Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2021/3673 K.2023/20210
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3673
Karar No : 2023/20210
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, Resmi Gazete'de yayımlanan OHAL KHK'larının TBMM tarafından 30 gün içerisinde onaylanmadığı, bu nedenle kamu görevinden çıkarma işleminin yasal dayanağının ortadan kalktığı, Anayasa'nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunmasının alınmadığı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü dahil yasa dışı hiçbir oluşum içerisinde olmadığı, SAY seviyesinde kodlandığı belirtilmiş ise de, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kart içerisindeki fişlemelere dayanılarak bir karar verilemeyeceği, himmet vermediği, mahrem yapılanma içerisinde bağlı olduğu bir zümre başkanı ya da öğretmenin olmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, eğitim hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, işkence ve insanlık dışı muamele yasağının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan davacıya ait; "... SANIK (DAVACI) MAHKEMEMİZDEKİ SAVUNMASINDA: 'Ben etkin pişmanlık kapsamında ifade vermek istiyorum, Lise öğrenimimi Kayseri Sümer lisesinde tamamladım, 1992 yılında polislik sınavlarına başvurdum, 1993 yılında polislik sınavlarını kazandım, 21 Haziran 1993 yılında İstanbul polis eğitim merkezinde eğitime başladım, 21 Aralık 1993 yılında mezun oldum, kura sonucu Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü Koruma Daire Başkanlığı'na atandım, 27 Aralık 1993 yılında 1 nolu koruma karakolunda göreve başladım. Ben Ankara'dan sonra 1997 yılında Siirt'e gittim, 1999 yılında askere gittim, 2002 yılında Mayıs ayında asker dönüşü yine Siirt Merkez Yeni Mahalle polis merkez karakolunda göreve başladım, orada çevik kuvvette çalışan A. isimli polis memuru benimle yakınlık kurdu, beni eve davet etti, bu şahıs Kırşehir Kaman'lı diye hatırlıyorum, soy adını P. diye hatırlıyorum ancak yanlış olabilir, bu şekilde sohbetlere başladım, sohbetlerde E.Ö. ve A.P. isimli polis memurları vardı, ilk başta beni ısındırmaya çalıştılar, 3-5 ay E. ve A. sadece bana sohbet verdiler, o dönemde Siirt'te seçimler olduğu için ben sohbetlere belli bir dönem katılamadım, bu seçim sonrasında 2003 yılında A. ve E. beni başka bir sohbet gruba yönlendirdiler, bu sohbeti yapan ve gruptan sorumlu olan kişi Kayseri Bünyan'lı olan ve Siirt Emniyetinde çalışan ismini hatırlayamadığım birisiydi, evrak arşivde çalışıyor olabilir, bu sohbet grubunda Hatay'lı çevik kuvvette çalışan İ. isimli bir polis memuru vardı, bu sohbette sadece ben ve İ. vardı, sohbeti yapan da Bünyan'lı olduğunu söylediğim şahıstı, başka birisi yoktu, 2004 yılında Kayseri'ye tayin oldum, 3-5 ay sonra Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli M.U. benimle irtibata geçti, beni kendisinin yaptığı sohbetlere davet etti, ben de katıldım, bu sohbet grubunda kimler olduğunu hatırlamıyorum, yaklaşık 3-4 kişi vardı, bir süre sonra beni kendi mahallemde bulunan yine polis memurlarının bulunduğu başka bir gruba aktardılar, buradaki sohbeti H. isimli Maraşlı soy ismini hatırlayamadığım, Melikgazi İlçe Emniyetinde çalışan sonradan komiser yardımcılığını kazanan kişi yapıyordu, bu sohbet grubunda F. isimli Kayserili ulaştırma şube müdürlüğünde çalışan polis memuru, Yenişehir Polis Merkezinde çalışan Z.A. isimli polis memuru, aynı karakolda birlikte çalıştığımız Ö.B., H.Y. vardı, bir müddet bunlarla sohbete devam ettik, 2008-2009 yılına kadar bu şekilde sohbete devam ettik, sonrasında Ö.B., H.Y., Z.A. sohbetlere devam etmediler, F. isimli şahıs yurt dışını kazanıp oraya gitti, bunun üzerine beni de Belsin'de bulunan başka bir sohbet grubuna dahil ettiler, orada grup sorumlusu ve sohbeti yapan İ.A. ya da A. isimli basın halka ilişkilerde çalışan polis memuru idi, sohbet grubunda A.G., N.G. isimli polis memurlarını hatırlıyorum, bu sohbet grubu kısa bir süre devam etti, sonra beni ... Mahallesinde bulunan başka bir sohbet grubuna aktardılar, burada sohbeti polis memuru değil dışarıdan 27 Mayıs Caddesinde bu yapıya ait bir yerde çalıştığını hatırladığım E.S. yapıyordu, genç idi, 20 li yaşlardaydı, SMA hastasıydı, sohbete M.A., M.U., M.K., H.Ş., S. isimli soy adını G. olarak hatırladığım kişi sohbet grubundaydı, bu sohbetin sorumlu kişisi bendim, E. haftalık olarak gelir sohbeti yapardı, ben grubu organize ederdim, bu bahsettiğim son sohbet grubu hatırladığım kadarıyla 2012 yılına kadar devam etti, M.U., H.Ş., M.K. belli bir süre sonra sohbeti bıraktılar, ben 2009 yılında Asayiş Şube biriminde çalışmaya başlamıştım, bundan dolayı 2012 yılında beni Asayiş Şube'de çalışanların grubuna aktardılar, buradaki sohbet grubunun sorumlusu asayişte çalışan A.A. idi, benim sohbete katılma dışında herhangi bir görevim yoktu, sohbet hocası olarak biraz önce bahsettiğim E.S.'nin abisi A.S. vardı, kendisini öğretmen diye hatırlıyorum, 17-25 Aralık sürecinde sohbet grupları dağılmaya başladı, ben daha sonra tayin istedim, 2014 yılı haziran ayında Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü Kepsut İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atandım, orada da 3-5 ay sonra polis okulundan sonradan vefat ettiğini öğrendiğim polis memuru yanıma geldi, ismini hatırlamıyorum, ilçede sohbet yapılmadığını ayda bir il merkezlerinde sohbet olduğunu söyledi, sonrasında il merkezinde oturan polis memuru olan M.Ş. benimle irtibata geçti, bir kaç kez beni ailecek sohbete çağırdı, kendisinin de bulunduğu 3-5 sohbete katıldım, bu sohbete sivilde öğretmen olan ismini hatırlamadığım kısa boylu bir şahıs geliyordu, sohbeti yapan bu kişiydi, sohbet grubunun sorumlusu M.Ş. idi, ismini hatırladığım polis memurları olarak H. isimli sonradan Diyarbakır'a baş polis olarak atandığını bildiğim şahıs ve trafik şubeden ismini hatırlamadığım bir şahıs vardı, ismi A. olabilir, ben 2015 yılı yaz aylarında bu sohbete gitmeyi bıraktım, o tarihten sonra bağlantım koptu, benimle de irtibata geçmediler. M.Ç.'yi tanımıyorum, veri inceleme raporunda ismi geçen S. isimli şahsı da tanımıyorum, C.Ç. Kepsut İlçe Emniyet Amirliğinde çalışan bir polis memuruydu, ben kendisini sohbetlere davet etmedim, kendisinin sohbetlere gidip gitmediğini bilmiyorum, ilçeden il merkezine sohbete tek başıma gidiyordum, aynı karakolda çalıştığım için onun veri inceleme raporunda öğretmeni olarak yazılmış olabilir, biraz önce bahsettiğim M.Ş. bütün ilçelerden sorumludur, o yazmış olabilir, H.Ş. ve H.A.'yı tanımam, İ.K. Kayseri Yenişehir Polis Merkezi'ne 2007 gibi geldi, ılımlı biriydi, ben o tarihte sohbete gelmesi için davet ettim, kendisi Mimsin bölgesinde oturuyordu, ben o bölgede oturan A.T.K. ile tanıştırdım, kendisiyle o ilgilendi, ben sonrasında ne yaptığını bilmiyorum, 2007 yılında dini duygularla bir heyecana katılıp bazı arkadaşları sohbetlere çağırdığım oldu. İ.K.'nin ifadesinde bahsettiği sohbet grubundaki M.G., H.Ş., H.A. başka bir sohbet grubunda bulunan kişilerdir, biraz önce bahsettiğim Mimsin bölgesinde bulunan sohbet grubuydu.' şeklinde savunmada bulunmuştur." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3673
Karar No : 2023/20210
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, Resmi Gazete'de yayımlanan OHAL KHK'larının TBMM tarafından 30 gün içerisinde onaylanmadığı, bu nedenle kamu görevinden çıkarma işleminin yasal dayanağının ortadan kalktığı, Anayasa'nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunmasının alınmadığı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü dahil yasa dışı hiçbir oluşum içerisinde olmadığı, SAY seviyesinde kodlandığı belirtilmiş ise de, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kart içerisindeki fişlemelere dayanılarak bir karar verilemeyeceği, himmet vermediği, mahrem yapılanma içerisinde bağlı olduğu bir zümre başkanı ya da öğretmenin olmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, eğitim hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, işkence ve insanlık dışı muamele yasağının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan davacıya ait; "... SANIK (DAVACI) MAHKEMEMİZDEKİ SAVUNMASINDA: 'Ben etkin pişmanlık kapsamında ifade vermek istiyorum, Lise öğrenimimi Kayseri Sümer lisesinde tamamladım, 1992 yılında polislik sınavlarına başvurdum, 1993 yılında polislik sınavlarını kazandım, 21 Haziran 1993 yılında İstanbul polis eğitim merkezinde eğitime başladım, 21 Aralık 1993 yılında mezun oldum, kura sonucu Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü Koruma Daire Başkanlığı'na atandım, 27 Aralık 1993 yılında 1 nolu koruma karakolunda göreve başladım. Ben Ankara'dan sonra 1997 yılında Siirt'e gittim, 1999 yılında askere gittim, 2002 yılında Mayıs ayında asker dönüşü yine Siirt Merkez Yeni Mahalle polis merkez karakolunda göreve başladım, orada çevik kuvvette çalışan A. isimli polis memuru benimle yakınlık kurdu, beni eve davet etti, bu şahıs Kırşehir Kaman'lı diye hatırlıyorum, soy adını P. diye hatırlıyorum ancak yanlış olabilir, bu şekilde sohbetlere başladım, sohbetlerde E.Ö. ve A.P. isimli polis memurları vardı, ilk başta beni ısındırmaya çalıştılar, 3-5 ay E. ve A. sadece bana sohbet verdiler, o dönemde Siirt'te seçimler olduğu için ben sohbetlere belli bir dönem katılamadım, bu seçim sonrasında 2003 yılında A. ve E. beni başka bir sohbet gruba yönlendirdiler, bu sohbeti yapan ve gruptan sorumlu olan kişi Kayseri Bünyan'lı olan ve Siirt Emniyetinde çalışan ismini hatırlayamadığım birisiydi, evrak arşivde çalışıyor olabilir, bu sohbet grubunda Hatay'lı çevik kuvvette çalışan İ. isimli bir polis memuru vardı, bu sohbette sadece ben ve İ. vardı, sohbeti yapan da Bünyan'lı olduğunu söylediğim şahıstı, başka birisi yoktu, 2004 yılında Kayseri'ye tayin oldum, 3-5 ay sonra Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli M.U. benimle irtibata geçti, beni kendisinin yaptığı sohbetlere davet etti, ben de katıldım, bu sohbet grubunda kimler olduğunu hatırlamıyorum, yaklaşık 3-4 kişi vardı, bir süre sonra beni kendi mahallemde bulunan yine polis memurlarının bulunduğu başka bir gruba aktardılar, buradaki sohbeti H. isimli Maraşlı soy ismini hatırlayamadığım, Melikgazi İlçe Emniyetinde çalışan sonradan komiser yardımcılığını kazanan kişi yapıyordu, bu sohbet grubunda F. isimli Kayserili ulaştırma şube müdürlüğünde çalışan polis memuru, Yenişehir Polis Merkezinde çalışan Z.A. isimli polis memuru, aynı karakolda birlikte çalıştığımız Ö.B., H.Y. vardı, bir müddet bunlarla sohbete devam ettik, 2008-2009 yılına kadar bu şekilde sohbete devam ettik, sonrasında Ö.B., H.Y., Z.A. sohbetlere devam etmediler, F. isimli şahıs yurt dışını kazanıp oraya gitti, bunun üzerine beni de Belsin'de bulunan başka bir sohbet grubuna dahil ettiler, orada grup sorumlusu ve sohbeti yapan İ.A. ya da A. isimli basın halka ilişkilerde çalışan polis memuru idi, sohbet grubunda A.G., N.G. isimli polis memurlarını hatırlıyorum, bu sohbet grubu kısa bir süre devam etti, sonra beni ... Mahallesinde bulunan başka bir sohbet grubuna aktardılar, burada sohbeti polis memuru değil dışarıdan 27 Mayıs Caddesinde bu yapıya ait bir yerde çalıştığını hatırladığım E.S. yapıyordu, genç idi, 20 li yaşlardaydı, SMA hastasıydı, sohbete M.A., M.U., M.K., H.Ş., S. isimli soy adını G. olarak hatırladığım kişi sohbet grubundaydı, bu sohbetin sorumlu kişisi bendim, E. haftalık olarak gelir sohbeti yapardı, ben grubu organize ederdim, bu bahsettiğim son sohbet grubu hatırladığım kadarıyla 2012 yılına kadar devam etti, M.U., H.Ş., M.K. belli bir süre sonra sohbeti bıraktılar, ben 2009 yılında Asayiş Şube biriminde çalışmaya başlamıştım, bundan dolayı 2012 yılında beni Asayiş Şube'de çalışanların grubuna aktardılar, buradaki sohbet grubunun sorumlusu asayişte çalışan A.A. idi, benim sohbete katılma dışında herhangi bir görevim yoktu, sohbet hocası olarak biraz önce bahsettiğim E.S.'nin abisi A.S. vardı, kendisini öğretmen diye hatırlıyorum, 17-25 Aralık sürecinde sohbet grupları dağılmaya başladı, ben daha sonra tayin istedim, 2014 yılı haziran ayında Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü Kepsut İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atandım, orada da 3-5 ay sonra polis okulundan sonradan vefat ettiğini öğrendiğim polis memuru yanıma geldi, ismini hatırlamıyorum, ilçede sohbet yapılmadığını ayda bir il merkezlerinde sohbet olduğunu söyledi, sonrasında il merkezinde oturan polis memuru olan M.Ş. benimle irtibata geçti, bir kaç kez beni ailecek sohbete çağırdı, kendisinin de bulunduğu 3-5 sohbete katıldım, bu sohbete sivilde öğretmen olan ismini hatırlamadığım kısa boylu bir şahıs geliyordu, sohbeti yapan bu kişiydi, sohbet grubunun sorumlusu M.Ş. idi, ismini hatırladığım polis memurları olarak H. isimli sonradan Diyarbakır'a baş polis olarak atandığını bildiğim şahıs ve trafik şubeden ismini hatırlamadığım bir şahıs vardı, ismi A. olabilir, ben 2015 yılı yaz aylarında bu sohbete gitmeyi bıraktım, o tarihten sonra bağlantım koptu, benimle de irtibata geçmediler. M.Ç.'yi tanımıyorum, veri inceleme raporunda ismi geçen S. isimli şahsı da tanımıyorum, C.Ç. Kepsut İlçe Emniyet Amirliğinde çalışan bir polis memuruydu, ben kendisini sohbetlere davet etmedim, kendisinin sohbetlere gidip gitmediğini bilmiyorum, ilçeden il merkezine sohbete tek başıma gidiyordum, aynı karakolda çalıştığım için onun veri inceleme raporunda öğretmeni olarak yazılmış olabilir, biraz önce bahsettiğim M.Ş. bütün ilçelerden sorumludur, o yazmış olabilir, H.Ş. ve H.A.'yı tanımam, İ.K. Kayseri Yenişehir Polis Merkezi'ne 2007 gibi geldi, ılımlı biriydi, ben o tarihte sohbete gelmesi için davet ettim, kendisi Mimsin bölgesinde oturuyordu, ben o bölgede oturan A.T.K. ile tanıştırdım, kendisiyle o ilgilendi, ben sonrasında ne yaptığını bilmiyorum, 2007 yılında dini duygularla bir heyecana katılıp bazı arkadaşları sohbetlere çağırdığım oldu. İ.K.'nin ifadesinde bahsettiği sohbet grubundaki M.G., H.Ş., H.A. başka bir sohbet grubunda bulunan kişilerdir, biraz önce bahsettiğim Mimsin bölgesinde bulunan sohbet grubuydu.' şeklinde savunmada bulunmuştur." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.