‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku

Danıştay 4. Daire E.2025/1268 K.2025/6853

Esas No: 2025/1268 · Karar No: 2025/6853 · Karar Tarihi: 22.12.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1268
Karar No : 2025/6853

TEMYİZ EDEN

**TARAFLAR:** 1- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı

**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVACI) ...

**VEKİLİ:** Av....

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde, tapuda ... ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmazda ruhsatsız imalatlar yapıldığının tespitine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... no'lu yapı tatil tutanağına dayanılarak imara aykırılıkların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca yıkımına ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a), (c), ve (ç) bendi ile 6. fıkrası uyarınca davacıya toplam 474.345,24-TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Beykoz Belediye Encümeni kararının ve söz konusu para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin 474.345,24-TL'lik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; dava konusu işlemlerden encümen kararının, yıkıma ilişkin kısmı yönünden, davaya konu yapının ruhsatsız olduğunun sabit olduğu ve usulüne uygun düzenlenen yapı tatil tutanağı dayanak alınarak tesis edildiğinden hukuka uygun olduğu, para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden, yapı sınıfı ve grubu ile aykırılıktan etkilenen alanın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile getirilen kriterlere uygun olarak tespit edilmesi nedeniyle temel para cezasının hukuka uygun belirlendiği, temel para cezasına anılan maddenin (c) bendinin 1. alt bendi uyarınca uygulanan artırımın, dava konusu yapının bulunduğu alanın hisseli olması ve diğer maliklerin muvafakatinin olmaması nedeniyle, 3. ve 6. alt bendi uyarınca uygulanan artırımların, taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “Park Alanı ve İSKİ İsale Hattı” alanında kalması nedeniyle, 5. alt bendi uyarınca uygulanan artırımın, taşınmazın uygulama imar planı olan alanda kalması nedeniyle, 7. alt bendi uyarınca uygulanan artırımın, taşınmazın özel imar rejimi olan 2960 sayılı Kanuna tabi alanda kalması nedeniyle, 8. alt bendi uyarınca uygulanan artırımın, yapının ruhsatsız olması nedeniyle hukuka uygun olduğu, 4. ve 13. alt bentler uyarınca uygulanan artırımların ise, yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit edip etmediği, çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verip vermediğine yönelik tutanakta veya para cezasında somut tespit olmaması nedeniyle hukuka uygun olmadığı, (ç) bendi uyarınca verilen para cezası kısmının ise, imara aykırılığın 1 aylık süre içerisinde giderilerek yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu tutarın tahsil edilmeyeceği hususunun işlemde açıkça gösterilmediğinden bahisle hukuka uygun olmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının a, c, ç bentleri uyarınca hesaplanan para cezasına bir kat artırım uygulanması kısmının ise, daha önce düzenlenen yapı tatil tutanağı olup olmadığı, var ise bunlara ilave olarak imalata devam edildiği hususunda bir delilin dosyaya sunulamadığı, artırım nedeninin somut olarak tespit edilmediğinden hukuka uygun olmadığı, dava konusu ödeme emrinin ise; toplam para cezasının hukuka uygun bulunan 67.577,76-TL'lik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, kalan 406.767,48-TL'lik kısmının ise hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu encümen kararının yıkıma yönelik kısmı yönünden davanın reddine, para cezası verilmesine yönelik kısmının ise 67.577,76-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, 406.767,48-TL'lik kısmının ise iptaline, ödeme emrinin de 67.577,76-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, 406.767,48-TL'lik kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davaya konu yapıda 25 yıldır işyeri açma ve çalışma ruhsatıyla faaliyette bulunulduğu, yapıyı genişletmeye yönelik herhangi bir faaliyette bulunulmadığı, sadece yıkılan kısımların yeniden inşa edildiği, dava konusu encümen kararında 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi kısmına ilişkin, imara aykırılıkların bir ay içinde giderildiği takdirde para cezasının tahsil edilmeyeceği hususunun belirtilmemesinin para cezasının tamamının iptalini gerektirdiği, bu nedenlerle dava konusu işlemlerin usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek İdare Dava Dairesi kararının redde yönelik kısımlarının bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin tamamının usul ve hukuka uygun olduğu, savunma ekinde sunulan ve idarelerinin teknik elemanlarınca düzenlenen tutanakta yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiğine, çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verdiğine ilişkin tespitlerde bulunulduğu, aksini ispat yükünün davacı tarafta olduğu, para cezasının (ç) bendi kısmına yönelik ise Kanun Koyucunun herhangi bir bildirim şartı getirmediği, bir kat artırım uygulanması kısmında ise Mahkemenin eksik incelemeye dayalı karar verdiği ileri sürülerek, İdare Dava Dairesi kararının dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin, dava konusu encümen kararının yıkıma ilişkin kısmı yönünden reddi, para cezası verilmesine ilişkin kısmı ile ödeme emri yönünden ise, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin (a) bendi, (c) bentlerine ilişkin kısımlarının kabulüne; davalı idarenin temyiz isteminin, dava konusu encümen kararının para cezası verilmesine ilişkin kısmı ile ödeme emrinin, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 6. fıkrasına ilişkin kısımları yönünden Daire kararında belirtilen gerekçe ile reddine, (ç) bendine ilişkin kısımları yönünden ise kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
Temyize konu kararın, dava konusu encümen kararının yıkıma ilişkin kısmı yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın yıkıma ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, dava konusu encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bendine ilişkin kısmı yönünden;
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin birinci fıkrasında; bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, ikinci fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş, uygulanacak olan para cezasının nasıl hesaplanacağına ilişkin olarak da, ikinci fıkranın (a) bendinde; yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için uygulanacak para cezalarının miktarları belirlenerek, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı kurala bağlanmış; (c) bendinde ise; artırım sebepleri sayılmış, bu artırım sebepleri uyarınca tespit edilen miktarların (a) bendinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezasının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunacağı, para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alanın dikkate alınacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen para cezasının da iptal edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağı ile dava konusu taşınmazda "...toplam etkilenen alanı 170,50 m2 olan mevcut yapıya betonarme olarak üstü kapatılan 77,00 m2'lik kaçak alan yapılmış olduğu"nun tespit edildiği, bu tespite dayanılarak davalı idare tarafından, ruhsatsız yapının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca yıkımına ve davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, (c) bendinin 1., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 13. alt bentleri, (ç) bendi ve 6. fıkrası uygulanarak toplam 474.345,24-TL para cezası verilmesinin üzerine bakılan davanın açıldığı görülmektedir.
Davalı idare tarafından para cezası hesaplanırken davaya konu yapının sınıfının "Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2022 Yılı Yapı Yaklaşım Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ" dikkate alınarak 3. sınıf A grubu yapı olarak değerlendirilmiş ve Mahkemesince de bu değerlendirme hukuka uygun bulunarak karar verilmişse de, dava konusu encümen kararının dayanağı olan 05/05/25022 tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağı ekinde yer alan yapıya ait fotoğrafların incelenmesinden, ana yapının tek katlı işyeri olduğu ve anılan Tebliğ'in 2. sınıf B grubunda sayılmış olan "Tek katlı, ofis, dükkan ve basit atölyeler" grubuna girmekte olduğu, dolayısıyla davalı idare tarafından yapı sınıf ve grubunun hatalı değerlendirilerek temel para cezasının hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu ruhsatsız yapının hatalı şekilde 3. sınıf A grubu yapı olduğu kabul edilerek para cezasının hesaplandığı, söz konusu hatanın temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu dikkate alındığında, dava konusu encümen kararının para cezası verilmesine dair kısmının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bendi uyarınca hesaplanan kısımlarında hukuka uyarlık görülmediğinden, İdare Dava Dairesince bu kısım hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Temyize konu kararın, dava konusu encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendine ilişkin kısmı yönünden;
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendiyle, "Bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edilir. Bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmez" hükmü getirilmiştir
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi hükmü ile, imar mevzuatına aykırılıkların, yapı sahipleri tarafından giderilerek mevzuata uygun hale getirilmesi amaçlandığından, (ç) bendi uyarınca verilen para cezasının, dava konusu işlemde ya da bunun tebliğine ilişkin işlemde Yasa kuralı belirtilmek suretiyle, idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği yönündeki uyarının ilgisine bildirilmesi, dolayısıyla ilgililere hem yapısını mevzuata uygun hale getirme, hem de anılan bent uyarınca ilave edilen para cezasından kurtulma imkanı tanınması, bu bent uyarınca para cezasına muhatap olan kişinin, bir aylık sürede ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapısında aykırılığı mevzuata uygun hale getirmesi halinde, söz konusu para cezasını ödemeyeceğini, aksi halde, para cezasının ödenmesinden sorumlu olacağını bilmesi gerekmektedir.
Olayda, dava konusu encümen kararının içinde açıkça yazmamakla birlikte, dava konusu işlemin davacıya tebliğine ilişkin .. tarih, ... sayılı yazıda; söz konusu imara aykırılıkların tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde, imar para cezasının mezkur 3194 sayılı Kanununun 42. maddesinin (ç) bendi gereği hesaplanan kısmının ilgilisinden tahsil edilmeyeceği hususunun, davacıya ihtar edildiği görüldüğünden, temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, (ç) bendi uyarınca verilen para cezasının, aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı üzerine elde edilen miktar üzerinden verildiği, dava konusu yapının yer aldığı İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesine ait 2022 yılı arsa rayiç bedeli olan 2.000,00-TL ile aykırılığa konu 77 m2 alanın çarpımı ile bulunan 154.000,00-TL para cezasının doğru şekilde hesaplandığı, yapı sınıfı ve grubunun hatalı belirlenmesinin (ç) bendi kapsamında verilecek cezaya bir etkisi olmadığından, para cezasının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, İdare Dava Dairesince bu kısım hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Temyize konu kararın, dava konusu encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 6. fıkrasına ilişkin kısmı yönünden;
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 6. fıkrasında; yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiil ve hallerin, yapının inşa edilmesi süreci içinde tekrarı halinde, idari para cezasının bir kat artırılmak suretiyle uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu encümen kararıyla 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca 83.172,62-TL para cezası verildiği, (ç) bendi uyarınca da 154.000,00-TL para cezası verildiği, her iki para cezasının toplamı olan 237.172,62-TL'ye de tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle 474.345,24-TL olan toplam para cezası tutarına ulaşıldığı anlaşılmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 6. fıkrasının, 2. fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca verilen para cezası kısmına uygulanmasında;
İdare Mahkemesince, söz konusu kısma yönelik, daha önce düzenlenen yapı tatil tutanağı olup olmadığı, var ise bunlara ilave olarak imalata devam edildiği hususunda bir delilin dosyaya sunulamadığı, iki kat artırım nedenlerinin somut olarak ortaya konulması gerekmesine rağmen, buna riayet edilmediği için 237.172,62-TL'lik artırım tutarının hukuka uygun bulunmadığı yolundaki gerekçesi İdare Dava Dairesi tarafından da hukuka uygun bulunmuştur. Bu gerekçeye karşı, davalı idare tarafından temyiz dilekçesi ekinde aynı yapıya ilişkin olarak daha önce tutuldukları belirtilen, tarih ve detayları okunamayacak kadar silik, dört adet yapı tatil tutanağı fotokopisi dosyaya sunularak İdare Dava Dairesi tarafından hatalı değerlendirme yapıldığı iddia edilmiştir.
İmar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin, mevzuata aykırı yapının inşası sürecinde tekrarı halinde para cezasının bir kat artırılarak uygulanacağı sabit olup, tekerrür hükmünün uygulanabilmesi için; yapılan ilk tespitten sonra para cezası verilmesi ve bu para cezasının ilgilisine tebliğ edilmesi, mevzuata aykırı yapının inşasına devam edildiğinin tekrar tespiti üzerine sadece ikinci tespite konu aykırılıklar üzerinden yeni fiile verilecek ceza miktarı belirlendikten sonra bu miktar üzerinden tekerrür hükmü uygulamak suretiyle para cezasının belirlenmesi gerektiğinden, uyuşmazlıkta, ilk defa verilen para cezasına, cezanın verildiği encümen kararıyla, bir de tekerrür uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla, temyize konu İdare Dava Dairesinin kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 6. fıkrasının, 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen para cezası kısmına uygulanmasında ise;
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendiyle ilgili TBMM'ye sunulan gerekçede hükmün getirilme amacının, "Mevcut durumda, 7221 sayılı Kanunla değiştirilen 3194 sayılı İmar Kanununun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen usule göre, aykırılığa konu alanın, üzerinde bulunduğu arsa veya arazinin metre karesinin büyük olduğu hallerde verilen cezalar fahiş olmaktadır. Önergeyle yapılan değişiklik ile; eylem-ceza dengesine uygun olarak, arsa/arazi büyüklüğü yerine aykırılığa konu yapının büyüklüğünün esas alınması daha objektif bir değerlendirme yapılmasını sağlayacaktır. Ayrıca, imar mevzuatına aykırı yapı yapanın bir ay içerisinde aykırılığı gidermesi halinde verilen ilave cezanın tahsilini ortadan kaldıran düzenleme getirilerek imar mevzuatına aykırı yapıların ilgilisi tarafından yıkılması amaçlanmaktadır.
" şeklinde açıklandığı görülmektedir. Kanun maddesinin tarihçesi ve (ç) bendinin gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, (ç) bendinin, imara aykırı fiillerin gerçekleştirilmesi halinde bir defaya mahsus verilecek ilave bir ceza olarak getirildiği ve ilgilisi tarafından aykırılığın bir ay içinde giderilmesi halinde tahsil edilmeyeceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu bent üzerinden para cezası verilmesinden sonra aynı taşınmaz üzeride meydana gelecek yeni imara aykırılıklar, bu imara aykırılıkların konu olduğu yeni alan üzerinden hesaplanan, öncekinden bağımsız tamamen yeni bir ceza olacaktır ve bu yeni ceza da, cezaya konu aykırılığın bir ay içinde giderilmesi halinde tahsil edilmeyecektir. Bu nedenle mahiyeti itibarıyla ilave bir ceza niteliğinde olan (ç) bendine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 6. fıkrasıyla getirilen tekerrür hükmünün uygulanması (ç) maddesinin konuluş amacıyla uyumlu olmayacaktır.
Bu durumda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddenin 6. fıkrasıyla getirilen tekerrüre ilişkin hükmün, ilave ceza amacıyla konulmuş (ç) bendine uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu İdare Dava Dairesinin bu kısmında da sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.

Temyize konu kararın dava konusu ödeme emri yönünden;
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan para cezasının yukarıda açıklanan nedenlerle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendine ilişkin kısmında hukuka aykırılık, aynı maddenin 2. fıkrasının (a) ve (c) bendi ile 6. fıkrasına denk gelen kısımlarında ise hukuka uygunluk bulunmadığından, ödeme emrinin de para cezasının, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendine denk gelen kısmında hukuka aykırılık, aynı maddenin 2. fıkrasının (a) ve (c) bendi ile 6. fıkrasına denk gelen kısımlarında ise hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu ödeme emri hakkında belirtilen hususlar gözetilerek İdare Dava Dairesince yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen belirtilen gerekçe ile kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ... tarih ve ... sayılı Beykoz Belediye Encümeni kararının yıkıma ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA,
3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının, ... tarih ve ... sayılı Beykoz Belediye Encümeni kararının para cezası verilmesine ilişkin kısmının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 6. fıkrasına ilişkin kısmının ve ödeme emrinin bunlara karşılık gelen kısmının oybirliğiyle yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
4. Anılan İdari Dava Dairesi kararının, ... tarih ve ... sayılı Beykoz Belediye Encümeni kararının para cezası verilmesine ilişkin kısmının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, (c) bentlerine ilişkin kısımlarının ve ödeme emrinin bunlara karşılık gelen kısmının oybirliğiyle, (ç) bendine dair kısmı ile ödeme emrinin buna karşılık gelen kısmının üye ... ve Üye ...'in karşı oyuyla oyçokluğuyla BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 22/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinde para cezasıyla ilgili düzenlemelere yer verilmiş, söz konusu maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı ve bu miktar üzerinden (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen artırım sebepleri için gösterilen oranlar uyarınca bulunan miktarların eklenmesi sonrasında toplam ceza miktarının bulunacağı belirtilmiş olup, (ç) bendinde ise; bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hal/e getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen maddenin Kanunun sistematiği açısından değerlendirilmesinden, (a),(c) ve (ç) bendinin aynı fıkrada düzenlenmiş olması, bir sonra gelen bentte, önceki bentlere göndermelerin olması, bunların birbirlerinin tamamlayıcısı olduğu sonucunu doğurmaktadır. İmar para cezası hesaplanırken ilk olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine göre temel para cezası hesaplanmakta, burada ulaşılan miktara (c) bendindeki artırım oranları uygulanmakta, yine (ç) bendi uyarınca hesaplanan ilave para cezası da, (a) ve (ç) bentlerine göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına eklendikten sonra toplam para cezasına ulaşılacağı; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına ilişkin hatanın, para cezasının tamamını etkileyeceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafında yapı sınıfı ve grubunun hatalı olarak 3. sınıf A grubu yapı olarak değerlendirildiği, dosyada yer alan fotoğrafların incelenmesinden, davaya konu ana yapının, "Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2022 Yılı Yapı Yaklaşım Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ"İnde 2. Sınıf B grubu yapılar (Tek katlı, ofis, dükkan ve basit atölyeler) arasında sayıldığı görülmektedir.
Temel para cezasının hesaplanmasında yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, bu durumun imar para cezasının tamamını etkileyeceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan davalı idare tarafından, anılan Tebliğ'e uygun yapı sınıfı üzerinden yeniden para cezası hesaplanırken, (ç) bendinden de yeniden para cezası verebileceği açıktır.

Bu itibarla, yapı sınıfının ve grubunun hatalı değerlendirilmesinin, toplam para cezasının tamamını hukuka aykırı hale getireceği düşüncesiyle, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının, dava konusu encümen kararının para cezası kısmının (ç) bendine dair kısmı ile ödeme emrinin buna karşılık gelen kısmının da belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşüncesiyle, bu kısım yönünden Daire kararına katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?