‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2021/10259 K.2024/13420

Esas No: 2021/10259 · Karar No: 2024/13420 · Karar Tarihi: 26.09.2024
Özet: Uyuşmazlık, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ekinde isim verildikten sonra kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurmasının reddi ve bu kararın iptali ile yoksun kalan özlük ve parasal hakların aydama seçilmesi üzerine açılan idari davadır. Mahkeme, davacının talep ettiği kademe dışı kararların iptalini ve yoksun kalan hakların ödenmesini reddederek, ilk derece mahkemesinin kararını bozulma gerekçesiyle kararı veren ilk derece mahkemesinin kararını korumaya karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/10259
Karar No: 2024/13420

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ban Asya hesabındaki hareketlerin rutin bankacılık işlemleri olduğu, adli yargıda yapılan yargılamada hakkında beraat kararı verildiği, kamu görevinden çıkarma tedbirinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, kamu görevlisi olduğu dönemde tüm faaliyetlerinin yasalara uygun olduğu, darbe girişiminin gerçekleştirildiği tarihten önceki eylemleri nedeniyle sorumlu tutulamayacağı ve terör örgütü üyesi olmakla suçlanamayacağı, yasalarda olmayan ve sonradan çıkarılan cezaların sadece KHK'nın çıkarıldığı tarihten sonraki eylemler için uygulanabileceği, sadece 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararından sonraki tarihlerdeki eylemlerinin suçlamalara dayanak yapılabileceği, özel hayata ve aile hayatına saygının, şeref ve itibara saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, gerekçeli karar hakkının, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Öte yandan, FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak ve örgüt mahremiyetini ileri seviyede korumak için, mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir.

Davacının eşi F.A., Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, göreve iade talebiyle yaptığı başvuru, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiş, söz konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan dava ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş, davacının eşinin anılan karara karşı yaptığı istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş ve bu karar Dairemizin 15/06/2023 tarih ve E:2021/6497, K:2023/9213 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

Davacının eşi hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... ve E:..., K:... sayılı kararında, davacının eşi F.A. hakkında, "... FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütü üyelerinin iletişim amacıyla kullandıkları Bylock isimli şifreli mesajlaşma ve iletişim programını, adına kayıtlı olup kendisi tarafından kullanıldığını kabul ettiği ... numaralı hat ve ... IMEI no'lu cihaz ile 01.12.2015 tarihinden itibaren, Bylock programı tarafından kullanılan IP adresine 15 kez sinyal alıp vermek suretiyle, aynı hat ve aynı imei numaralı cihaz ile giriş yaptığının tespit edildiği, BTK'dan gelen yazı cevaplarına göre sanığın örgütün gizli yazışma programını kullandığının sabit olduğu, tanık beyanlarına göre örgütün sohbet toplarını organize ettiği ve katıldığı, örgüte müzahir sendikaya üye topladığı, örgüte müzahir kurumda SGK kaydının bulunduğu, yine örgüte müzahir dernekte üye kaydının bulunduğu..." gerekçesine yer verilerek, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkûmiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.

Dava dosyasının, yukarıda yer verilen tespit ve açıklamalar ışığında incelenmesinden; FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ile aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin (yargı kararıyla tespit edilen) FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının anılan örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından, eşine ilişkin söz konusu tespitin davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım istemi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?