Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/4595 K.2023/14037
Özet: İçtihat, İzmir Hava Eğitim Komutanlığı emrinde astsubay rütbesiyle görev yapan davacının 7145 sayılı Kanun ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının iptalini, yoksun kaldığı parasal haklarının faizli bedelini ve özlük haklarının iadesini talep etmesini içeriyordu. Danıştay Beşinci Daire, bu taleplerin kabul edilmesini uygun görerek kararın bozulmasını ve davacının talebinin onaylanmasını haklı buldu.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/4595
Karar No: 2023/14037
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: İzmir Hava Eğitim Komutanlığı emrinde Astsubay rütbesi ile görev yapan davacının, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararına dayalı olarak 30 Mayıs 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, terör örgütü üyeliği suçunun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğu, kendisine isnat edilen eylemlerin tamamının gerçekleştiği tarihte yasal faaliyetler olduğu, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ''... Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyasında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan sanık olarak yapılan yargılaması sonucunda hakkında 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik kararı verildiği ..." hususuna yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Yine bahse konu kararın gerekçesinde; "davacının babası H.Ç.'ye ait TMSF kaynaklı istihbari mahiyetteki bilgiler" hususuna, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını gösteren tespitlerden biri olarak yer verilmiş ise de davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılamasında örgütle tanıştığı günden itibaren örgütle olan ilişkisi, sınavlara hazırlık dönemi, örgütün askeri mahrem yapılanması hususlarında beyanda bulunan ve tanıdığı örgüt üyeleri hakkında ayrıntılı bilgiler veren davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2020/4595
Karar No: 2023/14037
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: İzmir Hava Eğitim Komutanlığı emrinde Astsubay rütbesi ile görev yapan davacının, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararına dayalı olarak 30 Mayıs 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, terör örgütü üyeliği suçunun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğu, kendisine isnat edilen eylemlerin tamamının gerçekleştiği tarihte yasal faaliyetler olduğu, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ''... Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyasında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan sanık olarak yapılan yargılaması sonucunda hakkında 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik kararı verildiği ..." hususuna yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Yine bahse konu kararın gerekçesinde; "davacının babası H.Ç.'ye ait TMSF kaynaklı istihbari mahiyetteki bilgiler" hususuna, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını gösteren tespitlerden biri olarak yer verilmiş ise de davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılamasında örgütle tanıştığı günden itibaren örgütle olan ilişkisi, sınavlara hazırlık dönemi, örgütün askeri mahrem yapılanması hususlarında beyanda bulunan ve tanıdığı örgüt üyeleri hakkında ayrıntılı bilgiler veren davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.