Danıştay5. Daireİdare HukukuVergi Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/5616 K.2023/16601
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5616
Karar No : 2023/16601
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 18. Dönem Adli Yargı Hakim Adayı olarak görev yapmakta iken 09/08/2016 tarihinde Adli Yargı Hakim Adaylığı Eğitimi sonunda yapılan mülakat sınavında "Başarısız" sayılan davacının, ilişik kesme işlemi yapılmamasına ilişkin işlemin iptali ile mahrum kaldığı haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, yargılamanın hakim statüsüne sahip olmayan kişilerce yürütüldüğü, adli yardım talebinin herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddedildiği, yargılama giderlerinden muaf tutulma talebinin görmezden gelindiği, yargılamanın kasıtlı olarak sonuçlandırılmadığı, Anayasaya aykırılık itirazlarının dikkate alınmadığı, hakkında ilişik kesme işlemi yapılmayarak KHK ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 339. maddesinin 2. fıkrasının tarafına uygulanması ve avukatlık ücreti ve yargılama giderinden tamamen muaf tutulması gerektiği, aksi uygulamanın mahkemeye erişim hakkını ihlal edeceği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Diğer taraftan, davacı tarafından temyiz dilekçesinde yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmasına karar verilmesi talebinde bulunulduğu ve bu talebin dayanağı olan düzenlemenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili" başlıklı 339. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ''Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir." kuralı olduğu görülmüş ise de, anılan fıkrada yer alan koşulların davacı yönünden gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulması istemi kabul edilmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5616
Karar No : 2023/16601
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 18. Dönem Adli Yargı Hakim Adayı olarak görev yapmakta iken 09/08/2016 tarihinde Adli Yargı Hakim Adaylığı Eğitimi sonunda yapılan mülakat sınavında "Başarısız" sayılan davacının, ilişik kesme işlemi yapılmamasına ilişkin işlemin iptali ile mahrum kaldığı haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, yargılamanın hakim statüsüne sahip olmayan kişilerce yürütüldüğü, adli yardım talebinin herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddedildiği, yargılama giderlerinden muaf tutulma talebinin görmezden gelindiği, yargılamanın kasıtlı olarak sonuçlandırılmadığı, Anayasaya aykırılık itirazlarının dikkate alınmadığı, hakkında ilişik kesme işlemi yapılmayarak KHK ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 339. maddesinin 2. fıkrasının tarafına uygulanması ve avukatlık ücreti ve yargılama giderinden tamamen muaf tutulması gerektiği, aksi uygulamanın mahkemeye erişim hakkını ihlal edeceği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Diğer taraftan, davacı tarafından temyiz dilekçesinde yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmasına karar verilmesi talebinde bulunulduğu ve bu talebin dayanağı olan düzenlemenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili" başlıklı 339. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ''Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir." kuralı olduğu görülmüş ise de, anılan fıkrada yer alan koşulların davacı yönünden gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulması istemi kabul edilmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.