Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2025/4131 K.2025/5045
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2025/4131
Karar No: 2025/5045
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Mermer Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ... (ER:...) ruhsat numaralı sahanın 24,66 hektarlık kısmında yapılması planlanan "II.A Grubu Maden (Kalker) Ocağı" projesi ile ilgili çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) sürecinin, Antalya Orman Bölge Müdürlüğünün olumsuz kurum görüşüne istinaden sonlandırılarak, proje tanıtım dosyasının iade edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davalı idarece, uyuşmazlık konusu "II.A Grubu Maden (Kalker) Ocağı" projesi ile ilgili olarak kurumlardan görüş yazısı istenildiği, Orman Genel Müdürlüğünün, projenin planlandığı sahanın otoyol ve bölünmüş yollara 3 km mesafeden daha yakın olduğu gerekçesiyle olumsuz görüş vermesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği; Mahkemelerince, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile de söz konusu sahanın, 2,03 km batısında ... Mahallesinin olduğu, Korkuteli-Elmalı Bölünmüş Karayoluna kuş uçum mesafesinin de ortalama 1.450 metre mesafede bulunduğu hususlarının tespit edildiği anlaşıldığından, kararda yer verilen ilgili Yönetmelik maddesine istinaden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, temyiz dilekçesinden sonra dosyaya ek beyan dilekçesi sunularak, Mahkemenin ret kararına dayanak alınan hukuki düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı, bu haliyle, her ne kadar, davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekte ise de, davalı idareye yeniden başvuru yapılacağı için işbu davadan vazgeçildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararı bozularak, davadan feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ... (ER:...) ruhsat numaralı sahanın 24,66 hektarlık kısmında yapılması planlanan "II.A Grubu Maden (Kalker) Ocağı" projesi ile ilgili olarak proje tanıtım dosyası hazırlanarak davalı idareye sunulmuş, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından olumsuz görüş bildirilmesi neticesinde, davalı idarenin... tarih ve ... sayılı işlemi ile ÇED süreci sonlandırılarak, proje tanıtım dosyası iade edilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi Yargılama Usulü" başlıklı 20/A maddesinin 2. fıkrasının (i) bendinde; Danıştayın, evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar vereceği, aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar vereceği, ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri göndereceği, temyiz üzerine verilen kararların kesin olduğu; 31. maddesinde ise, feragat ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Diğer kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler" başlıklı 447. maddesinde yer alan "Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır" hükmü gereğince uyuşmazlıkta uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 307. maddesinde; feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu; 309. maddesinde; feragat ve kabulün, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği; hüküm ifade etmesinin, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı; kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi; ayrıca, feragat ve kabulün, kayıtsız ve şartsız olması gerektiği; 310. maddesinde; feragat ve kabulün, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği; 311. maddesinde; feragat ve kabulün, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, irade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptalinin istenebileceği; 312. maddesinde de; feragat veya kabul beyanında bulunan tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği, feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyetin, ona göre belirleneceği hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından, 25/07/2025 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurulmasından sonra, 23/09/2025 ve 24/09/2025 tarihlerinde dava dosyasına sunulan dilekçelerinde davadan feragat beyanında bulunulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, iptal davalarının objektif niteliği dikkate alındığında, bu davalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin hükümlerinin nasıl yorumlanması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Hak arama hürriyeti, dava açma hakkı nasıl evrensel temel hak ve hürriyetlerdense, bu hakkın kullanılması, kullanılmaması veya önce kullanıp sonra vazgeçilmesi de kişinin doğal temel haklarındandır. İptal davaları da tam yargı davaları gibi kişinin üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği nitelikteki haklarındandır.
Buna göre, bu hakkın kullanımı tek taraflı irade beyanı ile yapılıp tamamlandığına, ayrıca mahkemenin veya davalının kabulüne de gerek bulunmadığına göre, feragat beyanından sonra davaya bakmakta olan mahkemece bu beyanın sadece gerçekten feragat anlamında olduğu ve kanunen belirlenen şekilde yapılıp yapılmadığının saptanmasıyla yetinilmesi ve bu saptamadan sonra feragat nedeniyle uyuşmazlığın sona erdiğine ilişkin hüküm kurulması zorunludur.
Kaldı ki, yukarıda metinlerine yer verilen hükümlerde de, feragat ve kabulün karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, hiçbir yoruma ihtiyaç bırakmayacak açıklıkta ifade edilmiştir.
Öte yandan, iptal davalarının objektif dava türü olması, bir kişinin açtığı iptal davasından feragat etme hakkını ortadan kaldıran bir özellik değildir. Çünkü o işlemden etkilenen herkesin dava açabilmesi mümkün olup, başkalarının açmadığı davalar nedeniyle dava açan kişinin doğal ve yasal bir hakkının yorum yoluyla hukuken elinden alınma olanağı bulunmamaktadır. Aksi halde objektif nitelikteki iptal davası açıldıktan sonra feragat hakkının tanınmaması, mahkemelere adeta kamu savcılığı görevi verilmesi sonucunu doğurur. Oysaki Anayasa'da ve yasalarımızda mahkemelere böyle bir görev verilmemiştir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/02/2020 tarih ve E:2019/3471, K:2020/404 sayılı, 27/02/2020 tarih ve E:2019/2396, K:2020/526 sayılı kararları da bu yöndedir.
Bu durumda, davadan feragatin idari yargıda görülen bütün davalarda uygulanabilmesinin mümkün olması, bu hakkın yorum yoluyla kısıtlanma olanağının bulunmaması, davacının yasal şekle ve esasa uygun olarak davasından feragat etmiş olması karşısında, 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA; 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca davadan feragat nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince karar harcının 2/3'ü olan ... TL'nin mahsubu ile kalan ... TL'nin ve Mahkeme aşamasında kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde, keşif ve posta gideri avansından artan ... TL'nin ise kararın kesinleşmesinden sonra davacıya idesine,
6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 07/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2025/4131
Karar No: 2025/5045
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Mermer Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ... (ER:...) ruhsat numaralı sahanın 24,66 hektarlık kısmında yapılması planlanan "II.A Grubu Maden (Kalker) Ocağı" projesi ile ilgili çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) sürecinin, Antalya Orman Bölge Müdürlüğünün olumsuz kurum görüşüne istinaden sonlandırılarak, proje tanıtım dosyasının iade edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davalı idarece, uyuşmazlık konusu "II.A Grubu Maden (Kalker) Ocağı" projesi ile ilgili olarak kurumlardan görüş yazısı istenildiği, Orman Genel Müdürlüğünün, projenin planlandığı sahanın otoyol ve bölünmüş yollara 3 km mesafeden daha yakın olduğu gerekçesiyle olumsuz görüş vermesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği; Mahkemelerince, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile de söz konusu sahanın, 2,03 km batısında ... Mahallesinin olduğu, Korkuteli-Elmalı Bölünmüş Karayoluna kuş uçum mesafesinin de ortalama 1.450 metre mesafede bulunduğu hususlarının tespit edildiği anlaşıldığından, kararda yer verilen ilgili Yönetmelik maddesine istinaden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, temyiz dilekçesinden sonra dosyaya ek beyan dilekçesi sunularak, Mahkemenin ret kararına dayanak alınan hukuki düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı, bu haliyle, her ne kadar, davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekte ise de, davalı idareye yeniden başvuru yapılacağı için işbu davadan vazgeçildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararı bozularak, davadan feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ... (ER:...) ruhsat numaralı sahanın 24,66 hektarlık kısmında yapılması planlanan "II.A Grubu Maden (Kalker) Ocağı" projesi ile ilgili olarak proje tanıtım dosyası hazırlanarak davalı idareye sunulmuş, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından olumsuz görüş bildirilmesi neticesinde, davalı idarenin... tarih ve ... sayılı işlemi ile ÇED süreci sonlandırılarak, proje tanıtım dosyası iade edilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi Yargılama Usulü" başlıklı 20/A maddesinin 2. fıkrasının (i) bendinde; Danıştayın, evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar vereceği, aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar vereceği, ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri göndereceği, temyiz üzerine verilen kararların kesin olduğu; 31. maddesinde ise, feragat ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Diğer kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler" başlıklı 447. maddesinde yer alan "Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır" hükmü gereğince uyuşmazlıkta uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 307. maddesinde; feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu; 309. maddesinde; feragat ve kabulün, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği; hüküm ifade etmesinin, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı; kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi; ayrıca, feragat ve kabulün, kayıtsız ve şartsız olması gerektiği; 310. maddesinde; feragat ve kabulün, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği; 311. maddesinde; feragat ve kabulün, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, irade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptalinin istenebileceği; 312. maddesinde de; feragat veya kabul beyanında bulunan tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği, feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyetin, ona göre belirleneceği hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından, 25/07/2025 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurulmasından sonra, 23/09/2025 ve 24/09/2025 tarihlerinde dava dosyasına sunulan dilekçelerinde davadan feragat beyanında bulunulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, iptal davalarının objektif niteliği dikkate alındığında, bu davalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin hükümlerinin nasıl yorumlanması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Hak arama hürriyeti, dava açma hakkı nasıl evrensel temel hak ve hürriyetlerdense, bu hakkın kullanılması, kullanılmaması veya önce kullanıp sonra vazgeçilmesi de kişinin doğal temel haklarındandır. İptal davaları da tam yargı davaları gibi kişinin üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği nitelikteki haklarındandır.
Buna göre, bu hakkın kullanımı tek taraflı irade beyanı ile yapılıp tamamlandığına, ayrıca mahkemenin veya davalının kabulüne de gerek bulunmadığına göre, feragat beyanından sonra davaya bakmakta olan mahkemece bu beyanın sadece gerçekten feragat anlamında olduğu ve kanunen belirlenen şekilde yapılıp yapılmadığının saptanmasıyla yetinilmesi ve bu saptamadan sonra feragat nedeniyle uyuşmazlığın sona erdiğine ilişkin hüküm kurulması zorunludur.
Kaldı ki, yukarıda metinlerine yer verilen hükümlerde de, feragat ve kabulün karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, hiçbir yoruma ihtiyaç bırakmayacak açıklıkta ifade edilmiştir.
Öte yandan, iptal davalarının objektif dava türü olması, bir kişinin açtığı iptal davasından feragat etme hakkını ortadan kaldıran bir özellik değildir. Çünkü o işlemden etkilenen herkesin dava açabilmesi mümkün olup, başkalarının açmadığı davalar nedeniyle dava açan kişinin doğal ve yasal bir hakkının yorum yoluyla hukuken elinden alınma olanağı bulunmamaktadır. Aksi halde objektif nitelikteki iptal davası açıldıktan sonra feragat hakkının tanınmaması, mahkemelere adeta kamu savcılığı görevi verilmesi sonucunu doğurur. Oysaki Anayasa'da ve yasalarımızda mahkemelere böyle bir görev verilmemiştir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/02/2020 tarih ve E:2019/3471, K:2020/404 sayılı, 27/02/2020 tarih ve E:2019/2396, K:2020/526 sayılı kararları da bu yöndedir.
Bu durumda, davadan feragatin idari yargıda görülen bütün davalarda uygulanabilmesinin mümkün olması, bu hakkın yorum yoluyla kısıtlanma olanağının bulunmaması, davacının yasal şekle ve esasa uygun olarak davasından feragat etmiş olması karşısında, 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA; 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca davadan feragat nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince karar harcının 2/3'ü olan ... TL'nin mahsubu ile kalan ... TL'nin ve Mahkeme aşamasında kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde, keşif ve posta gideri avansından artan ... TL'nin ise kararın kesinleşmesinden sonra davacıya idesine,
6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 07/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.