduğunu bize söyledi, bu grupta asayiş şube müdürlüğünden polis memurları H. T., H. Y. ve ben olmak üzere üç kişiydik. Arada toplantılara V. A., B. Y., ..., S. O. isimli polis memurları da katılırdı..." şeklinde beyanda bulunmuştur..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.