Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2020/5594 K.2023/14974
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5594
Karar No : 2023/14974
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : ... Kuvvetleri Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... Bakanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24/06/2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığının kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26/05/2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkesine aykırı hareket edildiği, yargılamanın non bis in idem ilkesine uygun olarak yürütülmesi gerektiği, hiç kimsenin işlendiği zaman suç olarak düzenlenmeyen eylemlerden dolayı cezalandırılamayacağı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı, tüm bildiklerini samimiyetle anlattığı, örgütsel bir amacının bulunmadığı, Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin, adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların şahsiliği ve geçmişe yürümezliği ilkelerinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, non bis in idem ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 8 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda yer alan davacıya ait; "... Sanığın (davacının) etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talep ettiği, soruşturma aşamasında bu kapsamda beyanlarda bulunarak teşhisler yaptığı, kovuşturma aşamasında mahkememizde alınan beyanlarında da çelişki göstermeksizin hazırlık aşamasında alınan beyanları ile örtüşen anlatımlarda bulunduğu, beyanlarından dönmediği, gerek soruşturma aşamasında ve gerekse kovuşturma aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanma talebinin olduğu, ...sanığın (davacının) örgütte bulunduğu konum ve süre itibarıyla örgüt içerisindeki konum ve hiyerarşisi ile uygun olacak bir biçimde örgütle hangi tarihte ve nasıl tanıştığını, hangi tarihler arasında örgüt içerisinde ne tür faaliyetlerde bulunduğunu, 1993 yılının ilkbahar dönemlerinde ortaokul son sınıfta okurken İzmir Bornova’da bulunan T.C. MEB Öğretmenler Vakfı Işık Okuma Salonuna kayıt olmasıyla tanıştığını belirttiği örgüt ile ilgili olarak bu dönemden başlayıp irtibatını kestiğini ve örgütten ayrıldığını beyan ettiği 2015 yılı Haziran-Temmuz aylarını kapsayan yıllar içerisinde bulunduğu örgütsel faaliyetler ve kendisi ile birlikte hangi şahısların (kod adı belirterek) bu faaliyetler içerisinde bulunduğu konularında bilgi verdiği ve kolluk aşamasında teşhiste bulunduğu, etkin pişmanlıktan yararlanma talebi kapsamında verdiği beyanlarda, söz konusu yapıyla ilk olarak hangi dönemde ve nasıl tanıştığı, öğrencilik ve meslek hayatı döneminde örgüte ait evlere gittiği, bu dönemde kendilerinden sorumlu kişilerin kimler olduğu, bu evlerde kendilerinden sorumlu şahıslarla ne tür faaliyetler icra ettikleri, zamanla örgüt elebaşısının kitaplarını okuyup videolarını izledikleri, örgütsel etkinliklere katıldığı, askeri sınavlara örgüte ait evlerde ders çalışarak hazırlandığı, uyması gereken tedbirlerin neler olduğu, askeri mahrem imamlarla ankesörlü/sabit hatlarla iletişim kurduğu, görev yaptığı süre içerisinde ara ara örgütsel toplantılara katıldığı, zamanla başka sivil mahrem imamlara devredildiği, özellikle örgütün askeri mahrem yapılanması hakkında anlatımlarda bulunduğu, kovuşturma aşamasında da benzer açıklamalarda bulunarak beyanlarından dönmediği ve etkin pişmanlıktan yararlanma talebinin olduğunu ifade ettiği, ..... yine dosya kapsamında sanıkla (davacıyla) ilgili olarak O.G.B. ve F.M.Y. isimli şahısların tanıklık beyanlarının bulunduğu, tanıklardan O.G.B.'nin soruşturma aşamasında ...alınan ifadesinin sanıkla (davacıyla) ilgili kısmında, 'GES Komutanlığında 2012-2016 yılları arasında görüştüğüm TSK mensupları; Bu şahıs (davacı) ifademde vardır. '...; Ben bu astsubayı birkaç kez H. (K)’nin kalmış olduğu ...’deki evde gördüğümü hatırlıyorum,' şeklinde beyanda bulunduğu ve kendisine gösterilen fotoğraflardan ' ... fotoğrafı bulunan açık kimlik bilgilerini ... görevlilerden öğrendiğim... isimli şahsı kesin ve net olarak teşhis ediyorum,' şeklinde anlatımlarının olduğu ve sanığı (davacıyı) teşhis ettiği; kovuşturma aşamasında .... istinabe yolu ile alınan ifadesinde de benzer anlatımlarda bulunarak 'Sanığı (davacıyı) ...'da görev yaptığı dönemden tanıdığını, hatırladığı kadarıyla 2014-2015 yılları arasında ayda bir görüştüklerini, bu toplantıların amacının gündelik meselelerin yanı sıra dini konulardan sohbet etmek olduğunu, ara sıra Fetullah Gülen'in kitaplarını okuduklarını, sanık (davacı) ile toplantılarına ...nda GES komutanlığında astsubay olarak görev yapan soy ismini hatırlamadığı H. isimli şahsın da katıldığını, zaman zaman görüşmeleri H. isimli bu astsubayın evinde de yaptıklarını, şu an H. isimli kişinin kod adını hatırlamasa da kendisine başka bir isimle seslendiklerini, 2015 yılından sonra bu kişiler ile beraber görüşme yapmayı bıraktığını, sanığı (davacıyı) kime devrettiğini hatırlamadığını, sanık (davacı) ... ... tayin olduğunda kendisiyle kimin tanıştırdığını da hatırlamadığını, görüşmeyi bıraktıktan sonra sanıkla (davacıyla) bir daha görüşmediklerini,' belirtmiştir. Diğer tanık F.M.Y.'nin soruşturma aşamasında ... alınan ifadesinin sanıkla (davacıyla) ilgili kısmında; 'Soyadı .... 2012 yılında... MİTGES (Milli İstihbarat Genelkurmay Elektronik Sistemleri) Şube Müdürlüğünde görevli Astsubay Başçavuş idi, Bulgaristan göçmendir. Ailesi ...'de ikamet eder. Şu an 3 erkek çocuğu var. 2013 yılında ben de açık öğretim üniversitesine kayıt yaptırdım. 2014 yılında Hayati ve ben ...'a sınava gittğimizde öğretim görevlisi olan abiyi aradık. Sonra H. bu abinin evini bildiği için direkt olarak evine gittik. Bizi bir gece evinde misafir etti. Bu misafirliğimizde herhangi bir sohbet veya dini içerikli bir faaliyet olmadı. Ertesi gün sınava girdikten sonra birliğimize geri döndük. 2014 yılı atamalarında tayinim ... SİB 2. Daireye çıktı. H. ve ...'ında tayinleri SİB'in başka birimleri olmak üzere ...'ya tayinleri çıktı. ...'ya geldiğimizde H. beni TEDAŞ lojmanlarında oturan elektrik mühendisi olan muhtemelen de kod adı Ş. olan abi ile tanıştırdı. Takribi 3 ay kadar bu abinin Tedaş lojmanlarında bulunan evine ben, H. ve ... 10-15 gün aralığında düzenli olarak sohbet amaçlı gittik. Sohbet eder, Kuran-ı Kerim okur ve Ş.'nin imamlığında namaz kılardık. 3 ay sonunda H. bizden ayrıldı. Biz 2 ay daha ...'la birlikte gitmeye devam ettik. O dönemde ülkede yaşanan olaylardan dolayı ... ve ben hizmeti sorgulaya başladık. Ş. abi de bize her zaman kişilerin hatasının hizmete mal edilmemesi gerektiğini, mesela; beddua olayında aslında Fethullah GÜLEN'in beddua etmediğini, akitleşme yaptığını ve bununda İslam dininde olduğunu hatta Peygamber Efendimizin de bunu bizzat yaptığını söyleyerek bizi telkin etmeye çalıştı,' şeklinde beyanlarda bulunduğu ve sanığı (davacıyı) teşhis ettiği anlaşılmış, ...Sanığın (davacının) tanık anlatımlarına karşı herhangi bir itirazının olmadığı, tanıkların kendisiyle ilgili beyanlarının doğru olduğunu ifade ettiği, tanık beyan ve teşhislerinin birbiriyle uyumlu olduğu, sanığın (davacının) da hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında tanıklarla benzer anlatımlarının olduğu ve soruşturma aşamasında tanıkları teşhis ettiği anlaşılmıştır. ..... bu itibarla TCK'nın 221/4-2. cümlesinin uygulanması bakımından verilen bilgilerin kapsam ve nitelik itibariyle faydalı, samimi, örgüt içerisindeki konumuna uygun ve yeterli olduğunun mahkememizce kabul edilmesi karşısında, sanık (davacı) hakkında yasal şartları oluştuğu anlaşılan 5237 sayılı TCK nın 221/4-2.cümlesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar vermek gerekmiş, ..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5594
Karar No : 2023/14974
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : ... Kuvvetleri Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... Bakanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24/06/2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığının kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26/05/2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkesine aykırı hareket edildiği, yargılamanın non bis in idem ilkesine uygun olarak yürütülmesi gerektiği, hiç kimsenin işlendiği zaman suç olarak düzenlenmeyen eylemlerden dolayı cezalandırılamayacağı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı, tüm bildiklerini samimiyetle anlattığı, örgütsel bir amacının bulunmadığı, Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin, adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların şahsiliği ve geçmişe yürümezliği ilkelerinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, non bis in idem ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 8 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda yer alan davacıya ait; "... Sanığın (davacının) etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talep ettiği, soruşturma aşamasında bu kapsamda beyanlarda bulunarak teşhisler yaptığı, kovuşturma aşamasında mahkememizde alınan beyanlarında da çelişki göstermeksizin hazırlık aşamasında alınan beyanları ile örtüşen anlatımlarda bulunduğu, beyanlarından dönmediği, gerek soruşturma aşamasında ve gerekse kovuşturma aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanma talebinin olduğu, ...sanığın (davacının) örgütte bulunduğu konum ve süre itibarıyla örgüt içerisindeki konum ve hiyerarşisi ile uygun olacak bir biçimde örgütle hangi tarihte ve nasıl tanıştığını, hangi tarihler arasında örgüt içerisinde ne tür faaliyetlerde bulunduğunu, 1993 yılının ilkbahar dönemlerinde ortaokul son sınıfta okurken İzmir Bornova’da bulunan T.C. MEB Öğretmenler Vakfı Işık Okuma Salonuna kayıt olmasıyla tanıştığını belirttiği örgüt ile ilgili olarak bu dönemden başlayıp irtibatını kestiğini ve örgütten ayrıldığını beyan ettiği 2015 yılı Haziran-Temmuz aylarını kapsayan yıllar içerisinde bulunduğu örgütsel faaliyetler ve kendisi ile birlikte hangi şahısların (kod adı belirterek) bu faaliyetler içerisinde bulunduğu konularında bilgi verdiği ve kolluk aşamasında teşhiste bulunduğu, etkin pişmanlıktan yararlanma talebi kapsamında verdiği beyanlarda, söz konusu yapıyla ilk olarak hangi dönemde ve nasıl tanıştığı, öğrencilik ve meslek hayatı döneminde örgüte ait evlere gittiği, bu dönemde kendilerinden sorumlu kişilerin kimler olduğu, bu evlerde kendilerinden sorumlu şahıslarla ne tür faaliyetler icra ettikleri, zamanla örgüt elebaşısının kitaplarını okuyup videolarını izledikleri, örgütsel etkinliklere katıldığı, askeri sınavlara örgüte ait evlerde ders çalışarak hazırlandığı, uyması gereken tedbirlerin neler olduğu, askeri mahrem imamlarla ankesörlü/sabit hatlarla iletişim kurduğu, görev yaptığı süre içerisinde ara ara örgütsel toplantılara katıldığı, zamanla başka sivil mahrem imamlara devredildiği, özellikle örgütün askeri mahrem yapılanması hakkında anlatımlarda bulunduğu, kovuşturma aşamasında da benzer açıklamalarda bulunarak beyanlarından dönmediği ve etkin pişmanlıktan yararlanma talebinin olduğunu ifade ettiği, ..... yine dosya kapsamında sanıkla (davacıyla) ilgili olarak O.G.B. ve F.M.Y. isimli şahısların tanıklık beyanlarının bulunduğu, tanıklardan O.G.B.'nin soruşturma aşamasında ...alınan ifadesinin sanıkla (davacıyla) ilgili kısmında, 'GES Komutanlığında 2012-2016 yılları arasında görüştüğüm TSK mensupları; Bu şahıs (davacı) ifademde vardır. '...; Ben bu astsubayı birkaç kez H. (K)’nin kalmış olduğu ...’deki evde gördüğümü hatırlıyorum,' şeklinde beyanda bulunduğu ve kendisine gösterilen fotoğraflardan ' ... fotoğrafı bulunan açık kimlik bilgilerini ... görevlilerden öğrendiğim... isimli şahsı kesin ve net olarak teşhis ediyorum,' şeklinde anlatımlarının olduğu ve sanığı (davacıyı) teşhis ettiği; kovuşturma aşamasında .... istinabe yolu ile alınan ifadesinde de benzer anlatımlarda bulunarak 'Sanığı (davacıyı) ...'da görev yaptığı dönemden tanıdığını, hatırladığı kadarıyla 2014-2015 yılları arasında ayda bir görüştüklerini, bu toplantıların amacının gündelik meselelerin yanı sıra dini konulardan sohbet etmek olduğunu, ara sıra Fetullah Gülen'in kitaplarını okuduklarını, sanık (davacı) ile toplantılarına ...nda GES komutanlığında astsubay olarak görev yapan soy ismini hatırlamadığı H. isimli şahsın da katıldığını, zaman zaman görüşmeleri H. isimli bu astsubayın evinde de yaptıklarını, şu an H. isimli kişinin kod adını hatırlamasa da kendisine başka bir isimle seslendiklerini, 2015 yılından sonra bu kişiler ile beraber görüşme yapmayı bıraktığını, sanığı (davacıyı) kime devrettiğini hatırlamadığını, sanık (davacı) ... ... tayin olduğunda kendisiyle kimin tanıştırdığını da hatırlamadığını, görüşmeyi bıraktıktan sonra sanıkla (davacıyla) bir daha görüşmediklerini,' belirtmiştir. Diğer tanık F.M.Y.'nin soruşturma aşamasında ... alınan ifadesinin sanıkla (davacıyla) ilgili kısmında; 'Soyadı .... 2012 yılında... MİTGES (Milli İstihbarat Genelkurmay Elektronik Sistemleri) Şube Müdürlüğünde görevli Astsubay Başçavuş idi, Bulgaristan göçmendir. Ailesi ...'de ikamet eder. Şu an 3 erkek çocuğu var. 2013 yılında ben de açık öğretim üniversitesine kayıt yaptırdım. 2014 yılında Hayati ve ben ...'a sınava gittğimizde öğretim görevlisi olan abiyi aradık. Sonra H. bu abinin evini bildiği için direkt olarak evine gittik. Bizi bir gece evinde misafir etti. Bu misafirliğimizde herhangi bir sohbet veya dini içerikli bir faaliyet olmadı. Ertesi gün sınava girdikten sonra birliğimize geri döndük. 2014 yılı atamalarında tayinim ... SİB 2. Daireye çıktı. H. ve ...'ında tayinleri SİB'in başka birimleri olmak üzere ...'ya tayinleri çıktı. ...'ya geldiğimizde H. beni TEDAŞ lojmanlarında oturan elektrik mühendisi olan muhtemelen de kod adı Ş. olan abi ile tanıştırdı. Takribi 3 ay kadar bu abinin Tedaş lojmanlarında bulunan evine ben, H. ve ... 10-15 gün aralığında düzenli olarak sohbet amaçlı gittik. Sohbet eder, Kuran-ı Kerim okur ve Ş.'nin imamlığında namaz kılardık. 3 ay sonunda H. bizden ayrıldı. Biz 2 ay daha ...'la birlikte gitmeye devam ettik. O dönemde ülkede yaşanan olaylardan dolayı ... ve ben hizmeti sorgulaya başladık. Ş. abi de bize her zaman kişilerin hatasının hizmete mal edilmemesi gerektiğini, mesela; beddua olayında aslında Fethullah GÜLEN'in beddua etmediğini, akitleşme yaptığını ve bununda İslam dininde olduğunu hatta Peygamber Efendimizin de bunu bizzat yaptığını söyleyerek bizi telkin etmeye çalıştı,' şeklinde beyanlarda bulunduğu ve sanığı (davacıyı) teşhis ettiği anlaşılmış, ...Sanığın (davacının) tanık anlatımlarına karşı herhangi bir itirazının olmadığı, tanıkların kendisiyle ilgili beyanlarının doğru olduğunu ifade ettiği, tanık beyan ve teşhislerinin birbiriyle uyumlu olduğu, sanığın (davacının) da hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında tanıklarla benzer anlatımlarının olduğu ve soruşturma aşamasında tanıkları teşhis ettiği anlaşılmıştır. ..... bu itibarla TCK'nın 221/4-2. cümlesinin uygulanması bakımından verilen bilgilerin kapsam ve nitelik itibariyle faydalı, samimi, örgüt içerisindeki konumuna uygun ve yeterli olduğunun mahkememizce kabul edilmesi karşısında, sanık (davacı) hakkında yasal şartları oluştuğu anlaşılan 5237 sayılı TCK nın 221/4-2.cümlesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar vermek gerekmiş, ..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.