Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2019/5411 K.2023/9841
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5411
Karar No : 2023/9841
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …. Kurulu / …
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin …. tarih ve E:…., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sermaye Piyasası Kurulunda uzman olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sermaye Piyasası Kurulunun …. tarih ve … sayılı yazıyla bildirilen işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 100.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; UYAP Entegrasyon Ekranında yapılan incelemede davacının, darbe teşebbüsü bağlamında 10/02/2017 tarihinde tutuklanmasına karar verildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık olarak yargılamasının devam ettiği, bu durumda; davacı hakkında halen devam eden ceza yargılaması da dikkate alındığında, dosya içeriğinde yer alan belgelerin değerlendirilmesinden tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, hakkında asılsız ihbarlar yapılmış olabileceğini düşündüğü, bu ihbar ve şikayetlerin içeriğini bilmediği, görev süresi boyunca asıl olarak Kurulun Denetleme Dairesinde çalıştığı, üstlerini bilgilendirmek ve en üst seviyede dikkat göstermek suretiyle görevini yapmaya çalıştığı, SPK Personel Yönetmeliği uyarınca görevden çıkarma cezasının uygulanabileceği hallerin belirlendiği, kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü ve geçici nitelikte bir tedbir olmadığı, hakkındaki ceza yargılamasının derdest olduğu, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Duruşma yapılmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Sermaye Piyasası Kurulunda uzman olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun 29/07/2016 tarih ve 416 sayılı yazısı ile bildirilen işlemle kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 100.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Duruşma" başlığını taşıyan 17. maddesinin 1. fıkrasında; "Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır." hükmüne, aynı maddenin 3. fıkrasında ise, "Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan Kanun hükümlerine göre, İdare Mahkemelerinde açılan iptal davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılması zorunlu bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından dava dilekçesinde duruşma talebinde bulunulduğu halde İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen Kanun hükmüne aykırı biçimde duruşma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının duruşma isteminde bulunmasına karşın İdare Mahkemesince duruşma yapılmadan verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince yeniden bir karar verileceğinden, davacının esasa ilişkin temyiz iddialarının bu aşamada incelenmesine gerek bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5411
Karar No : 2023/9841
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …. Kurulu / …
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin …. tarih ve E:…., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sermaye Piyasası Kurulunda uzman olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sermaye Piyasası Kurulunun …. tarih ve … sayılı yazıyla bildirilen işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 100.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; UYAP Entegrasyon Ekranında yapılan incelemede davacının, darbe teşebbüsü bağlamında 10/02/2017 tarihinde tutuklanmasına karar verildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık olarak yargılamasının devam ettiği, bu durumda; davacı hakkında halen devam eden ceza yargılaması da dikkate alındığında, dosya içeriğinde yer alan belgelerin değerlendirilmesinden tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, hakkında asılsız ihbarlar yapılmış olabileceğini düşündüğü, bu ihbar ve şikayetlerin içeriğini bilmediği, görev süresi boyunca asıl olarak Kurulun Denetleme Dairesinde çalıştığı, üstlerini bilgilendirmek ve en üst seviyede dikkat göstermek suretiyle görevini yapmaya çalıştığı, SPK Personel Yönetmeliği uyarınca görevden çıkarma cezasının uygulanabileceği hallerin belirlendiği, kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü ve geçici nitelikte bir tedbir olmadığı, hakkındaki ceza yargılamasının derdest olduğu, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Duruşma yapılmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Sermaye Piyasası Kurulunda uzman olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun 29/07/2016 tarih ve 416 sayılı yazısı ile bildirilen işlemle kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 100.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Duruşma" başlığını taşıyan 17. maddesinin 1. fıkrasında; "Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır." hükmüne, aynı maddenin 3. fıkrasında ise, "Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan Kanun hükümlerine göre, İdare Mahkemelerinde açılan iptal davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılması zorunlu bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından dava dilekçesinde duruşma talebinde bulunulduğu halde İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen Kanun hükmüne aykırı biçimde duruşma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının duruşma isteminde bulunmasına karşın İdare Mahkemesince duruşma yapılmadan verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince yeniden bir karar verileceğinden, davacının esasa ilişkin temyiz iddialarının bu aşamada incelenmesine gerek bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.