‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku

Danıştay 4. Daire E.2024/3430 K.2025/935

Esas No: 2024/3430 · Karar No: 2025/935 · Karar Tarihi: 11.02.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3430
Karar No : 2025/935

TEMYİZ EDENLER : 1- (Davacı) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı

**VEKİLİ:** Av. ...
2- (Davacı Yanında Müdahil) ... Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

**VEKİLİ:** Av. ...
3- (Davacı Yanında Müdahil) ... Derneği

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF : (Davalı) ... Bakanlığı

**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Yat Liman ve Turizm İşletmeciliği Anonim Şirketi

**VEKİLLERİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, Fethiye İlçesi, ... ada,... ,... ,... ,... ,... parsel, ... ada, ... ,... ,... parsel, ... ada, ... ,... ,... parsel, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... ,... ,... parsel sayılı taşınmazlarda gerçekleştirilmesi planlanan “Yat Limanı” projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; proje faaliyetinin gerçekleşmesi durumunda inşaat faaliyetinden meydana gelen olası etkilerin sınırlı ve kabul edilebilir düzeyde kalacağı, kara ve deniz yönündeki alınacak tüm inşai önlemlerin yeterli olduğu, Muğla bölgesinde yat turizmi talebinin artacağı, mevcut bağlama kapasitesinin alanda ihtiyacı karşılamadığı, yeni (ilave) yat yanaşma/bağlama yerlerine ihtiyaç olacağı öngörülerinin doğru olduğu, inşa faaliyetlerinin tamamlanmasından sonra oluşacak kanal geçişinin gemi trafiğini olumsuz etkilemeyeceği, yapılacak tesisin gemi trafiğine olumlu katkı sunacağı, topografik bakımdan çığ düşmesi, sel ve diğer aktif afet risklerinin olmadığı, alana dair Afete Maruz Bölge kararı bulunmadığı, projenin yüzey ve yeraltı su kaynaklarına olumsuz etkisinin beklenmediği, proje alanının, içme ve kullanma suyu temin edilen herhangi bir kıta içi yüzeysel su kaynağının mutlak ve kısa mesafeli koruma alanlarında kalmadığı, proje alanı yakın çevresinde herhangi bir göl, gölet, baraj veya önemli bir yeraltısuyu kaynağı bulunmadığı, korunması gerekli alanlar içerisinde yer almadığı, uyuşmazlık konusu projenin inşasının tsunami oluşumuna etkisinin olmayacağı, projenin kara bölümündeki parsellerde doğal flora ve fauna yapısının olmadığı, bu alanın devamlı insan etkisi altında kaldığı, kara bölümündeki inşaat uygulamalarından zarar görmesi muhtemel doğal flora yapısı bulunmadığı, proje alanında endemik ve Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınmış bir bitki türü tespit edilemediği, sahanın yaban hayatı için üreme, yuva ve beslenme ortamı şeklinde habitat ortamı özelliğindeki alanlardan karayolu ile ayrıldığı, alanda koruma altına alınan fauna türü olmadığı, proje alanının Akdeniz fokunun devamlı üreme, yuva ortamı yani yaşam alanı olabilecek bir alan mahiyetini taşımadığı, sosyal ve doğal hayat dengesine olumsuz bir katkı vermesinin mümkün bulunmadığı, projeye dair dosyada deniz kaplumbağaları ile ilgili olarak yapılan çalışmalara ve alınması gereken önlemlere yeterli derecede yer verildiği, projenin çevresinde bulunan ormanlık alanlara herhangi bir etkisinin olmayacağı, proje kapsamında deniz içinde herhangi bir dolgu ve deniz dibi tarama işlemi yapılmayacağından deniz dibine projenin inşası sırasında bir müdahale olmayacağı, deniz dibi doğal yapısının bozulmaması nedenleri ile deniz bölümünde de etkinin çok sınırlı kalacağı, proje alanının orman sayılmayan yerlerden olduğu, orman yangınına dair risklerinin yeterli biçimde değerlendirildiği, yine su ürünleri ve denizel ekosistem ile ilgili çalışmaların uygun olduğu, iskele sistemlerinin yüzer özelliklerde olması nedeniyle su akıntı sistemlerini etkilemeyeceği, denizel alanda nesli tehlike altında ya da koruma altında bulunan türlerin olmadığı, proje alanı ve çevresinde tarım arazisi, projeden etkilenmesi muhtemel tarım alanı olmadığı, ayrıca 3 km'lik sınır içinde 3573 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilecek zeytin ağaçları ve zeytin dikili alanların da olmadığı, yapılmak istenilen projenin toz ve duman çıkaran bir tesis özelliği taşımadığı, bu çerçevede çevresel etki değerlendirmesi kapsamında gerekli bilimsel ve teknik inceleme ve araştırmaların yapıldığı, verilen taahhütlerin ve alınacak tedbirlerin yeterli düzeyde bulunduğu, bu nedenle projenin çevreye olası etkilerinin kabul edilebilir düzeyde kaldığı anlaşıldığından dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- (Davacı) Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, proje alanının BERN Sözleşmesi uyarınca koruma altına alınmış önemli deniz kaplumbağası üreme alanları ile Akdeniz Foku yaşama ve üreme alanları içerisinde kaldığı, projenin koruma altına alınmış bu alana zarar vereceği, ÇED Raporunda yapılması planlanan yat limanının 222 yat kapasiteli olacağının belirtildiği, bu yat kapasitesi artışı ile birlikte bölgede artacak nüfus da göz önünde bulundurulduğunda, projenin hem deniz alanında hem kara alanında hem de projenin etki alanında ciddi bir kirlilik yükü oluşturacağı, projenin inşaatı aşamasında tonajı yüksek kamyonlarla bölgeye malzeme taşınması ile şehir içerisinde kullanılacak yol ve kavşakların ciddi şekilde zarar göreceği, yapılması planlanan kazıklı iskelenin yapımı aşamasında ve sonrasında deniz dibinde yapılacak bağlantıların deniz ekosistemi ve ekolojik dengeye olası etkilerinin raporda değerlendirilmediği, yapılması planlanan yat limanı ve geri sahası kıyı düzenlemelerinin öncelikle bütünleşik kıyı planları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetilmesinin gerektiği, dava konusu işlemin koruma kullanma dengesini kullanma yönünde bozduğu, proje sahasının halihazırda halk tarafından denize girme, güneşlenme, günübirlik tur ve mavi tur destinasyonlarını da içeren deniz turizmi alanı amacıyla kullanılan bir alan olarak kullanıldığı da göz önünde bulundurulduğunda dava konusu proejenin kamu yararına aykırı olduğu, bilirkişi raporunun hükme esas almaya yeterli nitelikte olmadığı, bilirkişi raporunda denize ekosisteme etkiler konusundaki değerlendirmenin yetersiz olduğu, tekne sayısının ve trafiğinin artışından kaynaklanacak etkinin değerlendirilmediği yalnızca yüzer iskelelerin değerlendirildiği, bilirkişi raporunda deniz ulaşım uzmanı tarafından değerlendirme yapılmamış olmasının eksiklik olduğu, ileri sürülmektedir. Projenin BERN Sözleşmesi uyarınca koruma altına alınmış önemli deniz kaplumbağası üreme alanları ile Akdeniz Foku yaşama ve üreme alanları içinde kaldığı, bilirkişi raporunda proje alanının devamlı üreme alanı olmayacağı şeklinde bilimsellikten uzak bir değerlendirme yapıldığı, projenin orman alanlarına etkisi değerlendirilirken yalnızca projenin proje sahasına etkisinin değerlendirildiği, ormanlar üzerindeki olası etkisinin değerlendirilmediği, orman yangınları ile ilgili değerlendirme yapılmadığı, Fethiye Körfezinde kirlilik yükünün artmasını engelleyecek herhangi bir çalışmaya ÇED Raporunda yer verilmediği, bilirkişi raporunda proje nedeniyle artacak nüfus ve tekne sayısı kaynaklı atık miktarının Fethiye Katı Atık Düzenli Depolama Tesisinde artıracağı yük açısından değerlendirme yapılmadığı ileri sürülmektedir.
2-(Davacı Yanında Müdahil) ... Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, projenin halkın olumsuz görüşüne rağmen gerçekleştirilmek istendiği, dava konusu projeye çok yakın mesafede gerçekleştirilmesi planlanan başka bir marina projesine ilişkin olarak açılan davada Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda proje hakkında olumsuz görüş bildirildiği, ... Caddesi mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan tekne bağlama iskelesi projesine ilişkin davada da bu tür projelerin Fethiye Körfezinin su altı yapısı için sakıncalarının ortaya konularak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, işbu dava konusu projenin sınır komşusu olan ... olarak kullanılan tesisteki yapılara ilişkin olarak 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan yapılan yargılamada Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, hem atıkların ve sair kirliliğin çevresel etkileri nedeniyle, hem de yapılaşmanın kıyı yapısına ve doğal sitin silüetine verdiği hasar nedeniyle geri dönüşü mümkün olmayan bir zarar ihdasından bahsedilmiş iken aynı yerde yapılması planlanan ve bahse konu günü birlik tesisten çok daha büyük olan işbu dava konusu projenin çevresel etkisinin olumlu olduğundan bahsedilemeyeceği ileri sürülmektedir.
3- (Davacı Yanında Müdahil) ... Derneği tarafından, Muğla İli, Fethiye İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii Aksazlar Tekne Bağlama İskelesine Ait 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının askı itiraz değerlendirmesi sonucu onaylanan Muğla İli, Fethiye İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki alanda "Tekne Bağlama İskelesi “ne ait 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğinin ve dava konusu işleme dayanak üst ölçekli ... tarih ve ... sayı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli fethiye-göcek çevre düzeni planının iptali istemiyle taraflarınca açılan davada mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda yer verilen tespitler ile işbu davada mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer verilen tespitlerin çeliştiği, iki bilirkişi raporunun mukayese edilmesi halinde aynı alan için iki farklı bilimsel gerçekliğe ulaşıldığı, anılan dosyadaki bilirkişi raporunun bu dosyada da delil olarak kabul edilmesi istemlerinin Mahkemece kabul edilmediği, işbu dosyada mahkemece "karşılaştırmalı kümülatif etki değerlendirme raporu" alınması gerektiği, "yarımada"nın aynı ekonomik ve ekolojik bütünlük içerisinde olması nedeniyle yarımadada yapılacak her planlama için kümülatif değerlendirmenin zaruri olduğu, yarımada gibi birbirine ekolojik ve ekonomik bütünlük olarak bağlı bir alanı tek tek, proje bazlı değerlendirmek yerine, yarım adanın geleceğini tüm mevcut ve müstakbel projeler ile birlikte değerlendirmeye tabi tutmak gerektiği, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1-(Davalı) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
2-(Davalı Yanında Müdahil) ... Yat Liman ve Turizm İşletmeciliği Anonim Şirketi tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Mahkeme kararının Üye... 'ın karşı oyunda belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dosyanın Dairemizin E:2024/3737 ve E:2024/3631 sayılı dosyalarıyla birlikte incelenmesinden, söz konusu dosyalarda başka davacılar tarafından da işbu dosyada iptali istenilen aynı işlemin iptalinin istendiği, Mahkemece anılan dosyalarda, dava konusu işlemin işbu dosyada davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararı ile hukuka uygun olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, ancak anılan dosyalar yönünden işbu dosyada yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi birlikte yapılmadığı gibi işbu dosyada Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun söz konusu diğer dosyalarda taraflara tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, bakılan dosya ile söz konusu dosyaların temyiz incelemesinin birlikte yapılmasının zorunlu olduğu ve söz konusu dosyalarda belirtilen usuli eksikliğin önemi ve ağırlığı birlikte değerlendirildiğinde, anılan dosyalarda belirtilen eksikliğin Mahkemesince tamamlanmasının sağlanması amacıyla bozularak geri gönderilmesi, bakılan dosyada ise, anılan dosyalarda belirtilen eksikliğin tamamlanarak yeniden karar verilip temyiz incelemesi için dosyaların Dairemize gönderilmesinden sonra birlikte karar verilmek üzere bekletme kararı verilmesi gerektiği görüşüyle bu aşamada karar verilmesi bakımından Dairemiz kararına katılmıyorum.


(XX) KARŞI OY :
Dosyanın Dairemizin E:2024/3737 ve E:2024/3631 sayılı dosyalarıyla birlikte incelenmesinden, söz konusu dosyalarda başka davacılar tarafından da işbu dosyada iptali istenilen aynı işlemin iptalinin istendiği, Mahkemece anılan dosyalarda, dava konusu işlemin işbu dosyada davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararı ile hukuka uygun olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, ancak işbu dosyada Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun söz konusu diğer dosyalarda taraflara tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Dairemizin E:2024/3737 ve E:2024/3631 dosyalarına konu davalarda Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları dikkate alınmak suretiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak ve hazırlanacak bilirkişi raporuna karşı taraflara itiraz hakkı tanınmak suretiyle karar verilmesi gerektiği, işbu dosyada ise her ne kadar tarafların keşfe katılımları sağlanmış ve hazırlanan bilirkişi raporuna karşı taraflara itiraz hakkı tanınarak hüküm kurulmuş ise de bakılan dosya ile Dairemizin E:2024/3737 ve E:2024/3631 sayılı dosyalarında aynı idari işlemin iptalinin istendiği göz önünde bulundurulduğunda, anılan dosyalara ilişkin olarak Mahkemelerce aynı bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle hazırlanan bilirkişi raporlarında birbirleriyle çelişen tespit ve kanaatlere yer verilmesinin önüne geçileceği ve bu şekilde hazırlanan bilirkişi raporları hükme esas alınmak suretiyle verilecek Mahkeme kararının hem tarafların adalet duygusunu tatmin edeceği hem de tereddüte yer vermeyecek şekilde sonuca ulaşılmasını sağlayacağı düşüncesiyle temyize konu Mahkeme kararının Dairemizin E:2024/3737 ve E:2024/3631 sayılı dosyalarıyla birlikte yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak üzere bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz onama kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?