‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2020/5589 K.2023/14453

Esas No: 2020/5589 · Karar No: 2023/14453 · Karar Tarihi: 24.10.2023
Özet: (1) Davacı, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Hastanesi'nde çalışan laborant olup, Sağlık Bakanlığı’nın 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ve 375 sayılı Hükmünde Kararname’yle çıkarmalı bulunduğu işlemin ve bu nedenle yoksun kaldığı para haklarının iptalini ve faizli tazminatini talep etmektedir. (2) Danıştay, Yozgat İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarının bozulmasına gerek olmadığını, temyiz istediliğin reddedilerek esas kararın onaylandığını hükümlemiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/5589
Karar No: 2023/14453

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde laborant olarak görev yapan davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Yozgat İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin Anayasa ve uluslararası diğer sözleşmelere aykırı olduğu, olağanüstü hal döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelere dayanılarak kamu görevinden çıkarma kararı verilemeyeceği, zira söz konusu düzenlemelerin olağanüstü hal süresince geçerli olduğu, usulüne uygun savunma hakkı kullandırılmadığı, menfur darbe girişimiyle hiçbir ilgisinin olmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal eden bir davranış sergilemediği, hiçbir terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, bu hususta somut tespit ve gerekçelerin ileri sürülemediği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, ceza yargılamasının halihazırda temyiz incelemesi aşamasında olduğu, bu haliyle masumiyet karinesinin de ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki davacı hakkındaki mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulması üzerine davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının suç işleme kastının olmadığı anlaşıldığından Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(c) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve bu kararın temyiz edilmemesi üzerine 01/04/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' ve ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?