‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2021/3382 K.2024/16109

Esas No: 2021/3382 · Karar No: 2024/16109 · Karar Tarihi: 22.10.2024
Özet: Uyuşmazlık, 375 Sayılı KHK'nın geçici 35/B maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan kamu görevinden çıkarma işleminin iptali ihtiyacını içerir; mahkeme, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu ve kararın geçersiz olduğunu görerek timyizin iptali kararını vermiştir. Mahkeme, kararını verilen ilk derece mahkemesinin kararını onaylayarak, ilgili işlemin iptaline hükmetmiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/3382
Karar No: 2024/16109

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri: Av. ..., Av. ...

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 Sayılı KHK'nın geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İlk derece mahkemesinin, dava dilekçelerinde belirttikleri dava konusu işlemin şekil, amaç, sebep ve konuya ilişkin hukuka aykırılık iddialarını incelemeden karar verdiği, dava konusu işlemin idari işlemin unsurları bakımından hukuka aykırı olduğu, şahsının korku ile yalan ifadede bulunduğu, bu durumun yargı kararı ile ortaya konulduğu, bu nedenle daha önceki ifadelerine itibar edilerek karar verilemeyeceği, iş bu dosyada ceza davası dosyasının istenmesi gerektiği, kamu görevinden çıkarma işlemine ilişkin evrakta imzanın görülmediği, hakkında mahkumiyet kararı verildikten sonra güvenlik soruşturmasının tamamlanarak acil doktoru olarak atandığı, hakkındaki ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, kesinleşemeyen ceza mahkemesi kararına dayanılarak karar verilemeyeceği, dava dosyasındaki tüm aksi delillere rağmen ikrara dayanılarak karar verilemeyeceği, teknolojik verilerle masumiyetin ortaya konulduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının ceza yargılaması sonucu hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı; kaldı ki, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararının Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanununun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür.

Öte yandan, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyeliği olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?