‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2021/10546 K.2024/21334

Esas No: 2021/10546 · Karar No: 2024/21334 · Karar Tarihi: 16.12.2024
Özet: (1) Davacı; 375 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak kamu görevinden çıkarılmasını ve işlemin iptali talebinde bulunan, (2) Mahkeme, temyiz talebini reddederek ve idare davasının kararını onaylayarak davacının isteğini karşılamamıştır.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/10546
Karar No: 2024/21334

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasının delili olarak mahiyetini bilmediği birtakım ankesörlü aramaların gösterildiği, Mahkemece verilen kararda bir takım şüpheli ifadelerinden bahsedilmiş ise de hakkında herhangi bir ifadenin bulunmadığı, Devletine sadık bir vatandaş olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, idarenin ancak somut delillerle hareket etmesi ve değerlendirme yapması gerektiği, kanaat veya sadece şüphe ile işlem tesis edilemeyeceği, istinaf talebinin gerekçesiz olarak reddedildiği ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.

Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... örgüt üyesi olan askeri personel/öğrencilerle örgütsel faaliyetler kapsamında irtibatlı olan ve Sivil İmam olarak tabir edilen şahısların Ankesörlü/Kontörlü telefon hatları üzerinden irtibat kurduklarının bilindiği, bu kapsamda sanık Barış AŞIK'ın; Konya ilindeki ankesörlü-sabit-kontörlü telefonlara dair alınan analiz raporuna göre sanık tarafından kullanıldığı sabit olan ... numaralı hattın, 2012 yılı içinde Konya'da bulunan 3 ayrı ankesör/ücretli sabit telefon ile 07/09/2012-24/12/2012 tarihleri arasındaki 10 irtibatının; 23/09/2012,05/10/2012, 20/10/2012,24/12/2012 tarihlerinde tekil olarak, 07/09/2012 tarihinde ardışık olarak kendisi gibi 3. Ana Jet Üs Komutanlığında görev yapan O.S., U.C.G. ile 25/09/2012 tarihinde ardışık olarak kendisi gibi 3. Ana Jet Üs Komutanlığında görev yapan Ç.A., S.A., A.Ç. ile 12/10/2012 tarihinde ardışık olarak U.C.G. ile 19/10/2012 tarihinde ardışık olarak O.S. ile 23/11/2012 tarihinde ardışık olarak kendisi gibi 3. Ana Jet Üs Komutanlığında görev yapan S.T. ve O.S. ile 2013 yılı içinde Konya'da bulunan 2 ayrı ankesör/ücretli sabit telefon ile 16/05/2013-28/12/2013 tarihleri arasındaki 3 irtibatının; 28/12/2013 tarihinde tekil olarak, 16/05/2013, 20/05/2013 tarihlerinde ardışık olarak kendisi gibi 3. Ana Jet Üs Komutanlığında görev yapan S.T. ile aranma ve ardışık aranma yöntemiyle arandığının tespit edilmesi ve İzmir'de bulunan 1 ankesör/ücretli sabit telefon ile 24/04/2011 tarihinde tekil olarak, İstanbul'da bulunan 2 ayrı ankesör/ücretli sabit telefon ile 11/07/2011, 24/10/2012 tarihlerinde tekil olarak, Sivas'ta bulunan 1 ankesör/ücretli sabit telefon ile 12/09/2012 tarihinde tekil olarak, Ankara'da bulunan 2 ayrı ankesör/ücretli sabit telefon ile 21/04/2013,19/05/2013 tarihlerinde tekil olarak, Konya'da bulunan 1 ankesör/ücretli sabit telefon ile 18/04/2015 tarihinde tekil olarak ankesörlü/ sabit hatlarla aranma ve ardışık aranma yöntemiyle arandığının tespit edilmesi, bu aramaların farklı illeri ve farklı yılları kapsıyor olması..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?