Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2025/4240 K.2025/6589
T.C. DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4240
Karar No : 2025/6589
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/04/2011 tarih ve 27918 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 07/04/2011 tarih ve 2011/1677 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki listenin değiştirilmesine ilişkin 19/11/2015 tarih ve 29537 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 09/11/2015 tarih ve 2015/8220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, Aksu Çayı Taşkın Koruma Projesi kapsamında, Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davalı idarenin, toplulaştırma işleminin yürütülmesine yönelik mevzuatı sırasına göre uyguladığı, askı ve askı indirme tutanaklarını zamanında düzenlediği, askıları yasal süreleri içinde umumun inceleyebileceği yerlerde ilan ettiği, parsel indeks değerlerini belirledikten sonra yeniden dağıtımının bu indeks değerleri doğrultusunda arazi dağıtım miktarlarının doğru yapıldığı, parselin su ve yoldan faydalanacak şekilde oluşturulduğu, düzenleme alanında katılım payının mevzuatta belirtilen katılım payı üst sınırını aşmadığı, parseller arasında, toprak yapısı, yoldan ve sudan faydalanma vb. temel özelliklerin eşdeğer olduğu, ancak, eski kadastral parseller içinde fiilen kullandığı alan olduğundan müstakil parsele dönüştürülerek davacıya tahsis edilen ... ada, ... sayılı parselin üzerinden Yüksek Gerilim Hattı geçtiği, bu durumun parselin değerini etkilediği ve tarım yapma imkanını sınırladığı, kök parsellerde davacı ve diğer hissedarlar birlikte malik iken davacıya yeni verilen parselin eski durumuna uygun olmadığı, yeni üretilen parseller arasında fark oluşturduğu, bu haliyle yapılan toplulaştırma işleminin mevzuatın öngördüğü teknik kriterlere, dağıtım esaslarına, mülkiyet haklarına ve objektiflik esasına, parsel oluşturma ilkelerine uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminin anılan taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu yeni parsel ve yanındaki yeni taşınmazların, eski geldisi olan ve hissedar olan kişilerin kullanımlarına göre planlandığı, bilirkişi raporunda belirtilen şekilde bir işlem yapılması durumunda söz konusu taşınmazların yine aynı şekliyle hisseli bırakılması gerekeceğinden mevzuat çerçevesinde belirtilen hususların yerine getirilemeyeceği gibi hak sahipleri tarafından talep edilen müstakil parsellerin üretilemeyeceği, işlemlerde eski taşınmazların kullanımları ve sabit tesisler yok sayılarak tel altındaki irtifak alanlarına hazine parselleri oluşturulmasının Arazi Toplulaştırma mevzuatı açısından uygun olmadığı, yapılan askılarda vatandaşların talepleri, idarece tespit edilen kullanımlar ve hisse miktarları göz önünde bulundurularak kullanımlara göre yeni parseller planlandığı, söz konusu irtifak alanlarının da ilgili kurumun projesi doğrultusunda aynı yerinde korunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği, bilirkişi raporunda tespiti yapıldığı şekliyle "Yüksek Gerilim Hattının parseller arasında fark oluşturduğu" gibi bir madde ya da yaklaşımın olmadığı, aksine mevzuatta yazıldığı şekliyle konunun bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu parsel yönünden mevzuata uygun olarak toplulaştırma işlemi gerçekleştirilmiş olup "yüksek gerilim hattının parseller arasında fark oluşturduğu" tespitinin soyut ve subjektif bir değerlendirme olduğu, bu nedenle karara esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un Ek 9. Maddesinde, (Ek: 19/4/2018-7139/7 md.) arazilerin tabii ve suni etkilerle bozulmasının ve parçalanmasının önlenmesi, parçalanmış arazilerde ise tabii özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulması ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesi ile köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanması maksadıyla arazi toplulaştırmasının yapılacağı, arazi toplulaştırması projesinin uygulanacağı sınırlar içinde kalan alanın arazi toplulaştırması proje sahası olarak belirleneceği; bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların DSİ’nin bağlı olduğu Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
09/12/2017 tarih ve 30265 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Arazi Toplulaştırma Uygulama Yönetmeliği'nin "Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinde; "a) Yeni blokların oluşturulmasında, yerleşim birimleri arasındaki mevcut veya yeni düzenlenecek kadastral sınır, mevcut yol, kanal, tesis ve projeleri ile topoğrafik yapı dikkate alınır. Oluşturulan Blok Planları Bakanlık tarafından onaylandıktan sonra parselasyon çalışmalarına başlanır. b) Maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsellerin arazi derecelendirmedeki hakedişlerden azami yüzde on ortak katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, toplulaştırma öncesinde davacının ... ada ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki hisseleri birleştirilerek fiili kullanımında olan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın müstakil olarak tahsis edildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda ve Mahkeme kararında ... ada, ... sayılı parselin üzerinden Yüksek Gerilim Hattı geçtiği, bu durumun parselin değerini etkilediği ve tarım yapma imkanını sınırladığı, kök parsellerde davacı ve diğer hissedarlar birlikte malik iken davacıya yeni verilen parselin eski durumuna uygun olmadığı, yeni üretilen parseller arasında fark oluşturduğu gerekçesiyle toplulaştırma işleminin anılan taşınmaza ilişkin kısmının mevzuatın öngördüğü teknik kriterlere, dağıtım esaslarına, mülkiyet haklarına ve objektiflik esasına, parsel oluşturma ilkelerine uygun olmadığı belirtilmiş ise de, Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2025/517 sayılı dosyasında, bilgilendirme askısı üzerine ... ada ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazların diğer hissedarları tarafından açılan davada,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "Yapılan arazi toplulaştırması işlemi neticesinde davacıların murisi olan Yaşar Sargın'a hissesinin bulunduğu parsellerin bulunduğu yerde oluşturulan ... ada, ... sayılı parselden yer verildiği, bu parsele ayrıca ... ada, ..., ..., ... ve ... sayılı parsellerden 369,19 m2 hisse verildiği, bu şekilde parselin hisseli parsel hale geldiği, davacıların murisinin hissesine 13,523,05 m² alan düştüğü, uygulama sonrasında davacıların murisinin payına düşen alanın (13,523,05 m²) müstakil parsel oluşturmak için yeterli büyüklükte olduğu, davacılar murisinin payına düşen alanın müstakil parsel olarak verilmesi mümkün olmasına rağmen hisseli parselden yer verilmek suretiyle ilgili mevzuat hükmüne aykırı işlem yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin anılan parsellere ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle iptaline karar verildiği, anılan karar karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile reddedildiği, temyiz aşamasında da Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/04/2025 tarih ve E:2025/517, K:2025/2186 sayılı kararı ile İdare Dava Dairesi kararının onanarak kesinleştiği, Mahkemenin iptal kararı uygulanarak anılan davacılara ve parsellerdeki diğer hissedarlara tespit edilen kullandıkları alanlar tahsis edilerek 18/08/2022 tarihinde tapuya tescil edildiği, Mahkeme kararının uygulanması sonucu anılan dosyadaki davacılara müstakil tahsis yapılırken diğer hissedarların hisseli bırakılması eşitlik ilkesine aykırı olacağından ve işbu dosyada da davacıya kullandığı alan müstakil olarak tahsis edildiğinden dava konusu toplulaştırma işleminin anılan taşınmaza ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4240
Karar No : 2025/6589
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/04/2011 tarih ve 27918 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 07/04/2011 tarih ve 2011/1677 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki listenin değiştirilmesine ilişkin 19/11/2015 tarih ve 29537 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 09/11/2015 tarih ve 2015/8220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, Aksu Çayı Taşkın Koruma Projesi kapsamında, Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davalı idarenin, toplulaştırma işleminin yürütülmesine yönelik mevzuatı sırasına göre uyguladığı, askı ve askı indirme tutanaklarını zamanında düzenlediği, askıları yasal süreleri içinde umumun inceleyebileceği yerlerde ilan ettiği, parsel indeks değerlerini belirledikten sonra yeniden dağıtımının bu indeks değerleri doğrultusunda arazi dağıtım miktarlarının doğru yapıldığı, parselin su ve yoldan faydalanacak şekilde oluşturulduğu, düzenleme alanında katılım payının mevzuatta belirtilen katılım payı üst sınırını aşmadığı, parseller arasında, toprak yapısı, yoldan ve sudan faydalanma vb. temel özelliklerin eşdeğer olduğu, ancak, eski kadastral parseller içinde fiilen kullandığı alan olduğundan müstakil parsele dönüştürülerek davacıya tahsis edilen ... ada, ... sayılı parselin üzerinden Yüksek Gerilim Hattı geçtiği, bu durumun parselin değerini etkilediği ve tarım yapma imkanını sınırladığı, kök parsellerde davacı ve diğer hissedarlar birlikte malik iken davacıya yeni verilen parselin eski durumuna uygun olmadığı, yeni üretilen parseller arasında fark oluşturduğu, bu haliyle yapılan toplulaştırma işleminin mevzuatın öngördüğü teknik kriterlere, dağıtım esaslarına, mülkiyet haklarına ve objektiflik esasına, parsel oluşturma ilkelerine uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminin anılan taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu yeni parsel ve yanındaki yeni taşınmazların, eski geldisi olan ve hissedar olan kişilerin kullanımlarına göre planlandığı, bilirkişi raporunda belirtilen şekilde bir işlem yapılması durumunda söz konusu taşınmazların yine aynı şekliyle hisseli bırakılması gerekeceğinden mevzuat çerçevesinde belirtilen hususların yerine getirilemeyeceği gibi hak sahipleri tarafından talep edilen müstakil parsellerin üretilemeyeceği, işlemlerde eski taşınmazların kullanımları ve sabit tesisler yok sayılarak tel altındaki irtifak alanlarına hazine parselleri oluşturulmasının Arazi Toplulaştırma mevzuatı açısından uygun olmadığı, yapılan askılarda vatandaşların talepleri, idarece tespit edilen kullanımlar ve hisse miktarları göz önünde bulundurularak kullanımlara göre yeni parseller planlandığı, söz konusu irtifak alanlarının da ilgili kurumun projesi doğrultusunda aynı yerinde korunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği, bilirkişi raporunda tespiti yapıldığı şekliyle "Yüksek Gerilim Hattının parseller arasında fark oluşturduğu" gibi bir madde ya da yaklaşımın olmadığı, aksine mevzuatta yazıldığı şekliyle konunun bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu parsel yönünden mevzuata uygun olarak toplulaştırma işlemi gerçekleştirilmiş olup "yüksek gerilim hattının parseller arasında fark oluşturduğu" tespitinin soyut ve subjektif bir değerlendirme olduğu, bu nedenle karara esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un Ek 9. Maddesinde, (Ek: 19/4/2018-7139/7 md.) arazilerin tabii ve suni etkilerle bozulmasının ve parçalanmasının önlenmesi, parçalanmış arazilerde ise tabii özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulması ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesi ile köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanması maksadıyla arazi toplulaştırmasının yapılacağı, arazi toplulaştırması projesinin uygulanacağı sınırlar içinde kalan alanın arazi toplulaştırması proje sahası olarak belirleneceği; bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların DSİ’nin bağlı olduğu Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
09/12/2017 tarih ve 30265 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Arazi Toplulaştırma Uygulama Yönetmeliği'nin "Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinde; "a) Yeni blokların oluşturulmasında, yerleşim birimleri arasındaki mevcut veya yeni düzenlenecek kadastral sınır, mevcut yol, kanal, tesis ve projeleri ile topoğrafik yapı dikkate alınır. Oluşturulan Blok Planları Bakanlık tarafından onaylandıktan sonra parselasyon çalışmalarına başlanır. b) Maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsellerin arazi derecelendirmedeki hakedişlerden azami yüzde on ortak katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, toplulaştırma öncesinde davacının ... ada ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki hisseleri birleştirilerek fiili kullanımında olan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın müstakil olarak tahsis edildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda ve Mahkeme kararında ... ada, ... sayılı parselin üzerinden Yüksek Gerilim Hattı geçtiği, bu durumun parselin değerini etkilediği ve tarım yapma imkanını sınırladığı, kök parsellerde davacı ve diğer hissedarlar birlikte malik iken davacıya yeni verilen parselin eski durumuna uygun olmadığı, yeni üretilen parseller arasında fark oluşturduğu gerekçesiyle toplulaştırma işleminin anılan taşınmaza ilişkin kısmının mevzuatın öngördüğü teknik kriterlere, dağıtım esaslarına, mülkiyet haklarına ve objektiflik esasına, parsel oluşturma ilkelerine uygun olmadığı belirtilmiş ise de, Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2025/517 sayılı dosyasında, bilgilendirme askısı üzerine ... ada ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazların diğer hissedarları tarafından açılan davada,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "Yapılan arazi toplulaştırması işlemi neticesinde davacıların murisi olan Yaşar Sargın'a hissesinin bulunduğu parsellerin bulunduğu yerde oluşturulan ... ada, ... sayılı parselden yer verildiği, bu parsele ayrıca ... ada, ..., ..., ... ve ... sayılı parsellerden 369,19 m2 hisse verildiği, bu şekilde parselin hisseli parsel hale geldiği, davacıların murisinin hissesine 13,523,05 m² alan düştüğü, uygulama sonrasında davacıların murisinin payına düşen alanın (13,523,05 m²) müstakil parsel oluşturmak için yeterli büyüklükte olduğu, davacılar murisinin payına düşen alanın müstakil parsel olarak verilmesi mümkün olmasına rağmen hisseli parselden yer verilmek suretiyle ilgili mevzuat hükmüne aykırı işlem yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin anılan parsellere ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle iptaline karar verildiği, anılan karar karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile reddedildiği, temyiz aşamasında da Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/04/2025 tarih ve E:2025/517, K:2025/2186 sayılı kararı ile İdare Dava Dairesi kararının onanarak kesinleştiği, Mahkemenin iptal kararı uygulanarak anılan davacılara ve parsellerdeki diğer hissedarlara tespit edilen kullandıkları alanlar tahsis edilerek 18/08/2022 tarihinde tapuya tescil edildiği, Mahkeme kararının uygulanması sonucu anılan dosyadaki davacılara müstakil tahsis yapılırken diğer hissedarların hisseli bırakılması eşitlik ilkesine aykırı olacağından ve işbu dosyada da davacıya kullandığı alan müstakil olarak tahsis edildiğinden dava konusu toplulaştırma işleminin anılan taşınmaza ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.