Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/3947 K.2023/14437
Özet: Uyuşmazlık, Kara Kuvvetleri Komutanlığı çalışanı davacının 375 sayılı KHK’nın Geçici 35‑B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebidir. Danıştay Beşinci Daire, dava işlemini reddederek, idari mahkeme kararının geçerliliğini onaylamış ve davacının talebini evvelce sonuçlandırmıştır.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/3947
Karar No: 2023/14437
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde İs. Asb. Üçvş. olarak görev yapmakta iken 375 sayılı KHK'nın Geçici 35-B maddesi uyarınca ... tarih ve ... sıra numaralı kararla kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Devlete olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, yasa dışı herhangi bir fiilinin bulunmadığı, takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığı, herhangi bir delil ve gerekçe gösterilmediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki sonuç doğurmayacağı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının fetö/pdy soruşturması kapsamında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca gözaltına alındığı, fetö/pdy hakkında bilgiler verdiği, adli sürecin devam ettiğİ belirtilmiş ise de, UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, "... Gözaltı tarihi itibariyle Ankara Kara Harp Okulunda astsubay olarak görev yapmakta olan sanık ...'ın kullanımında olup onun adına kayıtlı bulunan ... numaralı mobil telefonun iletişim tespit kararlarına konu Çanakkale ilinde faaliyet gösteren ... Büfe, ... Metal Büfe, ... Kuruyemiş, ... Kafe-l, ... Kafe-2, ... Piliç, ... Market, ... Büfe ve ... İnternet Kafe isimli işyerlerindeki sabit telefonlardan 16/01/2012 ile 15/09/2013 tarihleri arasında 21 kez arandığı, 5 ayrı ardışık arama olgusunun bulunduğu, 10/05/2013 tarihinde ... Büfe'de kurulu bulunan sabit telefon hattından saat 20:07:07 ile 20:08:04 arasında E. Ü. isimli Astsubay şahısla ardışık olarak arandığı, sanık ile 29 saniye süren göllişme yapıldığı, 20/08/2013 tarihinde ... Büfe'de kurulu bulunan sabit telefon hattından saat 14:03:55 ile 14:05:59 arasında E. Ü. isimli Astsubay şahısla ardışık olarak arandığı, sanık ile 123 saniye süren gölüşme yapıldığı, 05/03/2013 tarihinde ... Kafe-2'de kurulu bulunan sabit telefon hattından saat 18:36:29 ile 18:38:01 arasında R.i Y. ve E. Ü. isimli Astsubay şahıslarla ardışık olarak arandığı, sanık ile 19 saniye Süren görüşme yapıldığı, 15/09/2013 tarihinde ... Kafe-2'de kurulu bulunan sabit telefon hattından saat 16:50:53 ile 16:52:06 arasında E. Ü. isimli Astsubay şahısla ardışık olarak arandığı, sanık ile 63 saniye süren görüşme yapıldığı, 02/05/2013 tarıhindc ... İnternet Kafe'de kurulu bulunan sabit telefon hattından saat 12:47:07 ile 12:48:07 arasında ... isimli Astsubay şahısla ardışık olarak arandığı, sanık ile 93 saniye Süren görüşme yapıldığı görülmüştür. Sanığın birlikte ardışık olarak arandığı kişilerle ilgili olarak UYAP üzerinde yapılan incelemede: R. Y. hakkında Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sayılı dosyası üzerınden FETÖjPDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yülütülen soruşturma neticesinde ... tarih ve ... sayılı iddianame ile ... Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davası açıldığı, alınan ifadelerinde örgütsel bağlantıları ve konumu hakkında kabul ve ikrar mahiyetinde beyanlarda bulunduktan sonra ardışık aramaların irtibatlı olduğu ... (...) ve ... (...) tarafından yapıldığını bildirdiği görülmüştür. Sanık kollukta ifadesi alınırken etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmiş, yaptırılan teşhis işleminde örgütle bağlantılı olduğu dönemde irtibat kurduğu kişileri teşhis etmiştir, Sanığın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek TCK'nın 221/4 maddesi anlamında örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ve faillerle ilgili konumuna uygun yeterli bilgi verdiği, bu bilgilerin örgütü zaafa uğratacak, örgüte zarar verecek, örgüt faaliyetlerini belli ölçüde sekteye uğratacak elverişli bilgi boyutunda olduğu anlaşılmıştır...." denilmek suretiyle davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2020/3947
Karar No: 2023/14437
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde İs. Asb. Üçvş. olarak görev yapmakta iken 375 sayılı KHK'nın Geçici 35-B maddesi uyarınca ... tarih ve ... sıra numaralı kararla kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Devlete olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, yasa dışı herhangi bir fiilinin bulunmadığı, takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığı, herhangi bir delil ve gerekçe gösterilmediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki sonuç doğurmayacağı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının fetö/pdy soruşturması kapsamında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca gözaltına alındığı, fetö/pdy hakkında bilgiler verdiği, adli sürecin devam ettiğİ belirtilmiş ise de, UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, "... Gözaltı tarihi itibariyle Ankara Kara Harp Okulunda astsubay olarak görev yapmakta olan sanık ...'ın kullanımında olup onun adına kayıtlı bulunan ... numaralı mobil telefonun iletişim tespit kararlarına konu Çanakkale ilinde faaliyet gösteren ... Büfe, ... Metal Büfe, ... Kuruyemiş, ... Kafe-l, ... Kafe-2, ... Piliç, ... Market, ... Büfe ve ... İnternet Kafe isimli işyerlerindeki sabit telefonlardan 16/01/2012 ile 15/09/2013 tarihleri arasında 21 kez arandığı, 5 ayrı ardışık arama olgusunun bulunduğu, 10/05/2013 tarihinde ... Büfe'de kurulu bulunan sabit telefon hattından saat 20:07:07 ile 20:08:04 arasında E. Ü. isimli Astsubay şahısla ardışık olarak arandığı, sanık ile 29 saniye süren göllişme yapıldığı, 20/08/2013 tarihinde ... Büfe'de kurulu bulunan sabit telefon hattından saat 14:03:55 ile 14:05:59 arasında E. Ü. isimli Astsubay şahısla ardışık olarak arandığı, sanık ile 123 saniye süren gölüşme yapıldığı, 05/03/2013 tarihinde ... Kafe-2'de kurulu bulunan sabit telefon hattından saat 18:36:29 ile 18:38:01 arasında R.i Y. ve E. Ü. isimli Astsubay şahıslarla ardışık olarak arandığı, sanık ile 19 saniye Süren görüşme yapıldığı, 15/09/2013 tarihinde ... Kafe-2'de kurulu bulunan sabit telefon hattından saat 16:50:53 ile 16:52:06 arasında E. Ü. isimli Astsubay şahısla ardışık olarak arandığı, sanık ile 63 saniye süren görüşme yapıldığı, 02/05/2013 tarıhindc ... İnternet Kafe'de kurulu bulunan sabit telefon hattından saat 12:47:07 ile 12:48:07 arasında ... isimli Astsubay şahısla ardışık olarak arandığı, sanık ile 93 saniye Süren görüşme yapıldığı görülmüştür. Sanığın birlikte ardışık olarak arandığı kişilerle ilgili olarak UYAP üzerinde yapılan incelemede: R. Y. hakkında Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sayılı dosyası üzerınden FETÖjPDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yülütülen soruşturma neticesinde ... tarih ve ... sayılı iddianame ile ... Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davası açıldığı, alınan ifadelerinde örgütsel bağlantıları ve konumu hakkında kabul ve ikrar mahiyetinde beyanlarda bulunduktan sonra ardışık aramaların irtibatlı olduğu ... (...) ve ... (...) tarafından yapıldığını bildirdiği görülmüştür. Sanık kollukta ifadesi alınırken etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmiş, yaptırılan teşhis işleminde örgütle bağlantılı olduğu dönemde irtibat kurduğu kişileri teşhis etmiştir, Sanığın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek TCK'nın 221/4 maddesi anlamında örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ve faillerle ilgili konumuna uygun yeterli bilgi verdiği, bu bilgilerin örgütü zaafa uğratacak, örgüte zarar verecek, örgüt faaliyetlerini belli ölçüde sekteye uğratacak elverişli bilgi boyutunda olduğu anlaşılmıştır...." denilmek suretiyle davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.