‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2017/1901 K.2021/3362

Esas No: 2017/1901 · Karar No: 2021/3362 · Karar Tarihi: 27.10.2021
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/1901
Karar No : 2021/3362

**DAVACI:** ...

**VEKİLİ:** Av. …

**DAVALI:** … Kurulu / …

**VEKİLİ:** Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu kararlarda genel gerekçeye yer verildiği, takdir yetkisinin sınırsız ve keyfi olmadığı, meslekten çıkarma kararının disiplin cezası niteliğinde olduğu, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de 2802 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağına dair hüküm bulunmadığı, meslekten ihracına karar verilebilmesi için anılan Kanun hükümlerinde belirtilen usul ve şartlara uyulması gerektiği, hakkında açılmış disiplin soruşturması bulunmadığı, isnat edilen fiillerin bildirilmediği, savunmasının alınmadığı, Anayasa'nın 38/4., 140/3. ve 129/2., Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1., 2., 3. ve 15., 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 77/1., 71/1., 81., 73/1. ve 73/son maddelerinin ihlal edildiği, ceza soruşturmasının sonucunun beklenmediği, şekil ve sebep unsurları yönünden kararların hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı, iddiaların mesnetsiz olduğu, kişiselleştirme yapılmadığı, örgütle irtibatının ortaya konulmadığı, hukuki güvenlik, hukuki belirlilik ve hukuk devleti ilkelerine aykırı işlem tesis edildiği, meslek hayatı boyunca mümtazen terfi ettiği, adli ve idari cezasının bulunmadığı, hak ve hukuka bağlı olarak hareket ettiği ileri sürülerek dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.
Öte yandan, dava konusu kararların dayanağı olan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun'un) 3. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek, anılan hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararların amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen kararlar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararların hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, yargı mensubu olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun ile kanunlaşmıştır) 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin olarak Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nca verilen ... tarih ve ... sayılı karar ile bu karara yönelik yeniden inceleme talebinin reddi hakkında aynı Kurul tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı kararın iptali ve bu kararlar nedeniyle davacının yoksun kaldığını ileri sürdüğü özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
Yapılan incelemede, davacının bakılan davaya konu edilen istemlerini de içeren bir dilekçe ile 24.10.2016 tarihinde Danıştay 5. Dairesi'nin E:2016/47008 sayılı dosyasında bir dava daha açtığı tespit edilmiş olup, bu durumda bahse konu davaya konu edilen taleplerinin 19.01.2017 tarihinde aynı Daire'de açılan bu dava kapsamında yeniden incelenip incelenemeyeceği hususunun usul hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda "derdestlik" müessesesi düzenlenmemekle birlikte, anılan Kanun'un 31.maddesinin dolaylı olarak göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" dava şartları arasında sayılmıştır.
Davacının her iki davaya ilişkin istemlerinin birlikte değerlendirilmesinden, ilgilinin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun bakılan davaya konu edilen ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi yönündeki istemini daha önce aynı Daire'de açmış olduğu davaya da konu ettiği sonucuna ulaşılmış olup, bu durumda davacının belirtilen istemlerinin yukarıda anılan usul hükümleri gereğince derdestlik nedeniyle bu dava kapsamında yeniden incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Davacının, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararına yönelik yeniden inceleme talebinin reddi hakkında aynı Kurul tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı kararın iptali yönündeki istemine gelince ;
Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcıların, tarafsız ve bağımsız olarak görev yapmaları, T.C. Anayasası'na, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm vermeleri ve anayasal düzene sadakat göstermeleri, hukuk devletinde demokratik toplum düzeninin korunması açısından büyük önem arz etmektedir.
Nitekim, T.C. Anayasası'nda, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı (9.madde); herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu (36.madde); hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları ve Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verecekleri (138.madde); meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olmaları veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilmesi hakkında kanundaki istisnalar saklı olmak üzere azlolunamayacakları (139.madde) kurala bağlanmıştır.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun 23 Nisan 2003 tarihli oturumunda kabul edilen ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararı ile benimsenmiş bulunan Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde de, bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve liyakat korunan değerler olarak sayılmış olup, hâkimlerin h...gi bir yerden h...gi bir sebeple doğrudan ya da dolaylı olarak gelebilecek her türlü dış etki, rüşvet, baskı, tehdit ve müdahaleden uzak şekilde, olaylara ilişkin kendi değerlendirmelerine dayanarak ve hukuka dair kendi vicdani anlayışları ile uygun biçimde yargı işlevini bağımsız olarak yerine getirmeleri gerektiği; yargı görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmek zorunda oldukları; mahkeme içerisinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hâkim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmaları gerektiği; davranışlarının makul bir kişinin gözünde tasvip edilir nitelikte olmasını sağlamaları ve hâl ve davranış tarzlarının, insanların yargının doğruluğuna ilişkin inancını kuvvetlendirici nitelikte olması gerektiği; yalnızca adaleti sağlamakla kalmamaları, bu görüntüyü yansıtılmak zorunda da oldukları; sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumunda oldukları ve bunu özgürce ve kendi iradeleriyle yapmaları gerektiği; ailelerinin, sosyal ilişkilerinin veya diğer ilişkilerinin, hâkim olarak meslekî davranışlarını veya kararlarını uygunsuz bir şekilde etkilemesine izin vermemeleri gerektiği; yargı görevinin yerine getirilmesinde h...gi bir kimsenin kendilerini uygunsuz bir şekilde etkileyebileceği izlenimine yol açmamaları ve başkalarının böyle bir izlenime yol açmasına müsaade etmemeleri gerektiği; özetle, hâkimlerin yargı vazifesinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmak zorunda oldukları belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen meslek ve davranış kurallarının benimsenmesi ve sürdürülebilmesi bakımından hâkim ve savcıların denetimi ve gerektiğinde bu konuda meşru tedbir ve yaptırımların uygulanması zorunlu olup, bu amaçla T.C. Anayasası'nın 159. maddesi ile kurulan Hâkimler ve Savcılar Kurulu'na, hâkim ve savcılardan meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme ve görevden uzaklaştırma işlemlerini yapma yetkisi tanınmıştır.
22.7.2016 tarih ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin değiştirilerek kabul edilmesine dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasında ise, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler Ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verileceği belirtilmiş olup; 2.1.2017 tarih ve 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin değiştirilerek kabul edilmesine dair 7075 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ikinci fıkrasında da, bu kapsamda verilmiş meslekten çıkartma kararlarına karşı, kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'a dava açılabileceği kuralına yer verilmiştir.
Başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütleriyle veya milli güvenliğe karşı faaliyette bulunan yapı, oluşum ya da gruplarla h...gi bir bağı olduğu değerlendirilen yargı mensuplarının meslekten çıkarılması, demokratik toplumun temel değerlerinden biri olan yargının güvenilirliği ve saygınlığının sağlanması bakımından ayrı bir önem taşımaktadır. Nitekim 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin gerekçesinde; 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve kalkışmanın sorumlusu olan FETÖ/PDY ile bağlantılı yargı mensuplarının görevde tutulmaları en başta yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkeleriyle bağdaşmadığı; Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatine göre hüküm verme ödevi altındaki yargı mensuplarının bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesiyle hiçbir biçimde bağdaşmayacak yapılanmaların içine girmesi, örgüt hiyerarşisi içinde ve ideolojik bağlılık duygularıyla hareket etmesinin en başta yargının saygınlığı ve güvenilirliğine zarar vermekte olduğu; Devlet organizasyonu dışındaki başka bir hiyerarşik yapının talimatlarına boyun eğen yargı mensuplarının varlığının, vatandaşların yine Anayasa'nın teminatı altındaki adil yargılanma hakkı önünde büyük bir engel teşkil ettiği; bu nedenlerle, belirtilen türde irtibatları değerlendirilen yargı mensuplarının meslekte kalmalarının doğuracağı sakıncaları gidermek amacıyla, Anayasa'nın 139 uncu maddesinin ikinci fıkrasında tanınan takdir hakkı da gözetilerek bu düzenlemenin yapıldığı ifade edilmiştir.
667 sayılı KHK’nın yukarıda anılan 3. maddesinde genel olarak terör örgütlerine veya MGK’ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplardan söz edilmiş ise de madde gerekçesi dikkate alındığında FETÖ/PDY’nin bunların başında geldiği anlaşılmaktadır. Tedbirin uygulanması için mutlaka terör örgütüyle, terör faaliyetleriyle ve bu arada darbe teşebbüsüyle yargı mensupları arasında bağ kurulması aranmamış; MGK’ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen “yapı”, “oluşum” veya “gruplar” ile bağ kurulması yeterli görülmüştür. Diğer taraftan maddeye göre meslekten çıkarma tedbirinin uygulanabilmesi için söz konusu bağın yapıya, oluşuma veya gruba “üyelik” veya “mensubiyet” şeklinde olması zorunlu olmayıp “iltisak” ya da “irtibat” şeklinde olması da yeterlidir. Öte yandan, terör örgütleri veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile üyeler arasındaki bağın “sübut” derecesinde ortaya konulması aranmamıştır. Böyle bir bağın Hâkimler Ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca “değerlendirilmesi” yeterli görülmüştür. Buradaki değerlendirme Genel Kurulun salt çoğunluğunda oluşacak bir “kanaati” ifade etmektedir. Kuşkusuz bu kanaat cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece meslekte kalmanın uygun olup olmadığı yönünde bir değerlendirmeden ibarettir ve bu değerlendirme yapılırken, yetkili kurulları belli bir kanaate ulaştıracak nedenler her somut olayın özelliğine göre değişebilecektir.
Nitekim, bazı Anayasa Mahkemesi üyelerinin 667 sayılı KHK uyarınca meslekten çıkartılmasına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nca verilen 4/8/2016 gün ve E:2016/6; K:2016/12 sayılı kararda da yukarıda belirtilen uygulama koşulları aynen benimsenmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davaya konu Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla; ilgililerin mesleğe kabulleri ile başlayan, eğitim merkezi ve Türkiye Adalet Akademisi'ndeki faaliyetleri, hizmet içi eğitim ve yabancı dil eğitimlerine katılımlarına, yurtdışına gönderilmelerine, özel yetkili savcılıklara veya mahkemelere yahut idari görevlere atanmalarına ilişkin bilgiler ile bu görevlendirmelerde ve yine bir silah olarak kullanılan özel yetkili mahkemelere hâkim veya unvanlı olarak, Teftiş Kurulu Başkanlığına, başkan, başkan yardımcısı veya müfettiş sıfatıyla, idari kurumlara tetkik hâkimi, daire başkanı veya yardımcısı, genel müdür veya yardımcısı sıfatıyla v.s. şeklinde yapılan atamalarda dikkate alınan kriterler, özlük dosyalarındaki bilgi ve belgeler, sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları, ilgililer hakkında Hâkimler ve Savcılar Kuruluna intikal eden şikâyet, ihbar, inceleme ve soruşturma dosyaları ile bu dosyalar hakkında verilen kararlar, mahallinde yapılan araştırmalar, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilintili dosyalarda görev alan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının bu dosyalarda yapmış oldukları işlemler ve verdikleri kararlar, örgüt mensuplarının haberleşme için kullandıkları şifreli programlarda yer alan kayıtlar, Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun FETÖ/PDY mensubu oldukları Emniyet Genel Müdürlüğü terörle mücadele birimlerince düzenlenen raporlarla sabit olan örgüt üyeleri hakkında tayin ettiği disiplin cezaları ve muhalefet şerhleri, sosyal çevre bilgileri ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından temin edilen bilgi ile belgeler, ilgililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın niteliği ve isnat edilen suçlamalar ile gözaltı ve tutuklama kararları, soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının ifade ve sorgu tutanakları, itirafçıların beyanları birlikte dikkate alınarak, ekli listede yer alan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının 667 sayılı KHK’nın 3. maddesinin birinci fıkrası kapsamında FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatlarının olduğu sabit görüldüğünden, adı geçenlerin anılan Kanun Hükmünde Kararname hükmü uyarınca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve ayrı ayrı olmak üzere meslekten çıkarılmalarına karar verildiği bu karara yönelik yeniden inceleme talebinin dava konusu işlemle reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, dava konusu işlemin savunması alınmadan tesis edildiği ileri sürülmekte ise de, bu eksikliğin yargılama süreci içinde giderilmesinin mümkün olması, 667 sayılı KHK'de öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarmanın, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak “olağanüstü tedbir” niteliğini taşıması ve davaya konu Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının, disiplin hukukuna ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektiren meslekten çıkarma cezası niteliğinde bulunmaması karşısında bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Taraflarca dosyaya sunulan bilgi ve belgeler yukarıda belirtilen mevzuat ve mesleki ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının silahlı terör örgütü olduğu yargı kararıyla sabit görülen (Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarih ve E:2017/16-956, K:2017/370 sayılı kararı) FETÖ/PDY’nin amaç ve eylemleri doğrultusunda faaliyet yürüttüğü hususunda Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nda oluşan kanaatin hukuken haklı ve geçerli nedenlere dayalı olduğu sonucuna varıldığından, bu husus gözetilerek ve davacının meslekte kalmasının doğuracağı sakıncaları gidermek amacıyla, T.C. Anayasası'nın 139. maddesi ile verilen takdir hakkı çerçevesinde meslekten çıkartılmasına ilişkin dava konusu Genel Kurul kararında/kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nitekim, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle mahkumiyet kararı verildiği de tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karar nedeniyle davacının yoksun kaldığını ileri sürdüğü özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesiyle ilgili kısmının derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddi; Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararına yönelik yeniden inceleme talebinin reddi hakkında aynı Kurul tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı kararın iptaline ilişkin kısmının ise esastan reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek; ayrıca davacı tarafından bakılmakta olan bu dava dosyası ile Dairemizin E:2016/47008 sayısında kayıtlı bulunan dava dosyasının tarafları ve konusu aynı olduğundan bahisle birleştirilmesi talebinde bulunulmuş ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda davaların birleştirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi anılan Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde uygulanmak üzere sayma yoluyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulan 31. maddesinde de davaların birleştirilmesi usulüne yer verilmediği görüldüğünden bu istem de yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi ve davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun'un) 3. maddesinin 1. fıkrası ile ilgili Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
1) Genel Olarak
Türkiye’de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
23/07/2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti tarafından Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine, Türkiye’de 21/07/2016 tarihinde olağanüstü hâlin yürürlüğe girmesiyle birlikte başlayan süreçte, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’nin 15. maddesinde görüldüğü şekliyle Sözleşme’den doğan yükümlülükler bağlamında daha az güvence sağlanabileceği belirtilerek derogasyon bildiriminde bulunulmuştur.
23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (685 sayılı KHK) ile 667 sayılı KHK'nın ilgili maddesi uyarınca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcıların, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda dava açabilecekleri düzenlenmiştir. 685 sayılı KHK, 01/02/2018 tarihli ve 7075 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, anılan Kanun 08/03/2018 tarih ve 30354 sayılı (mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Kadriye Çatal/Türkiye (B. No: 2873/17, 07/03/2017) kararında, haklarında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen yargı mensupları için doğrudan Danıştayda iptal davası açma imkânının tanındığını belirterek Kadriye Çatal tarafından yapılan başvuruyu iç hukuk yollarının tüketilmemiş olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.

2) Davacıya İlişkin Süreç
... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Öte yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.

B) İLGİLİ MEVZUAT
1) Anayasa
Anayasa’nın Başlangıç kısmında, Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu Millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasa'da gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı belirtilmiş ve 176. maddesinde de Anayasa'nın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmının, Anayasa metnine dâhil olduğu kuralı getirilmiştir.
Anayasa'nın 5. maddesi: "Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."
Anayasa’nın 6. maddesi: “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”
Anayasa’nın 9. maddesi: "Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır."
Anayasa’nın 13. maddesi: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
Anayasa’nın 14. maddesi: “Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz...”
Anayasa’nın dava konusu kararların tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi: "Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz."
Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrası: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”
Anayasa’nın 36. maddesi: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz."
Anayasa’nın 138. maddesinin birinci fıkrası: “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.”
Anayasa’nın 139. maddesi: “Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.”
Anayasa’nın 140. maddesinin ikinci fıkrası: “Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler.”
Anayasa’nın 159. maddesinin birinci fıkrası: “Hâkimler ve Savcılar Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar.”
Aynı maddenin sekizinci fıkrası: “Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar...”

2) AİHS
AİHS'in 6. maddesinin birinci fıkrası: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir. Karar alenî olarak verilir. Ancak, demokratik bir toplum içinde ahlak, kamu düzeni veya ulusal güvenlik yararına, küçüklerin çıkarları veya bir davaya taraf olanların özel hayatlarının gizliliği gerektirdiğinde veyahut, aleniyetin adil yargılamaya zarar verebileceği kimi özel durumlarda ve mahkemece bunun kaçınılmaz olarak değerlendirildiği ölçüde, duruşma salonu tüm dava süresince veya kısmen basına ve dinleyicilere kapatılabilir."
AİHS'in 8. maddesi: “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”
AİHS'in 15. maddesi: "Savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike halinde her Yüksek Sözleşmeci Taraf, durumun kesinlikle gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla, bu Sözleşme’de öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir.
Yukarıdaki hüküm, meşru savaş fiilleri sonucunda meydana gelen ölüm hali dışında 2. maddeye, 3. ve 4. maddeler (fıkra 1) ile 7. maddeye aykırı tedbirlere cevaz vermez.
Aykırı tedbirler alma hakkını kullanan her Yüksek Sözleşmeci Taraf, alınan tedbirler ve bunları gerektiren nedenler hakkında Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne tam bilgi verir. Bu Yüksek Sözleşmeci Taraf, sözü geçen tedbirlerin yürürlükten kalktığı ve Sözleşme hükümlerinin tekrar tamamen geçerli olduğu tarihi de Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne bildirir."

3) Kanun
667 sayılı KHK'nın değiştirilerek kabul edilmesine dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrası: “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen …hâkim ve savcılar hakkında hâkimler ve savcılar yüksek kurulu genel kurulunca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.”
Üçüncü fıkrası: “Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler hakkında da 4 üncü maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.”
Aynı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrası: “Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır...”

4) Etik İlkeler
Hâkimler ve savcılar Anayasa ve kanunlarla kendilerine verilen görev ve yetkileri, yazılı olsun ya da olmasın evrensel anlamda hâkim ve savcıları bağladığı hususunda kuşku bulunmayan etik kurallara tabi olarak yerine getirmelidirler.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararı ile benimsenmesine karar verilmiş ve Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce tüm hâkim ve savcılara genelge olarak duyurulmuş olan "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri"nde bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve liyakat korunan değerler olarak sayılmıştır. Yine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 10/10/2006 tarih ve 424 sayılı kararı ile benimsenmesine karar verilerek Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından tüm hâkim ve savcılara duyurulan Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri” de Bangalor İlkeleri ile benzer ilkeleri içermektedir.
Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde hâkimin; h...gi bir yerden h...gi bir sebeple doğrudan ya da dolaylı olarak gelebilecek her türlü dış etki, rüşvet, baskı, tehdit ve müdahaleden uzak şekilde, olaylara ilişkin kendi değerlendirmesine dayanarak ve hukuka dair kendi vicdani anlayışı ile uygun biçimde yargı işlevini bağımsız olarak yerine getirmesi; mahkeme içerisinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hâkim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak ve artıracak davranışlar içerisinde olması; sürekli kamu gözetiminin öznesi durumunda olan hâkimin, sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumunda olduğu ve bunu özgürce ve kendi iradesiyle yapması, özellikle yargı vazifesinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranması; diğer vatandaşlar gibi ifade, inanç, dernek kurma ve toplanma özgürlüğüne sahip olduğu ancak bu hakların kullanılmasında, yargı mesleğinin onurunu, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını koruyacak şekilde davranması gerektiği hususları belirtilmiştir.

C) İNCELEME VE GEREKÇE
1) Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç
AİHS'in 15. maddesinde; savaş veya ulusun varlığını tehdit eden bir genel tehlike hâlinde devletlerin, durumun gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla AİHS'te öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabileceği belirtilmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu tarafından yargı mensuplarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararlar tesis edilirken ilgililere haklarındaki tespitler bildirilmek suretiyle karşı beyanda bulunma imkânı tanınmamış ise de AİHS'in 15. maddesi hükmü uyarınca ulusun varlığını tehdit eden genel bir tehlikeye karşı ivedi şekilde tedbir almak zorunluluğu çerçevesinde durumun gerektirdiği ölçüde kabul edilebilecek nitelikte olan bu hususun, yargılama aşamasında, hakkındaki tespitler bildirilerek ilgililerin bu tespitlere karşı beyanlarının alınması suretiyle giderilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmiştir.
Nitekim AİHM'e göre karar alma veya yargılama sürecinde daha alt aşamalarda yaşanan bazı usule ilişkin eksikliklerin sonraki aşamalarda telafi edilebilmesi mümkündür (Helle/Finlandiya, B. No: 20772/92, 19/12/1997, § 45; Monnell ve Morris/Birleşik Krallık, B. No: 9562/81, 9818/82, 2/3/1987, §§ 55-70).
Bu kapsamda, davalı idare tarafından dava konusu kararların gerekçesi olarak yargılama safahatında dava dosyasına sunulan tüm bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilmiş ve bu bilgi ve belgelere karşı etkin bir şekilde beyanda bulunma imkânı tanınmıştır.
Öte yandan hakkaniyete uygun yargılama hakkına ilişkin güvencelerin (silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin) sağlanması amacıyla Dairemizce görülmekte olan bu davalarda usul kuralları oldukça geniş yorumlanmıştır.
Dava konusu kararlara karşı dava açma süresi, yargı yolunun açıldığı 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı KHK'nın yayımı tarihinden itibaren değil anılan KHK’nın TBMM tarafından değiştirilerek kabul edilmesine dair 7075 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 08/03/2018 tarihinden itibaren başlatılmıştır.
Davacıların adli yardım talepleri, "yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması" şartının h...gi bir bilgi veya belgeyle (örneğin fakirlik ilmuhaberi) desteklenmesi beklenmeksizin kabul edilmiştir.
Bu kapsamda davacının adli yardım istemi, Dairemizin 28/02/2018 tarihli kararı ile kabul edilmiştir.
Duruşmalı dosyalarda, tedavi kurumlarında veya ceza infaz kurumlarında bulunan ve mazeretleri nedeniyle duruşmalara katılamayacak olan davacıların duruşmalara kolaylıkla katılabilmeleri, yargılamanın en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması için Ses ve Görüntü Bilişim Sisteminden (SEGBİS) yararlanma imkânı sağlanmıştır.
06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tebligat ve cevap verme" kenar başlıklı 16. maddesinde; dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunmanın davacıya, davacının ikinci dilekçesinin davalıya, davalının vereceği ikinci savunmanın da davacıya tebliğ edileceği düzenlenmiştir. Davalının ikinci savunmasında davacının cevaplandırmasını gerektiren hususların bulunması hâli dışında, davalının ikinci savunmasına karşı davacının cevap veremeyeceği, tarafların otuz günlük cevap verme süresinin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri kurala bağlanmıştır. Bununla birlikte davalı idarenin ek beyan dilekçelerinde veyahut Danıştay savcı düşüncesine cevap dilekçelerinde dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, davacıya tebliğ edilmiş ve dava dosyasına sunulan yeni bilgi ve belgelere karşı beyanlarını sunma imkânı sağlanmıştır.
Bu kapsamda, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan 31/10/2018 tarihli ikinci savunma dilekçesi ve eki ile 08/04/2019, 11/06/2019 ve 16/08/2018 tarihli ek beyan dilekçeleri ve eklerine yönelik cevap hakkını kullanabilmesi ve beyanlarını sunabilmesi için Dairemizin 28/05/2020 tarihli ara kararıyla davacıya on (10) günlük süre tanınmıştır.
Aynı maddede, haklı sebeplerin bulunması hâlinde, taraflardan birinin isteği üzerine otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere otuz günlük cevap verme süresinin uzatılabileceği belirtilmiştir. Dairemizce talep edilmesi hâlinde taraflara otuz günü geçmemek üzere ek süre verilmiştir.
Bununla birlikte, AİHS’in "Adil Yargılanma Hakkı’’ başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili davasını makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahip olduğu düzenlemesi yer almıştır. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi de makul sürede yargılanma hakkını Anayasanın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının bir parçası olarak görmüştür (Gülseren Gürdal ve Diğerleri, B. No: 2013/1115, 05/12/2013, § 43). Anayasanın 141. maddesinin son fıkrasında da davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevleri arasında sayılmıştır.
AİHM kararları incelendiğinde; mahkemenin bir yargılamanın süresinin makul olup olmadığını incelerken her davanın kendi somut durumunu gözettiği ve davanın karmaşıklığı, başvuranların ve yetkili makamların yargılama sürecindeki davranışları ile ilgililer için davanın konusunun arz ettiği önem gibi kriterleri dikkate aldığı görülmüştür (Frydlender / Fransa, B. No: 30979/96, 27/6/2000, § 43, Yılmaz / Türkiye, B. No: 36607/06, 04/06/2019, §§ 32). Aynı şekilde Anayasa Mahkemesi de makul süre yönünden yaptığı incelemelerde, davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususları, bir davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterler olarak belirlemiştir (Güher Ergun ve Diğerleri, B. No: 2012/13, 02/07/2013, § 41-45, Gülseren Gürdal ve Diğerleri, B. No: 2013/1115, 05/12/2013, § 46).
Bu kapsamda; yargı mensuplarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılması kararlarına karşı ilgililer tarafından genellikle işlem tesisinden sonra bu işlemlere karşı yargı yolu açık olmadığı halde altmış günlük dava açma süresi içinde Ankara İdare Mahkemelerinde ya da doğrudan Danıştay'da davalar açılmış ise de anılan işlemlere karşı ancak 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı KHK'nın yayımı tarihinden itibaren Danıştay'da yargı yolunun açılmış olduğu anılan KHK ile kabul edildiğinden, bu davaların esastan incelenmesine Dairemiz tarafından bu tarihten itibaren başlanmıştır.
Bununla birlikte yukarıda aktarıldığı üzere gerek ulusun varlığını tehdit eden genel bir tehlikeye karşı ivedi şekilde tedbir almak zorunluluğu çerçevesinde olağanüstü şartlar altında tesis olunan işlemler nedeniyle açılan bu davaların karmaşık yapısına, gerekse hakkaniyete uygun yargılanma hakkına ilişkin güvencelerin (silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin) sağlanması amacıyla davalı idare tarafından dava konusu kararın gerekçesi olarak yargılamanın her safahatında dava dosyasına sunulan tüm bilgi ve belgelerin davacıya tebliğ edilmesi ya da davalı idarenin ikinci cevap dilekçesine karşı davacı tarafa ek süre verilerek cevap hakkı tanınması gibi geniş usuli uygulamalara rağmen bakılmakta olan bu dava mümkün olan en kısa süre içinde Dairemiz tarafından sonuçlandırılmıştır.

2) FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih ve E:2017/16.MD-956, K:2017/370 sayılı kararında; FETÖ’nün, paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma hâline getiren; siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden; bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyip güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen; bir istihbarat örgütü gibi kod isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar kullanıp böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da kendi mensubu olmayanları düşman olarak görüp mensuplarını motive eden; “Altın Nesil” adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle Devlete tabandan tavana sızan; bu kadroların sağladığı avantajlarla Devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden; böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan; casusluk faaliyetlerini de bünyesinde barındıran atipik/suigeneris bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
1970’li yıllardan itibaren özellikle, mülkiye, adliye, emniyet, millî eğitim ve TSK içerisinde kadrolaşmaya giden FETÖ liderinin vaaz, röportaj ve kitaplarında bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında da yer alan “Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın!”, "Bütün güç merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimse varlığınızı fark etmeden sistemin ana damarlarında ilerleyin!", “Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz ana kadar her adım erken sayılır. …bunca kalabalık içinde ben bu dünyayı ve düşüncemi sözde mahremiyet içinde anlattım. …sırrınız sizin sırrınızdır. Söylerseniz siz esir olursunuz.”, “Bir gün bana Ankara’da bin evimiz olduğunu söyleyin, devletin paçasından şöyle bir tutacağım, devlet uyandığında yapacağı hiçbir şey kalmayacak” şeklindeki sözleri bu suigeneris örgütün, Devleti ele geçirme gayretlerinin somut talimatları olarak ortaya çıkmıştır.
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/06/2018 tarih ve E:2016/238, K:2018/128 sayılı kararında ise FETÖ'nün yargı yapılanmasına ilişkin şu tespitlere yer verilmiştir:
"Örgütün hakim, savcı yapılanması bölgelere ayrılmış olup ...bölgelerden sorumlu kişilere bölge abisi veya bölge ablası denilmektedir. Her bölgenin 8-10 evi kapsadığı, örgüt mensupları arasında farklı sohbet grupları ve bu gruplardan sorumlu örgüt imamı bulunmaktadır. ...Örgüt üyesi hakim, savcıların sicil numaralarına veya mesleğe başlama aşamasında, adalet akademisindeki dönemlerine göre ayrı ayrı devre ve sicil numarası içerisinde gruplandırmaların yapıldığı, T1, T2, T3, T4, T5 şeklinde belirli sicil aralıklarını kapsayan hakim, savcıların gruplandırılarak taşra ve devre yapılanması oluşturulmuştur. Her grupta kendi içerisinde hakim, savcı sayılarına göre 3-5 kişilik sohbet gruplarına ayrılmıştır. ...Örgüt tarafından örgüt üyesi ile yapılan görüşme sonrasında hakim, savcı olması kararlaştırılan örgüt üyeleri sınavlara hazırlanmak üzere örgüte ait Ankara’daki örgüt evlerinde sınava çalıştırılır. Bu örgüt evinin masraflarının örgüt tarafından karşılandığı ve sınava çalıştırılacak kişiler dışında başka kimsenin bu evlere giremediği anlaşılmıştır. Bu örgüt evlerinde hakimlik, savcılık sınavına girecek örgüt üyeleri sınavlara hazırlanmakta olup deneme sınavlarının yapıldığı ayrıca sınav sorularının örgüt tarafından yasal olmayan yollardan ele geçirilip bu evlerde sınavdan bir kaç gün önce örgüt mensubu abi veya ablalar tarafından örgüt üyelerine verilmiştir. Örgüt üyelerine cevapları işaretlenmiş soru kitapçıkları verilerek bunları ezberlemelerinin sağlandığı, bu şekilde örgüt üyelerinin sınavları kazanmalarının sağlandığı anlaşılmıştır. Yazılı sınavı kazanan örgüt üyeleri murakıplarca tekrar eve çağrılarak mülakat için hazırlanmakta mülakatta nasıl davranacaklarının öğretilmektedir. Ayrıca örgüt tarafından kendilerine referans bulunacağı veya kendilerinin referans bulmaları söylenmektedir. Mülakat sınavını kazanan ve hakim, savcı adayı olan örgüt üyeleri mülakattan sonra tekrar murakıplar tarafından örgüt evlerine çağrılarak staj aşamasında hangi evde kalacakları, ev sorumlularının kim olacağı anlatılarak, bu şekilde staja başlayan örgüt üyesinin staj döneminde de örgüt tarafından takibi yapılmaktadır. Staj aşamasında örgüt üyelerinin deşifre olmamaları için beşer kişilik gruplar halinde, masrafı örgüt tarafından karşılanan ev tutmaları sağlanmaktadır. Her ev için bir sorumlu tayin edilmektedir. Adaylık sürecini tamamlayıp ataması yapılan örgüt üyesi hakim, savcıların örgüt tarafından takibine devam edildiği, sürekli irtibat kurularak bunların örgüte bağlılıkları sağlanmaktadır. Ataması yapılan örgüt mensubu hakim, savcının ilk maaşlarının tamamı örgüt tarafından alınmaktadır. Daha sonraki aylarda ise bekarlardan %15, evlilerden %10, en az 3 çocuğu olanlardan ise %5 oranında himmet toplanmaktadır. Bekar olan örgüt mensubu hakim, savcıların örgüt için önemli stratejik kurumlarda görevli örgüt üyeleri ile veya aynı meslekteki örgüt üyeleri ile evlenmelerinin teşvik edildiği ve katalog evlilikler yaptırıldığı anlaşılmıştır...
Örgüt tarafından hakim, savcılara yönelik adaylık dahil tüm süreçlerde yabancı dil, yüksek lisans, doktora eğitimi, yurt dışı gezileri, mesleki ve kişisel programlar düzenlenmek suretiyle örgüt üyesi hakim, savcılar emsallerine göre daha donanımlı hale getirilmektedir. Örgüt mensupları hak etmedikleri halde yurt içi ve yurt dışı yüksek lisans ve doktora programlarına yerleştirilmişlerdir...
HSYK ve Ad[a]let Bakanlığı Teftiş Kurulunda görev yapan örgüt mensubu müfettişlerce yapılan teftişlerde örgüt üyesi olan hakim, savcılarla örgüt üyesi olmayan hakim, savcılar farklı muameleye tabi tutulmakta, örgüt üyesi hakim, savcılara hak etmedikleri halde yüksek notlar ve olumlu siciller verilmekte, örgüt üyesi olmayan hakim, savcılara ise vasat veya düşük notlar verilmekte, sicilleri bozulmaktadır.
Örgüt üyesi hakim ve savcılar görev yaptıkları yerlerde görevleri nedeniyle öğrendikleri önemli bilgiler ile soruşturma ve dava dosyalarında gördükleri örgüt için önem taşayabilecek konuları gerek adliye gerekse il veya ilçede önemli görevlerde bulunan kişiler ile ilgili topladıkları bilgileri toplantılarda örgüt sorumlusu abiye iletmektedirler. Menfi takip heyeti denilen bir grup tarafından örgüt üyelerinden toplanan bu bilgiler değerlendirilmekte, neticesine göre yapılacak işlemler kararlaştırılmaktadır...
Örgüt mensubu hakim, savcıların deşifre olmasının önüne geçmek amacıyla örgüt üyesi hakim, savcıların çocuklarını örgüte ait olan okullara göndermemelerine karar verilmesi halinde örgüt üyesi hakim, savcı çocuklarının eğitimleri ile ilgilenilmesi, ayrıca ideolojik eğitim verilmesi için eğitim birim adıyla ayrıca bir birim kurulmuştur. Bu birim sorumlusu Yargıtay Üyesi olarak görev yapan örgüt üyelerinden seçilmektedir...
Örgüt faaliyetlerinin bir çoğunda gizlilik esas alınmasına karşın örgüt tarafından HSYK seçimlerine verilen önemden dolayı bu dönemde örgüt mensuplarının deşifre olmayı göze alarak seçimlerde tüm il ve ilçeleri kapsayan adliye ziyaretleri, ev ziyaretleri ve yemek organizasyonları düzenlemişlerdir. Sözde bağımsız örgüt üyesi adaylarının seçim gezilerine birlikte katılmışlardır. Örgütün 2014 yılı HSYK üye seçimlerinde gerek YARSAV listesi, gerekse bağımsız aday adı altında aday göstererek yargı içerisinde alternatif bir yargı gücü kuracak şekilde örgütlü olduğu anlaşılmıştır..."
Öte yandan Dairemizde derdest olan dava dosyalarında yukarıda belirtilen tespitleri destekler mahiyette, FETÖ'nün niteliğine ilişkin aşağıdaki beyanların yer aldığı görülmüştür:
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan M.Ü.ye ait Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/10/2016 tarihli ek sorgulama tutanağı: “…Şunu söylemem gerekiyor ki cemaat farklı sınav evlerinde kalan şahısları birbiriyle tanıştırmaz. …Bu yapı sizi asla boşta bırakmaz, yani üniversiteden mezun olduğunuzda sınav çalışma eviniz hazırdır, sınavı kazanınca mülakat referans listeniz hazırdır, bunların her aşamasından sorumlu olan kişiler vardır. …Kural olarak bu yapı gizlilik üzerine kurulu olduğundan bir evde kalan diğer evde kalan kişileri tanımazdı. Ama biz bazen tanıştığımızda kimin bizden olduğunu hissediyor ve anlıyorduk. Biz staja başladıktan sonra bize yavaş yavaş tedbire riayet etmemiz hususu anlatılmaya başlandı. …bu yapıda ciddi bir hiyerarşi söz konusuydu. Ben maaşımın bekarken %15’ini, evlendikten sonra ise %10’unu cemaate himmet olarak verdim. …Evde kalan kişi sadece ev abisini tanır. Kıdemsiz birinin üst abileri tanıma şansı yoktur. Staj esnasında bize namazınızı gizli kılın gerekirse zorunlu hallerde namazlarınızı cem edin diyorlardı. Ramazan orucunuzu tutun ancak gerekirse oruç tutmuyormuş gibi davranın diyorlardı. Bunun haricinde önemli bir husus da bize evliliğin faziletleri anlatılıyordu. …Evlilikten sorumlu abi, evlendirmeyi düşündüğü erkeğe gelerek erkekten bir vesikalık fotoğraf ve bir CV ister, devamında bu CV’yi ve fotoğrafı bir havuza atardı. Aynı işlemi bayanlar için de yapıyorlardı. Devamında evlilikten sorumlu abi kendince uygun gördüğü eş adaylarını birbirleriyle tanıştırıyordu.”
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan A.A.ya ait Kilis Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen 23/06/2017 tarihli şüpheli ifade tutanağı: “17-25 Aralık süreci sonrası örgütün sivil imamı … kod adlı şahsın katıldığı …bir toplantıda sivil imam adlicilere hitaben ‘elinizde ...siyasal iktidara ilişkin yolsuzluk ihale usulsüzlüğü vs. gibi ses getirecek dosya varsa, bu tarz ses getirecek dosyaları bekletmeyin, hemen davasını açın.’ dedi. …Örgüt mensuplarının deşifre olmasını önlemek için tedbir ya da ruhsat diye tabir edilen yöntemler uygulanmaktaydı. Bu kapsamda örneğin; cuma namazına gitmememiz, adliyede namazları ima ile (göz ile) kılmamız, eğer mümkünse namaz vakti yetişiyorsa namazları cem ederek (birleştirerek) evde kılmamız, ramazan ayında eğer belli olacaksa oruç tutmamamız ve gerektiğinde alkol almamız talimatlandırılmıştı. …Bizim mezuniyet balomuzda, o dönemki yargı bürokrasisinin hassasiyeti de gözetilerek protokol masalarından görülecek açıdaki ön sıra masalara hep örgüt üyeleri oturtulmuş ve bunlara alkol almaları talimatlandırılmıştı diye biliyorum. …Seçim [2014 HSYK seçimi] süreciyle ilgili son olarak belirtmek istediğim, örgütün ByLock üzerinden birbirleriyle haberleşerek Facebook’taki hâkim-savcı gruplarında ya da adalet.org’da organize bir şekilde hareket ederek bağımsız aday tanıtımlarının altına adayı övücü, parlatıcı, adayı ön plana çıkartıcı yorumlar yapılmasının sağlanmasıydı. Buna örnek olarak bir olay anlatayım; R.Ş. mahkemede yanıma gelip bana tefonundaki ByLock mesajını okuttu. Yazının içeriğinde; --Tüm arkadaşların dikkatine, şu gün şu saatte Facebook’taki hâkim savcı gruplarında ve adalet.org’da ‘[İ.Ç.] Gerçeği’ isimli bir paylaşım yapılacaktır. Paylaşımın altına bağımsız aday [İ.Ç.]yi övücü yorumlar yapıp destekleyelim.-- …Görüldüğü üzere örgüt sosyal medyada organize bir şekilde hareket ederek seçimde başarılı olmayı amaçlamıştır. ...FETÖ yargı mensuplarını T1, T2, T3, T4, T5 üst başlığı/ tasnifi adı altında grup grup, hücre tipi yapılandırılmıştır. T3’teki bir kişinin ekstra bir tanışıklık yoksa diğerlerini bilmesi mümkün olmadığı gibi, yine T3 altında yer alan grupların da birbirini tanımaması genel kuraldır. Tedbir denilen gizlilik kurallarına riayet edilerek bu gizliliğin sağlanması amaçlanmıştır. Ama özellikle Ankara’da staj döneminde bu gizliliği sağlayamadılar. Bir çok farklı gruba mensup kişi birbirlerini bir şekilde tanıdı veya başkasından duymak suretiyle öğrendi. Ancak tedbire son derece riayet edenler kendilerini gizleyebilmiştir.”
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan M.Ö.ye ait Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/10/2016 tarihli sorgulama tutanağı: “Taşra yapılanmasında o dönemki adı ile cemaatin bu yapılanması profesyonel olarak yürütülüyordu. 2002 yılından itibaren taşra yapılanması kendi içerisinde T1, T2, T3, T4, T5 şeklinde bölümlere ayrılmıştı. ("T" taşra anlamına gelen yapılanmayı simgelerdi). T1 grubu 39 bin sicilden daha önce gelenlerdi. T2 grubu 39 bin, 42 bin sicillileri, T3 grubu 92 bin 109 bin arası sicillileri, T4 grubu daha sonraki sicillileri,T5 grubu 125 bin ve sonraki sicillileri ifade ederdi.”
Sonuç olarak FETÖ'nün, yıllar itibarıyla takiye (olduğundan farklı görünme) esasına dayanan uzun vadeli bir projenin aşamalarını izleyerek kurduğu strateji doğrultusunda, kamu kurumlarında ve yargı organlarında demokratik devlet düzeninden ayrıksı ve ona paralel şekilde teşkilatlanmak suretiyle ülkenin bağımsızlığını, bütünlüğünü ve demokratik hukuk devletini tehdit edici, anayasal düzene sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar gösteren bir yapılanma hâline geldiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu yapılanma tarafından 15 Temmuz 2016 gecesi anayasal düzene, demokratik kurumlara ve bizatihi Türk Milletine karşı darbe teşebbüsünde bulunulmuştur.
Darbe teşebbüsünün bertaraf edilmesini takip eden günlerde, söz konusu kalkışmaya dâhil olan kişilerin telefon konuşmaları ve mesajları ortaya çıkmıştır. Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri (B. No: 2016/22169, 20/06/2017) kararında da yer alan, darbe teşebbüsünün şüphelilerinden olan Komiser Yardımcısı E.G.nin telefonunda bulunan mesajlar bunlara örnek teşkil etmektedir. E.G.nin telefonunda, "önemli, durum kötü, çok acil duyuru. tüm il ve ilçe imamlarını, abilere, ablalara, kurum imamlarına iletin, tüm hizmet mensupları darbeyi şiddetle kınayan açıklama yapsın, meydanlara inip kendisini kamufle etsin, resim çekilip sosyal medyada yayınlasın, demokrasi, seçilmiş irade falan desinler, ama fazla da asla muhterem hoca efendinin adı geçmesin açıklamalarda, hepimizi alabilirler, herkes -darbeden haberim yok TV'de gördüm ilk kez- desin, asla hükümete ve Tayyibe karşı olumsuz bir paylaşım yapmayın, bu gurubu kapatıyorum şimdi" şeklinde mesajların bulunduğu tespit edilmiştir.

3) Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
AİHM kararlarında yer alan sadakat yükümlülüğüne ilişkin yukarıda belirtilen ilkelerin hâkimlik ve savcılık mesleği açısından yorumlanması gerekmektedir.
Anayasa'nın "Hâkimlik ve savcılık mesleği" kenar başlıklı 140. maddesine Danışma Meclisi tarafından yazılan gerekçede "... Adalet tevzii herşeyden önce güvenilir nitelikte olmalıdır. Bu hizmeti görenlerin tarafsızlıklarından şüphe edilmesi, hizmetin tam olarak yerine getirilmiş olduğunun kabulüne engeldir. Bu itibarla görevlerinde özel hayatlarında tarafsızlıklarına dair bir davranışta bulundukları sanısını verecek hareketlerden sakınmak zorundadırlar." denilmektedir.
Bu bağlamda, yargı mensuplarının sadakat yükümlülüğü memurlardan farklı olarak "bağımsızlık" ve "tarafsızlık" ilkeleri çerçevesinde hukuk devletine ve demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğü olarak ortaya çıkar.
Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcıların, Anayasa gereği tarafsız ve bağımsız olarak görev yapmaları, Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm vermeleri ve anayasal düzene sadakat göstermeleri, hukuk devletinde demokratik toplum düzeninin korunması açısından büyük önem arz etmektedir.

4) Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği
Anayasa’nın 139. maddesinde hâkim ve savcıların görevlerinin sona ermesi sonucunu doğuran işlemler, disiplin cezaları ve meslekte kalmalarının uygun olmadığı yönünde verilen kararlar olarak ikiye ayrılmıştır. 24/02/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Hâkimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi" kenar başlıklı 53. maddesinde de disiplin cezası niteliğindeki meslekten çıkarma işlemi ile hâkimlik ve savcılık görevinin sona ermesi sonucunu doğuran diğer işlemler ayrı ayrı belirtilmiştir.
Dolayısıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca hâkim ve savcıların meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararların, bu kişilere disiplin cezası verilmesine ilişkin kararlardan ayrı nitelikte olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Dairemizin, Danıştay Başkanlığının internet sitesinde güncel kararlar başlığı altında yayımlanmış olan, 04/10/2016 tarih ve E:2016/8196, K:2016/4066 sayılı kararında da belirtilmiş olduğu üzere 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensuplarının, “meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi ile “terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen” üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bu kişiler hakkında uygulanmak üzere olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte yeni bir tedbir getirilmiştir.
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Nitekim davalı idare, yargı mensupları hakkında aldığı meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararları, anılan yargı mensuplarının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklarının sabit olduğu gerekçesiyle tesis etmiştir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bu bağlamda, üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için bir takım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunu söylemek mümkün olacaktır.

5) Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi
Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet veya iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu kararların dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu kararların tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu kararların hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir.

a) ByLock Delili
i. ByLock Uygulamasına İlişkin Genel Değerlendirme
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih ve E:2017/16.MD-956, K:2017/370 sayılı kararında belirtildiği üzere ByLock uygulaması, kullanılması için indirilmesi yeterli olmayan ve özel kurulum gerektiren, kullanıcıların haberleşebilmesi için her iki tarafın önceden temin ettikleri kullanıcı adlarını ve kodlarını eklemeden taraflar arasında mesajlaşmanın başlayamadığı, bu bakımından sadece oluşturulan hücre tipine uygun şekilde bir haberleşme gerçekleştirilmesine imkân veren, kriptolu anlık mesajlaşma, e-posta gönderimi, ekleme yoluyla kişi listesi oluşturma, grup içi mesajlaşma, kriptolu sesli görüşme, görüntü veya belge gönderebilme özellikleri bulunan, böylece kullanıcılarının, örgütsel mahiyetteki haberleşmelerini başka h...gi bir haberleşme aracına ihtiyaç duymadan gerçekleştirmesine olanak sağlayan bir iletişim sistemidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında; ByLock uygulamasının 2014 yılı başlarında uygulama mağazalarında yer alıp bir süre herkesin ulaşımına açık olduğu, bu mağazalardan kaldırılmasından sonra örgüt mensuplarınca harici bellek, hafıza kartları ve bluetooth yoluyla yüklenildiği hususunun yürütülen soruşturma ve kovuşturma dosyalarındaki ifadeler, mesaj ve e-postalardan anlaşıldığı, ByLock üzerinden yapılan iletişimin çözümlenen içeriğinin tamamına yakınının FETÖ mensuplarına ait örgütsel temasa ve faaliyetlere ilişkin olduğu; kullanıcılar tarafından buluşma adreslerinin değiştirilmesi, yapılacak operasyonların önceden bildirilmesi, örgüt mensuplarının yurt içinde saklanması için yer temini, yurt dışına kaçış için yapılan organizasyonlar, himmet toplantıları, açığa alınan veya meslekten çıkarılan örgüt mensuplarına para temini, örgüt liderinin talimat ve görüşlerinin paylaşılması, Türkiye'yi terörü destekleyen ülke gibi göstermek amacına yönelik faaliyette bulunan birtakım internet adreslerinin paylaşılması ve bu sitelerdeki anketlerin desteklenmesi, FETÖ'ye yönelik yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda şüpheli veya sanıkların hâkim ve Cumhuriyet savcılarınca serbest bırakılmasının sağlanması, örgüt mensuplarına müdafi temin edilmesi, örgüt üyelerinden kimlere operasyon yapıldığına ve kimlerin deşifre olduğuna ilişkin bilgilerin paylaşılması, operasyon yapılması ihtimali olan yerlerde bulunulmaması ve bu yerlerdeki örgüt için önemli dijital verilerin arama-tarama mesulü olarak adlandırılan kişilerce önceden temizlenmesi, kamu kurumlarında FETÖ aleyhine görüş bildiren veya yapılanmayla mücadele edenlerin fişlenmesi, sistemin deşifre olduğunun düşünülmesi halinde ByLock iletişim sisteminin kullanımına son verilerek Eagle, Dingdong ve Tango gibi alternatif programlara geçiş yapılacağının haber verilmesi, yapılanmaya mensup kişilerin savunmalarında kullanabilmeleri amacıyla hukuki metinler hazırlanması gibi örgütsel nitelikte ve amaçta mesajlar gönderildiği ifade edilmiştir.
Bylock delilinin hukuki niteliği ile ilgili olarak ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda anılan kararında; Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesinin 32. maddesi ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 4.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendi ile 6.maddesinin 1.fıkrasının (d) ve (g) bentlerine uygun şekilde Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından elde edilen Bylock'a ilişkin dijital materyaller hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Ceza Muhakemesi Kanununun 134.maddesi gereğince Ankara Sulh Ceza Hakimliğince verilen ''inceleme, kopyalama ve çözümleme'' kararına istinaden bilgisayar ve bilgisayar kütüklerindeki iletilerin tespiti işleminde h...gi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı görülmüştür.
Bylock delilinin hukuki niteliği ile ilgili olarak ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda anılan kararında; Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesinin 32. maddesi ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 4.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendi ile 6.maddesinin 1.fıkrasının (d) ve (g) bentlerine uygun şekilde Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından elde edilen Bylock'a ilişkin dijital materyaller hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Ceza Muhakemesi Kanununun 134.maddesi gereğince Ankara Sulh Ceza Hakimliğince verilen ''inceleme, kopyalama ve çözümleme'' kararına istinaden bilgisayar ve bilgisayar kütüklerindeki iletilerin tespiti işleminde h...gi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı görülmüştür.
Nitekim Anayasa Mahkemesi de Bylock verilerinin kanuni bir temele dayanmadan ve hukuka aykırı şekilde elde edildiğine yönelik iddialar yönünden yapılan başvuruda; 4/6/2020 tarih ve Başvuru No: 2018/15231 sayılı kararı ile Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi aynı kararında, yapısı, kullanım şekli ve teknik özellikleri itibarıyla sadece FETÖ/PDY mensuplarınca -örgütsel iletişimde gizliliği sağlama amacıyla- kullanılan kriptolu iletişim ağının başvurucu tarafından kullanılmasının terör örgütüne üye olma suçu açısından mahkumiyete dayanak olarak alınmasının, adil yargılanma hakkı kapsamındaki usul güvencelerini etkisiz hale getiren keyfi bir uygulama olarak değerlendirilemeyeceği tespitinde de bulunmuştur.
Öte yandan Dairemizde derdest olan dava dosyalarında, yargı mensubu olarak görev yapmakta iken haklarında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilmiş olan bazı kişilerin ByLock uygulamasına ilişkin birtakım ifadelerde bulunduğu görülmüştür:
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan Y.G. isimli şahıs tarafından ... Ağır Ceza Mahkemesine sunulmuş beyan: “Bana ByLock adlı programı indirmemi 2014 Temmuz’da … adlı kişi söyledi. Önce VPN programını daha sonra da ByLock’u kurmamı, VPN’yi açmadan ByLock’u kullanmamam gerektiğini açıkladı. Daha sonra beni kendisi ekledi ve onaylamamı söyledi. Böylece buradan daha güvenli mesajlaşabilecektik onlara göre. Çünkü 2014 HSYK seçimleri yaklaşmaktaydı ve hızlı bir haberleşme ağı lazımdı.”
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan M.Ö. isimli şahsa ait Malatya Cumhuriyet Başsavcılığında düzenlenen 16/10/2016 tarihli sorgulama tutanağı: “2014 HSYK seçimlerinden yaklaşık 3-4 ay önce E.E.’nin evinde toplanmıştık. …… abi denilen kişi bir programdan bahsetti. Bu program üzerinden haberleşeceğimizi söyleyerek telefonlarımızı istedi. Kendisi telefonlarımıza ByLock denilen programı söz konusu sohbet sırasında yükledi. …ByLock programını kullanan cemaatteki herkesin paylaşımlarını görmek mümkün değildi. Sadece arkadaş listesi (grup) şeklinde oluşturulan arkadaşlarla konuşabilmekte ve yazılar paylaşabilmekteydik. …HSYK seçimlerinin sonuna kadar ByLock programı üzerinden haberleşme sağlanıyordu. Cemaat mensuplarının istemleri doğrultusunda seçimlerden sonra ByLock programını sildim.”
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan A.B. isimli şahsa ait Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığında düzenlenen 22/03/2017 tarihli sorgulama tutanağı: “... isimli şahıs telefonuma ByLock yüklemek istedi. Ancak akıllı telefonum olmadığı için yükleyemedi. Ben de eşimin telefonunu kendisinden habersiz aldım. Bir şeyler yaptı. Bundan sonra buradan haberleşeceğiz dedi. …..., hâkim ve savcıların kişisel bilgilerini (dünya görüşü, siyasi görüş vs.) özellikle ByLock’tan ona atmamı istiyordu. …... bana tablet almamı, başka bir akrabamın adına hat almamı söyledi. Ancak ben bunu da yapmadım. Daha sonra ..., bana içinde hat olan bir tablet getirdi. Tablette ByLock programı yüklüydü. Gelen yazıları okuyordum. Ayrıca bana tablette silme programını gösterdi. H...gi bir durumda onu kullanmamı söyledi.”
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan S.Ö. isimli şahsa ait Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığında düzenlenen 02/03/2017 tarihli şüpheli ifade tutanağı: “2014 yılının Ağustos ayında E.Ö. çalıştığı yer olan Silivri’ye gelmemi söyledi. Silivri’ye gittikten sonra beni oradan alıp Silivri İlçesinde oturan D.S.’nin evine götürdü. Burada ... kod adlı şahıs da vardı. Kendisi telefonumu istedi. Kendisi bana ByLock isimli programı yükledi. Artık buradan haberleşeceğimizi bana söyledi. Çünkü benim tek kaldığımı, bir şekilde haberleşmemiz gerektiğini söyledi. 2015’in Şubat ayına kadar bu program üzerinden haberleştik.”
Bu durumda, FETÖ tarafından gizliliği sağlamak için örgütsel haberleşme amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran FETÖ tarafından kullanıldığı anlaşılan ByLock uygulamasının yüklendiğinin, bu ağa dâhil olunduğunun tespit edilmesi hâlinde, bu kişilerin örgüte üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut örgütle irtibatı ortaya konulmuş olabilecektir.

ii. ByLock Delilinin Davacı Yönünden Değerlendirilmesi
Dava dosyasında, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından davacı hakkında düzenlenmiş "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" ile "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu" yer almaktadır.
Anılan "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın incelenmesinden, "ID'yi Kullanan Kullanıcılar" başlığı altında davacının adına yer verildiği, ID numarasının "...", kullanıcı adının "...", şifrenin "...", GSM aboneliğinin "..." olduğu; "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu"nun incelenmesinden ise, ID numarasının "...", GSM aboneliğinin "...", IMEI numarasının ..., tespit edilen ilk tarihin 11/08/2014 olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Davacı tarafından bu tespite karşı; tespiti kabul etmediği, ihraç kararının verildiği tarih itibarı ile bu tespitin mevcut olmadığı, sonradan ortaya çıkan delilin işleme gerekçe yapılamayacağı, anılan programı kullandığına dair kesinleşmiş bir karar bulunmadığı, herkesin haberleşme hürriyetine sahip olduğu, mahkeme kararı olmaksızın ByLock kullanıcılarının tespit edildiği, hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, programın çelişkiler içerdiği, bu çelişkilerin giderilmesi için bilirkişi raporu alınmadan ve de örgütün talimatı ile ağa nasıl dahil olduğu tespit edilmeden, illegal bir örgütün talimat ağı içine girdiğinin kabul edilemeyeceği şeklinde beyanda bulunulmuştur. ByLock uygulaması ile ilgili yukarıda aktarılan hususların ve davacı hakkında düzenlenmiş olan "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" ve "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu"nun birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının bu beyanlarına itibar edilmemiştir.
Kaldı ki davacının Bylock kullanıcısı olmadığını iddia etmesine rağmen Anayasanın 22. maddesinde yer alan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmesi çelişkili bir durum olmakla birlikte, 13/10/2020 tarih ve 31273 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17/09/2020 tarih ve 2018/23077 sayılı Genel Kurul kararında; hiçbir demokratik devletin kendi varlığına yönelmiş tehditler karşısında hareketsiz kalamayacağı, Devletin, demokratik toplum düzenini, anayasal nizamı ve meşru hükümeti zorla ortadan kaldırmayı hedefleyen kişi ve yapılara karşı mücadele etme yetki ve görevinin bulunduğu, bu kapsamda örgütün faaliyetlerinin ve üyelerinin tespitinde Bylock sunucusundan elde edilen verilerin oldukça önemli bir role sahip olduğu, örgütün birçok üst düzey yöneticisinin Bylock verileri neticesinde tespit edildiği, FETÖ/PDY'nin yapısı gözetildiğinde daha hafif bir aracın tercihiyle aynı sonucun elde edilmesinin mümkün olmayacağı, istihbarat yöntemleri kullanılmak suretiyle Bylock sunucusunda bulunan verilerin elde edilmesinin ve bunların yargılama makamlarına aktarılmasının demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırılık oluşturmayacağı tespitlerinde bulunulduğu görülmüştür.
Netice itibarıyla davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" ve "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu"nun incelenmesinden; davacının "..." ID numarasıyla kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davalı idarece dosyaya sunulan "..." ID numaralı "..." kullanıcı isimli, "..." ID numaralı "..." kullanıcı isimli, "..." ID numaralı "..." kullanıcı isimli, "..." ID numaralı "..." kullanıcı isimli ByLock kullanıcılarına ait ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanaklarında yer alan yazışma içeriklerinin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir delil olduğu ileri sürülmüştür.
Anılan "..." ID numaralı "..." kullanıcı isimli ByLock kullanıcına ilişkin ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında, "ID'nin katıldığı gruplar ve grupların kişi listesi " başlığının altında davacının ismine yer verilmiş ve şu yazışmaların yer aldığı görülmüştür:
"... ... abi sizin donusunuz ne zaman urfaya eger uygun olursaniz bu hafta ici bile giorusebiliriz abi
2016-01-16 16:44:41 2016-01-16 22:45:22
... ... ABI ÇARSAMBA AKSAM DÖNÜYORUM 2016-01-16 16:45:18 2016-01-16 22:45:21
... ... abi antepte tanidinizi bir abi var mi 2016-01-16 16:45:43 2016-01-16 22:45:48
... ... FATURA BANA AIT DEGIL, MERSINDE ALMISTIM, AMA SU ANA KADAR KISISEL EMALLERIMI FALAN KULLANDIM
2016-01-16 16:45:45 2016-01-16 22:45:48
... ... meslektas abimiz 2016-01-16 16:45:56 2016-01-16 22:46:01
... ... YARIN V. BEY GELECEK SANIRIM ANTEPE 2016-01-16 16:46:00 2016-01-16 22:46:02
... ... BIRAZDAN BULUSACAGIZ TABLETI SIFIRLANMISTI ONA FORMAT ATTIRACAK 2016-01-16 16:46:19 2016-01-16 22:46:23
... ... VAR ABI TANIDIK ... 2016-01-16 16:46:32 2016-01-16 22:46:34
... ... abi super oldu. simdi siz carsamba aksami icin ... abiye gelmenin yolunu bulursaniz orada goruswbiliriz abi sizinle
2016-01-16 16:47:09 2016-01-16 22:47:43
... ... bazan ucaklar urfaya inmiyor. 2016-01-16 16:47:35 2016-01-16 22:47:48
... ... antepe iniyor. 2016-01-16 16:47:41 2016-01-16 22:47:48
... ... UÇAGI DEGISTIREYIM MI 2016-01-16 16:47:53 2016-01-16 22:47:56
... ... eger bir hikaye bulabilirsek bunu dusunelim. 2016-01-16 16:48:00 2016-01-16 22:48:06
... ... abi olurda ucak ptesi kalkmaz ise o zaman zaten antep geleceksiniz 2016-01-16 16:48:24 2016-01-16 22:49:00
... ... BURADA YOGUN SIS OLUYOR GEÇEN hafta kardeslerim 3 gün gönderemedik ve antepten gönderdikGARANTI OLSUN DIYE
2016-01-16 16:48:45 2016-01-16 22:48:48
... ... dogal olarak bir degisiklik olur ama acillll bir mesele degil abi 2016-01-16 16:48:51 2016-01-16 22:49:40
... ... söyle yapalim MI? ben tableti yanima alayim. açik bir yerden internete girerim 2016-01-16 16:49:50 2016-01-16 22:49:53
... ... abi aciklamasi olacak bir olay olacaksa buradan gidip tekrar buraya donus falan yapilabilir. dedigim.gibi acelesi yok. olurda tam yerine gelirse manzara koyalim.abi. aklimizda bulunsun abi.
2016-01-16 16:50:07 2016-01-16 22:50:21
... ... evet abi 2016-01-16 16:50:19 2016-01-16 22:50:24
... ... eger çarsamba antepe gelirsem canbolata gelirim 2016-01-16 16:50:58 2016-01-16 22:51:01
... ... yani uçak zorunlu gelirse ya da urfa uçagi iptal olursa 2016-01-16 16:51:27 2016-01-16 22:51:30
... ... onu da ararim. olmazsa da pazar günü zaten ailece ankaraya gidiyoruz 2016-01-16 16:52:07 2016-01-16 22:52:09
... ... giderken de ugrayabilirim. 2016-01-16 16:52:14 2016-01-16 22:52:18
... ... evet abi.. siz. abimin yanina geldiginizde o bize ulasir biz de.sizi ziyarete geliriz abi. 2016-01-16 16:52:20 2016-01-16 22:52:24
... ... ÇOCUKLARLA BIRLIKTE 15 TATILE GIDIYORUZ, SIZE UGRAYABILIRIM. 2016-01-16 16:52:32 2016-01-16 22:52:37
... ... abi tmm her turlu olur 2016-01-16 16:52:47 2016-01-16 22:52:52
... ... siz dogal olacak sekilde ... abiye ugrayacaginiz zaman bizde orada olmaya calisiriz abi. eger bu carsamba olursa daha guzel olur
2016-01-16 16:53:26 2016-01-16 22:53:41
... ... degilse hafta sonu da olur 2016-01-16 16:53:35 2016-01-16 22:53:41
... ... YAZISIRIZ ABI... O ZAMAN PAZAR SANKI DAHA UYGUN OLUR GIBI. 2016-01-16 16:53:37 2016-01-16 22:53:41
... ... TAMAM ABI ÇARSAMBAYI ZORLARIZ.. ALLAH DENK GETIRIR BIR SEKILDE 2016-01-16 16:54:04 2016-01-16 22:54:07
... ... tmm abi. benim.aklima urda ptesi ucak sisten dolayi kalkmaz ise antepe.araba ile gelip buradan doktotaya gidip tekrar antepe donmek.gibi bir olay da olur. tmm.abi yazisalim.ins
2016-01-16 16:54:32 2016-01-16 22:55:02
... ... tmm abi. allah emanet olun abi. ben calisip.size atacagim.ins yaziyi 2016-01-16 16:54:55 2016-01-16 22:55:39
... ... TAMAM ABI 2016-01-16 16:56:55 2016-01-16 22:56:59
... ... abi acelemiz yok abi siz normal devam edin abi 2016-01-19 21:31:04 2016-01-20 03:31:09..."
"..." ID numaralı "..." kullanıcı isimli ByLock kullanıcısına ilişkin ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında, "ID'nin katıldığı gruplar ve grupların kişi listesi " başlığının altında davacının ismine yer verildiği görülmüştür.
"..." ID numaralı "..." kullanıcı isimli ByLock kullanıcısına ilişkin ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında, "ID'ye bağlı kişi listesi " başlığının altında davacının ismine yer verildiği ve şu yazışmaların yer aldığı görülmüştür:
"... ... kardes eger zorunluluk yoksa gitme derim. ortalik iyi degil 2015-12-16 22:05:42 2015-12-17 05:19:17
Toplam 337 Kayıt4 ...
... ... abi maras dan bilgi almam lazim bi orasi kaldi onun icin gitsem iyi olur birde abilerin tabletlerine tango kursam iyi olacak irtibata gecemiyoruz
2015-12-16 23:21:17 2015-12-17 05:21:37
... ... ama bu elzem bir durum olmuyor ise siz degerlendirirseniz ben ona gore hareket ederim
2015-12-16 23:21:50 2015-12-17 05:21:55
... ... birde bu adres bilgileri istendi mi mailini, abilere nasil sorayim 2015-12-16 23:22:46 2015-12-17 05:22:51
... ... tamam abi 2015-12-16 23:23:47 2015-12-17 05:23:53
... ... abi cumartesi icin hanimi da gotureyim m yoksa tek mi gideyim 2015-12-16 23:31:09 2015-12-17 05:31:17
... ... bence balamızda gitsin en azından ... abinin eşi ile muhabbet der diye düşünüyorum takdir senin
2015-12-16 23:31:53 2015-12-17 05:32:10
... ... tamam abi 2015-12-16 23:32:07 2015-12-17 05:32:10
... ... kardeş düsturlar diye bir dosya attımmı sana 2015-12-16 23:35:44 2015-12-17 05:35:50
... ... evet abi 2015-12-16 23:35:57 2015-12-17 05:36:00
... ... tmm kardeş aro 2015-12-16 23:36:06 2015-12-17 05:36:47
... ... sa abim dun talep ettigim exeli bekliyorum ins 2015-12-18 05:53:14 2015-12-18 15:24:25
... ... abi sa marastan bizim s. abi benimle acil görüşmek istiyormuş ne diyeyim 2015-12-18 17:40:37 2015-12-18 23:41:27
... ... tmm de abi ama bu konuda s. bey ile gorus. yaninda bir abi daha olsun o kisiyi s. bey ile belirleyin abi
2015-12-18 17:42:12 2015-12-18 23:42:15
... ... tamam abi peki yer neresi diyeyim 2015-12-18 17:42:45 2015-12-18 23:42:50
... ... semsi bey ile gorus abi. o ayarlar ins. kendi evin olmasin ins 2015-12-18 17:43:38 2015-12-18 23:44:16
... ... tamam abi 2015-12-18 17:43:59 2015-12-18 23:44:42
... ... abi viber winzip dosyasından hangisini tablete atacağım 2015-12-18 17:56:06 2015-12-19 00:01:28
... ... uzantisinabak. apk olan tablete kurulur 2015-12-18 18:01:33 2015-12-19 00:01:37
... ... zip acman lazim 2015-12-18 18:01:39 2015-12-19 00:01:42
... ... birde sana gonderdigim exel i bana tekrar atabilirmisin 2015-12-18 18:01:56 2015-12-19 00:01:59
... ... evet katdes 2015-12-18 18:03:57 2015-12-19 00:04:01
... ... yok yanlis oldu abi. viber exeli abi onu istedim yanlis anlattim kusura bakma 2015-12-18 18:06:02 2015-12-19 00:06:05
... ... abi apk yoksa simdilik bilgisayardan baglanin uygun zamanda apk sini atayim ins 2015-12-18 18:09:28 2015-12-19 00:09:31...
... ... kardea rica edeyim senden bu t. abiye beni. bylock.ver abi. ben qbi ile direkt iletiaime geceyim bana yazacagi bilgileri sana da attiralim insallah. hem.sana hem.bana atsin abi
2015-12-21 19:29:25 2015-12-22 01:30:01
... ... tamam abi 2015-12-21 19:30:17 2015-12-22 01:31:38
... ... bylocku ... 2015-12-21 19:30:43 2015-12-22 01:31:38
... ... bu hafta izjiniz olursa hafta sonu ailecek gorussek abi ile abiye hem bikgisayar hemde watsap yukleyecegim abi
2015-12-21 19:31:27 2015-12-22 01:31:38
... ... t. abiyw mi 2015-12-21 19:31:50 2015-12-22 01:32:32
... ... evet abi 2015-12-21 19:32:05 2015-12-22 01:32:09
... ... abi malesef hayir abi. bir az bekle size abiler ile gorusme.konusunda bir toplanti yapacagiz abi
2015-12-21 19:33:44 2015-12-22 01:33:59
... ... ben abiyi ekliyorum 2015-12-21 19:33:53 2015-12-22 01:33:59
... ... tamam abi 2015-12-21 19:34:12 2015-12-22 01:34:19
....
... ... sa kardes yarin abiler ile toplanti yapacagiz. muhtemelen bir abimi sende misafir kalabilir. bilgine.
2016-01-17 15:01:14 2016-01-17 23:24:37
... ... urfa t. sorusunu soruyorum ins 2016-01-19 18:34:35 2016-01-20 00:36:24
... ... canpolat abiye ise gerej kalmadi 2016-01-21 00:52:03 2016-01-21 06:53:48
... ... abi problem yok kardes 2016-01-21 00:55:09 2016-01-21 06:55:58
... ... baska biri imis. dert yok ins 2016-01-21 00:55:20 2016-01-21 06:55:58
... ... tmm kardes 2016-01-21 00:56:17 2016-01-21 06:56:22...
... ... sa abi 2016-01-29 18:11:57 2016-01-30 03:38:42
... ... ...abi ... (03.02.2016 00:10): abi bugun 1. idare mahkemesinde fem in ve anafen in ruhsat iptali-kapatilmasi davasi goruldu, dosyalar o.b.de, ilk asamada yurutmeyi durdurma karari verdik (savunma alinincaya kadar durdurduruldu-simdilik lehe bir karar) ama savunma gelince yuksek ihtimalle aleyhe cikar
2016-02-03 12:18:06 2016-02-03 22:51:04
... ... ekmek aliriz ins hatta simit te aluriz abi 2016-02-08 00:22:06 2016-02-08 14:52:53
... ... abi mailler geliyormu acaba 2016-02-10 21:25:47 2016-02-11 05:37:24
... ... sa abi 2016-02-16 21:23:46 2016-02-17 03:24:20
... ... as kardes 2016-02-16 21:23:59 2016-02-17 03:24:39
... ... abi sa kilisdeki polis y.k.nın evinde yarin sabah 6 gibi arama yapilacakmis 2016-02-17 19:15:08 2016-02-18 04:24:10
... ... abi sa 2016-02-18 22:12:31 2016-02-18 22:13:56
... ... nafile namazda kuran yuzunden okunuyor ya abi sunnut lerde de okunabilirmi 2016-02-18 22:13:19 2016-02-18 22:13:56
... ... evet 2016-02-18 22:13:45 2016-02-18 22:13:58
... ... tmm abi 2016-02-18 22:34:04 2016-02-18 22:43:43
...
... ... tamam abi, bu siralar gorusme ayarlayacaktim , h. bey esinin sinavlarindan dolayi evden hic ayrilamiyor, dogal bir sekilde yeni durum baslamis olur
2015-11-16 21:57:32 2015-11-17 03:58:18
... ... abi cebabınız gelmedi bir daha yazarmısınız 2015-11-18 00:02:24 2015-11-19 00:44:58
... ... eger bu husus yasalasirsa cocuklar icin bagkur borclanmasi yapilip 2015-11-18 19:09:59 2015-11-19 04:56:13
... ... cumartesi gorusmeyle ilgili bir gelisme var mi 2015-12-15 17:52:43 2015-12-17 02:41:46
... ... abi cumartesi sabah 9 30 a alalim 2015-12-16 23:23:10 2015-12-17 05:23:49
... ... tamam abi. bitirdiniz mi 2015-12-16 23:25:03 2015-12-17 05:25:40
... ... evet giitiler 10.00 gibi 2015-12-16 23:25:38 2015-12-17 05:26:18
... ... tamam 2015-12-16 23:26:36 2015-12-17 05:27:14
... ... abi adres bikgikeriniz istendi mi hic is yerinden su ara sizin veya baska birilerinin duydugunuz boyle bir olay var mi
2015-12-16 23:27:11 2015-12-17 05:27:15
... ... yok, istenmedi 2015-12-16 23:27:45 2015-12-17 05:28:23
... ... tamam abi detay cumartesi gorusuruz insallah 2015-12-16 23:28:36 2015-12-17 05:29:17
... ... abi hanim ve kizi da getirecegim musait ise 2015-12-16 23:32:26 2015-12-17 05:33:03
... ... tabi abi cok iyi olur 2015-12-16 23:32:58 2015-12-17 05:34:21
... ... esim memnun olur 2015-12-16 23:33:05 2015-12-17 05:34:21
... ... tamam abi insallah 2015-12-16 23:33:56 2015-12-17 05:34:31
... ... siz abilere haber edersiniz bende yazatim tqbletlerini de getirsinker abiler 2015-12-16 23:34:25 2015-12-17 05:35:05
... ... c. abiye soyledim 2015-12-16 23:35:03 2015-12-17 05:35:50
... ... e. beye de simdi yaziyorum 2015-12-16 23:35:13 2015-12-17 05:35:50
... ... gorur ins 2015-12-16 23:35:22 2015-12-17 05:35:50
... ... abi e. abi uzun zamandir giremiyor buraya arama durumu varmi 2015-12-16 23:37:14 2015-12-17 10:52:54
... ... biraz once girmeye calisti ama giremedi bence 2015-12-16 23:37:30 2015-12-17 10:52:54
... ... abi hanima izin verilmedi tek gelecegim insallah 2015-12-17 10:47:33 2015-12-18 02:19:45
... ... abi sa hanım ile alakalı yazdığım geldi demi 2015-12-18 17:41:18 2015-12-19 00:19:56
... ... geldi abi , ins bir dahaki sefere gelebilecegi bir ortam olur 2015-12-18 18:20:24 2015-12-19 00:23:04
... ... e.n. ortaokulunun karsisinda 2015-12-18 22:03:08 2015-12-19 04:03:48
... ... sa abi nasil oldunuz 2016-01-04 22:36:16 2016-01-05 04:36:57
... ... cok sukur daha iyiyiz abi, normal hayata donduk sayilir, ilaclar devam ediyor 2016-01-04 22:37:17 2016-01-05 04:38:00
... ... aman dikkat edin abi allah sifa versin insallh 2016-01-04 22:37:49 2016-01-05 04:38:02
... ... hatim mevzumuz vardi abi bi ara atmistim 2016-01-04 22:37:59 2016-01-05 04:38:05
... ... kac sayfa alabilirsiniz 2016-01-04 22:38:07 2016-01-05 04:38:13
... ... abi ben 5 sayfalik gruba dahil olmayi dusunuyorum, ama cok buyuk bir sorumluluk korkusu da oluyor
2016-01-04 22:39:46 2016-01-05 04:40:26
... ... yani hergun bir sekilde okumak, memleketlerde falan biraz zorlanabilriz 2016-01-04 22:40:25 2016-01-05 04:40:31
... ... tamam abi insallah iyi olur 2016-01-04 22:40:28 2016-01-05 04:40:34
... ... 5 sayfa iyi okur 2016-01-04 22:40:37 2016-01-05 04:40:43
... ... arkadaslarla daha paylasamadim, persembe gorusmeyi dusunuyorum, 10 unundan once donerim ins size
2016-01-04 22:41:19 2016-01-05 04:42:03
... ... tamam abi 2016-01-04 22:42:29 2016-01-05 04:42:43
... ... ben i. abiye haber veririm insallah 2016-01-08 23:18:55 2016-01-09 15:44:18
... ... olur abinasil uygun olursa abi 2016-01-09 18:35:50 2016-01-10 02:07:39
... ... ben uzun zaman oldu gorusulmemis olmasindiye dusunmustum ama sizin dediginiz daha mantikli
2016-01-09 18:36:28 2016-01-10 02:07:39
... ... sa abi, ben 5 sayfalik hatim grubuna dahil olayim insaallah. arkadaslara iletme firsati olmadi, hafta ici gorusmede soylerim diye dusundum ama gorusmeyinerteledik
2016-01-10 12:23:08 2016-01-10 21:47:08
... ... katilmak isteyen olursa engec ne zaman dahil olunabilir 2016-01-10 12:23:46 2016-01-10 21:47:08
... ... as abi, yeni gordum 2016-01-10 21:49:38 2016-01-11 03:54:29
... ... est abi baglantida sıkintı oluyor 2016-01-10 21:54:28 2016-01-11 03:55:08
... ... sa abi 2016-01-14 00:12:04 2016-01-14 06:17:37
... ... nasilsiniz 2016-01-14 00:12:07 2016-01-14 06:17:37
... ... sukur abi 2016-01-14 00:22:27 2016-01-14 06:23:22
... ... abileerde varmi sıkınþı abi 2016-01-14 00:23:44 2016-01-14 06:27:23
... ... cok sukur bir sikinti yok, h. beyin cocuklari hastalandi, hastanede kalmalari gerekti, simdi biraz duzene giriyor, h. bey baya yiprandi surecte, dua ederseniz ins
2016-01-14 00:28:51 2016-01-14 06:30:50
... ... tmm abi hala hastanedeler mi 2016-01-14 00:31:10 2016-01-14 06:32:07
... ... yok evdeler , bir gece kaldilar 2016-01-14 00:32:06 2016-01-14 06:32:11
... ... h. abi lojmanda kaliyor demi abi 2016-01-14 00:32:10 2016-01-14 06:32:16
... ... evet lojmanda 2016-01-14 00:32:24 2016-01-14 06:32:45
... ... hayirli geceler abi, 2016-01-14 00:33:29 2016-01-14 06:34:12
... ... izin cikarsa ziyerete gidebuliriz abi 2016-01-14 00:33:34 2016-01-14 06:33:40
... ... size dw abi 2016-01-14 00:33:52 2016-01-14 06:33:57
... ... kayinpederleri var, bu siralar pek musait olmazlar 2016-01-14 00:34:20 2016-01-14 06:36:42
... ... anladim tm abi baska zamana o zaman 2016-01-14 00:36:38 2016-01-14 23:44:14
... ... sa abi, toplu gezi duzenlememe hususu biraz zorlayaca bizi ama ne yapalim emir demiri keser, dikkat edecegiz artik :)
2016-01-16 16:19:55 2016-01-17 01:19:45
... ... sa abi, gonderdigim dosyalar geldi mi 2016-01-16 20:32:24 2016-01-17 03:26:31
... ... geldi abi 2016-01-16 23:25:00 2016-01-17 06:41:23
... ... sa abi, hafta sonu arkadaslar gelecek mi, siz katilacak misiniz, herkese haber verdiniz mi
2016-01-20 20:06:12 2016-01-21 06:36:15
... ... sa abi abi i. abi gelemeyecek ... abi gelecek ama siz yine bi haber edersiniz c. abiye ben yazmadim siz yazarsiniz diye, ben gelemeyecegim isterseniz bir dahaki hafta sonuna erteleyebilirsiniz abilerin durumuna gore y
2016-01-21 00:37:02 2016-01-21 11:01:15
... ... sa abi, hatim meselesinde arkadaslardan donus yapan olmadi, ben 5 sayfalik gruba dahil olayim ins
2016-01-23 16:14:27 2016-01-25 17:48:13
... ... e. bey sizinle gorusmus heralde, biz c. abiyle gorusmedik, ononla gorusup ondan parayi alinca size teslim edeyim ins
2016-01-23 16:15:44 2016-01-25 17:48:13
... ... sa abi, ne zaman ve nerede gorursuruz 2016-01-31 12:57:36 2016-01-31 21:10:15
... ... as abi hafta ici bi aksam bize bekleriz abi yarin netlestireyim insllh 2016-01-31 16:26:54 2016-02-01 02:17:29
... ... abi persembe aksam goruselim insallah ama nasil gorusecegimizi aksam yazacagim size
2016-02-02 09:53:25 2016-02-03 00:43:33
... ... insaallah abi, 14 numaraydi degil mi 2016-02-03 00:06:38 2016-02-03 18:17:27
... ... tmm abi sagolun detayi gelince gorusuruz insallah evet abi 14 numaraydi 2016-02-03 12:17:41 2016-02-04 01:19:45
... ... buna karsi ne tavsiye edersiniz. dersane nasil bir saviunma hazirlasin. sureci uzatmak icin yapabilecegi bir sey varmi. abimiz fem in hazirlamasi gereken savunmasini kendisi hazirlayabilir mi
2016-02-03 19:00:12 2016-02-04 01:19:45
... ... sa abi, b.: 2100 aidat, c. : 520 aidat, 80 sadaka, 200 kahramn, 100 promosyon
2016-02-04 18:33:58 2016-02-05 00:34:37
... ... a.-y.: 1500 aidat, 100 sadaka, 5400 ramazan himmeti 2016-02-04 18:34:45 2016-02-05 00:35:29
... ... simdi evden cikip geliyoruz ins abi 2016-02-04 18:39:00 2016-02-05 00:39:22
... ... tmm 2016-02-04 18:40:06 2016-02-05 00:40:24
...
... ... ANTEP İDARE İÇİN C. BEY DİYE BİRİNDEN BAHSETMİŞTİM BU ABİMİZE GRUP RİCA ETMİŞTİK Ş. BEY İLE KONUŞUN BU GECE BENDEN HABER BEKLİYOR DETAYLARI Ş. BEY BİLİYOR
2015-11-16 21:41:14 2015-11-17 03:42:01
... ... BENCE ... ABİ HEM GRUPÇU HEM ÖÄžRENCİ OLSUN BEN ŞİMDİ MUHATABA YAZIYORUM
2015-11-16 21:46:28 2015-11-17 03:46:46
... ... C.Y. GRUP MESULÜ H.K. ... 2015-11-16 21:48:01 2015-11-17 03:48:17
... ... URFAYA GELEN A.U. İSİMLİ BİR ABİMİZ VAR MI SENDE 2015-11-21 15:53:51 2015-11-21 23:46:32
... ... MUTLAKA ARAŞTIRILSIN BİZİM BİR ARKADAŞMIŞ AMA İRTİBAT KURULMAMIŞ OLABİLİR
2015-11-21 15:54:33 2015-11-21 23:46:32
... ... KARDEŞ ÇETELE BEKLİROUM 2015-11-23 17:55:49 2015-11-24 01:17:26
... ... size gonderdigum exel ile bana atarsan isim kolaylasir 2015-11-23 19:18:06 2015-11-24 01:18:54
...
... (GT:2015-12-23 21:57:35 ) ... (AT:2015-12-23 21:59:59 )
Konu:Fw: he tefeul 23.12.2015 19:12, ...yeni yazd?: he efendinin yaklasik amerika saatiyle sabah 9 gibi yaptigi tefeulun ciktigi yer Aziz, Sıddık Kardeşlerim! El hayru fi mahterehullah (Allah'ın, kullarını sevkettiği ve onlar için seçtiği her şeyde hayır vardır.) sırrıyla, bu mes'elemizin te'hiri hayırdır. Çünki bütün mekteblerde ve dairelerde ve halkta, o ölmüş dehşetli adamın muhabbeti telkin ediliyor. Bu hal ise, âlem-i İslâma ve istikbale pek elîm ve acı bir tesiri olacaktı. Şimdi ihtiyarımızın haricinde onun mahiyeti ne olduğunu, en başta ve en ziyade alâkadar ve en son ondan vazgeçecek adamların ellerine kat'î hüccetler gösteren ve isbat eden Risâle-i Nur geçmesi, kemal-i merak ve dikkatle okunması öyle bir hâdisedir ki; bizler gibi binler adam hapse girse, hattâ idam olsalar, Din-i İslâm cihetiyle yine ucuzdur. Hiç olmazsa küfr-ü mutlaktan ve irtidaddan en mütemerridleri bir derece kurtarır, meşkuk bir küfre çıkarır, mağrurane ve cür'etkârane tecavüzlerini ta'dil eder. Mahkemede son söz olarak yüzlerine söylediğim bu cümle: "Milyonlar kahraman başlar feda oldukları bir kudsî hakikata, başımız dahi feda olsun" ile, bizim nihayete kadar sebat edeceğimizi dava etmişiz. Bu davadan vazgeçilmez. İçinizde vazgeçecek yok ümid ediyorum. Madem şimdiye kadar sabrettiniz, "Daha kısmetimiz ve vazifemiz bitmedi" diye tahammül ve sabrediniz. Her halde "Meyve"deki kat'î hüccetler ile kabil-i inkâr olmayan idam-ı ebedî ve nihayetsiz haps-i münferid mesleğini müdafaa etmek için Risâle-i Nur'a karşı anudane hareket edilmeyecek, belki musalaha veya mütareke çaresi aranılacak. Essabrü miftehul fereci ve-s sürur ("Sabır, ferahlık ve genişliğin anahtarıdır.") (Şualar sayfa 337-338) 23.12.2015 14:03, N.-F (300003) yazdı: O.Ş. tweet Muhterem Hocamızın bir iki saat önce tefeül edip okuduğu Risale dersinden bir kesit... https://t.co/HbTk9ntsfP
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2015-12-24 21:05:59 )
... (AT:2015-12-24 21:49:58 )
Konu:Fw: (konu yok) 24.12.2015 20:33, ...yeni yazd?: Beyazsaray imza kampanyasina desteklerinden dolayi herkese tesekkur ediyoruz...Kampanya an itibariyle bitmistir...Herkese yeni calisma ilgili bilgilendirme maili yarin gelecektir...
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2015-12-27 21:16:57 )
... (AT:2015-12-27 23:11:08 )
Konu:İLT: nott 2 Vefa yok Ahlak yok ?nsanl?k yok Müslümanl?k hiç yok Nerede görülmü? suçlu suçsuz demeden Teker teker insan av?na ç?karak i? lerini bitirmek.. Müslümanlar?n derdiyle dertlenmeyen, onlardan de?
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2015-12-27 21:17:55 )
... (AT:2015-12-27 23:11:41 )
Konu:İLT: Hatim Başlangıcı Sa abiler. Geçen y?k ocak ay?nda ba??lat?lan bir hatim program? vard?. BU program yak?nda bitecek in?. Bu sene yenisine tekrar ba?lanacak. Hat?rlatma ad?na bu hatim program? iki farkl? grupta yap?l?yor. Birinci grup günde 10 sayfa okuyacaklar ikinci grup 5 sayfa okuyacaklar. 10 sayfa okuyacaklar? örneklendirdi?imizde: Abimiz kendi ismini ( müstear veriyoruz veya say?) yazd?rd?ktan sonra kendisine verilecek sayfadan ba?layarak 1 y?l boyunca günde 10 sayfa kur?an okuyor. Kur an? kerimin ( hatim duas? dahilhayrat vakf? ) 610 sayfa oldu?unu dü?ündü?ümüzde her 61 abi için bir grup olu?turuluyor ve ilk abim 0-10, ikincisi 11-20 ?eklinde ba? l?yor. Ve ertesi gün ikinci 10 sayfaya geçiyor. Yani ikinci gün ilk abim 11-20, ikinci abim 21-30 okuyor. Bu ?ekilde her gün bir hatim bitti?i gibi bir abim de 61 gün içerisinde kendisi 1 hatim yapm?? oluyor. Bu program 1 y?l devam ediyor. Bir y?lda her gün kur?an hatmi olmu?, abimde bir y?l içerisinde kendisine ait 6 adet hatim yapm?? oluyor. ?kinci program ise günlük 5 sayfa ?eklinde olacak. Bu sefer 122 abimin olmas? laz?m. Bir abim y?lda 3 hatim yap?yor. Bu programa kat?lmak isteyen abilerim etraflar?ndaki abilere de bu olay? duyurarak en geç 10 ocak günü bize ba?vurmas? laz?m. Da??t?mlar yap?l?p hemen hatme ba?lanacak in?. Hatim son ba?vuru tarihi: 10 ocak. ( e?er bu tarihe yeti?ilmez ise 2. Grup da olabiliyor ancak yeterli say?ya ula??lmas? zor oluyor.) Abim kaç ki?inin hatme kat? laca??n? söylese yeter. Biz o kadar sayfay? kendisine veririz. Abimde muhataplara da??t?r. Hatimler ailecek de al?nabilir. Not: Ramazan ay?nda bu program aksamadan devam ediyor. Abilerim ramazan hatimlerini ayr? yap?yorlar. Sorular?n?z var ise bekliyoruz.
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2016-01-01 13:10:32 )
... (AT:2016-01-01 19:31:15 )
Konu:Fw: not NOT Her şeye rağmen ahlakımızdan taviz vermeden müspet harekete devam... Düşüncelerimizi hiç bir tahrike kapılmadan müspet bir yolla ifadeye devam. Milletimiz için İnsanlığın gelecekteki sulh u selameti için çok damarlı dünyaya açılmamız gerekli. Memur zihniyetli elçilerle bu açılım olmaz. Tahşiye davasının Zaten birinin iki dudağı arasında hükmü verilmiş. Şimdi mahkemecilik oyunu oynuyorlar. Oynaya dursunlar. Mevla görelim neyler... Tahşiye davası Roberts Pier ruhlu Karakuşi hâkimlerle Karakuşi kararı zaten önceden BİRİ tarafından verilmiş bir mahkemede görülmektedir? K.E.?de darbe yapmıştı. Birçok can yakmıştı. Ama bu ölçüde saygısızlığın onda birini ondan görmedik. Bu kadar sefihliğe şahit olmadık? E., Vatikan'a giderken elçisini seferber etmişti. Bugünkü elçilere de ellerinden gelebilen her türlü kötülüğü yaptırtma seferberliğindeler... Dünyada yer bırakmadınız dünyada her yeri kapatmışsınız bize alan bırakmadınız dediler. Koskoca dünya gidin yapın size engel olan mı var? Biz kendimiz için hiç bir kimseden hiç bir şey istemedik. İsteseydik bizim aleyhimizde olmayın derdik. Bu olanlardan sonra onu da istemeyiz. Ne istediler ki vermedik! dedi. Hiç bir şey istemedik. Sadece referans ol dedik. Ö., D. ve E. fazlasıyla bu misyonu eda etmişlerdi. İnsaf dinin yarısıdır, kabul biraz ona bağlıdır Aynı düşünmeyip aynı duyguları paylaşmayabilirsiniz. Fakat ayrı düşüp aleyhte de olmamalısın.! Biz hadiselerin arka yüzünü göremediğimizden başımıza bir balyoz indiğinde onun şokunu yaşıyoruz. Allah dişini sıkıp sabredenlere yardım eder. Yolunda olduğumuz zamanlar vardı, korkarım o günler bir bir karardı, Merhamet! Yollar birden sarpa sardı; Doğ ruhumuza bizi hasretle yakma! Bu bir imtihan kopup gidenler de olacak, gelip dönenlerde olacak ?
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2016-01-14 09:47:21 )
... (AT:2016-01-14 17:50:54 )
Konu:nefis ve şeytan ?Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ve ineğini sağan genç bir kadını uzaktan izlemiş. Şeytan kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş. Buzağı bu, az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış, biraz debelenmiş ve boynundaki ipi çözmüş. Koşarak annesini emmeye giden buzağı süt kovasını devirmiş. Sağdığı süt ziyan olunca sinirlenen genç kadın eline geçirdiği odunu buzağıya vurunca yavru yere yığılmış. Yavrusuna saldırılan inek kayıtsız kalamayıp bir tekmede kadını yere serip öldürmüş. Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp ineği tüfekle vurmuş. Silah sesini duyan koca, karısını yerde cansız yatar ve babasını da elinde tüfekle görünce silahını çekip babasını öldürmüş. Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam, bu kadar acıya dayanamayıp intihar etmiş. Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan "Bu felaketi de bana yüklerler şimdi, oysa buzağının ipini gevşetmekten başka ben ne yaptım ki?" demiş...
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2016-01-29 11:30:32 )
... (AT:2016-01-29 20:32:32 )
Konu:Fw: İLT: not 29.01.2016 10:28, ...yeni yazd?: Cenâb-ı Hak biliyor ve milletimiz gerçekleri görüyor ya!? Utanma, arlanma duygularını ve hayâ hislerini bütün bütün yitirdiklerinden sabah-akşam size sürekli iftira, bühtan ve hakaretlerde bulunanların
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2016-01-29 17:58:01 )
... (AT:2016-01-29 20:33:07 )
Konu:No Subject >Persembe Günü Duası ??? ???? ?????? ?????? ?????????? ?????? ???????? ?????
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2016-02-09 00:05:33 )
... (AT:2016-02-09 05:30:10 )
Konu:acil tum idsreci olup 1. sinifa ayrilmayanlar hemen itiraz etsin abi. sure kacmasin. kac abimiz bu katagoride haber ve sayi bekliyorum. Haklarinda İçisleri bakanligina yaptirilan sikayeti gerekce gostererek idari yargi hakimlerini hsyk birinci sinifa ayirmadi. Ayirmadiğı kisiler arasinda kendi adamlarida var, bu adamlarina itiraz etmeleri söylenmiş itirazda kendi adamlarini birinci sinifa ayiracaklarmiş. Bu sebeple bizim arkadaslarimizinda haklari olan itiraz yolunu kullanmalari gerekmektedir. Sure kisa oldugundan kaçirilabilir
Gönderilen Diğer Kişiler ...
... (GT:2016-02-09 18:42:06 )
... (AT:2016-02-09 22:04:46 )
Konu:mulakatkarda elenme konusu Yakın zamanda kamu personel alımı için yapılan yazılı ve test sınavlarından yüksek puan almasına rağmen mülakatta elenen bir çok kişiye şahit olunuyor. Bir örneği de basına yansımıştı. Kızı yüksek puan almasına rağmen kazandırılmayan bir savcının mücadelesi vardı. Kamu personeli olmak için yapılan sınavlarda MÜLAKAT ile elenen arkadaşların olayı idari yargıya taşımaları, şimdi dikkate alınmasa da ileri bu konunun üzerine gidilme imkanı olacağından bahsediliyor. BU KONULARDA ÖZELLİKLE HAKİM SAVCI ALIMLARINDA BUNUNLA BERABER DİĞER TÜM ALANLARDA BU TÜR ELENMELERE KARŞI DAVA AÇMA HUSUSUNDA NASIL BİR YOL İZLENİLMELİ? NE ZAMAN DAVA AÇILMALI, NEREYE AÇILMALI, BU ŞEKİL BİR DAVA AÇILMASINDAN AZAMİ FAYDA SAĞLAMAK İÇİN HANGİ YOLLAR İZLENİLMELİ. GENEL HİZMET STRATEJİSİ ADINA BİR YOL HARİTASI İSTİYORUZ. BU KONUDA İDARİ YARGIDAN VE AİHM EKİPLERİNDEN GÖRÜŞ ALIP YAZABİLİRMİSİNİZ
Gönderilen Diğer Kişiler ... ...
... (GT:2016-02-11 00:17:24 )
... (AT:2016-02-11 00:18:05 )
Konu:Fw: Re: gorsme abi sizde bir kac gun duracak hafta ici bir gun aliriz insallah diger turlu baya uzayacak ama isterseniz diger hafta sonu cumartesine atabiliriz o da olur abi 11.02.2016 00:14, ... yazd?: 10.02.2016 21:18, B. (B.) yazd?: abi sa gorusmeyi 20 subatta sizde yapsaniz olur mu abi ben yine katilamayacagim aidatlari siz alirsiniz abilerden saat kac diyelim ona gore ibrahim abiye ben haber vereyim abi, aidatlarin aciklamalarini abiler bana burdan atsinlar abi para bir muddet sizde kalacak gibi sonra gorusurz sa abi, abilerle bir araya gelmemizi gerektiren ozel bir amac yoksa ve toplanan paralar zaten bende duracaksa, bence 20 subatta degil daha sonra bir araya gelelim, siz katilmayacaginiz icin cok gorusme havasi olmayabilir,
... (GT:2016-02-11 22:36:53 )
... (AT:2016-02-11 23:30:19 )
Konu:Fw: herkul erisim engellendi 11.02.2016 20:51, ...yeni yazd?: herkul org İstanbul 7. SCM'nin bugün tarihli kararı ile kapatılmış. Adamlar orada sohbetlerin yayınlanmasına bile tahammül edememişler. Zpn programı ile girilebilmektedir. ALLAHIM SEN BILIN
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2016-02-13 22:19:01 )
... (AT:2016-02-14 01:07:10 )
Konu:No Subject 11 Şubat - Allaha kavuşma aşk u iştiyakı, şevki niye yok. Niye istemiyoruz, dualarımızda talep etmiyoruz. - İnsan mazhar olduğu şeyleri değerlendirme cehd ve gayreti içinde olursa mazhariyetler artar, zaman genişler, yapacaklarını daha rahat yapar. - All
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2016-02-13 22:36:46 )
... (AT:2016-02-14 01:07:10 )
Konu:saha bilgisi kiymetli abilerim abi su an saha da bir hareketlilik soz konusu ve bir yerlerden emir alinmis gibi hareketlilik var. aabileim bizde bolgemizde ne var ne yok bilgisini alabilirmiyiz. meselenin aciliyeti var ozellile nobetci abilerin karsilastiklari durumlar cok onemli.
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2016-02-14 12:24:50 )
... (AT:2016-02-14 13:46:00 )
Konu:dijital dunya sosyal medyada paylasim yapan hakim ve savcilar hsyk tarafindan takip ediliyor. lutfen paylasimlara dikkat edelim. whatsapp direkt olarak ( kapali gueup bile olsa ) mitin eline geciyor. lutfen bunu bilip ona gore grup kurup paylasimlar yapalim. Sosyal medya paylaşımlarımız muhalif olsa bile ifade hürriyeti kapsamında kalabilecek nitelikte açıklamalar olmalı. Galiz küfür, aşağılama, mesnetsiz isnatlar niteliğindeki açıklamalar olmamalı. bu konuda arkadaşlarımıza genel bir duyuru yapılmalı.
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2016-02-17 19:46:18 )
... (AT:2016-02-17 22:35:20 )
Konu:No Subject SİVİL BİR ABİMİZİN HOCAFENDİNİN YANINDAN DÖNDÜKTEN SONRA YAZDIKLARI. SA. MUHTEREM ABİLER ARKADAŞLAR. Geçen hafta perş günü Rabbim lütfetti aylar sonra tekrar huzura gidebildim. Perşembe günü içerde yapılan görüşmede ve ikindi sonra
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2016-02-18 20:29:25 )
... (AT:2016-02-19 04:46:27 )
Konu:Fw: Fw: 15 şubat 15 mayıs arası çetele takibi DEĞERLİ ABİLERİM HAYIRLI AKŞAMLAR AŞAĞIDA YAZILI OLAN 3 AYLIK ÇETELE PROGRAMINI DEĞERLENDİREN ABİLERİMİZİN İSİMLERİ BÜYÜĞÜMÜZÜN ÖNÜNE SUNULUP ABİLERİMİZE İSMEN DUA EDİLECEK BİLGİLERİNİZE.... KURAN I KERİM:200 SAYFA RİSALE VEYA PIRLANTA:600 SAYFA HERKÜL_BAMTELİ:24 ADET (HAFTADA 2 DİNLEME) TEHECCÜT:36
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2016-02-18 20:30:15 )
... (AT:2016-02-19 04:46:27 )
Konu:tasraya gundem GELEN SAHA BİLGİLERİNE GÖRE TAŞRA VE YY?YE GÜNDEM: İŞİNİ İYİ YAPMA, ÇOK AKTİF GÖRÜNMEME VE KONUŞMALARIYLA KARŞI TARAFI TAHRİK ETMEME DEĞERLENDİRME: -İşini iyi yapan, bulunduğu yerde bilgi olarak muhtaç olunan ve aktif ve hareketli görünmeyen arkadaşlara dokunmadıkları görünüyor. Bu konu taşra ve YY?ye tekrar gündem yapılabilir mi Anahtar; işini iyi yapma, çok aktif görünmeme ve konuşmalarıyla karşı tarafı tahrik etmeme.
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ...
... (GT:2016-02-18 20:33:38 )
... (AT:2016-02-19 04:46:27 )
Konu:algı ALGI HEYETLERİ KURMANIZI RİCA EDİYORUZ AŞAGIDA ÖRNEK BİR SORU VE ÇALIŞMA VAR . ZİHNİNİZDE BİR ŞEYLER OLUŞUR İNŞ. BU ADAMLAR SAĞDA SOLDA BÖYLE KONUŞACAK BİZDE OTURUP ELBETTEKİ SEYRETMEYECEĞİZ. BU KONULARA İSİM İSİM ÇALIŞ
Gönderilen Diğer Kişiler ... ... ... ... ... ... ......"
"..." ID numaralı "..." kullanıcı isimli ByLock kullanıcısına ilişkin ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında ise şu yazışmalara yer verilmiştir:
"...... ... ANTEP IDARE IÇIN C. BEY DIYE BIRINDEN BAHSETMISTIM BU ABIMIZE GRUP RICA ETMISTIK S. BEY ILE KONUSUN BU GECE BENDEN HABER BEKLIYOR DETAYLARI S. BEY BILIYOR
2015-11-16 21:41:14 2015-11-17 03:42:01
... ... BENCE ... ABI HEM GRUPÇU HEM ÖÄzRENCI OLSUN BEN SIMDI MUHATABA YAZIYORUM
2015-11-16 21:46:28 2015-11-17 03:46:46
... ... C.Y.GRUP MESULÜ H.K. ... 2015-11-16 21:48:01 2015-11-17 03:48:17
... ... URFAYA GELEN A.U. ISIMLI BIR ABIMIZ VAR MI SENDE 2015-11-21 15:53:51 2015-11-21 23:46:32
... ... MUTLAKA ARASTIRILSIN BIZIM BIR ARKADASMIS AMA IRTIBAT KURULMAMIS OLABILIR
2015-11-21 15:54:33 2015-11-21 23:46:32
... ... KARDES ÇETELE BEKLIROUM 2015-11-23 17:55:49 2015-11-24 01:17:26
... ... size gonderdigum exel ile bana atarsan isim kolaylasir 2015-11-23 19:18:06 2015-11-24 01:18:54
... ... TABLETTEN MI 2015-11-24 19:18:11 2015-11-25 01:18:27
... ... ÖNCE TBLETTE ÇKMA BIR MAIL OLMASI LAZIM ALDIN MI 2015-11-24 19:19:13 2015-11-25 01:19:55
... ... TABLETINDE ZPN YÜKLÜ MÜ 2015-11-24 19:19:51 2015-11-25 01:20:01.."
Davacı tarafından bu tespite karşı, h...gi bir beyanda bulunulmamıştır.
Bu durumda, söz konusu ByLock yazışma içeriklerinde davacının adının yer alması hususu davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirilmiştir.

b) Davacı Hakkındaki Tanık Beyanları
Davacı hakkındaki tanık beyanları şu şekildedir:
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan B.E.'ye ait., Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30/11/2016 tarihli şüpheli ek sorgulama tutanağı, "..İdari yargıda hakim olarak görev yapan ......... ve eşi Y.C., ...A.A.'nın da FETÖ terör örgütüne müzahir olduklarını biliyorum.."
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan İ.K.'ye ait, Menemen Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/12/2016 tarihli şüpheli sorgulama tutanağı, "..Staj döneminde bizimle aynı dönem stajyer olan ... ve A.C isimli kişilerle tanıştık. Bu kişiler bizimle yani ben ve O.K. ile samimiyet kurmaya başladılar. Biz o dönemde bu kişilerin Gülen Cemaatinden olduğunu tahmin ediyorduk ancak bu durumu pek önemsemiyorduk. Staj süresi içinde ..., A.C. ve A.Ç. isimli kişilerle samimiyetimiz ilerledi. Bizi bu kişiler zaman zaman kendi evlerine iftara veya yemeğe çağırıyorlardı, ... Ankara'da ailesiyle birlikte kendi evinde kalıyordu. A.C. Gülen Cemaatinin evinde kalıyordu. A.Ç. ise evliydi ve kendi evinde kalıyordu. Samimiyetin ilerlemesi ile sosyal ilişki kapsamında bu üç kişinin evine de davet üzerine farklı farklı zamanlar gidip geldik. Biz bu evlere gittiğimizde bizimle aynı dönem olan M.G. isimli İdari Yargı Hakim Adayı olan arkadaşı da aynı evde birkaç kez gördük. Ben yukarıda isimlerini zikrettiğim kişilerin bu yapının içinde olduğunu düşünüyorum. Bu kişiler yani ..., A.C., A.Ç., M.G. isimli arkadaşlar kendi aramızda konuşurken 'daha donanımlı olalım, İngilizce kursuna gidelim, yüksek lisans yapalım' tarzında telkinlerde bulunuyorlardı ve yine bu kişiler gülen cemaatini öven sözlerle 'yurt dışında okullar yapılıyor, dinimize hizmet ediliyor' tarzında söylemlerde bulunuyorlardı. Ayrıca bu kişiler kendilerinin Gülen Cemaatine mensup olduklarını, O.K. ile bana açıklamışlardı. Yargı camiasında dindar olan kişilerin önlerinin kesildiğini, dindar görüntü vermemeleri gerektiğini, ibadetlerin gizli yapılması gerektiğini, örneğin Cuma Namazına gidilecekse herkesin görebileceği bir yerde değil, kıyı köşe yerlerde Cuma Namazının kılınması gerektiğini, Adliyedeki mescitte veya Adliyenin yakınlarında cami varsa bu camilerde namaz kılınmaması gerektiğini söylüyorlardı. Ama ben bu konulardaki telkinlere hiç bir zaman uymadım...Kura sonucunda Çorum İdare Mahkemesi Üyesi olarak atandım....Ben kura çekip atandıktan sonra yukarıda isimlerini belirttiğim ..., A.C. ve M.G. isimli arkadaşlarla benimle irtibatlarını koparmadılar. Ankara'ya zaman zaman gittiğimde bu kişilerle görüşmelerim oldu veya bu kişiler zaman zaman Çorum iline beni ziyarete geldiler. Ben o dönemde yüksek lisans yaptığım için zaman zaman Ankara'ya gidiyordum, başka bir amacım yoktu... Ben 2011 yılında Balıkesir İdare Mahkemesi Üyesi olarak atandım. Yukarıda isimlerini belirttiğim ..., A.C. ve M.G. ile benim irtibatım Balıkesir ilinde de devam etti. Aynı şekilde ben Ankara'ya gittiğimde bu kişileri Ankara'da ziyaret ettim. Ankara memlekete giderken yolu üzeri olduğu için bu arkadaşlara da uğruyordum. Onlar da beni ziyaret için zaman zaman Balıkesir'e geldiler..."
Davacı tarafından bu ifadelere karşı; ifadeleri kabul etmediği, beyanların ihraç kararından
sonra ortaya çıktığı, tanık ya da gizli tanık ifadelerinin idari yargıda delil olarak kullanılamayacağı şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Bu durumda, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgütü öven söylemlerde bulunduğuna ve diğer hususlara yönelik yukarıda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek söz konusu ifadelerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varılmıştır.

c) Yargıçlar ve Savcılar Birliği Derneği (YARSAV) Üyeliği
i. YARSAV'a Üyelik Hususunda Genel Değerlendirme
YARSAV, 2006 yılında 501 kurucu üye ile Ö.F.E.nin başkanlığında, yargı mensuplarının oluşturduğu ilk sivil toplum örgütlenmesi olarak kurulmuştur. YARSAV, 2009 yılının Ekim ayında, Uluslararası Yargıçlar Birliği üyeliğine kabul edilerek uluslararası alanda faaliyette bulunmaya başlamıştır.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Teftiş Kurulu Başkanlığınca YARSAV Derneğine üyelik hususunda hazırlanan 26/04/2017 tarih ve 26-1 sayılı inceleme raporunda; anılan Derneğe 2007 yılında 146, 2008 yılında 157, 2009 yılında 70, 2010 yılında 525, 2011 yılında 45, 2012 yılında 64, 2013 yılında 3, 2014 yılında 17, 2015 yılında 10 ve 2016 yılında 17 olmak üzere toplam 1054 hâkim ve savcının üye olduğu görülmüştür.
667 sayılı KHK'nın “Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler” kenar başlıklı 2. maddesi uyarınca anılan KHK’ya ekli III sayılı listenin derneklere ilişkin kısmının 250. satırında adına yer verilmek suretiyle millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen Yargıçlar ve Savcılar Birliği Derneğinin kapatılmasına karar verilmiştir.
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan M.Ö.ye ait Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/10/2016 tarihli sorgulama tutanağında “YARSAV kurulduktan sonra yavaş yavaş gündem olmaya başladı. [Ö.F.E.] sık sık basın açıklamaları yapıyordu …cemaat/örgüt yapılanmasını eleştiriyordu. Bu durum o dönem Adalet Bakanlığında bulunan örgüt-cemaat mensubu bürokratları rahatsız etmişti. …Süreç böyle devam ederken YARSAV’ın üye sayısı artmaya başlamıştı. …[Ö.F.E.'nin] sivri çıkışları cemaat/örgütü rahatsız ediyordu ve bu amaçla 2008 yılından itibaren cemaat/örgüt kendi mensuplarını YARSAV üyesi olmaya yönlendiriyor ve YARSAV’a girmeleri konusunda gizli telkinlerde bulunuyorlardı. …Bu süreç devam ederken YARSAV seçimleri yaklaşmıştı. Cemaat/ örgüt üyeleri YARSAV’ın içerisinde bulunanlar YARSAV aidatlarını düzenli olarak ödüyorlardı. Cemaat/ örgüt stratejisini bu süreçte önce [Ö.F.E.'nin] devrilmesine göre ayarlamıştı. Fakat sonradan bunun tepki çekeceğini kararlaştırıp bu stratejiden vazgeçtiler. Nihai amacı [Ö.F.E.'yi] tasfiye edip yönetimini, yönetimde bırakmak olarak belirlediler. Yapılan seçimlerde [Ö.F.E.] liste dışı kaldı ancak yönetim kurulu üyeleri yeniden seçildi." şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Yine aynı kişiye ait Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/11/2016 tarihli sorgulama tutanağında ise “YARSAV'a o dönemki adı ile cemaatin 2007 - 2008 yılından itibaren ciddi bir yönelmesi oldu, bize gelen talimatlar ile biz YARSAV'a üye olduk. Ben de gelen talimat üzerine 2009 yılında üye oldum. O dönem yine T3 ( taşra mesulü) U.Y. bize YARSAV yönetiminin tamamen ele geçirilmesi hususunda F. Gülen'e sorulduğunu söyledi. Ve F. Gülen'in "YARSAV yönetimini ele geçirecek gücümüz var" şeklinde sorulduğunu bize aktardı. F. Gülen'in de o dönemki Türkiye yargı mesulü'ne "sadece başkan değişsin" şeklinde talimat verdiğini bize iletti. …[Ö.F.E.] yönetime seçilemedi. O dönemde bize YARSAV aidatlarının düzenli ödenmesi talimatları da geliyordu. Hatta o dönem cemaat/örgüt YARSAV aidatların ödenmesi için mensup hâkim savcılara maddi destek veriyorlardı. Mesela bana da bu aidatı ödemem konusunda maddi destek verildi.” şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/01/2019 tarih ve E:2017/98, K:2019/20 numaralı kararında da muhtelif tarihlerde beyanları alınan Derneğin kurucu başkanı olarak görev yapmış Ö.F.E., yönetim kurulunda görev yapmış L.K. ve B.Y. tarafından da örgüt mensuplarının YARSAV'a organize bir şekilde üye oldukları, bu kişilerin zamanla çoğunluk haline gelip etkili bir konuma ulaşarak yönetimde söz sahibi olduklarının ifade edildiği belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin Selçuk Özdemir (B. No: 2016/49158, 26/07/2017) kararında ise, FETÖ ile bağlantısı bulunan yargı mensuplarının, adaylık sürecinden itibaren mesleğin her aşamasında gizliliğe azami dikkat ederek bu yapılanmayla ilişkilerinin bilinmesine engel olmaya çalıştığı, bunun için kendilerini farklı sosyal gruplara aitmiş gibi gösterme gayreti içinde bulundukları, bu bağlamda FETÖ ile irtibatı olan birçok yargı mensubunun sosyal ortamlarda birbirleriyle yakın ilişki kurmadıkları, ibadetlerini gizli olarak yaptıkları, inançlarına aykırı davranışlarda bulundukları, yine yapılanmadan gelen talimat uyarınca kısa bir süre içinde YARSAV'a üye oldukları belirtilmiştir.
Sonuç olarak FETÖ için yargı organlarının, yargı erkiyle bağlantılı kurumların ve bu bağlamda yargı mensuplarının oluşturduğu ilk sivil toplum örgütlenmesi niteliğinde bulunan YARSAV’ın ele geçirilmesi ve yönetiminde söz sahibi olunmasının FETÖ’nün amaçlarını gerçekleştirebilmesi bakımından önem arz ettiği anlaşılmaktadır.

ii. YARSAV Üyeliğinin Davacı Yönünden Değerlendirilmesi
2007-2008 yıllarından itibaren FETÖ ile bağlantısı bulunan yargı mensuplarının örgüt talimatı doğrultusunda sistematik bir şekilde üye olduğu YARSAV'a, davacının da aynı süreç dâhilinde 1811 üye numarası ile 28/02/2011 tarihinde üyelik kaydı yaptırdığı görülmektedir.
Davacı tarafından bu tespite karşı h...gi bir beyanda bulunulmamıştır.
Örgütlenme özgürlüğünün, kişilerin kendi menfaatlerini korumak için kendilerini temsil eden bir toplu teşekkül oluşturarak bir araya gelmeleri özgürlüğü olarak tanımlanması mümkündür. Anayasa'nın 33., 51. ve 68. maddelerinde düzenlenen "Dernek Kurma Hürriyeti", "Sendika Kurma Hakkı" ve "Siyasi Parti Kurma Hakkı " gibi örgütlenmeye yönelik haklar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 11. maddesinde karşılığını bulmaktadır. ''Örgüt'' kavramı ise Anayasa Mahkemesi kararlarında AİHM kararlarına yapılan atıfla ''kişilerin serbest iradesiyle kurulan, ortak bir amaç için bir araya gelen kişiler topluluğu'' olarak tanımlanmıştır (Hüseyin Demirdizen, B.No:2014/11286, 21/09/2013, §§ 35). İrade unsuru, özel hukuk tüzel kişiliğine sahip toplulukları, kamu tüzel kişiliğine sahip topluluklardan ayıran en önemli ölçüdür (Le Compte, Van Leuven ve De Meyere/Belçika, 6878/75, 7238/75, 23/6/1981, § 43; Barthold/Federal Almanya, 8734/79, 25/3/1985, § 61; Sigurdur Sigurjonsson İzlanda, 16130/90, 30/6/1993, § 31 ). Kamu iradesi bulunmayan toplulukların örgütlenme özgürlüğü temelinde, kamu gücüne karşı menfaatlerinin koruması için dayanışma ve toplu ifade gücünden faydalanması söz konusu olmaktadır. Demokrasilerde vatandaşların bir araya gelerek ortak amaçları izleyebileceği örgütlerin varlığı, sağlıklı bir toplumun önemli bir bileşenidir.
YARSAV da 2006 yılında 501 kurucu üye ile üyelerinin ortak menfaatlerini savunabilmek amacıyla yargı mensuplarının oluşturduğu ilk sivil toplum örgütlenmesi olarak dernek statüsünde kurulmuştur. Bununla birlikte yukarıda da yer verildiği üzere YARSAV'ın faaliyetlerinden rahatsız olan FETÖ/PDY tarafından Derneğin yönetiminin ele geçirilmesi ve kendi amaçları doğrultusunda faaliyet göstermesinin sağlanması maksadıyla FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı hakim ve savcıların anılan Derneğe üye yapılması yönünde organize şekilde çalışmalar yürütülmüştür. Bir başka anlatımla FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı yargı mensupları kendi serbest iradeleriyle ve yargının ortak menfaatlerinin savunulması maksadıyla değil, Derneğin yönetimini ele geçirmek ve kendi maksatları doğrultusunda yönlendirmek gayesiyle YARSAV'a üye olmuşlardır.
Bu kapsamda, YARSAV Derneğine üyelik şekli ile ilgili olarak yukarıda anlatılanlarla birlikte değerlendirildiğinde davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu değerlendirilmiştir.

d) Diğer Hususlar:
Yukarıda "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler" başlığı altında da değinildiği üzere, FETÖ tarafından bu örgütle iltisak ve irtibatı bulunan hâkim ve savcılara yönelik adaylık dahil tüm süreçlerde yabancı dil, yüksek lisans, doktora eğitimi, yurt dışı gezileri, mesleki ve kişisel programlar düzenlenmek suretiyle bu kişiler emsallerine göre daha donanımlı hale getirilmeye çalışılmış, bu bağlamda hak etmedikleri halde yurt içi ve yurt dışı yüksek lisans ve doktora programlarına yerleştirilmişlerdir.
Davacı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 23/11/2010 tarih ve 758 sayılı kararı ile 2010-2011 yılları arasında Bahçeşehir Üniversitesinde yabancı dil eğitimine gönderilmiştir.
Davacı tarafından bu tespite karşı h...gi bir beyanda bulunulmamıştır.
Davacının 2010-2011 yılları arasında Bahçeşehir Üniversitesinde yabancı dil eğitimine gönderildiğine ilişkin tespit davacı hakkındaki yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulunda FETÖ'nün etkin olduğu dönemde yabancı dil eğitimine gönderilmesinin anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu değerlendirilmiştir.

6) Dava Konusu Kararların Temel Hak ve Özgürlükler Bağlamında Değerlendirilmesi
Davacı, dava konusu kararlar ile bazı temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmekle birlikte bu ihlal iddialarının özü davacının meslekten çıkarılmasına dayanmaktadır.
Bu kapsamda, davacı hakkında tesis edilen meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın, AİHS'in 8. ve Anayasa’nın 20. maddesinde yer alan "özel hayata saygı hakkı" çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Zira, AİHM tarafından dinamik bir şekilde yorumlanan ve sosyal hayattaki yansımaları kapsamında genişletilebilen "özel hayat" kavramı, eksiksiz bir tanım getirmenin mümkün olmadığı bir kavram olarak görülmekte, bu bağlamda bireylerin kişiliklerini geliştirmelerine ve mesleki yaşamlarına etki eden her durum özel hayata saygı hakkına dâhil edilmektedir. Nitekim AİHM, bireylerin genellikle iş ya da mesleki faaliyetleri sırasında dış dünya ile ilişkiler kurduklarını ve geliştirdiklerini belirterek ve bireyin iş hayatı ile özel hayatını birbirinden ayırmanın güçlüğünün altını çizerek, mesleki faaliyetlerin de özel hayata saygı hakkı kapsamında olduğunu belirtmiştir (Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, § 29). AİHM’e göre özel hayat, bir bireyin başka bireylerle, mesleki ve iş ilişkileri de dâhil olmak üzere, ilişki kurma ve geliştirme hakkını kapsamaktadır (C./Belçika, B. No: 21794/93, 07/08/1996, § 25).
Dava konusu edilen kararlar, davacının meslek yaşamının sona ermesi sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle söz konusu kararlar özel hayata saygı hakkı üzerindeki sonuçları itibarıyla AİHS'in 8. ve Anayasa’nın 20. maddeleri ile güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına yönelik bir müdahale oluşturmaktadır.
AİHS'in 8. maddesinin ikinci fıkrasına göre özel hayata saygı hakkının kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi ancak "kanunla öngörülmüş olma", aynı maddede sayılan "meşru amaçlardan birini gerçekleştirmeye yönelik olma" ve "demokratik bir toplumda gerekli olma" ölçütlerini karşılama şartıyla mümkündür. Anayasa'nın 20. maddesinin 13. maddesi ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda ise özel hayata saygı hakkına müdahale edilebilmesi için müdahalenin "şekli anlamda belirli ve öngörülebilir bir kanuni dayanağının bulunması", "anayasal meşru bir amaca ulaşmaya yönelik olması" ve "demokratik toplum düzeninin gerekleri ile ölçülülük ilkesine uygun olması" gerekmektedir.
Dolayısıyla dava konusu kararlarla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin ihlal oluşturup oluşturmadığı hususunun, AİHS ve Anayasa bağlamında, kanunilik, meşru amaç ve demokratik bir toplumda gerekli olma ile ölçülülük ilkeleri doğrultusunda irdelenmesi gerekmektedir.
Ayrıca, demokratik toplum düzenini tehdit eden olağanüstü hâlin varlığı hâlinde AİHS'in 8/2 ve Anayasa'nın 13. maddesinde bir temel hak ve özgürlüğe kamusal makamlar tarafından müdahale edilebilme şartlarını ortaya koyan güvencelere aykırı tedbirlerin alınması ya da bu güvencelerin daha düşük standartta sağlanabilmesi söz konusu olabilmektedir. Böyle bir durum gerçekleştiği takdirde AİHS'in 15. ve Anayasa'nın 15. maddeleri uygulanabilir hâle gelmektedir.
AİHS'in 15. maddesinin birinci fıkrasında, savaş veya ulusun varlığını tehdit eden bir genel tehlike hâlinde sözleşmeci devletlerin durumun gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla bu sözleşmede öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabileceği belirtilmiş; ikinci fıkrasında ise bu hâllerde dahi AİHS'te öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirlerin alınamayacağı hak ve özgürlükler sayılmıştır.
Bu doğrultuda Anayasa'nın 15. maddesinde de olağanüstü hâllerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabileceği veya bunlar için Anayasa'da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabileceği belirtilmiştir. Anılan maddenin 2. fıkrasında ise Anayasa'da öngörülen güvencelere aykırı tedbirlerin alınamayacağı hak ve özgürlükler sayılmıştır.
Dava konusu kararlar, davalı idare tarafından, 667 sayılı KHK’nın 3. maddesi uyarınca tesis edilmiştir. Anılan KHK, 6749 sayılı Kanun'la TBMM tarafından değiştirilerek kabul edilmiş ve 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Sonuç olarak davacı hakkında dava konusu kararların tesis edildiği tarih itibarıyla bu kararlara dayanak KHK'nın yürürlükte olduğu ve öngörülen anayasal usul dâhilinde daha sonra kanunlaştığı görülmektedir. Bu nedenle özel hayata saygı hakkına müdahale niteliği taşıyan dava konusu kararlar, öngörülebilir ve belirli bir kanun hükmü uyarınca tesis edilmiş olup müdahale kanunilik şartını taşımaktadır.
Zira dava konusu kararlara gerekçe olarak gösterilen irtibat ve iltisak kavramları yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında yapılan değerlendirmede, terör örgütleriyle irtibatlı ve iltisaklı olma durumu farklı şekillerde ortaya çıkabileceğinden bunların kanun koyucu tarafından önceden belirlenmesi ve kanunda tek tek sayılması zorunluluğundan söz edilemeyeceği ifade edilmiştir. Anayasa Mahkemesine göre irtibat ve iltisak kavramları genel kavram niteliğinde olmakla birlikte, bu kavramların belirsiz ve öngörülemez nitelikte olduğunu söylemek mümkün olmadığından, hukuki nitelikleri ve objektif anlamları yargı içtihatlarıyla belirlenebilecektir.
AİHS'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında özel hayata saygı hakkının kullanılmasına ulusal güvenlik ve kamu güvenliğinin sağlanması amacıyla müdahale edilebileceği öngörülmüştür. Anayasa'nın 20. maddesinin birinci fıkrasında ise özel bir sınırlama nedeni öngörülmemiştir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre özel sınırlama nedeni öngörülmemiş olan hakların dahi hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırları bulunmaktadır. Ayrıca Anayasa'nın diğer maddelerinde yer alan kurallara dayanılarak da bu hakların sınırlanması mümkün olabilmektedir. Anayasa'nın 5. maddesinde Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır (AYM, E.2014/87, K.2015/112, 08/12/2015, § 7; Sevim Akat Eşki, B. No: 2013/2187, 19/12/2013, § 33). Dava konusu kararlar, FETÖ ile üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibatı bulunan ilgililer hakkında ülkenin içinde bulunduğu tehdit ve kamu düzeninin bozulması ihtimali doğduğundan ivedi şekilde karar alma zorunluluğu nedeniyle ve millî güvenliğin, kamu düzeninin ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla tesis edilmiştir. Bu nedenle FETÖ ile iltisak ve irtibatı olan ve dava konusu kararların tesis edildiği tarih itibarıyla kamu gücünün güçlü bir tezahürü niteliğinde yargı yetkisi kullanan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle özel hayata saygı hakkına yapılan müdahale meşru bir amaca dayanmaktadır.
Dava konusu kararlar ile davacının özel hayata saygı hakkına yapılan müdahale, zorlayıcı bir toplumsal gereksinim olarak ortaya çıkmıştır. Nitekim 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan darbe teşebbüsü nedeniyle “ulusun varlığını tehdit eden genel bir tehlike”nin bulunduğu açıktır (Alparslan Altan/Türkiye, B. No: 12778/17, 16/04/2019, §§ 71-75). Bu tehlike, ulusun ve Devlet teşkilatının varlığı için tehdit teşkil eden, kamu düzenini etkileyen, olağandışı bir kriz niteliğindedir. Bununla birlikte darbe teşebbüsünün faili olan FETÖ'nün, yukarıda belirtildiği üzere atipik ve kendine özgü niteliği göz önüne alındığında, bu tehlikeye karşı alınan ve davacının yargı yetkisini kullanmasına son veren dava konusu tedbirin de yaşanan özellikli durumun ortaya çıkardığı zorunluluktan ve bu durumun faili olan örgütün Devleti ele geçirmeyi amaç edinen niteliğinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan olağanüstü koşullar altında ve olağan demokratik düzene geri dönebilmek amacıyla söz konusu terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunan davacının yargı yetkisini kullanmasına son veren tedbirin demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği açıktır.
Türkiye Cumhuriyeti tarafından 23/07/2016 tarihinde Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine, Türkiye’de 21/07/2016 tarihinde olağanüstü hâlin yürürlüğe girmesiyle birlikte AİHS’in 15. maddesinde öngörüldüğü şekliyle Sözleşme’den doğan yükümlülükler bağlamında daha az güvence sağlanabileceği kaydıyla derogasyon bildiriminde bulunularak milletlerarası hukuktan doğan yükümlülük yerine getirilmiştir.
AİHS'in 15. maddesi ile uygulama alanı bulan, "ulusun varlığını tehdit eden genel bir tehlikenin varlığı" hâlinde söz konusu tehlikeyi bertaraf etmek için ne yapmak gerektiğini takdir ve tayin etmek ulusun yaşamından sorumlu devlete aittir. İçinde bulunulan durumun kendine mahsus özellikleri nedeniyle bu özellikli durumu değerlendirmek hususunda, söz konusu tehlikeyi bertaraf edecek devletin, uygulayacağı tedbirler bakımından, olağan dönemdekinden çok daha geniş bir takdir marjına sahip olduğunu kabul etmek gerekmektedir (İrlanda/İngiltere [GK] B. No: 5310/71, 18/1/1978, § 207).
Dava konusu kararların müdahalede bulunduğu özel hayata saygı hakkının AİHS'in 15. maddesinin ikinci fıkrası ile Anayasa'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen ve olağanüstü hâllerde dahi AİHS ve Anayasa'da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınamayacağı belirtilen haklardan olmadığı açıktır.
Bu durumda, demokratik kurumlara ve demokratik toplum düzeninin bizatihi kendisine karşı yapılan darbe teşebbüsü sonrasında, bahse konu teşebbüsün faili olan FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle hakkında tesis edilen dava konusu kararlar ile yargı mensubu olarak görev yapması nedeniyle üstün kamu gücü ayrıcalığına sahip olan davacının, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin, AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşılmıştır.

7) Sonuç olarak
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir.

D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yine aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, … TL'den yargılama devam etmekte iken yatırılan … TL vekalet harcının mahsubu neticesinde kalan ve davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle tahsil edilemeyen … TL'nin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?