‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2020/4247 K.2023/17633

Esas No: 2020/4247 · Karar No: 2023/17633 · Karar Tarihi: 28.11.2023
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/4247
Karar No: 2023/17633

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Başkanlığı / ANKARA
Vekili: I. Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY yapılanması ile hiçbir irtibatının bulunmadığı, herhangi bir eylem isnadı olmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, cezanın niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında somut olaya Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen cezai yaptırımlara ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, terör örgütüne üye olma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, dava konusu işlemin şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi:...

Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesi sonucunda, ... Bölge Adliye Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. Bununla birlikte, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik yaptırım uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza davasında beraat kararı verilmiş olması, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti açısından bağlayıcı olmadığından, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; '...Sanık ve eşi ile ilgili gizli tanık Garson tarafından teslim edilen dijital materyallerde herhangi bir veri bulunup bulunmadığına ilişkin Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, sanığın eşi ile ilgili olarak gönderilen cevapta sanık Elvin Zabun ile ilgili olarak "BİZDE VAZİFELİ Mİ: EVET", GÖREVİ: Ö", AKTİF" şeklinde kodlama yapıldığı,...' yönündeki tespit birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde, gerekçede oyçokluğu, esasta oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY:

Olayda, davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı maddi zararın tazmini istemiyle istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür.

Yukarıda anılan ceza mahkemesi kararında davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...Sanığın Müflis Asya Katılım Bankası ile hesap ilişkisinin 11.04.2003 tarihinde başladığı, devam eden süreçte TL para biriminde 8 adet vadesiz mevduat, 6 adet vadeli mevduat, 1 adet bireysel kredi hesabı, USD para biriminde 1 adet vadesiz mevduat hesabı açıldığı, sanığın hesap hareketleri incelendiğinde hesap bakiyesinin 2013 yılı Ocak-Aralık döneminde 5 ile 2.691 TL arasında kaldığı, 2014 yılı Ocak-Aralık döneminde hesap bakiyesinin 0 TL olduğu, 2015 yılı Ocak- Temmuz döneminde 8 TL, Ağustos-Aralık döneminde 0 TL olduğu, 2016 yılı Ocak-Mayıs döneminde hesap bakiyesinin 0 TL olduğu anlaşılmıştır. Sanığın hesap hareketlerine bakıldığında yapılan işlemlerin rutin bankacılık hareketleri olduğu değerlendirilmiş ve hesabın örgütsel amaçla ya da örgüte yardım etme amaçlı olarak kullanıldığına dair bir değerlendirme yapılamamıştır..." gerekçesine yer verildiği görülmüştür. Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?