Danıştay5. DaireCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/4075 K.2024/13253
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4075
Karar No : 2024/13253
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ...
Vekili : I. Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmüne Kararname'nin Geçici 35.maddesinin 10.bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı zararının yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının olmadığı, terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal ediliği, tesis edilen işleme dayanak hususlar ayrı ayrı incelendiğinde, her birinin tek başına terör örgütüyle eylem birliği içinde olduğuna veya örgüte yardım etmeye, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütü desteklemeye yönelik kullanmaya yada kullandırmaya, örgütün propagandasını yapmaya delalet etmediği kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülmüştür.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;"... Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü yapılanması içerisinde bulunduğu, sanığın beyanında belirttiği gibi üniversite döneminde örgütün evlerinde kaldığı, örgütün düzenlemiş olduğu toplantılara katıldığı, zaman zaman bu toplantıları kendisinin düzenlediği, il imamı olduğu iddia edilen A.U.'nun bölgecilere vermesi gereken örgüt toplantılarını sanık ...'ın verdiği, doktor grubuna örgüt toplantıları düzenlediği, bu haliyle örgüt içerisinde "abla" olduğu toplantılarda himmet adı altında para topladığı, kendisinin Kuran Kursu öğreticisi olması sebebiyle örgütün kendisine başkaca bir görev vermediği, savunmasındaki ikrarı kapsamında çocuklarını 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi sonrası kapanana kadar FETÖ/PDY'ye müzahir Samanyolu Kolejine gönderdiği, sanığın FETÖ/PDY'ye müzahir şirketlerde 2004-2010 tarihlerinde çalıştığına dair SGK kaydının bulunduğu, bu şekilde Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mensubu olarak uzun yıllardan beri faaliyetlerini değişik eylemlerle sürdürdüğü, böylece eylemlerinin sürekli, devamlı ve yoğun olduğu sanığın örgütün hiyerarşik yapılanmasına bağlı olarak faaliyetlerini ve eylemlerini gerçekleştirdiği ve bu şekilde örgüt üyesi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri yönünden yapılan değerlendirilmede; sanığın bazı eylemleri ikrar ettiği ancak özünde inkara yönelik savunması bulunmaktadır. ..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi daha önce kabul edildiğinden, bu aşamada yatırılması gerekmediği halde yatırılan yargılama giderlerinin mahsup edildikten sonra varsa kalan ve tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4075
Karar No : 2024/13253
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ...
Vekili : I. Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmüne Kararname'nin Geçici 35.maddesinin 10.bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı zararının yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının olmadığı, terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal ediliği, tesis edilen işleme dayanak hususlar ayrı ayrı incelendiğinde, her birinin tek başına terör örgütüyle eylem birliği içinde olduğuna veya örgüte yardım etmeye, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütü desteklemeye yönelik kullanmaya yada kullandırmaya, örgütün propagandasını yapmaya delalet etmediği kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülmüştür.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;"... Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü yapılanması içerisinde bulunduğu, sanığın beyanında belirttiği gibi üniversite döneminde örgütün evlerinde kaldığı, örgütün düzenlemiş olduğu toplantılara katıldığı, zaman zaman bu toplantıları kendisinin düzenlediği, il imamı olduğu iddia edilen A.U.'nun bölgecilere vermesi gereken örgüt toplantılarını sanık ...'ın verdiği, doktor grubuna örgüt toplantıları düzenlediği, bu haliyle örgüt içerisinde "abla" olduğu toplantılarda himmet adı altında para topladığı, kendisinin Kuran Kursu öğreticisi olması sebebiyle örgütün kendisine başkaca bir görev vermediği, savunmasındaki ikrarı kapsamında çocuklarını 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi sonrası kapanana kadar FETÖ/PDY'ye müzahir Samanyolu Kolejine gönderdiği, sanığın FETÖ/PDY'ye müzahir şirketlerde 2004-2010 tarihlerinde çalıştığına dair SGK kaydının bulunduğu, bu şekilde Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mensubu olarak uzun yıllardan beri faaliyetlerini değişik eylemlerle sürdürdüğü, böylece eylemlerinin sürekli, devamlı ve yoğun olduğu sanığın örgütün hiyerarşik yapılanmasına bağlı olarak faaliyetlerini ve eylemlerini gerçekleştirdiği ve bu şekilde örgüt üyesi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri yönünden yapılan değerlendirilmede; sanığın bazı eylemleri ikrar ettiği ancak özünde inkara yönelik savunması bulunmaktadır. ..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi daha önce kabul edildiğinden, bu aşamada yatırılması gerekmediği halde yatırılan yargılama giderlerinin mahsup edildikten sonra varsa kalan ve tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.