Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/11055 K.2023/18154
Özet: Uyuşmazlık, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin çoğaltılması suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL KHK’si uygulamasına dayalı olarak savunma hakkı tanınmadan yapılan görevten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini talep etmesidir. Mahkeme, davacının talebini reddederek işlemin geçerli olduğunu ve iptaline karar verilmediğini belirtti.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/11055
Karar No: 2023/18154
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında genel mevzuat hükümleri yerine OHAL KHK’si hükümleri uygulanarak ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Anayasal koşulları bulunmaksızın OHAL KHK’si hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, kamu görevine son verilmesine dayanak KHK’nin Anayasa’da öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, OHAL KHK’sinin mevzuatta belirlenen süre içerisinde TBMM tarafından onaylanmadığı, terör örgütleriyle ilişkili olmak yönünden “kast” unsurunun aranması gerektiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, ByLock uygulamasının münhasıran terör örgütleri tarafından kullanılan bir iletişim ağı olduğu iddiasının temelinin olmadığı, Bank Asya'ya terör örgütünün talimatı ile finansal destek verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin dikkate alınamayacağı, uyuşmazlığa bakan Mahkemenin kurulma ve yetkilendirilme sürecinin tabii hâkim ilkesine uygun olmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hapis cezası verildiği, söz konusu mahkumiyet kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, yeniden yapılan yargılamada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübut bulmuş ise de, etkin pişmanlıktan yararlandığından bahisle davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, bu kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. Yargılama süreci devam eden ceza davasının, masumiyet karinesi ilkesi gereği ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla; sanığın hakkındaki adli soruşturmayı öğrenmesi üzerine kolluk görevlilerine giderek teslim olan, savunmalarında etkin pişmanlık göstererek beyanda bulunan, örgütün yapısı ve örgüt içerisinde bulunduğu dönemdeki faaliyetleri ve bildiği isimler hakkında bilgi veren, ByLock, Eagle ve Tango programlarını kullandığını beyan eden davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/11055
Karar No: 2023/18154
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında genel mevzuat hükümleri yerine OHAL KHK’si hükümleri uygulanarak ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Anayasal koşulları bulunmaksızın OHAL KHK’si hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, kamu görevine son verilmesine dayanak KHK’nin Anayasa’da öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, OHAL KHK’sinin mevzuatta belirlenen süre içerisinde TBMM tarafından onaylanmadığı, terör örgütleriyle ilişkili olmak yönünden “kast” unsurunun aranması gerektiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, ByLock uygulamasının münhasıran terör örgütleri tarafından kullanılan bir iletişim ağı olduğu iddiasının temelinin olmadığı, Bank Asya'ya terör örgütünün talimatı ile finansal destek verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin dikkate alınamayacağı, uyuşmazlığa bakan Mahkemenin kurulma ve yetkilendirilme sürecinin tabii hâkim ilkesine uygun olmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hapis cezası verildiği, söz konusu mahkumiyet kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, yeniden yapılan yargılamada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübut bulmuş ise de, etkin pişmanlıktan yararlandığından bahisle davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, bu kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. Yargılama süreci devam eden ceza davasının, masumiyet karinesi ilkesi gereği ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla; sanığın hakkındaki adli soruşturmayı öğrenmesi üzerine kolluk görevlilerine giderek teslim olan, savunmalarında etkin pişmanlık göstererek beyanda bulunan, örgütün yapısı ve örgüt içerisinde bulunduğu dönemdeki faaliyetleri ve bildiği isimler hakkında bilgi veren, ByLock, Eagle ve Tango programlarını kullandığını beyan eden davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.