‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2021/1398 K.2024/21974

Esas No: 2021/1398 · Karar No: 2024/21974 · Karar Tarihi: 19.12.2024
Özet: (1) Davacı, 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasının ardından göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurmuş, ancak bu başvuru reddedilmiştir; (2) Danıştay 5. Daire Başkanlığı, İdare Mahkemesi’nin kararını bozmuş ve davacının yaptırımının haksız çıkardığını, göreve iade talebinin geçerli olduğunu kabul etmiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/1398
Karar No: 2024/21974

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla hakkında yapılan soruşturma sonucunda; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarihli Soruşturma No:..., Karar:... sayılı kararıyla "Şüphelinin Zabıt Katibi olarak göreve başladığı 2013 yılı Mayıs ayı itibariyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gerçek yüzünü göstermeyip cemaat ya da hizmet hareketi olarak bilinmesi, muhafazakar toplumun bir çok ferdinin diğer cemaatler gibi bu cemaatin de sohbet adı altında yaptığı programlara katılmakta beis görmemeleri, devlet erkanının da cemaatin bir çok programına katılıp bir çok faaliyetini övmeleri, cemaat olarak bilinen yapının devlet içine gizlenmiş bir örgüt mahiyetinde olduğunun ortaya çıkması sonrasında Şüphelinin yapıya hizmet etmeye yönelik herhangi bir eylemin tespit edilmemiş olması, Şüphelinin görevi olan Zabıt katipliği süresince örgüte faydalı herhangi bir iş yaptığına bu bağlamda örgüte bağlı çalıştığına dair bir tespit edilemeyip tanık A. G.'ün ifadesinde yalnızca Kuran öğrenmek ve sohbet amacıyla kendisinin ve ...'un Kuran dersi niteliğinde olduğunu beyan ettiği programlara katıldıklarını ifade etmesi, F. A.'ın Şüpheli ...'un örgütün Kumru ilçe ablası olan kişiden Zabıt Katipliği mülakatları öncesi referans talebinde bulunduğu yönündeki beyanı doğru olsa bile cemaat olarak bilinen yapının gizli yüzünü ortaya çıkmadığı bir dönemde cemaat olarak bildiği yapı ile tanışıklığı olan Şüphelinin kurumlarda etkin gücü olduğnu bildiği bir yapının içerisindeki kişiden yardım istemesinin ülkemiz şartlarnıda olağan karşılanabilir olması itibariyle Şüphelinin, sempatizanlık boyutunu aşarak üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyesi olma suçunu işlediğini gösterir kamu davası açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığı anlaşılmıştır." şeklinde karar verildiği, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının dayanağı olarak tanık A.G.'nin örgüt toplantılarına katıldığını beyan ettiği, davacının zabıt katibi olmadan önce dönemin Kumru İlçesi sorumlusu olan kişiden referans olmasını istediği, o kişinin de başvurucuya referans olduğu, örgütle irtibat ve iltisakının olduğunun kurumunca değerlendirildiğine yönelik iddiaların yer aldığı, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin dava dosyasında bir delil bulunup bulunmadığından, Mahkemelerinin 28/11/2019 tarihli ara kararıyla davalı idareden bilgi ve belge istenilmesine karar verildiği, anılan ara karar cevabı ile davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında en son çalıştığı kurumda beraber çalıştığı A.O.Y, S.Y., F.K., O.G., Y.K., H.A., S.D. ve F.A'nın ifadesinin alındığı ve ilgililerin beyanlarında davacının örgütle irtibat ve iltisakının olmadığı şeklinde beyanlarda bulunduğunun görüldüğü, ayrıca en son çalıştığı kurumdan gelen 'Ek Kanaat Raporu'nda da FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının olduğu hususunda tam bir kanaate varılamadığının belirtildiği, bu durumda, davacının ByLock isimli programı kullanmadığı, ayrıca Bank Asya'da hesabının bulunmadığı, örgüte irtibat ve iltisakı nedeniyle kapatılan dernek veya sendikaya üye olmadığı, bir dönem toplantılara gittiğine ilişkin tanık A.G'.nin dışında bir bilginin bulunmadığı, davacının en son çalıştığı kurumdaki personellerin davacı aleyhine bir ifadesinin olmaması ve davacının en son çalıştığı kurumun amirlerinin de FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin tam bir kanaate ulaşılamadığının belirtilmesi, ayrıca Mahkemelerinin ara kararına cevaben sunulan bilgi ve belgelerde de FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakını ortaya koyan herhangi bilgi ve belgenin de dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından, davacının kamu görevine iade talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; FETÖ/PDY’nin kuruluşundan 15 Temmuz 2016 sürecine kadar örgüt lideri Fetullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek için hareket ettiği, FETÖ/PDY tarafından Devletin tasarrufunda bulunması gereken kamu gücünün kendi örgütsel çıkarları lehine kullanıldığı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlü olduğu, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal eden kişilerin kamu kurumları bünyesinde görevlerine devam etmelerinin hukukun üstünlüğü, demokrasi, insan hakları ve Devletin güvenliği açısından büyük bir tehdit oluşturduğu, FETÖ/PDY terör örgütünün Devlet içerisindeki mensuplarının Anayasa ve kanunlar uyarınca kamu görevlisi sıfatıyla uymak zorunda oldukları sadakat, tarafsızlık ve eşitlik gibi en temel ilkeleri örgütsel ve gizli bir dayanışma ile çiğneyerek kamuda görevlerini sürdürme imkânını kendi fiilleriyle ortadan kaldırdığı, terör örgütleri veya MGK’ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile ilgili personel arasındaki bağın sübut derecesinde ortaya konulmasının aranmadığı, böyle bir bağın olduğunun değerlendirilmesinin yeterli görüldüğü, kamu görevlisi olan davacının katlanması gereken külfet ve sorumluluklardan birisinin de Devlete karşı sadakat yükümlülüğüne uymak olduğu, davacının adalet hizmetinin yürütüldüğü birimlerde çalışması, işin niteliğinin çok önemli ve gizlilik barındırması, hiçbir şekilde bağımsızlığının ve tarafsızlığının zedelenmemesi gerektiği, yapılan inceleme ve araştırmalarda davacının örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği ve FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunun değerlendirildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
1) Genel Olarak
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, yüzlerce asker, polis ve sivil vatandaşın şehit, binlercesinin de yaralanarak gazi olmasına neden olan bu hain darbe teşebbüsü Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.

Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.

MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 19/07/2018 tarihinde sona ermiştir.

08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 7088 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşan 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin, 17/03/2023 tarih ve 32135 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26/10/2022 tarih ve E:2018/82, K:2022/126 sayılı kararıyla, 7088 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.

2) Davacıya İlişkin Süreç
Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.

Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

Diğer yandan, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı ile ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararlarıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.

B) İNCELEME VE

GEREKÇE:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının... sayılı soruşturması kapsamında, "..." kod adlı gizli tanığın Savcılık makamına başvurarak himayesindeki dijital materyalleri teslim etmesi üzerine, emniyet birimleri ve adli makamlar tarafından yapılan incelemeler neticesinde, söz konusu dijital materyaller içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün Adalet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri kapsamında Adalet Bakanlığı kadrolarına yerleştirmek istediği (hâkim ve savcılar dışındaki) personeli örgüte yakınlığı yönünden kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşıldığı anlaşılmıştır. Örgütün, Adalet Teşkilatındaki kodlama sistemi hakkındaki bu bilgi ve belgeler incelenerek kodlama verisinin adli makamlara intikali sürecinin, kodların ne anlama geldiğinin, kodlama sisteminin nasıl işlediğinin, verilerin hukuki niteliğinin ortaya konulması ve buradan hareketle kodlama verilerinin iltisak ve irtibat yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.

1- Kodlama (Test Seviyesi/Test Derecesi) Verisinin Adli Makamlara İntikal Süreci
Kodlama verilerinin adli makamlara intikal sürecinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında "..." kod adlı gizli tanığın dijital materyalleri teslim etmesiyle başladığı anlaşılmıştır.

... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve... Değişik İş sayılı kararıyla “...” (K) isimli şahıs tarafından flash bellek olarak teslim edilen dijital materyaller üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; bu materyallerin Adalet Bakanlığı'na 2012 ve 2013 yıllarında 3 (üç) ayrı dönemde zabıt katibi, mübaşir, bilgisayar-elektrik-makine mühendisi, şoför, sosyolog, psikolog, infaz koruma memuru v.b. alımına yönelik müracaatta bulunan tüm şahısların bilgilerini içerdiğinin, örgütün mahrem sorumluları aracılığıyla Adalet Bakanlığı kadrolarına yerleştirilmek istenen şahıslar hakkında örgüt içerisindeki referansları, örgüt içi mülakat notları ve araştırmalar neticesinde örgüte olan bağlılıkları derecelendirilerek kod/test seviyesi verildiğinin, başvuranların bulunduğu ham listeler ile örgüte iltisaklı şahısların listelerinin FETÖ/PDY terör örgütü mahrem sorumlularınca birleştirildiğinin, suç unsuru olarak değerlendirilmesi talimatı verilen excel dosyaları hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığınca yapılan incelemede kodlama/test seviyesi/test derecesi bilgileri haricinde örgüt mensubu şahıslara ait kimlik, boy, kilo, eğitim durumu, irtibat numarası (GSM numarası), KPSS sınav ve klavye vuruş puanları vb. türünden bilgilerin, örgüt mensubu şahıslara örgüt içerisinden referans olan yine örgüte iltisaklı şahısların isim, kod isim ve irtibat (GSM) bilgilerinin ve kodlama/test seviyesi/test derecesi verilen örgüt mensubu şahıs ve aile bireyleri hakkında örgüt tarafından yapılan açıklama ve değerlendirmeleri içeren bilgilerin de yer aldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında tespit edilen Adalet Bakanlığı kadrolarına yerleştirilmesi düşünülen personele ilişkin örgüt içi söz konusu kodlama verilerine yönelik olarak, verileri teslim eden gizli tanık ...'un beyanlarına başvurulmuştur.

Gizli tanık ...'un 26/02/2021 tarihli ifadesinde, “Ben daha önce birçok kez adli makamlarına ifade vermiştim. 2016 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etmiş olduğum flash bellek içerisindeki verilerle ilgili ayrıntılı olarak ifade vermek istiyorum ... Ben 2012 yılında örgütten ayrılmaya karar verdikten sonra bu örgütün faaliyetleri ile ilgili bilgi belge toplamaya karar verdim. O dönem Ankara’da görev yapmıyordum. Ancak Ankara’da görev yaparak örgütün ileri gelenleri ile irtibat kurmamın daha kolay olacağını düşündüm. Bu örgütün içerisinde yükselmek istiyorsan katalog yoluyla örgüt içi bir evlilik yapmak gerektiğini öğrenmiştim. Bende bu şekilde bir evlilik yaptım. Örgüt içerisinde bu şekilde ilerlemek kolaydı. Sonrasında 2012 Haziran aylarında Ankara iline tayin oldum. 2012 yılı içerisinden itibaren Adliye Yapılanması içerisinde örgüt tarafından görevlendirildim. Bu tarihten itibaren geçmişte ... kod adını kullanan ve sonrasında aldığı görev itibari ile ... kod adını kullanan E.K. isimli şahıs İç Anadolu Adliye Talebe Mesullüğü görevini yürütüyordu. (İç Anadolu Bölge Adliye Talebe Mesulü: Ankara merkezli olmak üzere toplam 23 ya da 24 ilden oluşmaktadır.) Her ilin Adliye Talebe Mesulü ayrıdır. Bu kişiler illerinde Hakim- Savcı dışında Adalet Teşkilatına personel alımlarından sorumlu kişilerdir. Bu kişiler örgütün bölgelerinde görevli “Mezuncu” olarak adlandırılan şahıslarla birlikte hareket ederler. Mezuncu kamuya yerleştirilecek adayları belirler, örneğin o bölge içerisinde Adalet Teşkilatı alım yapacağı zaman mezuncu kendisine bağlı olan şahıslardan Adalet teşkilatına yönlendirilecekleri belirler ve İl Adliye Talebe Mesulüne bu şahısları iletir. Bu şahısların değerlendirilmesi ve derecelendirmesi işini ya İl adliye talebe mesulü veya İl Adliye İmamı ya da ikisi birlikte yapar. Ancak İl Adliye Talebe Mesulü kısmen İl Adliye İmamına bağlı olmakla birlikte asıl hesabı Bölge Adliye Talebe Sorumlusuna verir. Yani o dönem tüm illerdeki il talebe mesulleri alım yapılacağı zaman listelerini dereceleri (test seviyeleri) ile birlikte oluşturur ve E.K.’a teslim eder. İç Anadolu Bölge Adliye Talebe Sorumlusunda oluşturulan bu listeyi kendi bölgesi üzerinden hazırlar ve ülke geneli diğer bölgeler ile birlikte birleştirerek ülke geneli alım havuzu oluşturulur. E.K. Ankara merkezli olduğu için diğer bölgelerin listelerinde E.K.’da toplanır. Ben bu listeleri ifademin devamında ayrıntılı anlatacağım. 2012 ve 2013 yıllarında örgüt içerisinde bulunduğum konum ile ilgili olarak Sincan Adliye İmamı ... kod isimli H.M., ... kod isimli Ankara Dar Bölge İmamı B.Ü. ve E.K.'ın dizüstü şeklindeki bilgisayarından değişik tarihlerde flash belleğime kopya etmek suretiyle aldım. H.M. her hafta gelen yeni kişilere mülakat yapıp, yaptığı mülakat listesini E.K.’a ulaştırmam için bana veriyordu. H.M.’den bu şekilde bilgileri alıyordum. E.K.’ın sorumluluğunda bulunan her il bu şekilde listeler getirip E.K.’ın bilgisayarına yükleniyordu. E.K.’ın bilgisayarından bilgileri değişik tarihlerde şu şekilde aldım. Bir defasında kendisi namaz kılıyorken excelde Sincan ili ile alakalı kontroller yaparken bilgisayarda o anda olan bilgileri kendi flaşıma kopyaladım. Yanılmıyorsam bu 2012 yılı sonlarındaydı. Yine Sincan ili ile ilgili veri girişi yaparken veya kendi flaşıma veri alırken o anda bilgisayarda olan bilgileri yine kendi flaşıma kopyaladım. Bazen de E.K. benim on parmak klavye yazmamdan dolayı biraz da excel bilgimden dolayı listeleri il bazında ekleme veya sıralama yapmam için toplantı esnasında bilgisayarı bana verip işlem yaptırtıyordu. Bende bu esnada kendi flaşıma bilgisayardan listeleri habersiz bir şekilde kopyalıyordum. Bu şekilde birçok farklı flash ve SD kart kullandım. Aldığım verileri genel olarak örgütün bana vermiş olduğu diz üstü bilgisayarı kullanarak, flash bellek veya SD kart takılabilen flash bellekler aracılığı ile başka flash belleklere çoğaltıyordum SD kart yada flash belleklerde kopya şekilde duruyordu. Bu verileri bilgisayara kaydetmemeye özen gösteriyordum, bunun nedeni topladığım verilerin örgüt tarafından öğrenilmemesi için aldığım tedbirdir. Ben 17-25 Aralık sürecinde örgüt aleyhine ve örgütü deşifre edici şekilde mektuplar yazıp bu konuda haberler yapılmasını sağladıktan sonra bu haberlerin kaynağının ben olduğumu örgüt öğrenince, 2014 yılı Ocak ayının ilk haftasından itibaren Nevşehir il imamlığı yapmış olan A.Ç. evime geldi ve benden örgütün daha önce bana örgütsel faaliyetlerde kullanmak için verdiği dizüstü bilgisayarı yani örgüt bilgisayarını benden aldı. Şu an elimde o dizüstü bilgisayar yoktur. Bende o tarihten itibaren kendime ait çeşitli bilgisayarlar vasıtası ile bu verileri anlattığım yöntemle elimde bulundurdum. 2016 yılı Ağustos ayında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ifade vermek için kendi rızam ile gittiğimde yukarıda bahsettiğim şekilde değişik tarihlerde ve farklı şahıslardan temin etmiş olduğum örgütsel nitelikli tüm bilgi belgeleri “... ANKARA ... NOLU ŞUBE” VE “1995” ibareli flash içerisinde toplayarak ifademe ek olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına teslim ettim. Bu flash bellek içerisinde yer alan JPG formatında değiştirme tarihi 2010 ve 2011 yılı olan “D.Z.”, “E.B. 001”, “E.B. 002” ve “d.c.” isimli dosyalar adı geçenlerin kimlik fotokopileridir. Bu kimlik fotokopilerini Adil kod ismini kullanan Ö.K. isimli kişi patates hatlar almam için bana göndermişti. Şahısları tanımam, ancak Ankara ili Abidinpaşa semtinde bulunan T.T. isimli Turkcell mağazasına gittiğimde, ellerinde başka kimlikler bulunduğunu ve bu kimlikler üzerinden hat vereceklerini söyleyerek yaklaşık 3 adet patates olarak nitelendirilen alakasız şahıslar üzerine kayıtlı örgütsel faaliyetlerde kullanılmak üzere GSM hattı ile tuşlu ... marka 10-15 adet te cep telefonu cihazı alarak bunların hepsini E.K.’a teslim ettim. Başkası adına çıkartılan bu GSM hatları örgüt içerisinde mahrem olarak görev alan şahısların örgütsel faaliyetlerinde kullanmaları amacı ile çıkartılmaktadır. Flash bellek içerisinde yer alan ve kişi listelerinin bulunduğu veriler büyük çoğunlukla 2012 yılı sonu ve 2013 yılı başlarında Adalet Teşkilatı içerisinde açılacak personel alımına yönelik sınavlara hazırlanan şahıslara ait listelerdir. Adalet Bakanlığınca o tarihlerde hemen hemen her yıl personel alımı yapılmakta olup, alım yapılacağı tarih sonradan duyurulur, örgüt ne zaman alım yapacağını bilir, bu bilgiyi biz duyuru yapılıncaya kadar bilmeyiz, ama örgüt yapılacak alımlardan önce Adalet teşkilatına yerleştireceği personellerin belirlenmesine yönelik sürekli çalışmalarını, değerlendirmelerini ve hazırlıklarını devam ettirir. Flash bellek içerisindeki bu listeler de sınava hazırlık aşamasını gösterir. Örnek olarak verilerden “ALM PERSO 13 5 kat27 MART” isimli tablo, Adalet Bakanlığının Türkiye genelinde alımı düşünülen değişik kadrolara müracaat eden örgütle bağlantılı veya herhangi bir bağlantısı bulunmayan şahısları kapsayan listedir. Yine flash bellek içerisindeki tabloların çoğu örgütün yapılanmasında Sincan ili olarak belirlenen bölgeden bu açılacak personel alımlarına hazırlanacak şahıslarla ilgili değerlendirmeler ve yapılan çalışmaları kapsamaktadır. Ben de Sincan ilinde görevli olduğumdan sadece Sincan il’i ile alakalı listelerin oluşturulmasında benim dahlim söz konusudur. Diğer illerde hazırlanan listelerde benim dahlim ve bilgim yoktur. Sınavın yapılacağı tarihe kadar yani listelere son şekli verilinceye kadar tespit edilen kişiler üzerinde değerlendirmeler yapılmaya devam edilir, sınavlara girmesi düşünülen örgütle iltisaklı olduğu tespit edilen şahıslar hakkında örgüte bağlı istihbari makamlarda görevli şahıslara listeler gönderilir, listedeki şahıslar ve aileleri hakkında istihbari nitelikteki bilgiler temin edilir. Bu listelere Mezuncular, Adliye Talebecileri ve Adliye İmamları birlikte ayrıntılı olarak çalışarak, derlenen bilgiler doğrultusunda oluşturulan listedeki şahıslardan çıkartılanlar veya listeye yeni eklemeler yapılır, şahıslar hakkında yapılan örgüte bağlılığını gösteren derecelendirmeler ve değerlendirmeler de değişebilir. Bu değerlendirme ve derecelendirmeler zaman zarfında her alım çalışmasında değişebilir, zira FETÖ’ye iltisaklı olmayan bir şahıs başka cemaatten ise önce 6 olarak kodlanır, daha sonraki aşamalarda bu şahıs ile ilgili yapılan çalışmalar sonucunda şahsın FETÖ’ye kazandırılması aşamalarında 3, 3A, 4, 4A gibi aşamaları kazanarak başka bir listede farklı kodlanabilir. Aynı şekilde FETÖ örgütünün içinde bulunupta 3, 3A, 4, 4A gibi seviyelerde olan ve FETÖ örgütünce bağlılığını kaybeden şahıslarda FETÖ örgütünün temsil etmeyen başka bir kod alabilir. Bu değerlendirme aşamasında kişinin derecesi arta bilir yada eksilebilir. Buna FETÖ Adliye yapılanmasında yer alan grup mesulü, mezun mesulü, talebeci, Adliye imamı gibi örgüt sorumluların kollektif çalışması karar verilirdi. Bu aşamaların sonunda nihai liste oluşturulur. Adalet teşkilatına yerleştirilmesi düşünülen şahıslardan en çok Zabıt Katiplerine önem verilir ve zabıt katibi alımı yapılırken 5A, 5, 4A, 4, 3A, 3 şeklinde öncelik sırası yüksek derecelilere verilerek alınacak şahıslar belirlenir. Bu şahıslar zabıt katibi olarak işe alınmaları yönünde klavye eğitimi vb. gibi özenli bir eğitim aşamasından geçirilir, bunun nedeni ise Adalet Teşkilatında görev yapan örgütle iltisaklı Hakim ve Savcılardan sonra istihbari bilgi toplayacak en önemli şahıs zabıt katipleridir, dereceleri 5A olan zabıt katipleri altında bulunan 5 ve 4 dereceli zabıt katiplerinden derlediği istihbari verileri bağlı bulunduğu örgüt sorumlusuna teslim etmektedir…" yönünde beyanda bulunduğu;
Gizli tanık ...'un aynı soruşturma kapsamındaki 05/08/2016 tarihli ifadesinde, "... Çankaya İl Mezun Mesulü beni zabıt katibi mesulü yaptı, Çankaya'ya bağlı 3 tane Eyalet Mezun Mesullüğü vardır. Bunlar Altındağ, Yıldız ve Kızdaydı. Ben hem Çankaya İl Mezun Mesullüğüne hem de Altındağ Eyalet Mezun Mesullüğüne bağlıydım. Bu görevim 2010 yılının başlarında başlamıştır. Zabıt katipliği için FETÖ ye bağlı dersanelerden, bölge evlerinden bilgiler temin edilir ve bu kişiler aranarak sınav için yardımcı olunacağı belirtilip cemaatin evine çağrılır, aynı şekilde derecelendirme yapılıp mülakat gerçekleştirilir. Ev sohbetleri olur ve FETÖ ye bağlı okullarda klavye eğitimi verilir, bu şekilde sınava hazırlanmaları sağlanırdı. Biz genellikle hoşderede ki A. okulunda bunu yapardık. Daha sonra sınav öncesi kimin hangi il için başvuracağı belirlenir ve o kişiye o il için başvuruda bulunması talimatı verilir bu şekilde gerçekleşirdi. Belirlenen il mezuncusu da bu isimleri FETÖ'nün Adalet İmamına bildirir ve kazanmaları sağlanır. Kazandıktan sonra da devir işlemi yukarıda belirttiğim gibi aynı şekilde olur. Bu illerde göreve başlayan o ilde ki Adalet İmamına bağlı olarak, 3'er -5'er kişi aynı evde kalır. Bu evlerden sorumlu olanlar mesul imamlardır bu imamlarda o ilin Adliye İmamına bağlıdır. Bu evlerde aynı şekilde propaganda faaliyetleri yürütülür. Bu katipler artık örgütün emrindedir. Ben bu dönemde 20 ye yakın zabıt katibinin takibini yaptım." yönünde; 08/08/2016 tarihinde devam ettiği ifadesinde, "... Ben de bu dönemdeki zabıt katipliği sınavına girdim. ... Adalet teşkilatı başındaki ... kod ve ... veya ... kod isimli imamlar benim Adalet teşkilatı içinde görev almamı istediler. Diğer sınava girecek olanlarda olduğu gibi benim de hangi Komisyon sınavına gireceğim bu şahıslar tarafından belirlenmişti. Zaten hangi komisyonun sınavına gireceği şahsın isteğine bırakılmıyor örgüt tarafından belirleniyordu. Mevcut derecesine göre bu belirleme yapılıyordu. Ben Nevşehir zabıt katipliği ve Silivri Cezaevi katipliğine girdim, ikisini de kazandım. Örgüt tarafından Nevşehir uygun görüldü, ben burada göreve başladım. Benim girdiğim Nevşehir komisyon sınav öncesi Nevşehir'in adli imamı olan sonraki aşamada açıklayacağım O.K. isimli MEB Nevşehir İl Müdürlüğünde Fatih projesi kapsamında çalışan memur veya bilgisayar öğretmeni olan kişi tarafından bana mülakat sorularak internet üzerinden gönderilmişti. Ben sınava girdiğimde bu sorular sorulmadı. ... Ancak giren diğer adaylara bana önceden verilmiş soruların sorulduğunu biliyorum. Ben Nevşehir Komisyon Başkanı A.Ş. tarafından ismim kendisine verilerek işe alındığımı düşünüyorum.... Ancak biz bu şekilde evlerde kalan ve sınava girecek kişilere sınav öncesinde mülakatta nasıl davranacakları, nasıl oturup kalkacakları, nasıl konuşacakları yönünde mülakat eğitimi veriyorduk. Hatta takım elbiseleri ile mülakat öncesi bir prova da yaptırıyorduk. Ben yukarıda belirtmiş olduğum zabıt katipliği mesulleri olan kişiler ile birlikte Çankaya il mezun mesulü ... kod isimli Y. ile ... binada bulunan cemaat evlerinde toplantılar yapıp bu zabıt katiplerinin durumlarını değerlendirirdik. ... Ben o dönemde Nevşehir adliyesinde zabıt katipliği de yaptığım için hem mezuncuydum hem de adliye talebe mesulüydüm. Adliye talebe sorumluluğuna "..." ismide verilmişti. Dolayısıyla bana o dönemde zekai sorumlusu da deniliyordu. Hem mesullük, hem de adliye imamlığı kapsamında bu listeler değerlendiriliyor en son Ankara da bulunan ve adliye imamlığı konusunda ikinci adam olan ... (...) kod tarafından bu listeler toparlanıp hangi komisyonlara Jjahgi listelerin gide

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?