Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2024/4064 K.2025/2862
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/4064
Karar No : 2025/2862
TEMYİZ EDENLER : (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER)
1- ... 6- ...
2- ... 7- ...
3- ... 8- ...
4- ... 9- ...
5- ...
**VEKİLLERİ:** Av. ...
**DAVALI:** ... Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... (...) Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının da hissedar olduğu bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi sonrasında yapılan kat malikleri kurulu toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa paylarının açık artırma usulü ile satışına ilişkin Fatih Belediye Başkanlığı tarafından yapılan ... tarihli ihalelerin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı yanında davaya katılma talebinde bulunan üçüncü kişinin talebinin değerlendirilmediği gerekçesi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kaldırılarak, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesi üzerine yapılan yargılama sonucu ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işleme konu taşınmazların m² birim fiyatının davalı idare tarafından 26.500,00 TL olarak belirlendiği, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise taşınmazın m² birim fiyatının 30.000,00 TL olarak tespit edildiği, dava konusu taşınmazın piyasa koşullarından eksik ve düşük bedele satıldığı anlaşıldığından, davacının arsa paylarının satışına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı yanında müdahiller tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı yanında müdahiller tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğu, alınan emsallerin yerinde olmadığı, idare tarafından yapılan kıymet takdirinin yerinde olduğu, dava konusu ihalelerin hukuka aykırı şeffaf bir şekilde gerçekleştirildiği, aynı taşınmazın başka hissedarları tarafından açılan davalarda taşınmazın m²'sinin 29.500,00 TL olarak belirlendiği, ayrıca riskli binanın ise yıkılarak yerine yeni bina inşa edildiği, bu aşamada verilen kararın hakkaniyete uygun olmadığı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/05/2025 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dava; İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... (...) Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının da hissedar olduğu bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi sonrasında yapılan kat malikleri kurulu toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa paylarının açık artırma usulü ile satışına ilişkin Fatih Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 31/05/2022 tarihli ihalelerin iptali istenilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; gayrimenkulun bulunduğu yerin konumu, yakın çevresi, bölge gelişimi, alt yapısı ve ulaşım imkanları, cadde ve sokağa olan cephesi, alan ve konumu, imar durumu gibi değerine etken olabilecek tüm özellikler dikkate alınarak, davacı hissesinin m²'sinin 23.112,33 TL'den satıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemesince yapılan yargılamada ise; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise, idarenin değer tespitinde dikkate aldığı etkenler de gözönüne alınarak, taşınmazın metrekaresinin 30.000,00 TL olarak tespit edilmesi üzerine, davacı tarafın arsa payının piyasa rayiç değerinin altında satıldığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda; 6306 sayılı Kanun kapsamında yıkımı yapılan taşınmazın arsa payının resmi kayıtlardaki nitelik ve özellikleri, mimari özelliği, altyapı ve ulaşım olanakları, konumu, mevkii, civardaki emsallar ve sair özellikler dikkate alınarak hazırlanan ve satışa dayanak oluşturan gayrimenkul değerleme raporunda yeterli tespit ve gerekçelere yer verildiği, ayrıca dava konusu satışın diğer bütün paydaşlara açık olduğu, bu nedenle rekabet ortamının oluştuğu, birim fiyatın belirlenmesi ve ihale sürecinde mevzuata aykırı bir sürecin işletildiğine ve rekabetin engellendiğine yönelik bir iddianın bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının arsa payının düşük bedelle satıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.
KARŞI OY (XX) :
Dava; İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... (...) Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının da hissedar olduğu bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi sonrasında yapılan kat malikleri kurulu toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa paylarının açık artırma usulü ile satışına ilişkin Fatih Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 31/05/2022 tarihli ihalelerin iptali istenilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; gayrimenkulun bulunduğu yerin konumu, yakın çevresi, bölge gelişimi, alt yapısı ve ulaşım imkanları, cadde ve sokağa olan cephesi, alan ve konumu, imar durumu gibi değerine etken olabilecek tüm özellikler dikkate alınarak, davacı hissesinin m²'sinin 23.112,33 TL'den satıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemesince yapılan yargılamada ise; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise, idarenin değer tespitinde dikkate aldığı etkenler de gözönüne alınarak, taşınmazın metrekaresinin 30.000,00 TL olarak tespit edilmesi üzerine, davacı tarafın arsa payının piyasa rayiç değerinin altında satıldığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmış ise de, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, aynı taşınmazdaki başka hissedarlar tarafından açılan davaların da olduğu (Örneğin, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyası), bu davalarda yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlarda taşınmazın m²'sinin 29.500,00 TL olarak tespit edildiği, düzenlenen raporlar esas alınarak verilen kararların ise Danıştay aşamasından geçerek kesinleştiği (Örneğin, Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/04/2024 tarih, E:2024/108, K:2024/4184 sayılı kararı) anlaşılmıştır.
Bu durumda; aynı taşınmazdaki farklı hissedarların açtığı davalarda yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlarda, taşınmazın m²'si için farklı bedel tespitinin yapılması nedeniyle, aradaki farklılığın nereden kaynaklandığına ilişkin bilirkişilerden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle, Dairemizin çoğunluk kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/4064
Karar No : 2025/2862
TEMYİZ EDENLER : (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER)
1- ... 6- ...
2- ... 7- ...
3- ... 8- ...
4- ... 9- ...
5- ...
**VEKİLLERİ:** Av. ...
**DAVALI:** ... Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... (...) Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının da hissedar olduğu bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi sonrasında yapılan kat malikleri kurulu toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa paylarının açık artırma usulü ile satışına ilişkin Fatih Belediye Başkanlığı tarafından yapılan ... tarihli ihalelerin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı yanında davaya katılma talebinde bulunan üçüncü kişinin talebinin değerlendirilmediği gerekçesi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kaldırılarak, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesi üzerine yapılan yargılama sonucu ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işleme konu taşınmazların m² birim fiyatının davalı idare tarafından 26.500,00 TL olarak belirlendiği, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise taşınmazın m² birim fiyatının 30.000,00 TL olarak tespit edildiği, dava konusu taşınmazın piyasa koşullarından eksik ve düşük bedele satıldığı anlaşıldığından, davacının arsa paylarının satışına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı yanında müdahiller tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı yanında müdahiller tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğu, alınan emsallerin yerinde olmadığı, idare tarafından yapılan kıymet takdirinin yerinde olduğu, dava konusu ihalelerin hukuka aykırı şeffaf bir şekilde gerçekleştirildiği, aynı taşınmazın başka hissedarları tarafından açılan davalarda taşınmazın m²'sinin 29.500,00 TL olarak belirlendiği, ayrıca riskli binanın ise yıkılarak yerine yeni bina inşa edildiği, bu aşamada verilen kararın hakkaniyete uygun olmadığı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/05/2025 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dava; İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... (...) Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının da hissedar olduğu bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi sonrasında yapılan kat malikleri kurulu toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa paylarının açık artırma usulü ile satışına ilişkin Fatih Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 31/05/2022 tarihli ihalelerin iptali istenilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; gayrimenkulun bulunduğu yerin konumu, yakın çevresi, bölge gelişimi, alt yapısı ve ulaşım imkanları, cadde ve sokağa olan cephesi, alan ve konumu, imar durumu gibi değerine etken olabilecek tüm özellikler dikkate alınarak, davacı hissesinin m²'sinin 23.112,33 TL'den satıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemesince yapılan yargılamada ise; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise, idarenin değer tespitinde dikkate aldığı etkenler de gözönüne alınarak, taşınmazın metrekaresinin 30.000,00 TL olarak tespit edilmesi üzerine, davacı tarafın arsa payının piyasa rayiç değerinin altında satıldığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda; 6306 sayılı Kanun kapsamında yıkımı yapılan taşınmazın arsa payının resmi kayıtlardaki nitelik ve özellikleri, mimari özelliği, altyapı ve ulaşım olanakları, konumu, mevkii, civardaki emsallar ve sair özellikler dikkate alınarak hazırlanan ve satışa dayanak oluşturan gayrimenkul değerleme raporunda yeterli tespit ve gerekçelere yer verildiği, ayrıca dava konusu satışın diğer bütün paydaşlara açık olduğu, bu nedenle rekabet ortamının oluştuğu, birim fiyatın belirlenmesi ve ihale sürecinde mevzuata aykırı bir sürecin işletildiğine ve rekabetin engellendiğine yönelik bir iddianın bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının arsa payının düşük bedelle satıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.
KARŞI OY (XX) :
Dava; İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... (...) Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının da hissedar olduğu bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi sonrasında yapılan kat malikleri kurulu toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa paylarının açık artırma usulü ile satışına ilişkin Fatih Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 31/05/2022 tarihli ihalelerin iptali istenilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; gayrimenkulun bulunduğu yerin konumu, yakın çevresi, bölge gelişimi, alt yapısı ve ulaşım imkanları, cadde ve sokağa olan cephesi, alan ve konumu, imar durumu gibi değerine etken olabilecek tüm özellikler dikkate alınarak, davacı hissesinin m²'sinin 23.112,33 TL'den satıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemesince yapılan yargılamada ise; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise, idarenin değer tespitinde dikkate aldığı etkenler de gözönüne alınarak, taşınmazın metrekaresinin 30.000,00 TL olarak tespit edilmesi üzerine, davacı tarafın arsa payının piyasa rayiç değerinin altında satıldığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmış ise de, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, aynı taşınmazdaki başka hissedarlar tarafından açılan davaların da olduğu (Örneğin, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyası), bu davalarda yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlarda taşınmazın m²'sinin 29.500,00 TL olarak tespit edildiği, düzenlenen raporlar esas alınarak verilen kararların ise Danıştay aşamasından geçerek kesinleştiği (Örneğin, Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/04/2024 tarih, E:2024/108, K:2024/4184 sayılı kararı) anlaşılmıştır.
Bu durumda; aynı taşınmazdaki farklı hissedarların açtığı davalarda yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlarda, taşınmazın m²'si için farklı bedel tespitinin yapılması nedeniyle, aradaki farklılığın nereden kaynaklandığına ilişkin bilirkişilerden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle, Dairemizin çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.