‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2020/910 K.2023/18251

Esas No: 2020/910 · Karar No: 2023/18251 · Karar Tarihi: 04.12.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/910
Karar No : 2023/18251

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ...Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Üniversite Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ...sayılı işleminin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerden yararlandırılması gerektiği, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak terimler olduğu, suç ve cezaların ancak kanunla ihdas edilebileceği, kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, Bank Asya'nın yasal olarak kurulan ve faaliyet gösteren bir kurum olduğu, gerçekleştirildiği tarihte yasal olan bankacılık faaliyetlerinin suç teşkil etmediği, örgüt liderinin talimatıyla bir işlem gerçekleştirmediği, üyesi olduğu derneğin yasal olarak faaliyet gösterdiği, bir derneğe, sendika veya diğer bir tüzel kişiliğe üye olma, faaliyetlerine katılma ve/veya aktif olarak yöneticiliğin yapmanın, AİHS’nin 11. maddesinde korunan örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden ceza yargılamasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasının sadece bu haliyle FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Kaldı ki, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına yeterli derecede her türlü şüpheden uzak, açık, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve karara yönelik temyiz başvurusunda bulunulması üzerine temyiz incelemesinin devam ettiği görülmüştür. Öte yandan; olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyeliği olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...TANIK Ş.B. BEYANINDA: 'Bana sormuş olduğunuz sanık ...'ı tanırım, kendisi benim komşum olur, 04/08/2016 tarihli ihbar tarafımdan yapılmıştır, sanık ile yanlış hatırlamıyorsam 1997-1998 yıllarından itibaren kapı komşuluğu yaptık, kendisini daha öncesinde hiç tanımazdım, sanık hatırladığım kadarıyla 3-4 yıl kadar önce komşuluk yaptığımız evden ayrılarak Kayseri ilinde Esentepe Mahallesinde bulunan başka bir adrese taşındı. Biz sanık ile komşuluk yaptığımız dönem içerisinde ara sıra evlerimize gider gelirdik, konu açıldığı zaman sanık örgüt lideri Fetullah Gülen'i överdi, kendisinin hayır sever bir insan olduğunu, okul yaptırdığını, öğrencilere yardımcı olduğunu söylüyordu, sanık 17/25 Aralık sürecinden sonra örgüt ile Hükumetin arası açıldığından dolayı Hükumet aleyhine söylemlerde bulunurdu, ben sanığın sohbetlere katıldığına, himmet, burs v.s adı altında yardım topladığına ilişkin görgüm yoktur fakat sanığın eşi, sanık Ali Yılmaz'ın bu yapının sohbetlerine katıldığını bize söylemişti, bahsettiğim bu tarihler hem 17/25 Aralık öncesini hem de sonrasını kapsamaktadır, benim sanık ile herhangi bir husumetim yoktur, başkaca bir bilgim ve görgüm de yoktur.' şeklinde beyanda bulunmuştur..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?