Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2025/4564 K.2025/6952
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4564
Karar No : 2025/6952
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... Caddesi Kapı No:... sayılı yerde bulunan taşınmazda izinsiz yapı yapıldığından bahisle 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesine göre ruhsatsız eklentilerin yıktırılmasına ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42/3. maddesine göre 18.879,98-TL para cezası verilmesine ilişkin Sarıyer Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin yıkıma ilişkin kısmı yönünden; dava konusu taşınmazda zemin kat etrafında krokide gösterilen ve üzeri teras olarak kullanılan eklentinin yapıldığı sabit olduğu, aykırılığın ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, ruhsatsız eklentilerin 2960 sayılı Kanunu'nun 13. maddesine göre yıktırılmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden, yapı tatil tutanağındaki tespitler ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacı tarafından dava konusu yerde gerçekleştirilen inşai faaliyetlerin ruhsatsız bir şekilde yapıldığı hususunun sabit olduğu, davalı idarece yapı tatil tutanağı ile tespit edilen inşai faaliyet ve uygulamaların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde tanımlanan yapı niteliğinde olduğu açık ise de, bir aylık yasal sürenin dolmasına rağmen yapının mevzuata uygun hale getirilmediğine ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından; dava konusu encümen kararının davacı hakkında 18.879,98-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle encümen kararının yıkıma ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, idari para cezasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verildiği, verilen sürede aykırılığın giderilmediği hususunun idarece tespit edildiği, işlemin usul ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacıya 18.879,98-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına hasren yapılan incelemede;
3194 sayılı İmar Kanunu'nun
4. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 32. maddesinde; bu kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya Valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilerek inşaat derhal durdurulacağı, durdurmanın yapı tatil zaptının yapı üzerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılacağı, bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılacağı, bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibinin yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını isteyeceği, ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının ruhsata uygunluğu inceleme sonucunda anlaşılırsa mühürün belediye veya valilikçe kaldırılacağı ve inşaatın devamına izin verileceği, aksi takdirde ruhsatın iptal edileceği, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan binanın belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip belediye veya valilikçe yıktırılacağı ve masrafın yapı sahibinden tahsil edileceği, 42. maddesinin 3. fıkrasında; "18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verileceği hükmü yer almaktadır.
Yukarıda da belirtildiği üzere; Boğaziçi sahil şeridi, öngörünüm bölgesi, geri görünüm ve etkilenme bölgelerindeki yapılarla ilgili olarak öncelikli olarak uygulanması gereken Kanun 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'dur. Söz konusu bölgelerde, genel nitelikte olan ve daha sonra yürürlüğe giren 3194 sayılı Kanunun ise ancak 2960 sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 3. fıkrasında; aynı Kanunun 32. maddesinde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere para cezası verileceği öngörülmüş, 32. maddesinde ise; yapı tatil tutanağının düzenlenerek yapıya asılmasından itibaren, bir ayı geçmemek koşulu ile bir süre verilmesi durumunda bu sürenin, herhangi bir süre verilmemesi halinde ise tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda ruhsat alınması ya da yapının ruhsata uygun hale getirilmesi yolunda bir yükümlülük öngörülmüştür.
2960 sayılı Boğaziçi Kanunun 11. ve 12. maddelerinde ise; ruhsat alınması ya da yapının ruhsata uygun hale getirilmesi için herhangi bir süre ve yükümlülük öngörülmemiş, aynı Kanunun 13. maddesinde; tespit tarihinden itibaren 7 gün içinde yıkım yönünde karar alınacağı, bu kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde yapının mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmaması durumunda ise yıkım işleminin yetkili idare tarafından yerine getirileceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu encümeni kararı ile davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 18.879,98-TL idari para cezası verilmiş ise de, yapı tatil tutanağının 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. ve 12. maddeleri uyarınca düzenlendiği, 2960 sayılı Kanunun anılan maddelerinde ruhsat alınması ya da yapının ruhsata uygun hale getirilmesi için herhangi bir süre ve yükümlülük öngörülmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemin 18.879,98-TL para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, İdare Dava Dairesi kararının, davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen para cezasının iptaline ilişkin kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edilen kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4564
Karar No : 2025/6952
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... Caddesi Kapı No:... sayılı yerde bulunan taşınmazda izinsiz yapı yapıldığından bahisle 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesine göre ruhsatsız eklentilerin yıktırılmasına ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42/3. maddesine göre 18.879,98-TL para cezası verilmesine ilişkin Sarıyer Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin yıkıma ilişkin kısmı yönünden; dava konusu taşınmazda zemin kat etrafında krokide gösterilen ve üzeri teras olarak kullanılan eklentinin yapıldığı sabit olduğu, aykırılığın ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, ruhsatsız eklentilerin 2960 sayılı Kanunu'nun 13. maddesine göre yıktırılmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden, yapı tatil tutanağındaki tespitler ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacı tarafından dava konusu yerde gerçekleştirilen inşai faaliyetlerin ruhsatsız bir şekilde yapıldığı hususunun sabit olduğu, davalı idarece yapı tatil tutanağı ile tespit edilen inşai faaliyet ve uygulamaların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde tanımlanan yapı niteliğinde olduğu açık ise de, bir aylık yasal sürenin dolmasına rağmen yapının mevzuata uygun hale getirilmediğine ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından; dava konusu encümen kararının davacı hakkında 18.879,98-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle encümen kararının yıkıma ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, idari para cezasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verildiği, verilen sürede aykırılığın giderilmediği hususunun idarece tespit edildiği, işlemin usul ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacıya 18.879,98-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına hasren yapılan incelemede;
3194 sayılı İmar Kanunu'nun
4. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 32. maddesinde; bu kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya Valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilerek inşaat derhal durdurulacağı, durdurmanın yapı tatil zaptının yapı üzerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılacağı, bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılacağı, bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibinin yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını isteyeceği, ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının ruhsata uygunluğu inceleme sonucunda anlaşılırsa mühürün belediye veya valilikçe kaldırılacağı ve inşaatın devamına izin verileceği, aksi takdirde ruhsatın iptal edileceği, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan binanın belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip belediye veya valilikçe yıktırılacağı ve masrafın yapı sahibinden tahsil edileceği, 42. maddesinin 3. fıkrasında; "18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verileceği hükmü yer almaktadır.
Yukarıda da belirtildiği üzere; Boğaziçi sahil şeridi, öngörünüm bölgesi, geri görünüm ve etkilenme bölgelerindeki yapılarla ilgili olarak öncelikli olarak uygulanması gereken Kanun 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'dur. Söz konusu bölgelerde, genel nitelikte olan ve daha sonra yürürlüğe giren 3194 sayılı Kanunun ise ancak 2960 sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 3. fıkrasında; aynı Kanunun 32. maddesinde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere para cezası verileceği öngörülmüş, 32. maddesinde ise; yapı tatil tutanağının düzenlenerek yapıya asılmasından itibaren, bir ayı geçmemek koşulu ile bir süre verilmesi durumunda bu sürenin, herhangi bir süre verilmemesi halinde ise tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda ruhsat alınması ya da yapının ruhsata uygun hale getirilmesi yolunda bir yükümlülük öngörülmüştür.
2960 sayılı Boğaziçi Kanunun 11. ve 12. maddelerinde ise; ruhsat alınması ya da yapının ruhsata uygun hale getirilmesi için herhangi bir süre ve yükümlülük öngörülmemiş, aynı Kanunun 13. maddesinde; tespit tarihinden itibaren 7 gün içinde yıkım yönünde karar alınacağı, bu kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde yapının mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmaması durumunda ise yıkım işleminin yetkili idare tarafından yerine getirileceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu encümeni kararı ile davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 18.879,98-TL idari para cezası verilmiş ise de, yapı tatil tutanağının 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. ve 12. maddeleri uyarınca düzenlendiği, 2960 sayılı Kanunun anılan maddelerinde ruhsat alınması ya da yapının ruhsata uygun hale getirilmesi için herhangi bir süre ve yükümlülük öngörülmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemin 18.879,98-TL para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, İdare Dava Dairesi kararının, davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen para cezasının iptaline ilişkin kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edilen kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.