Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/2860 K.2024/16765
Özet: Uyuşmazlık, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasını iptal etmesini, ilgili idari karar ve itinaf kararlarının bozulmasını talep etmesidir. Danıştay Beşinci Daire, temyizi reddederek idare dava dairesinin kararının onanmasını ve yanılandaki kararın geçerliliğini kabul etmiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/2860
Karar No: 2024/16765
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ...... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı ve kuvvetli bir suç delili olmadığı, örgüt mensubu olmakla suçlandığı, ceza dosyasında içeriği belirsiz HTS kayıtları olduğu görüşmelerin yer aldığı tabloda görüşme süresi bulunmadığından, aramaların ardışık, çakışık yada mükerrer olup olmadığının tespiti yapılamadığı, HTS kaydının örgütle bağı olduğunu göstermeyeceği, savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği, dava konusu kararın hukuka uygun olmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin... sayılı esasında görülen ceza davasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de davacının mahkûmiyet kararı henüz kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi; masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Öte yandan, davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla yargılandığı ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarihli, E:... K:... sayılı kararında yer alan "... Sanık hakkında düzenlenen 23/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda sanık adına kayıtlı ... ve ... nolu GSM hatlarının 01/01/203 - 31/12/2015 tarihleri arasındaki döneme ait HTS kayıtları, iddianame ve tespit tutanaklarında yer alan kayıtların analizi sonucunda; her iki telefon hattının da 2013-2015 yılları arasında sanık adına kayıtlı olarak kullanılığının tespit edildiği, her iki telefon hattının 2013-2015 yılları arasında baz istasyonlarını gösterir şekildeki HTS kayıtlarına göre kendi baz kayıtlarına göre sabit ankesörlü kamuya açık hatlar ile toplamda 14 adet iletişim kaydının bulunduğunun tespit edildiği her iki telefon hattının karşı baz kayıtlarına göre sabit ankesörlü kamuya açık hatlar ile toplamda yetmiş beş adet iletişim kaydının bulunduğu, HTS kayıtları incelendiğinde 13 farklı ankesör numarası üzerinden 75 adet iletişim kaydının bulunduğu, yapılan tespitlerin teknik olarak soruşturma aşamasındaki tespitleri kapsar şekilde ve uyumlu olduğunun tespit edildiği, söz konusu 13 farklı ankesör numarası üzerinden yapılan toplam yetmiş beş adet iletişim kaydının tablolu olarak gösterildiği, 42 adet iletişim kaydının arama zamanı, süresi ve yapısı itibariyle teknik olarak başarılı olduğu, ve sanığa ait her iki telefon hattı üzerinden de iletişim kurulduğu belirtildiği 10 adet iletişim kaydının ise mükerrer gözüktüğünden bahisle 5 adet tekil başarılı arama kaydı şeklinde ele alınması gerektiği; 23 adet iletişim kaydının çağrı girişimi olarak nitelendirilen 0 saniyelik arama kaydı olduğundan bahisle başarısız olduğu belirtilmiştir.
Dosyada mevcut 18 Şubat 2019 tarihli araştırma raporunun incelenmesinden söz konusu raporda sanığın ardışık aramalarına ilişkin tablolama ve tespitlerin yapıldığı, bu kapsamda sonuç itibariyle sanığın H.D. adına kayıtlı ... nolu telefon hattı ile 27 kez ardışık aramasının olduğu, Ö.S.B. adına kayıtlı ... numaralı telefon hattı ile 5 kez ardışık aramasının olduğu, F.B. adına kayıtlı ... nolu telefon hattı ile 3 kez ardışık, Ö.S. adına kayıtlı telefon hattı ile 2 kez ardışık aramasının olduğu ve S.A. ile... telefon hattı ile bir kez ardışık aramasının olduğu bu telefon hatlarının bazılarının örneğin GATA'da askeri öğrenci olan şahısların babalarına ait olduğu, söz konulardaki aramalardaki şahısların çoğunluğunun GATA Sağlık Astsubay Meslek Yüksek Okulu öğrencisi olduğu ve birkaç tanesinin ise yine askeri kimliği olan şahıslardan oluştuğu anlaşılmıştır.
Sanık mahkememiz huzurundaki ve aşamalardaki savunmalarında liseden sonra Gülhane Askeri Tıp Akademisi Sağlık Astsubay Meslek Yüksek Okulunu kazandığını, mezun olduktan sonra GATA'da hastane sağlık stajına başladığını, daha sonra ise Kocaeli Gölcük'e kurs için atandığını, devamında ise mesleğe atandığını belirtmiştir. ... nolu hattın kendisine ait olduğunu, 6-7 yıldır kendisinin kullandığını, bir de üzerine kayıtlı ... telefon hattının olduğunu bu hattı sadece kız arkadaşı ile görüşme için açtırdığını, daha sonra bir kenara koyup kullanmadığını ve kullanmadığını için kapatıldığını beyan etmiştir. Kendisine yapılan ankesörlü hatlardan aramaların hastaneye gelen irtibatlı hastalar olduğunu özellikle Ankaragüçlüler Derneğine mensup olduğu için maçlara dair irtibatlarının olduğunu, aramaların çoğunun lig maçlarının oynandığı günlere denk geldiğin, askeri okul komutanı K.Ç.'ın hedefinde olduğunu, kendisine bir çok kez disiplin cezası verdiğini, kendisi alkol kullandığı için bahanelerle ceza verdiğini belirtmiştir. Devamla sanık 19/12/2018 tarihli fotoğraf teşhis tutanağında Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne mensup olduğunu ve darbe girişiminde olduğunu beyan ettiği Üsteğmen rütbesindeki K.Ç. isimli şahsı fotoğrafından teşhis etmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; sanık her ne kadar K.Ç. isimli şahsı FETÖ-PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğundan bahisle teşhis etmiş ve hakkında ifade vermiş olmuş olsa da sanığın yukarıda ayrıntılarına yer verilen ardışık aramaları kabul etmemesi, bu aramaların örgütle olan bağına ilişkin mahkememiz nezdinde mantıklı bulunacak ve kabul edilebilecek nitelikte savunma yapmadığı bu itibarla sadece K.Ç. isimli şahsı teşhis etmesinin sanık lehine etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilmediği, bu itibarla HTS kayıtlarından sanığın cep telefonuyla sabit kontörlü telefonlarla yaptığı kendisi gibi GATA Sağlık Astsubay Meslek Yüksek Okulu öğrencileri ile ardışık görüşmeler dikkate alındığında örgütün mahrem hizmetler sınıfına tabi olduğu, TSK mensubu asker kimliğine rağmen FETÖ içerisinde bağlı olduğu mahrem imamı tarafından umuma açık yerlerde bulunan kontörlü telefonlardan aranmak suretiyle örgütsel görüşmeler yaptığı, örgütsel buluşma ve toplantılar için buluşma yer ve zamanı belirledikleri bu şekilde sanığın örgütle organik bağ içerisinde örgütsel hiyerarşiye katıldığı...
" şeklindeki tespit ve değerlendirmelerin bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/2860
Karar No: 2024/16765
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ...... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı ve kuvvetli bir suç delili olmadığı, örgüt mensubu olmakla suçlandığı, ceza dosyasında içeriği belirsiz HTS kayıtları olduğu görüşmelerin yer aldığı tabloda görüşme süresi bulunmadığından, aramaların ardışık, çakışık yada mükerrer olup olmadığının tespiti yapılamadığı, HTS kaydının örgütle bağı olduğunu göstermeyeceği, savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği, dava konusu kararın hukuka uygun olmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin... sayılı esasında görülen ceza davasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de davacının mahkûmiyet kararı henüz kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi; masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Öte yandan, davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla yargılandığı ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarihli, E:... K:... sayılı kararında yer alan "... Sanık hakkında düzenlenen 23/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda sanık adına kayıtlı ... ve ... nolu GSM hatlarının 01/01/203 - 31/12/2015 tarihleri arasındaki döneme ait HTS kayıtları, iddianame ve tespit tutanaklarında yer alan kayıtların analizi sonucunda; her iki telefon hattının da 2013-2015 yılları arasında sanık adına kayıtlı olarak kullanılığının tespit edildiği, her iki telefon hattının 2013-2015 yılları arasında baz istasyonlarını gösterir şekildeki HTS kayıtlarına göre kendi baz kayıtlarına göre sabit ankesörlü kamuya açık hatlar ile toplamda 14 adet iletişim kaydının bulunduğunun tespit edildiği her iki telefon hattının karşı baz kayıtlarına göre sabit ankesörlü kamuya açık hatlar ile toplamda yetmiş beş adet iletişim kaydının bulunduğu, HTS kayıtları incelendiğinde 13 farklı ankesör numarası üzerinden 75 adet iletişim kaydının bulunduğu, yapılan tespitlerin teknik olarak soruşturma aşamasındaki tespitleri kapsar şekilde ve uyumlu olduğunun tespit edildiği, söz konusu 13 farklı ankesör numarası üzerinden yapılan toplam yetmiş beş adet iletişim kaydının tablolu olarak gösterildiği, 42 adet iletişim kaydının arama zamanı, süresi ve yapısı itibariyle teknik olarak başarılı olduğu, ve sanığa ait her iki telefon hattı üzerinden de iletişim kurulduğu belirtildiği 10 adet iletişim kaydının ise mükerrer gözüktüğünden bahisle 5 adet tekil başarılı arama kaydı şeklinde ele alınması gerektiği; 23 adet iletişim kaydının çağrı girişimi olarak nitelendirilen 0 saniyelik arama kaydı olduğundan bahisle başarısız olduğu belirtilmiştir.
Dosyada mevcut 18 Şubat 2019 tarihli araştırma raporunun incelenmesinden söz konusu raporda sanığın ardışık aramalarına ilişkin tablolama ve tespitlerin yapıldığı, bu kapsamda sonuç itibariyle sanığın H.D. adına kayıtlı ... nolu telefon hattı ile 27 kez ardışık aramasının olduğu, Ö.S.B. adına kayıtlı ... numaralı telefon hattı ile 5 kez ardışık aramasının olduğu, F.B. adına kayıtlı ... nolu telefon hattı ile 3 kez ardışık, Ö.S. adına kayıtlı telefon hattı ile 2 kez ardışık aramasının olduğu ve S.A. ile... telefon hattı ile bir kez ardışık aramasının olduğu bu telefon hatlarının bazılarının örneğin GATA'da askeri öğrenci olan şahısların babalarına ait olduğu, söz konulardaki aramalardaki şahısların çoğunluğunun GATA Sağlık Astsubay Meslek Yüksek Okulu öğrencisi olduğu ve birkaç tanesinin ise yine askeri kimliği olan şahıslardan oluştuğu anlaşılmıştır.
Sanık mahkememiz huzurundaki ve aşamalardaki savunmalarında liseden sonra Gülhane Askeri Tıp Akademisi Sağlık Astsubay Meslek Yüksek Okulunu kazandığını, mezun olduktan sonra GATA'da hastane sağlık stajına başladığını, daha sonra ise Kocaeli Gölcük'e kurs için atandığını, devamında ise mesleğe atandığını belirtmiştir. ... nolu hattın kendisine ait olduğunu, 6-7 yıldır kendisinin kullandığını, bir de üzerine kayıtlı ... telefon hattının olduğunu bu hattı sadece kız arkadaşı ile görüşme için açtırdığını, daha sonra bir kenara koyup kullanmadığını ve kullanmadığını için kapatıldığını beyan etmiştir. Kendisine yapılan ankesörlü hatlardan aramaların hastaneye gelen irtibatlı hastalar olduğunu özellikle Ankaragüçlüler Derneğine mensup olduğu için maçlara dair irtibatlarının olduğunu, aramaların çoğunun lig maçlarının oynandığı günlere denk geldiğin, askeri okul komutanı K.Ç.'ın hedefinde olduğunu, kendisine bir çok kez disiplin cezası verdiğini, kendisi alkol kullandığı için bahanelerle ceza verdiğini belirtmiştir. Devamla sanık 19/12/2018 tarihli fotoğraf teşhis tutanağında Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne mensup olduğunu ve darbe girişiminde olduğunu beyan ettiği Üsteğmen rütbesindeki K.Ç. isimli şahsı fotoğrafından teşhis etmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; sanık her ne kadar K.Ç. isimli şahsı FETÖ-PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğundan bahisle teşhis etmiş ve hakkında ifade vermiş olmuş olsa da sanığın yukarıda ayrıntılarına yer verilen ardışık aramaları kabul etmemesi, bu aramaların örgütle olan bağına ilişkin mahkememiz nezdinde mantıklı bulunacak ve kabul edilebilecek nitelikte savunma yapmadığı bu itibarla sadece K.Ç. isimli şahsı teşhis etmesinin sanık lehine etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilmediği, bu itibarla HTS kayıtlarından sanığın cep telefonuyla sabit kontörlü telefonlarla yaptığı kendisi gibi GATA Sağlık Astsubay Meslek Yüksek Okulu öğrencileri ile ardışık görüşmeler dikkate alındığında örgütün mahrem hizmetler sınıfına tabi olduğu, TSK mensubu asker kimliğine rağmen FETÖ içerisinde bağlı olduğu mahrem imamı tarafından umuma açık yerlerde bulunan kontörlü telefonlardan aranmak suretiyle örgütsel görüşmeler yaptığı, örgütsel buluşma ve toplantılar için buluşma yer ve zamanı belirledikleri bu şekilde sanığın örgütle organik bağ içerisinde örgütsel hiyerarşiye katıldığı...
" şeklindeki tespit ve değerlendirmelerin bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.