‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2025/4015 K.2025/6314

Esas No: 2025/4015 · Karar No: 2025/6314 · Karar Tarihi: 01.12.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4015
Karar No : 2025/6314

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... Çıkmazı Sk. No:... D:..., tapuda ... parselde kayıtlı taşınmazda imara aykırı yapı yapıldığından bahisle, ruhsatsız olarak yapılan yapının 2960 sayılı Boğaziçi İmar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca daha önce verilen (... tarih, ... sayılı encümen kararı) yıkım kararının aynen uygulanmasına ve anılan...sayılı encümen kararı ile verilen idari para cezasının kaldırılarak bunun yerine, davacıya 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca 267.813,37-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı düzeltme encümen kararının davacıya yönelik kısmı yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; yapı tatil tutanağında belirtilen 7 adet yapı alanından, her ne kadar Mahkemelerince alınan bilirkişi raporunda; davalı idarenin tespit yüzölçümleri bakımından; 1, 2 ve 3 nolu yapıların toplam alanı olan 567,02 m² yapı için yapılan ölçüm ve incelemelerde; 1 ve 2 nolu
binaların tek çatı ile kapatıldığı ve boyutunun 34,26 m x 12,40 m=424,82 m² olduğu, 2
no.lu yapıya komşu 3 no.lu yapının 9,12 mx10,80m=94,50 m² olduğu, ek olarak 3 no.lu
yapının devamında bahçeye 5,11mx10,80m=55,19 m² beton teras yüzeyi oluşturulduğu, toplamda üç yapının alanının ve beton yüzeyin toplamının 574,51 m² olduğu, davalı
idare tarafından 567,02 m² ölçüldüğü ve idarenin ölçümünün doğru olduğu, 4 no.lu yapının tutanakta 21,08 m² ölçüldüğü, keşif esnasında 3,60 mx6,60m=23,8 m²
ölçüldüğü ve idarenin ölçümünün doğru kabul edildiği, 5,6 ve 7 no.lu yapıların 113,95 m² olan ölçülerinin doğru olduğu, toplamda ise 574,51 m² (1+2+3) + 23,8 m² (4) + 113,95 m² (5+6+7) = 712,26 m² olduğu ve davacının
lehine idarenin hesabının doğru olduğu ve yapının fili durumunu yüzölçümü yönünden
doğru yansıttığı değerlendirmesinde bulunulmuşsa da, yapı tatil tutanağı incelendiğinde, idarece 1 ve 3 nolu alanlara ilişkin yapı tatil tutanağında net bir alan tespitinin yapılmadığı, bunun yerine 1+2+3 nolu alanların toplanması sureti ile 567,02 m² olarak genel bir tespitin yapıldığı, ancak bilirkişi tarafından yapılan ölçümde yapı alanlarının toplamının 574,51 m2 olduğunun tespit edildiği, yapı kayıt belgesine konu yerin düşülmesiyle aykırılığa konu ve
aykırılıktan etkilenen toplam alanın 702,05 m² (İdarenin tespiti) – 220,84 m² (Yapı Kayıt
Belgesi olan)= 481,21 m² olacağı ve idarenin idari para cezasına konu aykırılığa konu ve
aykırılıktan etkilenen alan hesaplarının yerinde olmadığı görülmüş olup, bu nedenle yapı tatil tutanağında aykırılığa konu alanın hatalı tespit edildiği için yapı tatil tutanağının yapının fiili durumunu doğru yansıtmadığı anlaşıldığından, dava konusu encümen kararının dayanağı olan yapı tatil tutanağının usulüne uygun düzenlenmediği, kaldı ki yapı tatil tutanağındaki aykırı alan tespiti ile dava konusu encümen kararındaki alanın da uyumlu olmadığı, usulüne uygun olmadığı anlaşılan yapı tatil tutanağı esas alınarak tesis edilen yapının yıkımı ile davacıya para cezası verilmesine ilişkin dava konusu encümen kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idari yaptırım kararı alınma aşamasında yasaya aykırılık ve usuli açıdan bir sakatlık bulunmadığı, idari yaptırım kararı alınırken yapılan tespit ve raporlama çalışmalarının konunun uzmanı teknik elemanlar tarafından yapıldığı, taşınmaz sahibi davacının 09.01.2023 tarih ve 2023-2043 sayılı dilekçe ile söz konusu taşınmaz üzerinde yapı tatil tutanağına konu yapıların bir kısmının kendisi tarafından, bir kısmının ise dava dışı ... tarafından yapıldığını, 09.01.2023 tarih ve 2023-2045 sayılı dilekçe ile de... ruhsatsız olarak yapılan yapıların bir kısmının kendisi tarafından yapıldığını beyan ettiği, yine yapı kayıt belgesinin akıbetinin ilgili idareden sorulması gerektiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. maddesinde; "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır..."; aynı Kanunun 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere göre ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirilir. Tutanak tanziminde mal sahibi veya yönetici veya kiracının bulunması esastır. Terkedilmiş yapılarda tutanak Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu kanunun 13. maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır ve yıktırılır..." "Yıkım işleri" başlıklı 13. maddesinde, "Yıkım işleri: Aşağıda belirtilen yapılar Boğaziçi İmar İdare Heyetinin kararı ve Boğaziçi İmar Müdürünün yazılı emri ile yıkılır veya yıktırılır. a) İnşaat ruhsatı olmayan yapılar, b) Yapının, inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırı yapılmış bölümleri, c)Boğaziçi İmar Müdürlüğünce mühürlenerek yapımı durdurulmuş yapıların mühürlendikten sonra yapılan ilaveleri, d) Yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentileri. Bu Kanun hükümlerine göre yıkılması gereken yapılar tespit edildiğinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünce derhal valiliğe bildirilir. Vali, Boğaziçi İmar İdare Heyetini en geç yedi gün içinde toplayarak konunun karara bağlanmasını sağlar ve kararı Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderir. Yıkım emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik kuvvetleri veya belediye zabıta kuvvetleri tarafından mal sahibine veya müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat onbeş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmadığı takdirde, yıkım emri yapı mahallinde görülebilecek bir yere onbeş gün müddetle asılır ve bu işlem bir tutanakla belirlenir. Bu suretle durum mal sahibi veya müteahhide tebliğ edilmiş sayılır. Tebligatın tamamlanmasından itibaren onbeş gün içinde yapı, mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmadığında, yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir ve yıkım masrafları % 20 fazlası ile mal sahibi veya müteahitten tahsil edilir." hükümlerine yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 46. maddesinde; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 6. maddesiyle oluşturulan kurulların kaldırılarak, görev ve sorumlulukların 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2. maddesinde belirlenen ve 22/07/1983 onay tarihli plana göre Boğaziçi alanında gösterilen "Boğaziçi Sahil Şeridi" ve "Öngörünüm" bölgelerindeki uygulamalar İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığınca, "Gerigörünüm" ve "Etkilenme" bölgelerindeki uygulamaların da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yerine getirileceği, hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun
4. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 42. maddesinde para cezasıyla ilgili düzenlemelere yer verilmiş, söz konusu maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı ve bu miktar üzerinden (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen artırım sebepleri için gösterilen oranlar uyarınca bulunan miktarların eklenmesi sonrasında toplam ceza miktarının bulunacağı belirtilmiş olup, 2. fıkranın (ç) bendinde ise; bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile eklenen, geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmü; dokuzuncu fıkrasında "Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz." hükmü; onbirinci fıkrasında ise, "Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) halinde yapı kayıt belgesi verilebileceği düzenlenmiş olup; başvuranların beyanına göre Bakanlık veya yetkilendireceği kurum ve kuruluşlarca verilen yapı kayıt belgelerinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar ilgililere geçici süreliğine bazı haklar tanıdığı; 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinin 9. ve 11. fıkralarında ise, anılan Kanun hükmünden yararlanması yasaklanan yapı ve alanların belirlendiği, bu bağlamda, anılan Kanun hükmü uyarınca yapı kayıt belgesi verilemeyecek yapılardan olduğu ya da alanlarda bulunduğu anlaşılan ya da Kanun'da açıkça belirtildiği üzere 31/12/2017 tarihinde ve bu tarihten sonra yapıldığı tespit edilen veyahut ilgili özel kanunlarındaki düzenlemeler ile korunan doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları, kültür varlıkları, ormanlar, meralar ve kıyılar gibi alanlarda bulunan yapılar hakkında, aslında düzenlenmemesi gereken yapı kayıt belgesinin düzenlendiğinin anlaşılması durumunda, söz konusu yapı kayıt belgesinin, yapı kayıt belgesini düzenleyen idare tarafından iptal edilmesi gerektiğine kuşku bulunmamaktadır. Ayrıca yapı sahibinin beyanına dayalı düzenlenen yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan yapıların, belgenin düzenlenmesine temel oluşturan 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi ile belirlenen şartları taşımadığının ilgili idaresince tespiti halinde anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan Tebliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yine yetkili idaresince iptal edilmesi ve bu belgenin sağladığı hakların geri alınması mümkün olduğu gibi, yargısal incelemesi devam eden davalarda da Yasanın istisna kapsamına aldığı alanlarda yapılan yapılar ile 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı idaresince somut olarak kanıtlanan yapıların yapı kayıt belgesi ile sağlanan haklardan yararlanamayacağı da açıktır.
Dosyanın ve Dairemizin E:2025/868 sayılı (...tarih, ...nolu düzeltme encümen kararı), E:... sayılı (... tarih,... nolu düzeltme encümen kararı) dava dosyalarının birlikte incelenmesinden; bakılan uyuşmazlıkta, ilk önce...sayılı CİMER şikayetine istinaden yapı mahallinde idarenin inşaat mühendislerinden oluşan teknik personelince, krokide 1,2,3,4,5,6,7 numaralarla gösterilen ruhsatsız yapıların tespit edildiği ve 2 numaralı yapıda ise yan duvarların ve çatısının değiştirilerek yükseltiği tespitine yer veren... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağının ve yapıdaki aykırılıklara uygulanması gereken idari para cezalarının gösterildiği, aynı tarihli raporun tanzim edildiği, taşınmazda imara aykırı yapılar yapıldığından bahisle ruhsatsız olarak yapılan yapıların 2960 sayılı Boğaziçi İmar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca yıkılması ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. md. a) ve b) bentlerine göre 282.018,34-TL para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve... sayılı ilk encümen kararının alındığı, anılan encümen kararının davacıya tebliği üzerine davacı tarafından davalı idareye 09/01/2023 tarihli dilekçe ile başvurularak "yapı tatil tutanağına konu yapıların bir kısmının kendisi, bir kısmının ise, dava dışı ... tarafından yapıldığını" bildirmesi, bu hususun dava dışı ... tarafından da aynı tarihli dilekçe ile beyan edilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı tashih encümen kararı alınarak yapı malikleri olan davacı ile dava dışı ...'a müştereken ve müteselsilen toplamda 299.899,85-TL idari para cezası verilmesine karar verilmesi şeklinde önceki encümen kararının düzeltildiği, ... tarih ve... encümen kararının iptali istemiyle açılan davada (Dairemizin E:2025/936 sayılı dosyası), mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 15.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yapı Tatil Tutanağında toplam aykırılık alanı 702,05 m² olarak belirtilmesine rağmen, dava konusu encümen kararında 787,02 m² alan üzerinden hatalı işlem tesis edildiği, bu yönüyle bilirkişi tarafından esas incelemeye geçmeden, dava konusu encümen kararının, yapı tatil tutanağına göre
hatalı düzenlendiğinin anlaşıldığı, Yapı Tatil Tutanağında belirtilen 7 adet yapı alanından,
davacı tarafından yapılan yapı alanlarının 1, 2, 3 ve 4 nolu alanlar olduğu, 5,6 ve 7 nolu alanlara
ilişkin ceza muhatabın davacı olmadığı, davacı tarafından yapılan alanlardan 2 nolu alanın
31.12.2017 öncesi yapıldığı, yapının aynı şekli ve ölçüleri ile günümüze kadar geldiği, Yapı Kayıt
Belgesi kapsamında olduğu, 2 nolu yapı alanına ilişkin idarece tesis edilen işlemlerin yerinde
olmadığı; 1 ve 3 nolu alanlara ilişkin yapı tatil tutanağında net bir alan tespitinin yapılmadığı, bunun
yerine 1+2+3 nolu alanların toplanması sureti ile 567,02 m² olarak genel bir tespitin yapıldığı,
yapılan tespitin yapı tatil tutanağının taşıması gereken teknik niteliklere haiz olmadığı, ayrıca
yapı kayıt belgesi kapsamında olan 2 nolu alan dahil edilse bile tarafımca yapılan ölçümlerde 1, 2 ve
3 nolu yapı alanlarının toplamının 567,02 m² değil, 177,80+225,00+97,15=499,95 m² olduğu, ayrıca 3 ve 4 nolu yapı alanlarına ait yapı sınıflarının 1/B ve 2/B olması gerekirken, idarece davacı aleyhine hatalı belirlendiği, sonuç olarak, dava konusu yapı tatil tutanağında saptanan hususların, davacı açısından yapıların fiili durumunu doğru yansıtmadığı, idarece davacı adına düzenlenen dava konusu Encümen
Kararında Etkilenen Alan, md.42/ç alanı, Temel Para Cezası ve neticede imar Para Cezasının
hatalı belirlendiği .... " şeklinde görüş ve kanaate yer verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. maddesine göre taşınmaz mahallinde düzenlenen dava konusu işleme dayanak 07/12/2022 tarihli yapı tatil tutanağında, imara aykırılıkların tespit edildiği, kroki yardımı ile ruhsatsız olarak yapılan yapı ve imalatların ayrı ayrı gösterildiği ve yapılara ilişkin yüzölçümü metrekare bilgilerinin yer yapıldığı ve tutanak ekinde söz konusu yapılara ilişkin fotoğrafların yer aldığı, dolayısıyla, 07/12/2022 tarihli yapı tatil tutanağının usulüne uygun olarak düzenlendiği, idarece yapılan tespit tarihinden yaklaşık 6 ay sonra 21.05.2024 tarihinde mahkemesince yaptırılan keşif esnasında bilirkişi tarafından, tespit edilen yapıların mevcut durumlarındaki bir kısım değişikliklerin, sırf bu nedenle, yapı tatil tutanağını kusurlandırmayacağı, yıkım işleminin yapıya ilişkin ve yapıyı esas alan bir işlem olduğu da dikkate alındığında, ruhsatsız yapıldığı tespit edilen 4,5,6 nolu yapıların başka birisi tarafından yapılmış olmasının yıkım işlemini etkilemeyeceği açıktır.
Öte yandan, ...tarih ve ...encümen kararının iptali istemiyle açılan davada (Dairemizin E:2025/936 sayılı dosyası), mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 15.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, dava konusu aykırı imalatlardan davacı tarafından yapılan 1, 3 ve 4 nolu alanlara ilişkin olarak, yapı ilgilisine para cezası verilmesine hükmedilmesi durumunda; 3194 sayılı kanunun 42. maddesine göre uygulanması gereken İdari Para Cezasının 89.828,30 TL olduğu, yukarıda niteliği ve kullanım amacı açıklanan dava konusu taşınmazda yapılan imalatların "YAPI" niteliğinde olup kanun kapsamına girdiği, söz konusu taşınmaz üzerinde yapılan işlemlerin inşası için yapı ruhsatı gerektiği, Yapı Tatil Tutanağında belirtilen 2 nolu Alanın Yapı Kayıt Belgesi kapsamında olduğu, bu alana ilişkin tespitlerin raporun 6,13 ve 14. sayfalarında ayrıntılı olarak açıklandığı, bu yönüyle idarece 2 nolu alana ilişkin tesis edilen işlemlerin yerinde olmadığı, diğer Alanların ise 31.12.2017 sonrasında yapıldığı, bu alanlara ilişkin sunulan herhangi bir yapı kayıt belgesinin de olmadığı, dava konusu parselin imar durumu göz önüne alındığında; söz konusu taşınmazda yapılan 1,3,4,5,6,7 nolu imalatların mer'i imar planı ve imar mevzuatı çerçevesinde ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlık konusu taşınmazda ruhsatsız olarak yapıldığı tespit edilen 7 adet yapıdan sadece 2 nolu yapı için alınmış yapı kayıt belgesinin bulunduğu, bakılan işbu davada, mahkemesince 21.05.2024 tarihinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; aykırılıktan etkilenen ve aykırılığa konu alanın, 2 nolu yapı için alınan 06.11.2018 tarihli Yapı Kayıt Belgesi kapsamında
değerlendirilmesi mümkün olan Yapı Tatil Tutanağında 2 nolu yapı olarak tespit edilen ana
yapıdaki kısmi imalatın düşülmesinden sonra, 702,05 m² (İdarenin tespiti) – 220,84 m² (Yapı
Kayıt Belgesi olan)= 481,21 m² olacağı, buna ek olarak 28/09/2023 tarihinde alınan (güncelleme) yapı kayıt belgesinin 31.12.2017 tarihli yapı toplam alanının 225 m² olması sebebiyle, İmar Kanununun Geçici 16. Maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, idarece para cezası hesabında belirlenen 2/B yapı sınıfı ve grubunun (tarımsal endüstriyel yapılar... Çelik depo ve atölyeler) yapının fiili durumuna uygun olduğu, dava konusu parselde fiili halı yıkama-ticari fonksiyonu olan yapılarla ilgili olarak,
17.12.2018 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planında
konut alanında kalması ve taşkın alanında olması sebebiyle yapılaşmaya ve konut dışı
fonksiyon uygulamaya uygun olmayan bölge içinde bulunmasından dolayı ruhsata
bağlanamayacağı,
dava konusu parselde bulunan tüm yapılar içinde Google Earth Pro yazılımında geçmişe dönük hava fotoğrafları bilirkişi tarafından incelendiğinde ve olan yapılar ölçüldüğünde 31.12.2017 tarihinden önceki tarihte var olan yapının ana yapı içinde olan 2 nolu yapı olduğu ve toplam alanın 220,84 m² olduğu tespit edildiğinden, 2 nolu yapının Yapı Kayıt Belgesi kapsamına girebileceği, diğer yapıların 31.12.2017 tarihi sonrası inşa edilmesi sebebiyle aykırı olarak kabul edileceği, şeklinde görüş ve tespitlere yer verildiği anlaşılmaktadır.
3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında temel kriterler olarak öngörülen yapı inşaat alanı, yapı sınıfı ve grubunun, idarece hesaplanan temel para cezası tutarını aşmamak koşuluyla, bilirkişi tarafından teknik ve bilimsel inceleme ve değerlendirmeler sonucu bulunacak temel para cezasına ve tespit edilen temel para cezası miktarına aynı fıkranın (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasına göre karar verilebileceği, temel para cezasına ilişkin söz konusu kriterlere aykırı hesaplama yapıldığının tespit edilmesi halinde, toplam para cezasının tamamının iptalinin gerekmediği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişi tarafından, aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yapılan tespitler uyarınca hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilebileceğinden, bu şekilde karar verilmesi idari yargı denetimi yetkisinin aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilmesi sonucunu doğurmayacaktır.
Bu durumda, dava konusu işleme dayanak yapı tatil tutanağının usulüne uygun olarak düzenlendiği, uyuşmazlık konusu yapılardan 2 nolu yapı için alınmış yapı kayıt belgesinin bulunduğu, ancak, diğer yapılara ilişkin yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, yapı kayıt belgesi vb. bulunmadığı anlaşıldığından, anılan diğer 6 adet yapının yıkımı yönünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bunun yanında, İdare Dava Dairesince, öncelikle 2 nolu yapı için alınmış olan (06.11.2018 tarihli) ilk yapı kayıt belgesinin geçerliliğini koruyup korumadığı araştırıldıktan sonra, geçerliliğini koruduğu anlaşılırsa, yapı kayıt belgesi bulunan 2 nolu yapının alanı düşüldükten sonra bilirkişi raporu ile tespit edilen aykırılıktan etkilenen ve aykırılığa konu alan üzerinden, temel para cezası ve artırımlar ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle dava konusu para cezası ve yıkım işleminin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 01/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?