Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ticaret Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/4509 K.2023/15441
Özet: 1) 385 sayılı kanun kapsamında kamu görevinden çıkarılan davacının, işlemin iptali ve yoksunu olunan parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesini istediği anlaşılmaktadır. 2) Danıştay, İdare Mahkemesi kararını bozal edip işlemin iptalini ve yoksunu hakların faiziyle birlikte ödenmesini kabul etti.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/4509
Karar No: 2023/15441
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Başkanlığı / ...
Vekili: I. Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... İşleri Başkanlığı'nın... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açılış tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İltisak ve irtibat noktasında yapılacak değerlendirme için herhangi bir delile dayanma zorunluluğunun öngörülmediği, bu usulle tesis edilecek idari işlemlerde kişilerin hukuki güvenliğinin bulunduğunun söylenemeyeceği, bu usul içerisinde dahi, dava dosyası kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olduğuna dair kesin bir "kanaat" edinilmesinin mümkün olmadığı, hakkındaki tanık beyanlarının soyut olduğu, söz konusu tanık beyanlarındaki isnatların çıkış noktasının eşi ile çocukları üzerinde olduğu, bu yöndeki tanık beyanları haricinde net bir şekilde örgütle iltisaklı olmadığını söyleyen tanıklar da mevcut olduğu, eşinin örgüte müzahir bir okulda öğretmenlik mesleğini icra etmiş oluşu ile çocuklarının babalarının öğretmenlik yaptığı okulda öğrenim görmelerinin kamu görevinden çıkarılmaya sebep oluşturamayacağı, dava konusu işleme gerekçe olarak alınan tanık ifadelerinin kaynağı belli olmayan duyumlar, subjektif değerlendirmeler, niyet okumalar ve dedikodulardan müteşekkil olduğu, tanık beyanları incelendiğinde, hakkında olumsuz beyanda bulunan şahısların azlık oluşturduğu, çoğu beyanlarını da eşinin çalıştığı kuruma ve çocuklarının eğitim aldıkları okul dolayısıyla ortada dolaşan dedikodulara dayandırdıkları, "doğrudan kendisini 2014 yılında cemaatin sohbetine davet ettigine iliskin tanık beyanı bulundugu" şeklinde gerekçede yer alan hususun ise tamamen gerçek dışı olduğu, 10 yılı aşkın meslek hayatında sicil notu yüksek, sicili temiz, başarılı bir öğretici olduğu, FETÖ/PDY ya da başka bir terör örgütüyle iltisakı veya irtibatının söz konusu olmadığı, hakkında somut hiçbir bilgi ve kayıt içermeyen mücerret iddialar sebebiyle kamu görevinden çıkarılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan YD harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2020/4509
Karar No: 2023/15441
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Başkanlığı / ...
Vekili: I. Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... İşleri Başkanlığı'nın... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açılış tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İltisak ve irtibat noktasında yapılacak değerlendirme için herhangi bir delile dayanma zorunluluğunun öngörülmediği, bu usulle tesis edilecek idari işlemlerde kişilerin hukuki güvenliğinin bulunduğunun söylenemeyeceği, bu usul içerisinde dahi, dava dosyası kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olduğuna dair kesin bir "kanaat" edinilmesinin mümkün olmadığı, hakkındaki tanık beyanlarının soyut olduğu, söz konusu tanık beyanlarındaki isnatların çıkış noktasının eşi ile çocukları üzerinde olduğu, bu yöndeki tanık beyanları haricinde net bir şekilde örgütle iltisaklı olmadığını söyleyen tanıklar da mevcut olduğu, eşinin örgüte müzahir bir okulda öğretmenlik mesleğini icra etmiş oluşu ile çocuklarının babalarının öğretmenlik yaptığı okulda öğrenim görmelerinin kamu görevinden çıkarılmaya sebep oluşturamayacağı, dava konusu işleme gerekçe olarak alınan tanık ifadelerinin kaynağı belli olmayan duyumlar, subjektif değerlendirmeler, niyet okumalar ve dedikodulardan müteşekkil olduğu, tanık beyanları incelendiğinde, hakkında olumsuz beyanda bulunan şahısların azlık oluşturduğu, çoğu beyanlarını da eşinin çalıştığı kuruma ve çocuklarının eğitim aldıkları okul dolayısıyla ortada dolaşan dedikodulara dayandırdıkları, "doğrudan kendisini 2014 yılında cemaatin sohbetine davet ettigine iliskin tanık beyanı bulundugu" şeklinde gerekçede yer alan hususun ise tamamen gerçek dışı olduğu, 10 yılı aşkın meslek hayatında sicil notu yüksek, sicili temiz, başarılı bir öğretici olduğu, FETÖ/PDY ya da başka bir terör örgütüyle iltisakı veya irtibatının söz konusu olmadığı, hakkında somut hiçbir bilgi ve kayıt içermeyen mücerret iddialar sebebiyle kamu görevinden çıkarılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan YD harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.