Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/1571 K.2025/7049
Özet: (1) Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi B fıkrasında bahsedilen milli savunma bakanlığına ait bir işlemle kamu görevinden çıkarılmasına karşı şikayet açarak, o işlemin iptalini talep etmiştir. (2) Danıştay Beşinci Dairesi, davacının argümanlarının yasal ve temyiz gerekçelerine uymadığını belirterek, bölge idare mahkemesinin kararını onaylayarak davayı reddetmiş ve kararının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/1571
Karar No: 2025/7049
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usule ve esasa aykırı olduğu, savunmasının alınmadığı, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, sabit hatlı telefondan ve ankesörlü hatlardan ardışık aranma iddiasının gerçeği yansıtmadığı, HTS kayıtlarının aleyhe delil oluşturmayacağı, aleyhine tanık beyanının bulunmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın itiraz edilmeden kesinleştiği görülmüştür.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte bu durum ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin idari yargı merciilerince ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında değerlendirilmesine engel teşkil etmemektedir. Bu itibarla davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Sanığın lise eğitimi sırasında örgüte müzahir öğrenci evlerine gittiği, burada örgütün mahrem imamları ile görüştüğü, sanığın yine İzmir ilinde eğitim aldığı dönemde de örgütün mahrem imamları ile görüştüğü, örgütün askeri mahrem imamlarının sanık ile ardışık arama yöntemiyle irtibat kurdukları, bu hususun dosya kapsamında dinlenen tanık H.A. ve sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanlar ile sabit olduğu,
Dosyada mevcut 08/02/2021 tarihli ... İl Emniyet Müdürlüğü'nün ankesörlü aramalara ilişkin HTS Analiz tutanağına göre; ATAÇ kullanılarak İstanbul Ankesör/büfe havuzundan yapılan sorgulamada, sanığın adına kayıtlı ... numaralı GSM hatlarının ... nolu hatlardan arandığı, sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün mahrem askeri yapılanması içerisinde eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, sorumlu mahrem imam tarafından kendisinden hemen önce ya da sonrasında yine kendisi gibi Asker olan Y.S.Y. ve B.Ç. isimli şahıslarla bağlantı kurulduğu, FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde kendisi tarafından sorumlu mahrem imama belirtilen hat ile sorumlu mahrem imam tarafından sabit/ankesörlü hattan aranarak örgütsel faaliyetler ile ilgili irtibat kurulmaya çalışıldığı, bu kişiler hakkında FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında soruşturma ve kovuşturmaların bulunduğu, sanığın etkin pişmanlık kapmamında alınan savunmasında sabit hatlardan arandığını kabul ettiği, tüm bu hususların sanığın ikrarlı beyanları ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığı ..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında peşin olarak yatırılan harç ile posta gideri mahsup edildikten sonra varsa kalan ve tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/1571
Karar No: 2025/7049
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usule ve esasa aykırı olduğu, savunmasının alınmadığı, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, sabit hatlı telefondan ve ankesörlü hatlardan ardışık aranma iddiasının gerçeği yansıtmadığı, HTS kayıtlarının aleyhe delil oluşturmayacağı, aleyhine tanık beyanının bulunmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın itiraz edilmeden kesinleştiği görülmüştür.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte bu durum ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin idari yargı merciilerince ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında değerlendirilmesine engel teşkil etmemektedir. Bu itibarla davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Sanığın lise eğitimi sırasında örgüte müzahir öğrenci evlerine gittiği, burada örgütün mahrem imamları ile görüştüğü, sanığın yine İzmir ilinde eğitim aldığı dönemde de örgütün mahrem imamları ile görüştüğü, örgütün askeri mahrem imamlarının sanık ile ardışık arama yöntemiyle irtibat kurdukları, bu hususun dosya kapsamında dinlenen tanık H.A. ve sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanlar ile sabit olduğu,
Dosyada mevcut 08/02/2021 tarihli ... İl Emniyet Müdürlüğü'nün ankesörlü aramalara ilişkin HTS Analiz tutanağına göre; ATAÇ kullanılarak İstanbul Ankesör/büfe havuzundan yapılan sorgulamada, sanığın adına kayıtlı ... numaralı GSM hatlarının ... nolu hatlardan arandığı, sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün mahrem askeri yapılanması içerisinde eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, sorumlu mahrem imam tarafından kendisinden hemen önce ya da sonrasında yine kendisi gibi Asker olan Y.S.Y. ve B.Ç. isimli şahıslarla bağlantı kurulduğu, FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde kendisi tarafından sorumlu mahrem imama belirtilen hat ile sorumlu mahrem imam tarafından sabit/ankesörlü hattan aranarak örgütsel faaliyetler ile ilgili irtibat kurulmaya çalışıldığı, bu kişiler hakkında FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında soruşturma ve kovuşturmaların bulunduğu, sanığın etkin pişmanlık kapmamında alınan savunmasında sabit hatlardan arandığını kabul ettiği, tüm bu hususların sanığın ikrarlı beyanları ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığı ..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında peşin olarak yatırılan harç ile posta gideri mahsup edildikten sonra varsa kalan ve tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.