Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/5103 K.2023/17095
Özet: Uyuşmazlık, sunulan istinafın reddine ilişkin 2077 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde davacının görevden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmesiydi; Danıştay, birinci derece mahkemenin kararını onaylayarak bu reddin devam etmesini gerçekleştirdi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/5103
Karar No: 2023/17095
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasada güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, davacı hakkındaki mahkumiyet kararının Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulması üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı esasına kayden yargılama sürecinin devam ettiği, söz konusu ceza dava dosyasına sunulan Ankesör/Büfe sorgu raporunun incelenmesinden, davacının 27/11/2014 tarihinde teğmen olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan ve silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyetine karar verilen T.A. ile, 08/01/2015 tarihinde ise subay olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan ve silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyetine karar verilen İ.P. ile ardışık aramasının bulunduğu görülmüştür.
Diğer yandan, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında yapılan araştırmada B.A. isimli şahsın Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı iddianamede yer alan ifadesinde davacı hakkında; "... Bu örgüt ile ilgili olarak bildiklerimi anlatacağım. Balıkesir merkezde Karesi İlk Öğretim Okulunda 2002-2003 eğitim ve öğretim yılında ortaokul 3. Sınıf öğrencisi olduğum dönemde ... ya da (...) isimli şahıs beni eve davet etti. Ben bu evlerin bu örgüte müzahir evlerden olup olmadığını o zaman bilmiyordum. Ders çalışmak amacıyla ben bu evlere gitmeye karar verdim. Bu evde ... isimli şahıslar kalıyordu. Bu evde ders çalışıyor ve namaz kılıyorduk. Namaz sonrası sohbetlerde Temel dini bilgilerden bahsediliyordu. Bu sohbeti veren kişi bizden sorumlu olan M.S.A. isimli şahıstı. ..." şeklindeki beyanı ve davacının örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu hususu, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2020/5103
Karar No: 2023/17095
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasada güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, davacı hakkındaki mahkumiyet kararının Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulması üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı esasına kayden yargılama sürecinin devam ettiği, söz konusu ceza dava dosyasına sunulan Ankesör/Büfe sorgu raporunun incelenmesinden, davacının 27/11/2014 tarihinde teğmen olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan ve silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyetine karar verilen T.A. ile, 08/01/2015 tarihinde ise subay olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan ve silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyetine karar verilen İ.P. ile ardışık aramasının bulunduğu görülmüştür.
Diğer yandan, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında yapılan araştırmada B.A. isimli şahsın Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı iddianamede yer alan ifadesinde davacı hakkında; "... Bu örgüt ile ilgili olarak bildiklerimi anlatacağım. Balıkesir merkezde Karesi İlk Öğretim Okulunda 2002-2003 eğitim ve öğretim yılında ortaokul 3. Sınıf öğrencisi olduğum dönemde ... ya da (...) isimli şahıs beni eve davet etti. Ben bu evlerin bu örgüte müzahir evlerden olup olmadığını o zaman bilmiyordum. Ders çalışmak amacıyla ben bu evlere gitmeye karar verdim. Bu evde ... isimli şahıslar kalıyordu. Bu evde ders çalışıyor ve namaz kılıyorduk. Namaz sonrası sohbetlerde Temel dini bilgilerden bahsediliyordu. Bu sohbeti veren kişi bizden sorumlu olan M.S.A. isimli şahıstı. ..." şeklindeki beyanı ve davacının örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu hususu, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.