‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2024/415 K.2024/2064

Esas No: 2024/415 · Karar No: 2024/2064 · Karar Tarihi: 21.03.2024
Özet: Uyuşmazlık, Kahramanmaraş ilinde yapılması planlanan Kumarlı HES projesinin çevresel etki değerlendirme (ÇED) raporunun iptali talebidir. Mahkeme, temyiz istemini reddederek, ilgili idare mahkemesinin kararının onaylandığını ve ÇED sürecinin sonlandırılmasının gerekmediğini belirlemiştir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/415
Karar No: 2024/2064

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Tarım Hayvancılık Gıda Turizm Enerji Taşımacılık İnşaat Petrol Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kahramanmaraş İli, Onikişubat İlçesi, ... Mahallesi, ... Mavkiinde yapılması planlanan "Kumarlı HES (2,451 MWm / 2,378 MWe)" projesi ile ilgili 22/05/2023 tarihli "nihai çevresel etki değerlendirme (ÇED) raporunun" iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 listesinde yer alan veya Bakanlıkça "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilen projeler için ÇED raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu, ilgili halk ve idarelerden de görüş alınmak suretiyle hazırlanan ve İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunca son şekli verilen ÇED raporunun, askıda ilan ve internet aracılığı ile, halkın görüş ve önerileri alınmak üzere bir kere daha duyurulacağı, Bakanlıkça halktan gelen görüşler doğrultusunda, rapor içeriğinde gerekli eksikliklerin tamamlanması, ek çalışmalar yapılması ya da Komisyonun yeniden toplanmasının istenebileceği, nihai ÇED raporu ve eklerinin proje sahibinin taahhüdü altında olduğunu belirten taahhüt yazısı ile noter onaylı imza sirkülerinin Bakanlığa sunulmaması halinde projenin ÇED sürecinin sonlandırılacağı, tüm bu süreç tamamlandıktan sonra Bakanlıkça, Komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri de dikkate alınarak proje hakkında "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı verileceği ve bu kararın da yine askıda ilan ve internet aracılığı ile halka duyurulacağı anlaşılmaktadır.

Buna göre; ÇED sürecinin sonlandırılarak dosyanın iade edilmesi veya ÇED Olumlu/Olumsuz kararlarının verilmesiyle nihai işlemin ortaya çıkacağı; nihai karar öncesi hazırlanan ÇED raporunun ise, kesin ve icrai sonuç doğurmadığı açıktır.

Bu durumda; inceleme değerlendirme komisyonunca son şekli verilerek, halkın görüş ve önerileri alınmak üzere askıda ilan ve internet yoluyla ilan edilen dava konusu ÇED raporunun idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir işlem niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Nitekim Danıştay Ondördüncü Dairesinin 15/11/2018 tarih ve E:2018/3781, K:2018/6681 sayılı kararı da bu yöndedir.

Belirtilen gerekçelerle; dava konusu işlem, idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir işlem niteliğinde bulunmadığından, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, iptali istenilen işlemin nihai karar sonrası ortaya çıkan ÇED Olumlu kararının olduğu, dava dilekçesinde dava konusu işlemin sehven ÇED raporu olarak ifade edildiği, esasa ilişkin olarak ÇED raporunun eksik ve hatalı verilere dayanılarak hazırlandığı, dolayısıyla söz konusu ÇED raporuna dayanılarak verilen ÇED Olumlu kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması suretiyle iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Davanın açıldığı 30/11/2023 tarihi itibarıyla söz konusu projeyle ilgili 13/07/2023 tarihli "ÇED Olumlu" kararının verildiği ve internette yer alan ÇED Olumlu kararına dair ilan metninden de ÇED raporuna ulaşılabildiği dikkate alındığında, dava dilekçesinde dava konusu işlem olarak, dava tarihi itibarıyla çok önce verilmiş olan ÇED Olumlu kararı yerine ÇED raporunun sehven gösterilmiş olduğu sonucuna varıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca sırasıyla inceleme yapılmak suretiyle karar verilmek üzere, Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Başkan ... ile üye ...'in, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, dolayısıyla proje sahibi tarafından sunulan nihai ÇED raporunun bu kapsamda yer almadığı dikkate alındığında, yalnızca nihai ÇED raporuna karşı açılan davanın ivedi yargılama usulüne tabi olmadığı sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesi kararı hakkında istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın Gaziantep Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiği yönündeki azlık oylarına karşın, nihai ÇED raporunun, idarece verilecek ÇED kararından bağımsız değerlendirilemeyeceğinden, nihai ÇED raporuna karşı açılan davanın da ÇED kararına karşı açılan davada olduğu gibi ivedi yargılama usulüne tabi olduğu sonucuna varılarak, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 21/03/2024 tarihinde usulde oyçokluğuyla, esasta oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?