‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2020/6831 K.2023/14203

Esas No: 2020/6831 · Karar No: 2023/14203 · Karar Tarihi: 19.10.2023
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6831
Karar No : 2023/14203

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...

Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Usul, esas ve emsal nitelikte Yargıtay kararlarına aykırı olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...

Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan başlatılan soruşturma sonucunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirtilmiş ise de, davacı hakkında yeniden soruşturma başlatılması neticesinde açılan ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih E:... K:... sayılı kararında yer alan "Sanığın en son Eskişehir ilinde astsubay olarak görev yaptığı, Eskişehir ili dışında başka görev yeri olmadığı anlaşılmıştır. Sanığın dosyada mevcut ve daha sonradan dosya arasına gelen aranma kayıtlarına göre sanığın üzerine kayıtlı ve kendisinin kullandığı ... numaralı hattın 13/02/2012, 14/02/2012, 19/02/2012, 01/11/2012 tarihlerinde ardışık olarak tabir edilen yöntemle ankesörlü veya sabit (kontörlü) hattan arandığı anlaşılmıştır. Sanığın aranmalarının hemen öncesinde ve sonrasında ardışık olarak tabir edilen yöntemle G.K ve M.K isimli askeri kişilerle arandığı anlaşılmaktadır. Sanık ile ardışık arandığı tespit edilen G.K isimli askeri personelin mahkamemizce alınan beyanında sanığın örgütle bağlantısı olup olmadığını bilmediğini, tanık M.K'nun beyanlarının doğru olmadığını beyan ettiği görülmektedir.

Sanık ile ardışık arandığı tespit edilen ve aynı zamanda soruşturma aşamasında sanık hakkında beyanda bulunarak dosya tanığı olan M.K. isimli askeri personelin aşamalarda alınan beyanlarında sanıkla kendisini ... kod adlı M.İ isimli şahsın tanıştırdığını, bu şahsın kendisine artık ..., Ö.P. ve G.K. ile bir grup olduklarını söylediğini, ... kod isimli abinin evinde önceden belirledikleri günde görüştüklerini, bu görüşmelerde namaz kılınıp Kur'an okunduğunu, Fetö'nün de kitaplarının okunduğunu ve sohbet videolarını izletildiğini, mahrem abilerinin kendilerini ankesörlü hatlardan aradığını, herhangi bir olumsuzlukta mahrem abinin gruptan birini aradığını ve o kişinin gruptaki diğer kişilere haber verdiğini, genelde sohbet günü bir sonraki buluşmanın tarihinin belirlendiğini, 2011-2012 yılından sonra kendisinin başka bir gruba verildiğini ve daha sonrasında ... hakkında bir bilgisinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Tanık olarak beyanı alınan Ö.P. ise sanığın örgüt ile bağlantısının olup olmadığını bilmediğini, tanık M.K.'nun beyanlarının doğru olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Sanık her ne kadar savunmasında suçlamaları kabul etmese de, sanığın 2012 yılında ardışık aranma yöntemi ile Eskişehir ilinde arandığının tespit edildiği, tanık M.K.'nin sanıkla 2012 yılında Eskişehir ilinde aynı grupta oldukları ve sohbetlere beraber katıldıklarına dair beyanının ardışık aranma tarih ve yeri ile uyumlu olduğu, ayrıca sanık ile aynı grupta olduğunu beyan eden M.K.'nun birlikte ardışık aranmasının mevcut olduğu, sanığın diğer ardışık arandığı kişi olan G.K. isimli şahsın da tanık M.K.'nun beyanlarında geçen ve aynı grupta olan şahıs olduğu, her ne kadar sanık ile tanığın beyanlarında geçen G. ve Ö. isimli şahıslar tanık M.'in beyanlarını kabul etmeseler de ardışık aranma tespitlerinin tanık beyanları ile uyumlu olduğu, aynı grupta olan askeri şahısların birbirleri ile ardışık aranmasının yargılamalarda bilinen bir gerçek olduğu ve bu durumun dosyamızda mevcut olduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde aranma sayısı, aranma tarihleri ve yeri ile tanık beyanının uyumlu ve birbirini destekler mahiyette olması, tanık beyanlarından sanığın ardışık arandığı askeri şahıslarla bir grup olduğu yönündeki beyan dikkate alındığında sanığın aranmaların makul görünmemesi ve sanığın ardışık aramalara ilişkin olarak makul bir açıklamada bulunamadığı anlaşılmakla sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş ve sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?