Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/1650 K.2023/17723
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/1650
Karar No: 2023/17723
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 28. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nda uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usule ve hukuka aykırı olduğu, tarafına isnat edilen suçun ve suçla irtibatının ne olduğunun bildirilmediği, ne ile suçlandığını bilmediği, hangi fiil ve davranışlarının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik, irtibat veya iltisak olarak değerlendirildiğinin dava konusu kararda belirtilmediği, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan kararın Yargıtay'ca onanarak 14/06/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile düzeltilerek onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... l-... plakalı tank içerisinde bulunan sanıklar, ... plakalı tank içerisinde Tank Komutanı sanık E.K. (Üsteğmen), ... sanık (davacı) ... (Uzman), ... sanık M.D. (Uzman), ... sanık R.M. (er) olacak şekilde diğer tanklarla birlikte tugaydan çıktıkları, diğer tanklarla aynı güzergahı takip ederek ezilen araçların ve kamu mallarının üzerinden geçip Genelkurmay’a ulaştıkları, Sıhhiye bölgesine geldiklerinde vatandaşların kendilerine engel olmaya çalışmaları üzerine öndeki tankların refüjdeki bariyerleri kırıp ters şeride girmesi üzerine bu tankın da peşlerinden gittiği, açık kaynaklarda yayınlanan video görüntülerinde de bunun net olarak görüldüğü, ilk tankın refüjü ve bariyerleri kırıp ters şeride girdiği, arkadan gelen tankların daha fazla refüj ve bariyer kırarak peşinden gittiklerinin görüldüğü, Genelkurmay Başkanlığı önüne geldiklerinde önde olan tankın bu tank olduğu, karargah binasının önünde bulunan otobüsü ittirerek ve kapıyı kırarak içeriye girdikleri, yolda giderken Kızılay yakınlarında sanık N.B.'nin içinde bulunduğu tankın polis araçlarına çarparak bir tanesini paletine takıp kıvılcımlar çıkarak sürüklediğini sanık (davacı) ...’nun da gördüğü, Genelkurmay’a gidildiğinde sanık M.D.'nin Tank Komutanı Üsteğmen E.K.'ye buraya ne için geldiklerini sorduğu, herhangi bir terör saldırısı olmadığını, sivil vatandaşları göstererek "bunlar mı terörist" diye sorduğunu, E.K.'den herhangi bir cevap alamadığını anlattığı, darbe girişimi öncesinde sanık E.K.'nin sürekli Türkiye Cumhuriyeti yönetiminin hırsız olduğu, hiçbir yönetimin bu kadar çalmadığı, terörde ölenlerin boşu boşuna öldükleri yönünde söylemleri olduğu, atılı suçla ilgili icrai eylemde bulunan tank komutanı olan sanık E.K.'nin, tank sürücüsü sanık (davacı) ...’nun ve aynı tankta nişancı olarak bulunan sanık M.D.'nin atılı suça asli fail olarak katıldıkları, aynı tankta bulunan sanık R.M.'nin vatani görevini yapan er olduğu, aynı zamanda kendisine emir verme yetkisini haiz bulunan ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun failleri olan komutanları ile birlikte aynı tankta bulunduğu, ancak sanığın (davacının) kaçınılmaz izin yanılgısının kusurunu ortadan kaldırdığının anlaşıldığı, ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2020/1650
Karar No: 2023/17723
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 28. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nda uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usule ve hukuka aykırı olduğu, tarafına isnat edilen suçun ve suçla irtibatının ne olduğunun bildirilmediği, ne ile suçlandığını bilmediği, hangi fiil ve davranışlarının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik, irtibat veya iltisak olarak değerlendirildiğinin dava konusu kararda belirtilmediği, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan kararın Yargıtay'ca onanarak 14/06/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile düzeltilerek onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... l-... plakalı tank içerisinde bulunan sanıklar, ... plakalı tank içerisinde Tank Komutanı sanık E.K. (Üsteğmen), ... sanık (davacı) ... (Uzman), ... sanık M.D. (Uzman), ... sanık R.M. (er) olacak şekilde diğer tanklarla birlikte tugaydan çıktıkları, diğer tanklarla aynı güzergahı takip ederek ezilen araçların ve kamu mallarının üzerinden geçip Genelkurmay’a ulaştıkları, Sıhhiye bölgesine geldiklerinde vatandaşların kendilerine engel olmaya çalışmaları üzerine öndeki tankların refüjdeki bariyerleri kırıp ters şeride girmesi üzerine bu tankın da peşlerinden gittiği, açık kaynaklarda yayınlanan video görüntülerinde de bunun net olarak görüldüğü, ilk tankın refüjü ve bariyerleri kırıp ters şeride girdiği, arkadan gelen tankların daha fazla refüj ve bariyer kırarak peşinden gittiklerinin görüldüğü, Genelkurmay Başkanlığı önüne geldiklerinde önde olan tankın bu tank olduğu, karargah binasının önünde bulunan otobüsü ittirerek ve kapıyı kırarak içeriye girdikleri, yolda giderken Kızılay yakınlarında sanık N.B.'nin içinde bulunduğu tankın polis araçlarına çarparak bir tanesini paletine takıp kıvılcımlar çıkarak sürüklediğini sanık (davacı) ...’nun da gördüğü, Genelkurmay’a gidildiğinde sanık M.D.'nin Tank Komutanı Üsteğmen E.K.'ye buraya ne için geldiklerini sorduğu, herhangi bir terör saldırısı olmadığını, sivil vatandaşları göstererek "bunlar mı terörist" diye sorduğunu, E.K.'den herhangi bir cevap alamadığını anlattığı, darbe girişimi öncesinde sanık E.K.'nin sürekli Türkiye Cumhuriyeti yönetiminin hırsız olduğu, hiçbir yönetimin bu kadar çalmadığı, terörde ölenlerin boşu boşuna öldükleri yönünde söylemleri olduğu, atılı suçla ilgili icrai eylemde bulunan tank komutanı olan sanık E.K.'nin, tank sürücüsü sanık (davacı) ...’nun ve aynı tankta nişancı olarak bulunan sanık M.D.'nin atılı suça asli fail olarak katıldıkları, aynı tankta bulunan sanık R.M.'nin vatani görevini yapan er olduğu, aynı zamanda kendisine emir verme yetkisini haiz bulunan ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun failleri olan komutanları ile birlikte aynı tankta bulunduğu, ancak sanığın (davacının) kaçınılmaz izin yanılgısının kusurunu ortadan kaldırdığının anlaşıldığı, ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.