Danıştay 5. Daire İdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/4379 K.2024/16335
Özet: Uyuşmazlık, davacının Milli Savunma Bakanlığı tarafından 375 sayılı Kanun uyarınca kamu görevinden çıkarılması sonucunda yoksun kalan özlük ve parasal haklarının iadesi talebiyle açılmıştır. Danıştay, bölge idare mahkemesinin kararını bozulması gerektiği gerekçesiyle davacının iddia ettiği hakların iadesini kararıyla kabul etmiş, temyiz isteminin reddi yerine davacının talebini yerine getirmiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/4379
Karar No: 2024/16335
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... arih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İrtibat ve iltisak ile FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmasının değerlendirmesinin hatalı olduğu, hakkında herhangi bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, dava konusu işlem kapsamındaki isnadın niteliği açısından özel kastın gerekli olduğu, işlemediği bir suç sebebiyle karar verildiği, mevzuatımızda yer alan evrensel temel hukuk ilkelerinin göz ardı edildiği, hukuka ve hakkaniyete aykırı işlem tesis edildiği, idari işlemin uygulanmasında kamu yararının olmadığı, maksat yönünden mevzuata aykırı olduğu, FETÖ/PDY'nin silahlı terör örgütü olduğunun 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bu tarihten önceki faaliyet veya hareketler nedeniyle terör örgütü üyeliğiyle suçlanamayacağı, disiplin cezalarının neler olduğuna dair eylem ve cezaların ancak kanunla düzenlenebileceği, KHK ile belirlenemeyeceği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının aile üyelerine yönelik tespitler de ret kararına gerekçe olarak esas alınmış ise de, doğrudan davacıya isnat edilemeyecek olan aile üyeleriyle ilgili tespitlerin sadece bu haliyle FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilerek kesinleşen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
''... Sanık savunması, tanık beyanları, HTS kayıtları, Ankesör/Büfe Sorgu Raporu ve dosya kapsamında bulunan tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Sanık hakkında Y.C.'nin sanıkla aynı liseden mezun olduklarını, cemaatin desteği ile askeri okulları kazandığını, M.K.'nin sanıkla birlikte 2012 yılında Ankara ilinde... (...) isimli şahısla sohbetler yaptıklarını beyan ederek fotoğraf teşhis işleminde bulundukları,
Sanığın adına kayıtlı ... numaralı hattın 25/07/2011- 4/09/2012 tarihleri arasında 45 farklı günde toplam 64 kez arandığı, bu aramaların 47'sinde sanıktan önce veya sonra başka kişilerin de arandığı, bu aramaların bir kısmının ise asker şahıslarla ardışık şekilde olduğu, sanığın kullandığı hat ile Ankara ilinde 07/10/2012-02/11/2014 tarihleri arasında sabit hatlardan 37 kez arandığı, bu aramalardan 11/04/2013 tarihli aramada aynı hattan H.D., 28/04/2013 tarihinde M.K., 20/09/2013 tarihinde S.D., M.N.S., H.K., 27/09/2013 tarihinde H.D., 01/11/2013 tarihinde H.D., S.D., A.C., 02/11/2014 tarihinde S.D. ve H.D.'nin de ardışık şekilde arandıkları,
Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında özetle Lise 3 sınıfta örgüte ait evlere ders çalışma amacıyla gittiğini, burada aynı zamanda örgüt elebaşının videolarının da izletildiği sohbet adı verilen toplantılara katıldığını, kendisine ... kod isminin verildiğini, burada kendisinin Askeri okullara yönlendirildiğini, 2010 yılında Balıkesir Astsubay Meslek Yüksek Okulu'na başladığını, burada da R. isimli örgüt mahrem abisi ile görüşmelere devam ettiğini, 2012 yılında Ankara'ya istihbarat sınıfına gidince kendisini devrettikleri B. isimli şahısla görüşmelere devam ettiğini, B. isimli şahsın kendilerini sabit hatlardan arayarak iletişim kurduğunu, maaş almaya başladıklarında ...'ın talebi üzerine bir miktar para verdiklerini, kendilerine özel kuvvetlere başvurma konusunda telkinlerde bulunduğunu, sonrasında kendisini O. isimli şahsa devrettiğini, 2016 yılı Haziran ayına kadar görüşmelere devam ettiğini, hakkındaki aramaların R., B. ve F. tarafından yapılmış olabileceğini beyanla örgütle irtibatı ve iltisakı ile örgütteki konumu hakkında genel olarak hakkında yapılan tespitleri kabul ederek diğer örgüt üyeleri hakkında beyan ve teşhiste bulunduğu...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/4379
Karar No: 2024/16335
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... arih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İrtibat ve iltisak ile FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmasının değerlendirmesinin hatalı olduğu, hakkında herhangi bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, dava konusu işlem kapsamındaki isnadın niteliği açısından özel kastın gerekli olduğu, işlemediği bir suç sebebiyle karar verildiği, mevzuatımızda yer alan evrensel temel hukuk ilkelerinin göz ardı edildiği, hukuka ve hakkaniyete aykırı işlem tesis edildiği, idari işlemin uygulanmasında kamu yararının olmadığı, maksat yönünden mevzuata aykırı olduğu, FETÖ/PDY'nin silahlı terör örgütü olduğunun 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bu tarihten önceki faaliyet veya hareketler nedeniyle terör örgütü üyeliğiyle suçlanamayacağı, disiplin cezalarının neler olduğuna dair eylem ve cezaların ancak kanunla düzenlenebileceği, KHK ile belirlenemeyeceği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının aile üyelerine yönelik tespitler de ret kararına gerekçe olarak esas alınmış ise de, doğrudan davacıya isnat edilemeyecek olan aile üyeleriyle ilgili tespitlerin sadece bu haliyle FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilerek kesinleşen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
''... Sanık savunması, tanık beyanları, HTS kayıtları, Ankesör/Büfe Sorgu Raporu ve dosya kapsamında bulunan tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Sanık hakkında Y.C.'nin sanıkla aynı liseden mezun olduklarını, cemaatin desteği ile askeri okulları kazandığını, M.K.'nin sanıkla birlikte 2012 yılında Ankara ilinde... (...) isimli şahısla sohbetler yaptıklarını beyan ederek fotoğraf teşhis işleminde bulundukları,
Sanığın adına kayıtlı ... numaralı hattın 25/07/2011- 4/09/2012 tarihleri arasında 45 farklı günde toplam 64 kez arandığı, bu aramaların 47'sinde sanıktan önce veya sonra başka kişilerin de arandığı, bu aramaların bir kısmının ise asker şahıslarla ardışık şekilde olduğu, sanığın kullandığı hat ile Ankara ilinde 07/10/2012-02/11/2014 tarihleri arasında sabit hatlardan 37 kez arandığı, bu aramalardan 11/04/2013 tarihli aramada aynı hattan H.D., 28/04/2013 tarihinde M.K., 20/09/2013 tarihinde S.D., M.N.S., H.K., 27/09/2013 tarihinde H.D., 01/11/2013 tarihinde H.D., S.D., A.C., 02/11/2014 tarihinde S.D. ve H.D.'nin de ardışık şekilde arandıkları,
Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında özetle Lise 3 sınıfta örgüte ait evlere ders çalışma amacıyla gittiğini, burada aynı zamanda örgüt elebaşının videolarının da izletildiği sohbet adı verilen toplantılara katıldığını, kendisine ... kod isminin verildiğini, burada kendisinin Askeri okullara yönlendirildiğini, 2010 yılında Balıkesir Astsubay Meslek Yüksek Okulu'na başladığını, burada da R. isimli örgüt mahrem abisi ile görüşmelere devam ettiğini, 2012 yılında Ankara'ya istihbarat sınıfına gidince kendisini devrettikleri B. isimli şahısla görüşmelere devam ettiğini, B. isimli şahsın kendilerini sabit hatlardan arayarak iletişim kurduğunu, maaş almaya başladıklarında ...'ın talebi üzerine bir miktar para verdiklerini, kendilerine özel kuvvetlere başvurma konusunda telkinlerde bulunduğunu, sonrasında kendisini O. isimli şahsa devrettiğini, 2016 yılı Haziran ayına kadar görüşmelere devam ettiğini, hakkındaki aramaların R., B. ve F. tarafından yapılmış olabileceğini beyanla örgütle irtibatı ve iltisakı ile örgütteki konumu hakkında genel olarak hakkında yapılan tespitleri kabul ederek diğer örgüt üyeleri hakkında beyan ve teşhiste bulunduğu...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.