‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2021/3874 K.2024/16353

Esas No: 2021/3874 · Karar No: 2024/16353 · Karar Tarihi: 25.10.2024
Özet: Uyuşmazlık, İdare Mahkemesinin davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kararının temyizinde, davacının mali ve özlük haklarının ödenmesini talep etmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkeme, temyiz isteğini reddederek, İdare Mahkemesinin kararının onamını sağlayarak davacının talebini kabul etmemiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/3874
Karar No: 2024/16353

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: Davalı idare bünyesinde İkm. Yzb. rütbesiyle görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki ceza kovuşturmasının Yargıtayda devam ettiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı halde kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu ve masumiyet karinesini ihlal ettiği, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimi ile hiçbir ilgisinin olmadığı, Anayasa'nın 38/6. maddesi gereğince kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulacağı ilkesinin ihlal edildiği ve aynı fiil nedeniyle iki ayrı ceza ile cezalandırılma yasağına aykırı davranıldığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''... Sanığın 2003 yılında Konya Selçuk Üniversitesini kazandığı, örgüt tarafından öğrenci evlerine yerleştirilerek 4 yıl boyunca örgütün öğrenci evlerinde kaldığı, bu süre zarfında her ne kadar sanık kabul etmese de; kendi içerisinde uyumlu ve ayrıntı yer, zaman içeren tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere örgütün sözde ev abiliği görevini üstlendiği, bu kapsamda ortaokul öğrencilerine ders çalıştırdığı, 2007 yılı Eylül ayında subaylık kursunu kazanması üzerine 2008 yılı Şubat ayında İstanbul ilinde piyade okulunda kurs aldığı, örgütün mahrem abisinin burada kendisi ile irtibat kurduğu ve belirli periyotlarla FETÖ/PDY terör örgütünün sohbet adı altındaki görüşmelerine katıldığı, 2008 yılı Ağustos ayında ikmal teğmen olarak mezun olduğu ve yine İstanbul ili Maltepe ilçesinde sınıf okuluna atandığı, burada da örgüt ile irtibatını devam ettirdiği ve devre arkadaşları ile grup halinde görüşmelere katıldığı, 2009 yılı Haziran ayında kura ile Ağrı ili Doğubeyazıt ilçesine atandığı, burada da örgüte bağlı şahıslar ile irtibat kurduğu ve 2012 yılı Haziran ayına kadar örgütsel görüşmelere iştirak ettiği, 2012 yılı Haziran ayında Ankara iline atandığı, yine tanık beyanıyla sabit olduğu üzere 2015 yılı yaz tatiline kadar örgüt abisi ile örgüt lideri Fetullah Gülen'in kitaplarının okunup CD'lerinin izlendiği gizli örgütsel görüşmelere katıldığı, kendi ikrarı ile de sabit olduğu üzere örgüt abileri ile ankesörlü sabit hatlardan iletişim kurduğu, bu hususun dosya kapsamındaki ardışık aramalarla da sabit olduğu, yukarıda açıklanan olayların tanıklar M.İ. ve A.M.'nin beyan ve teşhisleri ve sanığın etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu samimi ikrar içeren beyanları ile sabit olduğu...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?