‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2025/2713 K.2025/5985

Esas No: 2025/2713 · Karar No: 2025/5985 · Karar Tarihi: 17.11.2025
T.C. DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2025/2713
Karar No: 2025/5985

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Eskişehir ili Tepebaşı ilçesi ... Mahallesi'nde Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan arazi toplulaştırması işleminin toplulaştırma öncesinde ... parsel sayılı taşınmazın yerine ... ada ... parsel sayılı taşınmazın verilmesi işlemine yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 3. Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu alanda yapılan toplulaştırma uygulaması ile şehir merkezine ulaşımı sağlayan karayoluna daha yakın bir konumda bulunan davacıya ait taşınmazın, yola olan cephesi yaklaşık 10 metre daraltılmak suretiyle 80 metre kuzeyde ve yoldan 57.10 metre içeride yer alan ... ada ... parsele taşınması nedeniyle en uygun konumdan tarafına parsel tahsis edilmeyerek parselin değer kaybına uğratıldığı bu haliyle yapılan toplulaştırmanın hakkaniyete ve mevzuata uygun olmadığı dolayısıyla davacı tarafından toplulaştırma işlemine yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davaya konu parselde toplulaştırma uygulaması ile yapılan katılım payı kesintisinin yasal sınırın altında kaldığı, eski parselin yerine verilen yeni parselin de müstakil olduğu, yeni parselin yola cephesinin bulunduğu ve yola cephenin benzer uzunlukta olduğu dolayısıyla 3083 sayılı Kanun kapsamında yapılan arazi toplulaştırma işlemi sonucunda eş değer bir yerden ve eş değer özellikli bir alandan tahsis yapıldığı, her ne kadar bilirkişi raporunun son kısmında parselin yer değiştirmeye bağlı olarak değer kaybı olduğu belirtilmekte ise de yer değiştirmenin, yerinde koruma imkanı olmadığı takdirde toplulaştırma işleminin doğal bir sonucu olduğu ve somut durumda, bilirkişi raporunda ne şekilde değer kaybı olduğu hususunun ortaya konulamadığı, dolayısıyla toplulaştırma işleminin bütünü dikkate alındığında, dava konusu toplulaştırma işleminin anılan parsel yönünden toplulaştırma amaç ve ilkelerine, dağıtım esaslarına ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, toplulaştırma uygulaması sonucunda ilk olarak eski taşınmazının bulunduğu yerde planlama yapılarak yeni verilen parsele ilişkin tapu kaydı oluşturulduktan sonra herhangi bir hukuki ve fiili gerekçe sunulmaksızın dava konusu ... ada ... sayılı parsel olarak bulunduğu yerden başka bir alana kaydırılarak daha dar yola cepheli ve değersiz konumda parsel oluşturulduğu ve hak kaybına sebebiyet verildiği, ilk planlanan taşınmaza tapu kaydına güvenilerek ağaç dikildiği, parseli imar ettiği ve çit ile çevirdiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.

Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı'nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, her ne kadar İdare Dava Dairesince istinaf istemi kabul edilerek, İdare Mahkemesince belirtilen gerekçe ile verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin karar kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş ise de; öncelikle ilgili Talimatın 19. maddesinde taşınmazın öncelikle bulunduğu yerden verilmeye çalışılması bunun mümkün olmaması halinde başka yerde planlanmasına dair teknik, fiili ve hukuki gerekçelerin ortaya konulması gerektiği, Mahkeme kararlarına esas alınan bilirkişi raporunda ise; ... Mahallesi’nde uygulanan projede ortak tesislere katılım payı kesintisinin yasal sınırın altında, % 0,5 ve toplulaştırma uygulamasına dahil edilen tüm parsellerden toplulaştırma mevzuatına uygun biçimde yapıldığı, 1.667,43 m² olan alanın yapılan kesinti sonrası 1.657,06 m²’ye indirildiği, zeminde herhangi bir sabit tesisin olmadığı, toplulaştırma öncesinde müstakil olan tek parselin davacıya yine müstakil olarak verildiği, dava konusu parselin, toplulaştırma işlemleri ile yerinin değiştirilerek 80 metre kuzeye ve yoldan 57.10 metre içerideki ... ada ... parsel numaralı taşınmaza taşındığı, eskiden 15 metrelik yola 35,8 metre cephesi bulunmaktayken yeni yerde 6 metrelik yola 25,8 metre cephesinin bulunduğu, yapılan toplulaştırma işlemleri ve parselin yerinin değiştirilmesi sonucunda davacının parselinde değer kaybı oluştuğu yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir.

Buna göre, davacının eski taşınmazının, toplulaştırma uygulaması ile kendisine verilen yeni taşınmaza göre karayoluna daha yakın ve daha geniş cepheye sahip olan ve daha değerli konuma sahip iken herhangi bir fiili, hukuki ve teknik gerekçesi olmaksızın yapılan arazi toplulaştırması uygulaması sonucunda davacıya başka yerden verilmek suretiyle yeni ... ada ... parselin tahsisine yönelik toplulaştırma işlemine yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?