Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2020/5299 K.2023/16599
Özet: Uyuşmazlık, davalı belediye başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarılan davacının, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlüğe giren suç işleme gerekçesiyle yapılan taat tehdidi iddiasına karşı onun kamu görevine iade talebiyle ilgili Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine başvurudan ibaret. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi’nin 2020/5299 sayılı kararını bozalık kararıyla 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili işlemin iptaline, davacının kamu görevine iade edilmesine izin verir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/5299
Karar No: 2023/16599
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı / ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde ... olarak görev yapmakta iken Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, örgüte iltisaklı Bank Asya isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan dernekte üyelik kaydının olduğu, bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu belirtilmiş ve davacının bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan ve Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşılan davacının 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararında; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada beraat kararı verildiği ve anılan beraat kararının kesinleştiği, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan ancak kamu görevinden çıkarılma nedeni olan irtibat ve iltisak hallerinin davacı yönünden var olup olmadığının işbu davada ortaya konulması gerektiği, davacının, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte Bank Asya'da açılmış hesabının bulunduğu, 31/01/2014 tarihinde 14.000,00-TL tutarlı 36 günlük katılım hesabı açtığı, OHAL İşlemleri İnceleme komisyonu kararında, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatına gerekçe olduğu belirtilmiş ve İlk Derece Mahkemesince davacının Bank Asya hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana geldiği hususu davanın reddine gerekçe gösterilmiş ise de, davacı tarafından Bank Asya'ya yatırılan paraların babası tarafından Hac parası olarak biriktirilen ve kendisi adına Hacca gitmesi için tarafına verilen para olduğunun, Hac parası olduğundan faizsiz olarak nemalandırılması amacıyla ve Diyanet İşleri Başkanlığının bu Banka ile çalışması nedeniyle anılan Bankaya yatırıldığının ileri sürüldüğü anlaşıldığından söz konusu gerekçenin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, davacı hakkında terör örgütü üyeliği suçu kapsamında açılan ceza yargılamasındaki tespitlerin de bu durumla örtüştüğü, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında, Dernekler Dairesi Başkanlığından temin edilen verilere göre, davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Mersin Teknik Elemanlar Derneği'ne 14/05/2006 tarihinde üye olduğu, 07/10/2009-17/12/2014 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak Dernekte görev aldığı, 02/11/2015 tarihine kadar üyeliğinin devam ettiği, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatına gerekçe olduğu belirtilmiş ve İlk Derece Mahkemesince, davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan derneğe 5 yılı aşkın bir süre yönetim kurulu üyesi olduğunun tespit edildiği hususu davanın reddine gerekçe gösterilmiş ise de; davacının anılan derneğe ilk defa 2006 yılında üye olduğu, Dernek faaliyetlerinin ... olarak görev yapan davacının görev alanı ile ilgili olduğu, davacının dernek yönetim kurulu üyesi yapıldığından haberinin olmadığı hususundaki beyanının terör örgütü üyeliği kapsamında yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul görülerek anılan davada davacının beraatine hükmedildiği, davacı hakkında ileri sürülen diğer delillerin ise, kesin bir kanaat belirlemek için tek başına yeterli olmayan ikincil düzeyde ifade edilebilecek delil niteliğinde olduğu hususları birlikte dikkate alındığında, söz konusu yerel mahkeme gerekçesinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, davacının Cihan Medya A.Ş.'ye 13/01/2014-21/10/2015 tarihleri arasında toplam 1.612,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğu, davacı tarafından istinaf dilekçesinde, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye oğlunun üniversite sınavına hazırlanırken Zaman gazetesi tarafından verilen deneme sınavlarını alması için abone olduğu, deneme sınavları sonuçlandıktan sonra abonelikten ayrıldığı şeklinde beyanda bulunulduğu, UYAP kayıtlarının incelenmesinden davacının üniversite sınavına girebilecek yaşta 16/10/2016 doğumlu oğlunun olduğu ve bu beyanının hayatın olağan akışı ile uyumlu olduğu, Cihan Medya Dağıtım A.Ş. ödemelerinin tek başına belirleyici delil niteliğinin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı hakkında ileri sürülen delillerin davacının FETÖ/PDY ile aidiyet, irtibat ve iltisakını göstermediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; dava konusu Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından; hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraatine karar verildiği, Bank Asya'ya talimat ile para yatırmadığı, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Anılan KHK, 08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7083 sayılı Kanun'la kabul edilmiş, bu Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “üyeliği, mensubiyeti veya” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 13/10/2022 tarihli ve E:2018/78, K:2022/114 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Davacı, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde ... olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bununla birlikte, 677 sayılı KHK uyarınca davacı hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, Bölge İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, davacının terör örgütüne üyelik suçundan beraat etmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi Dairemiz tarafından yapılacak idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır. Bu durumda, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan ancak kamu görevinden çıkarılma nedeni olan irtibat ve iltisak hallerinin davacı yönünden var olup olmadığının ortaya konulması gerekecektir.
FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır.
Davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacının Bank Asya'da 40...50 müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, 31/01/2014 tarihinde 14.000,00-TL tutarlı 36 günlük katılım hesabı açtığı görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacı tarafından Bank Asya'ya yatırılan paraların babası tarafından Hac parası olarak biriktirilen ve kendisi adına Hacca gitmesi için tarafına verilen para olduğunun, Hac parası olduğundan faizsiz olarak nemalandırılması amacıyla ve Diyanet İşleri Başkanlığının bu Banka ile çalışması nedeniyle anılan Bankaya yatırıldığının ileri sürüldüğü, davacının terör örgütü üyeliği suçundan yargılandığı davadaki tespitlerin de bu durumla örtüştüğü, dolayısıyla bu hususun davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığı belirtilmiş ise de; davacının örgüt elebaşının talimat tarihiyle uyumlu şekilde Bank Asya'da yeni katılım hesabı açtığı ve anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibatının ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde bir tespit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle Mahkeme kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda özetlenen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2020/5299
Karar No: 2023/16599
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı / ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde ... olarak görev yapmakta iken Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, örgüte iltisaklı Bank Asya isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan dernekte üyelik kaydının olduğu, bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu belirtilmiş ve davacının bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan ve Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşılan davacının 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararında; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada beraat kararı verildiği ve anılan beraat kararının kesinleştiği, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan ancak kamu görevinden çıkarılma nedeni olan irtibat ve iltisak hallerinin davacı yönünden var olup olmadığının işbu davada ortaya konulması gerektiği, davacının, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte Bank Asya'da açılmış hesabının bulunduğu, 31/01/2014 tarihinde 14.000,00-TL tutarlı 36 günlük katılım hesabı açtığı, OHAL İşlemleri İnceleme komisyonu kararında, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatına gerekçe olduğu belirtilmiş ve İlk Derece Mahkemesince davacının Bank Asya hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana geldiği hususu davanın reddine gerekçe gösterilmiş ise de, davacı tarafından Bank Asya'ya yatırılan paraların babası tarafından Hac parası olarak biriktirilen ve kendisi adına Hacca gitmesi için tarafına verilen para olduğunun, Hac parası olduğundan faizsiz olarak nemalandırılması amacıyla ve Diyanet İşleri Başkanlığının bu Banka ile çalışması nedeniyle anılan Bankaya yatırıldığının ileri sürüldüğü anlaşıldığından söz konusu gerekçenin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, davacı hakkında terör örgütü üyeliği suçu kapsamında açılan ceza yargılamasındaki tespitlerin de bu durumla örtüştüğü, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında, Dernekler Dairesi Başkanlığından temin edilen verilere göre, davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Mersin Teknik Elemanlar Derneği'ne 14/05/2006 tarihinde üye olduğu, 07/10/2009-17/12/2014 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak Dernekte görev aldığı, 02/11/2015 tarihine kadar üyeliğinin devam ettiği, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatına gerekçe olduğu belirtilmiş ve İlk Derece Mahkemesince, davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan derneğe 5 yılı aşkın bir süre yönetim kurulu üyesi olduğunun tespit edildiği hususu davanın reddine gerekçe gösterilmiş ise de; davacının anılan derneğe ilk defa 2006 yılında üye olduğu, Dernek faaliyetlerinin ... olarak görev yapan davacının görev alanı ile ilgili olduğu, davacının dernek yönetim kurulu üyesi yapıldığından haberinin olmadığı hususundaki beyanının terör örgütü üyeliği kapsamında yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul görülerek anılan davada davacının beraatine hükmedildiği, davacı hakkında ileri sürülen diğer delillerin ise, kesin bir kanaat belirlemek için tek başına yeterli olmayan ikincil düzeyde ifade edilebilecek delil niteliğinde olduğu hususları birlikte dikkate alındığında, söz konusu yerel mahkeme gerekçesinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, davacının Cihan Medya A.Ş.'ye 13/01/2014-21/10/2015 tarihleri arasında toplam 1.612,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğu, davacı tarafından istinaf dilekçesinde, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye oğlunun üniversite sınavına hazırlanırken Zaman gazetesi tarafından verilen deneme sınavlarını alması için abone olduğu, deneme sınavları sonuçlandıktan sonra abonelikten ayrıldığı şeklinde beyanda bulunulduğu, UYAP kayıtlarının incelenmesinden davacının üniversite sınavına girebilecek yaşta 16/10/2016 doğumlu oğlunun olduğu ve bu beyanının hayatın olağan akışı ile uyumlu olduğu, Cihan Medya Dağıtım A.Ş. ödemelerinin tek başına belirleyici delil niteliğinin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı hakkında ileri sürülen delillerin davacının FETÖ/PDY ile aidiyet, irtibat ve iltisakını göstermediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; dava konusu Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından; hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraatine karar verildiği, Bank Asya'ya talimat ile para yatırmadığı, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Anılan KHK, 08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7083 sayılı Kanun'la kabul edilmiş, bu Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “üyeliği, mensubiyeti veya” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 13/10/2022 tarihli ve E:2018/78, K:2022/114 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Davacı, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde ... olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bununla birlikte, 677 sayılı KHK uyarınca davacı hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, Bölge İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, davacının terör örgütüne üyelik suçundan beraat etmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi Dairemiz tarafından yapılacak idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır. Bu durumda, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan ancak kamu görevinden çıkarılma nedeni olan irtibat ve iltisak hallerinin davacı yönünden var olup olmadığının ortaya konulması gerekecektir.
FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır.
Davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacının Bank Asya'da 40...50 müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, 31/01/2014 tarihinde 14.000,00-TL tutarlı 36 günlük katılım hesabı açtığı görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacı tarafından Bank Asya'ya yatırılan paraların babası tarafından Hac parası olarak biriktirilen ve kendisi adına Hacca gitmesi için tarafına verilen para olduğunun, Hac parası olduğundan faizsiz olarak nemalandırılması amacıyla ve Diyanet İşleri Başkanlığının bu Banka ile çalışması nedeniyle anılan Bankaya yatırıldığının ileri sürüldüğü, davacının terör örgütü üyeliği suçundan yargılandığı davadaki tespitlerin de bu durumla örtüştüğü, dolayısıyla bu hususun davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığı belirtilmiş ise de; davacının örgüt elebaşının talimat tarihiyle uyumlu şekilde Bank Asya'da yeni katılım hesabı açtığı ve anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibatının ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde bir tespit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle Mahkeme kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda özetlenen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.