Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2020/2248 K.2023/17724
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/2248
Karar No: 2023/17724
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanlığı'nda Üsteğmen rütbesiyle Takım Komutanı olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca Deniz Kuvvetleri Komutanı'nın teklifi, Genelkurmay Başkanı'nın inhası ve Milli Savunma Bakanı'nın onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın ... tarih ve PER:... sayılı terhis emri ile bildirilen, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, 19/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, ilgili KHK'nın TBMM onayına sunulduktan sonra 30 gün içerisinde onaylanmadığı, kamu idareleri ile İdare Mahkemelerince irtibat ve iltisak tespitinde bulunulamayacağı, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, yargılamanın non bis in idem ilkesine uygun olarak yürütülmesi gerektiği, hiç kimsenin işlendiği zaman suç olarak düzenlenmeyen eylemlerden dolayı cezalandırılamayacağı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, Anayasa'nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata saygı hakkının, şeref ve itibara saygı hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, non bis in idem ilkesinin, Anayasa'nın 2., 6/3., 9., 11., 13., 15., 38/4., 70., 129., 130., 138., 141., 142. maddelerinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile düzeltilmesi suretiyle onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın (davacının) kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan ... nolu hat üzerinden 27.08.2014-11.12.2014 tarihleri arasında bylock programına 285 kez sinyal bağlantı girişi yaptığının tespit edildiği, Mahkememizce yapılan HTS, GPRS ve bylock baz istasyon bilgilerinin karşılaştırılmasında girişlerin beslendiği bazların birbiri ile uyum içinde olduğunun anlaşıldığı, bu hali ile mahkememizce sanığın (davacının) bylock programını kullandığının kabul edildiği, bu nedenle yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan bylock isimli programı kullanan sanığın (davacının) FETÖ/PYD terör örgütü ile süreklilik ve yoğunluk arz edecek şekilde ilişkisinin olduğunun anlaşıldığı, sanığın (davacının) aşamalardaki savunmalarında bylock programını kullanmadığını belirtmesi mahkememizce suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilmekle, sanığın (davacının) üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit kabul edilmiştir. Yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ...sayılı yazısında, sanık (davacı) ...'nın kullandığı...nolu telefonun G.G. isimli iş yerinde kurulu bulunan ... nolu kontörlü telefondan periyodik olarak toplam 3 kere arandığı, söz konusu kontörlü hattın örgüt mensupları tarafından "mahrem hizmetler" tabir edilen yapılanmasında yer alan örgüt üyesi askeri personelle irtibat sağlamak için kullanıldığı, bahse konu G.G. isimli iş yerinde kurulu olan kontörlü telefonun, örgüt tarafından kullanılan yerlerden biri olduğunun etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak beyanlarda bulunan örgütün mahrem imam tabir edilen şahıslardan olan Ö.B. tarafından da doğrulandığı, yine ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ...sayılı yazısından anlaşılacağı üzere etkin pişmanlık kapsamında beyanı alınan Y.A. isimli şahsın "....hatta bana S. haricinde Deniz Harp Okulunu 2009 yılında kazanmış yani S.'nin alt devresi olan ... isimli başka bir öğrencinin sorumluluğunu da verdiler. ... isimli öğrenci bildiğim kadarıyla Niğdeli idi, ailesi Aksaray ilinde ikamet ediyordu ve Hazım Kulak Anadolu Lisesinden mezun olmuştu..." şeklinde beyanda bulunarak dosyamız sanığı (davacıyı) ...'yı teşhis ettiği anlaşılmış bu hali ile sanığın (davacının) örgüte olan bağlılığının ve örgüt içerisinde ki konumunun üst seviyede olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve alt sınırdan uzaklaşılarak hakkında hüküm kurulmuştur. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 30/07/2021 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle hali hazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/2248
Karar No: 2023/17724
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanlığı'nda Üsteğmen rütbesiyle Takım Komutanı olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca Deniz Kuvvetleri Komutanı'nın teklifi, Genelkurmay Başkanı'nın inhası ve Milli Savunma Bakanı'nın onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın ... tarih ve PER:... sayılı terhis emri ile bildirilen, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, 19/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, ilgili KHK'nın TBMM onayına sunulduktan sonra 30 gün içerisinde onaylanmadığı, kamu idareleri ile İdare Mahkemelerince irtibat ve iltisak tespitinde bulunulamayacağı, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, yargılamanın non bis in idem ilkesine uygun olarak yürütülmesi gerektiği, hiç kimsenin işlendiği zaman suç olarak düzenlenmeyen eylemlerden dolayı cezalandırılamayacağı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, Anayasa'nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata saygı hakkının, şeref ve itibara saygı hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, non bis in idem ilkesinin, Anayasa'nın 2., 6/3., 9., 11., 13., 15., 38/4., 70., 129., 130., 138., 141., 142. maddelerinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile düzeltilmesi suretiyle onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın (davacının) kendi adına kayıtlı ve kullanımında olan ... nolu hat üzerinden 27.08.2014-11.12.2014 tarihleri arasında bylock programına 285 kez sinyal bağlantı girişi yaptığının tespit edildiği, Mahkememizce yapılan HTS, GPRS ve bylock baz istasyon bilgilerinin karşılaştırılmasında girişlerin beslendiği bazların birbiri ile uyum içinde olduğunun anlaşıldığı, bu hali ile mahkememizce sanığın (davacının) bylock programını kullandığının kabul edildiği, bu nedenle yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan bylock isimli programı kullanan sanığın (davacının) FETÖ/PYD terör örgütü ile süreklilik ve yoğunluk arz edecek şekilde ilişkisinin olduğunun anlaşıldığı, sanığın (davacının) aşamalardaki savunmalarında bylock programını kullanmadığını belirtmesi mahkememizce suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilmekle, sanığın (davacının) üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit kabul edilmiştir. Yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ...sayılı yazısında, sanık (davacı) ...'nın kullandığı...nolu telefonun G.G. isimli iş yerinde kurulu bulunan ... nolu kontörlü telefondan periyodik olarak toplam 3 kere arandığı, söz konusu kontörlü hattın örgüt mensupları tarafından "mahrem hizmetler" tabir edilen yapılanmasında yer alan örgüt üyesi askeri personelle irtibat sağlamak için kullanıldığı, bahse konu G.G. isimli iş yerinde kurulu olan kontörlü telefonun, örgüt tarafından kullanılan yerlerden biri olduğunun etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak beyanlarda bulunan örgütün mahrem imam tabir edilen şahıslardan olan Ö.B. tarafından da doğrulandığı, yine ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ...sayılı yazısından anlaşılacağı üzere etkin pişmanlık kapsamında beyanı alınan Y.A. isimli şahsın "....hatta bana S. haricinde Deniz Harp Okulunu 2009 yılında kazanmış yani S.'nin alt devresi olan ... isimli başka bir öğrencinin sorumluluğunu da verdiler. ... isimli öğrenci bildiğim kadarıyla Niğdeli idi, ailesi Aksaray ilinde ikamet ediyordu ve Hazım Kulak Anadolu Lisesinden mezun olmuştu..." şeklinde beyanda bulunarak dosyamız sanığı (davacıyı) ...'yı teşhis ettiği anlaşılmış bu hali ile sanığın (davacının) örgüte olan bağlılığının ve örgüt içerisinde ki konumunun üst seviyede olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve alt sınırdan uzaklaşılarak hakkında hüküm kurulmuştur. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 30/07/2021 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle hali hazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.